{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/1424 - 2025/883<br><br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                     (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t             E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2020/1424 <br>KARAR NO\t: 2025/883<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 19/02/2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2017/898E., 2020/125K.<br><br><br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, taraflar arasında 27.02.2015-31.12.2015 tarihli sözleşme ile geniş kapsamlı sigorta sözleşmesi yapıldığını, 2015 yılı sigorta ihalesi sözleşmesi kapsamında iş artışı yapılarak 31.12.2015- 01.02.2016 tarihleri arasında yeni ihale yapılana kadarki sözleşme uzatma döneminde ... Sigorta A.Ş'ye 34109043/4 numaralı makine kırılması poliçesi ile sigortalı bulunan buhar kazanı için genel malvarlığı sigorta sözleşmesinin 2 ay daha uzatılması üzerine sözleşme doğrultusunda 01.02.2016 tarihine kadar yeni poliçeler düzenlendiğini, ... sülfürik asit tesisi buhar kazanının belirtilen genel sigorta sözleşmesi kapsamında 34109043/4 nolu poliçe ile sigortalandığını, müvekkilinin belirtilen poliçede yer alan teminatlar ve istisna edilmemiş her türlü teminatla davalı ... Sigorta A.Ş tarafında teminat altına alınan yeni buhar Santrali'nde 27.01.2016 tarihinde hasar meydana geldiğini, Asit Fabrikaları İşletme Müdürlüğü 21.01.2016 tarihli ve E477 sayılı yazıyla Genel Müdürlük satın alma dairesi sigorta Müdürlüğü'ne hasarı bildirmiş o bildirime istinaden 01.02.2016 tarihli ve 2367 sayılı yazıyla davalı ... Sigorta A.Ş'ye hasar ihbarı yapılarak ödeme için gerekli işlemlerin yapılmasının istendiğini, ... Sigorta A.Ş.'nin 23.02.2017 tarihli yazısıyla buhar kazanı ile ilgili olan makine kırılması oluşan hasarın teminat dışı kaldığının bildirildiğini, hasarın teminat kapsamında olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.348.000,00€+ 428.112,00 €KDV olmak üzere 2.806.512,00€ nun rizikonun gerçekleştiği 27.01.2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın değişik 4/a maddesi gereğince yabancı mevduat üzerinden açılan 1 yıl vadeli hesaplara uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz ve faizi KDV si ile birlikte tahsilini,  davalının mutabakatı ile tespit ve söküm masrafı olarak ödenen 120.000,00 TL + 21.600,00 TL KDV olmak üzere 141.600,00 TL'nin yine hasar tarihi olan 27.01.2016 tarihinden itibaren 6183 sayılı amme alacaklarının tahsili hakkında kanunda belirtilen oranda faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, altı yaşında olan olay günde kadar aralıksız çalışan kazanın kalitesine ve zamana bağlı olarak kazanın yakıt brülörlerinde hava ön ısıtma sistemi baca gazı boru demetinde ve baca gazı fanlarında ciddi sıkıntıların (deformasyonların) olduğunun aylar öncesinden tespit edildiğini, yine bu yüzden kazanın ciddi bir revizyona gereksinimi olduğunun anlaşıldığını, kazanda önemli sorunun hava ön ısıtma sistemlerinde ki deformasyon olduğunu, buna ilişkin bir ihale yapıldığını, kazanın söz konusu sorunlu üniteleriyle hemen durdurulması gerekirken ... ... İşletmesi Müdürlüğü ve Ankara'da Genel Müdürlük yetkilerinin bilgi ve talimatları doğrultusunda çalıştırılmaya devam edildiğini, sorunlu hava ısıtıcılarına rağmen İşletme Müdürü ve yardımcısının talimatıyla buhar kazanının devreye alındığını, alınır alınmaz kazada deformasyonun meydana geldiğini, ayrıca sigortalı İşletme Müdürlüğü'nün olayın nedenine ilişkin hiçbir çalışma yapmadığı gibi eksperlere uzmanlara doğru bilgi vermediğini, eksik ve yanıltıcı bilgi vermiş olduklarını, eksperin ve uzmanların hasar öncesinde veya onarım başlayana kadar bu kazanda herhangi bir sorun, revizyon yapılıp yapılmadığı veya revizyon zamanın gelip gelmediğine ilişkin defalarca sorulan sorulara doğru yanıt verilmediğini, kazanın olay gününe kadar sorunsuz şekilde çalıştığının, revizyon için henüz çok erken olduğunun açıklandığını, sigortalının hasara ilişkin delilleri yok etmek suretiyle eksperlerden ve uzmanlardan sakladığını, sözkonusu hasarın ani ve beklenmedik olmadığından teminat kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...çekişme buhar kazanında patlama sonucunda meydana gelen zararın teminat kapsamında olup olmadığı, teminat kapsamında ise sigortalının talep edebileceği zarar miktarı üzerinde toplanmakla tarafların davaya ilişkin delil ve belgeleri toplandıktan sonra öğretim üyesi makine mühendisi, öğretim üyesi kimya mühendisi ve sigorta uzmanından oluşturulan üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdii edilerek alınan 18/04/2019 tarihli raporda dava konusu olayda; buhar kazanı içinde bir toz bulutunun hızlı bir biçimde yayılması ve yakma gazı (hava) ile uygun sıcaklıkta (440°C) temas etmesiyle toz bulutu tutuşarak kimyasal reaksiyon sonucu gaz fazına geçip, genleşip patlamayı oluşturduğu, toz bulutu patlamalarının buhar kazanları içinde gelişebilmesi için kazan içinde basınç değişimi, sıcaklık değişiminin olması beklenemeyeceği, bu tür değişimler