{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/240 <br>KARAR NO\t: 2025/1207<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/09/2021<br>NUMARASI\t: 2017/972 Esas -  2021/823 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ..., ... Etmeme ve Gizlilik Sözleşmesine aykırı hareket ettiğini, ayrıca ihbar süresine de uymadan müvekkili şirket ile olan iş sözleşmelerini feshettiğinden, 36.089,76-TL tutarındaki ceza koşulunun, dava tarihinden itibaren, avans faizi oranında faizi ile birlikte, davalının bu davranışına yeni işe girdiği diğer davalı ... olduğunu, müvekkili şirkete karşı İş Kanunu madde 23 gereğince, müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılar, ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesini, davalılardan ..., ... Etmeme ve Gizlilik Sözleşmesine aykırı hareket ettiğini, ayrıca ihbar süresine de uymadan müvekkili şirket ile olan iş sözleşmelerini feshettiğinden, 54.551,52-TL tutarındaki ceza koşulunun, dava tarihinden itibaren, avans faizi oranında faizi ile birlikte, davalının bu davranışına yeni işe girdiği diğer davalı ... sebep olduğundan, müvekkili şirkete karşı İş Kanunu madde 23 gereğince, müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılar, ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini, davamızın ikame edilen tarih itibariyle talep ettikleri alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirlenemeyeceği mümkün olmadığından, HMK. madde 107 gereğince, tahkikat sonucu alacağın  miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda, talep miktarını arttırma hakkları ile fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davalıların haksız ... teşkil eden eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gördüğünden; davalıların fiillerinin haksız olduğunun ve haksız ... niteliğinde olduğunun tespitine, davalıların haksız ... teşkil eden eylemlerde bulunmalarının men’ine, müvekkili şirketin uğradığı zarar ve zıyanın tazminini için, HMK. madde 107 gereğince taleplerini arttırma ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100.000 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren, T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi oranında faizi ile birlikte, müvekkili şirkete karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, davalıların haksız eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin, kişilik hakları zedelendiğinden TBK. madde 58 gereğince 50.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren, avans faizi oranında faizi ile birlikte, müvekkili şirkete karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesini,  TTK. madde 59 gereğince, mahkemenizin vereceği hükmün, tüm giderleri davalılar üzerinden bırakılarak, Türkiye çapında tirajı en yüksek olan ilk üç gazeteden birinde ilanına, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini saygı ile arz ve talep etmiştir.<br>CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar ... .... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ...'nin davanın reddini talep ettiklerini, davalıların davranışlarının haksız ... olduğu iddiasının davacı tarafça ispat edilemediğini, zarar ve illiyet bağı yönünden haksız ... unsurları oluşmadığının, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"6102 sayılı TTK 'nın TTK 54 mad.de aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek 55.mad de başlıca haksız ... hallerine yer verilmiş olup 56.mad de ise hukuki sorumluluk ve haksız ... halinde açılabilecek dava ve taleplere yer verilmiştir. Davalıların, davacının ürünlerini kötülediği ya da ürünler yönünden yanıltıcı veya gerçek dışı açıklamalarda bulunduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, tanıkların beyanlarının görgüye değil de duyuma dayalı olduğu; yine eski çalışanların işe alınması ya da iş teklifi yapılmasının haksız ... oluşturmayacağı, bu eylemin transfer niteliğinde olduğu ve yine haksız ... iddiasına dayalı olarak davacı şirketin herhangi bir maddi zararının ispat edilip tespit edilemediği de görülmüştür. Toplanan deliller ve yapılan açıklamalar gözetildiğinde,davacının davasının sübut bulmaması nedeniyle reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece Haksız rekabetin gerçekleştiği ve devam ettiği 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamelerinin incelenmesi, dosyaya ibraz edilen müvekkil şirket müşterisi 366 firma ile, davalı şirketin iş yapıp yapmadığı, davalı şirketin ürün bazında verdiği fiyatın davacı şirketten daha düşük olup olmadığı, davalı şirketin bu firmalarla ilişkisinin ... ve ...’in davalı şirkete geçtiği dönemlerden sonra başlayıp başlamadığının tespiti, çıkacak sonuca göre davalı şirketin müvekkil şirkete verdiği maddi ve manevi zararın miktarını belirlenmesi gerektiğini, haksız rekabetin tespiti için 2018 yılı ticari kayıtları ile kurumlar vergisi beyannamelerinin incelenmesi gerektiğini, davalılardan ... 