{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2025/770 Esas<br>KARAR NO\t:2025/750<br><br>DAVA:Tazminat (Manevi Tazminat)<br>DAVA TARİHİ:23/09/2024<br>KARAR TARİHİ:23/10/2025<br><br>Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyası, mahkememiz ara kararı gereğince tefrik işlemi yapılmış olup yukarıdaki esas numarasını almakla;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 12.09.2022 tarihinde karşıdan karşıya yaya olarak geçtiği esnada, süratli gelen davalı ...'un kullanımında olan ... plaka sayılı motosikletin çarpması sonucu ağır ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığnıı, kaza sonrası ... ... Eğitim Araştırma Hastanesine kaldırıldığını, davacıya çarpan  ... plaka sayılı motosikletin olay tarihinde davalı  ... adına kayıtlı olduğunu, davacıda oluşan bu yaralanma sebebiyle davalı sürücü ... hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesinde... Esas sayılı dosya ile dava açıldığını, yargılamanın halen devam ettiğini,  araç sürücüsünün meydana gelen bu kaza sebebiyle kusurlu olduğunun dosyadaki belgelerle de sabit olduğunu, bu hususa ilişkin evrakların ceza dosyasında da mevcut olduğunu, yine aracın süratli bir şekilde geldiği kaza tutanaklarından da, dosyadaki bilirkişi raporlarından da anlaşıldığını, davalı ...'un aracın sahibi olması sebebiyle meydana gelen manevi zarardan sorumlu olduğunu, davacının bu kaza sonrasında hayati tehlike geçirdiğini ve çok ciddi şekilde yaralandığını, tedavilerinin halen devam ettiğini, bu kaza sebebiyle davacının belden aşağısının tamamen felç kaldığını, davacının ömür boyu tekerlekli sandalyeye bağlı hale geldiğini, Sağlık Bakanlığı İstanbul ... ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen tarih 30.12.2022/ ... sayılı raporda davacının % 97 engel oranı tespit edildiğini, engel oranından da anlaşıldığı üzere davacının bu kaza sebebiyle bütün hayatı değiştiğini, davacının bu kaza sebebiyle elem, acı ve ızdırap yaşadığını, adeta hayata                                                                      küstüğünü, günlerce devam eden tedaviler, ameliyatlar, hastane odaları, hareket edememe,  tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelme halinin davacının psikolojisini de alt üst ettiğini, bu yaşananların davacıda çok büyük travmalar yarattığını, kaza tarihinde henüz 38 yaşında olduğunu, en güzel döneminde davalıların sebebiyet verdiği bu kaza sebebiyle bütün hayatının mahvolduğunu, davacının yaşamış olduğu bu manevi zararın parasal hiçbir karşılığı olmadığını, ancak davacının yaşamış olduğu acı ve ızdırabın bir nebze de olsun hafifletilmesi için manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyanla, 1.000.000-TL manevi tazminatın 12.09.2022 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi birlikte davalılardan tahsiline karar  verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, ceza davasının henüz derdest olduğunu, davacının ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında da tazminat davası açtığını, mahkememizdeki bu davanın aynı miktar için ikinci kez açıldığı nedenleriyle davanın reddine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; 12/09/2022 tarihinde meydana gelen kazadan kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Her ne kadar .... Asliye Hukuk Mahkemesince birleştirme kararı verilerek dosya Mahkememize gönderilmiş ise de 6100 sayılı HMK'nın 166/1 fıkrası uyarınca, birleştirme kararının aynı sıfattaki mahkemeler arasında verilebileceği, Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesinin aynı sıfattan olmadığı, bu haliyle dosyanın Mahkememiz dosyası ile birleşmesinin mümkün olmadığı, bununla beraber Mahkememizce görevsizlik kararının yanında yetkisizlik kararı vermesinin mümkün olmadığı göz önüne alınarak, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir ( Yargıtay 23. Hukuk Dairesi' nin 2015/1125-2925 E.K, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi' nin 2024/1870-1789 E.K sayılı kararı).<br> KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda  açıklandığı üzere;<br>1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, <br>2-Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine, <br>3-HMK 20. maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine dair kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, <br>4-Vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine,  <br>Dair, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 23/10/2025<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e640dde40b8ce12c","SID":"6bb7f4ed7c2870ed"}}