toz bulutunun 540 \"C'nin altında uygun sıcaklıkta tutuşup reaksiyona girmesi ile kazan içindeki basınç artacak ve buhar kazanını bombelendirerek sonlanacağı, dava konusu olayda da yeteri miktarda kazan içi toz bulutu önceki kullanımlardan dolayı kazan içinde doğal olarak oluştuğu, bu oluşum kazan içi sıcaklığı ve basıncın değişimini başlangıçta etkilemeyeceği, dolayısıyla kazan içinde ani sıcaklık ve basınç değişimi ölçülemediği, kazan içi toz bulutları daha önceki yanma işlemlerinden kalan ve yeni çalıştırılma (startup) işlemiyle birlikte kapalı/yarı kapalı kazan sisteminde sirkülasyona geçmiş olması gerektiği, kazan devreye alınmaya çalışılırken uygun temizleme işlemlerinin yapılmaması, fırının yetersiz tahliyesi, yakıt konsantrasyonunun patlayıcı aralığa düşmesini sağlayan dengesiz yakıt hava oranı, sızıntı yapan yakıt besleme sistemi gibi sorunlu haller buhar kazanlarında toz patlamalarına neden olabildiği, dava konusu buhar kazanı hasarlanmasına işletici firmanın (davacı firma) kusurundan kaynaklandığı, tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; buhar kazanı hasarlanması beklenmedik ve aniden gelişmediği, sigortanın ancak harici nedenlerle ve ani beklenmedik hadiseler sonucu meydana gelen hasarlara teminat verdiği, işletmeci davacının tedbirsiz ve dikkatsiz olmasının yanı sıra  kazanın peryodik bakım yapılması halinin gözardı edilmesi neticesinde meydana gelen hasarın teminat kapsamında olmadığı belirtilmiştir. <br>Davacı vekili tarafından 20/05/2019 tarihli Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden alınan 06/05/2019 tarihli uzman görüşü eklenerek bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine dosya aynı bilirkişiye tevdii edilerek aynı bilirkişi kurulundan alınan 27/09/2019 tarihli ek raporda; ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekilinin kazanda toz patlaması olduğuna dair bilirkişi tarafından yapılan tespitler, akademik/literal genel ifadeler konteksinde yapılmıştır. Sadece literatür bilgileri ile yapılan bu tespitin gerçek kazanda patlama olayının meydana gelmesinden önce ve sonraki kayıtlarda bilirkişi raporunun bu kısmını destekleyen bir bulgu ya da kayıt sunulmadığı,  bilirkişiler kök raporlarında sistemin altı yaşında olmasının kullanılmaya elverişli olmama sebebi olduğu yönünde tespit yapmadıkları, buhar kazanının eski ve yıpranmış olarak değerlendirilmesinin bilirkişilerin ehil olmadığı, bilirkişilerin çekişme konusunu özetlerken durumun sebebinin bir gaz sıkışması olmadığı yönündeki itirazları değerlendirilip, kök rapordaki teknik görüşlerini değiştirmediklerini belirtmişlerdir. <br>Davacı vekili tarafından 16/10/2019 tarihli dilekçe ile bilirkişi ek raporuna karşı itiraz edilmesi üzerine dosya aynı bilirkişilere tevdii edilerek alınan 15/11/2019 tarihli ikinci ek raporda; kök ve birinci ek rapordaki teknik görüşlerini değiştirmediklerini, önceki raporlardaki bilimsel görüşlerinin aynen muhafaza edildiği yönünde görüş bildirmişlerdir. <br>Davacı vekili, mahkememize vermiş olduğu 10/12/2019 tarihli ikinci ek rapora karşı itiraz dilekçesinde İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesinde göreli öğretim üyesinden alınan teknik raporu ekleyerek bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de; mahkememizce  alınan rapor ve ek raporlarda teknik raporda belirtilen hususlar tartışıldığından mahkememizce aldırılan rapor ve ek raporlar yeterli görüldüğünden yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. <br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı gözönünde bulundurulduğunda davacı vekili tarafından açılan iş bu dava ile sigortalı buhar kazanında meydana gelen patlama sonucunda hasar meydana geldiği, bu hasarın ani ve beklenmedik hareket sonucu meydana geldiğinden teminat kapsamında olduğunu, haksız olarak zararın ödenmediğini iddia ederek iş bu tazminat davası açılmış ise de; bilirkişilerden alınan ve yeterli görülen rapor ve ek raporlarda zararın teminat kapsamında olmadığı belirtildiğinden açılan davanın bu nedenle reddine...\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, başka bir hayattan rapor alınması gerektiğini, mütalaanın gözardı edildiğini, tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini, revizyon çalışmasının hasar niteliğinde olmadığını, patlamanın, kazanın ilk değil ikinci kez devreye alındığında gerçekleştiğini, bu hususun toz birikmesi tespitini çürüttüğünü,hasarın teminat dahilinde olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, makine kırılması poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden  HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2017/898E., 2020/125K. sayılı dava dosyasında verdiği 19/02/2020 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 561,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>\t23/10/2025  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  24/10/2025<br><br>        \tBaşkan                 Üye             Üye               Katip <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd05ccfda3069120","SID":"c56196e4ef603096"}}