06.07.2017 tarihinde, ... ise 08.07.2017 tarihinde davalı rakip şirket ...’da çalışmaya başladığını, davalı şirketin eski işçilerimiz vasıtasıyla davacı şirketin ticari bilgilerini ve satış stratejilerini öğrenip, rekabette haksız şekilde öne geçmeye çalışması, 2017 yılı içerisinde gerçekleşmişse de, haksız rekabetten kaynaklanan zarar sonuçlarını en erken 2018 yılında göstereceğini, talebinin, davacının 2018 yılındaki zararının tespitine değil, 2017’de haksız rekabetin gerçekleştiğinin tespitine yönelik olduğunu bu sebeple haksız rekabetin tespiti açısından 2018 yılı defter ve kayıtlarının incelenmesi gerekirken, mahkemenin 2017 de açılan davada 2018 yılı zararı tespit edilemeyeceği gerekçesi ile talebi reddetmesinin doğru olmadığını, 2017'deki haksız rekabetin varlığına dair tespiti ancak 2018 yılı kayıtlarının incelenmesiyle yapılabileceği açıkça ortada olduğunu, dosya kapsamında sunulan ve davacı şirketin müşterisi olan 366 firma bazında haksız ... olgusu araştırılmadan hüküm verildiğini, davalıların şirket müşteri portföyü ve fiyat bilgilerini kullanarak, aynı müşterilere davacı şirketin verdiği fiyatın hemen altında fiyat vermek suretiyle haksız rekabette bulunduğu, ancak listesini sunduğumuz firmalar özelinde ürün bazında detaylı inceleme yapılması sonucu anlaşılabilecekken hiçbir şekilde bu incelemeye girilmeden hüküm verildiğini, davalının mahkemenin vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğu yolundaki itirazının haksız olduğunu 14.09.2021 tarihinde yürürlükte olan 24.11.2020 tarih ve 31314 sayılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/4 ve 13/4 maddeleri karşısında davalı itirazının haksız olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalıların eylemlerinin haksız ... teşkil edip etmediği noktasındadır.Davacı çalışanları ... ve ...'in davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra davalı ... nezdinde çalışmaya başladıkları ihtilaf konusu değildir.Davacı tarafça, eski çalışanları ... ve ... vasıtasıyla edinilen davacı şirkete ilişkin ticari bilgilerin davacı aleyhine kullanıldığı, davacı çalışanlarının ayartıldığı, davacının ürün ve fiyat politikasının gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlarla kötülendiği iddiasıyla haksız rekabetin tespiti ve meni ile maddi ve manevi tazminata karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince, 14/09/2021 tarihli duruşmada davacı tarafın davalıların her üçü yönünden dava dilekçesinin 1 ve 2 nolu taleplerine yönelik davasının iş bu yargılama dosyasından tefriki ile mahkemenin ayrı esasına kaydına, iş bu yargılama dosyasının davacının davalılara karşı dava dilekçesinin netice kısmının 3 nolu bendindeki haksız rekabete ilişkin talebi yönünden yürütülmesine karar verilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 54/2. maddesinde \"Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.\" hükmü düzenlenmiş, aynı Yasa’nın 55/1a-1 maddesinde haksız ... olarak kabul edilen eylemlerden biri de \"Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek,\" Yasa’nın 55/1b-3 maddesinde ise \"İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek,\" olarak düzenlenmiştir. Ayrıca müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak da haksız ... olarak kabul edilmektedir.Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un genel gerekçesinde, genel olarak piyasa ekonomilerinde ..., kar, satış miktarı ve payı gibi belirli bazı hedeflere ulaşmak amacıyla ekonomik birimler arasında ortaya çıkan bir yarış veya karşıtlık şeklindeki ilişkiler süreci olarak tanımlanmıştır.Serbest piyasa ekonomilerinin temel prensibi olan serbest ticaret hakkı ve ... özgürlüğü Anayasa’nın 48/1 maddesinde “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.” denilmek suretiyle vurgulanmıştır. Ancak ticaret serbestisi ve ... özgürlüğü, sınırsız ... hakkının bulunduğu anlamına da gelmemektedir. Bu nedenle haksız rekabeti düzenleyen kuralların amacı ve içeriği de ... özgürlüğünün sınırlarını göstermek ve bu sınırların aşılması durumunda başvurulabilecek hukukî yolları tespit etmektir.Haksız ... kuralları, ... hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve ... hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte ... hakkının, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (Arkan, Sabih: Ticari İşletme Hukuku, Ankara 2018, s. 350).Haksız rekabetten bahsedebilmek için iki unsurun bir arada bulunması gerekir. Bunlar tarafların ekonomik ... etme hakkının bulunması ve dürüstlük kuralına aykırılıktır. Yani haksız rekabetten söz edilebilmesi için ekonomik rekabetin dürüstlük kuralına aykırı olarak bozulması veya kötüye kullanılması gerekir.Somut olayda, ilk derece mahkemesince davacı tanığı ...'un duruşmada alınan beyanında, davalıların yaptıkları iş gereği müşteri kitlesini ve satışı yapılan ürünleri bildiklerini, davalıların davacı şirketin ürettiği ürünlerin formülünü ve maliyetini bilmediklerini, sadece satış fiyatını bildiklerini, davalıların şirket maillerini kendi kişisel bilgisayarlarında açamadıklarını, müşteri listelerinin satıcılara liste halinde şirket tarafından verildiğini söylemiştir. Davacı tanığı ... ise duruşmada alınan beyanında davalıların kendilerine şirket tarafından müşteri listeleri verilerek pazarlama işini yaptıklarını, ancak reçete veya formulü bilmelerinin mümkün olmadığını, davalıların sadece satış ve pazarlama konusunda bilgi sahibi olduklarını ifade etmiştir. Tanık beyanlarına göre, davalı  ... ve ...'in sadece fiyat ve müşteri bilgisini bildikleri anlaşılmaktadır. Davalıların fiyat ve müşteri bilgisi bilerek daha sonra rakip firmada çalışmaya başlamaları tek başına haksız rekabetin varlığı için yeterli değildir. Davacı tanıklarının diğer beyanları ise duyuma dayalı olup hükme esas alınması mümkün değildir. Bu haliyle davacının, çalışanlarının ayartıldığı ve ürünlerinin/fiyatlarının kötülendiği iddiaları da ispatlanabilmiş değildir. Davacı tarafça haksız ... iddiasının ispatlanamaması nedeniyle zarar bakımından 2018 yılı kayıtlarının incelenmesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR  : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  25/09/2025<br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fcf5349e1be26573","SID":"201956de4cef920f"}}