{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1649 - 2025/1836<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1649 <br>KARAR NO\t: 2025/1836<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/323 E.  -  2022/296 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)-Marka                                                                  Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/10/2022 tarih ve 2021/323 E. - 2022/296 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, endüstriyel seramik zemin kaplamaları alanında Türkiye’nin lider, dünyanın da sayılı firmalarından olan müvekkilinin, 2019/102819 sayılı \"...\" ibareli markanın tescili isteğinde bulunmuş olup davalı şirketin  \"...\" markalarına dayalı itirazı üzerine kapsamındaki bir kısım malların çıkarılmasına YİDK tarafından nihai olarak karar verildiğini, oysa davaya konu \"...\" markasının müvekkilinin  diğer bütün markalarında yer alan \"T\" harfi ve İngilizce'de sert, katı, beton gibi, çimento gibi anlamındaki \"...\" sözcüğünün birleştirilmesinden oluştuğunu, tanımlayıcı nitelikteki \"...\" ibaresinin davalı şirkete bırakılamayacağını, markada müvekkili şirkete ait \"...\" markasının ayırt edici turuncu beyaz ve cetvel görünümlü ibaresinin mevcut olup ...'in  \"T\" harfinin ön plana çıkarıldığını, bu haliyle müvekkilinin markasının davacının itiraza mesnet markası ile bir benzer olduğunun söylenemeyeceğini ve  müvekkilinin markasının kullanıldığı yapı malzemelerinin davalı şirketin ürünleri ile bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek 2021-M-5338 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2019/102819 başvuru numaralı ve ''...'' ibareli markanın reddedilen sınıflar yönünden de tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, davaya konu başvuru ile davalı şirketin itiraza dayanak markaları arasında \"...\" ibaresinin ortaklığı nedeniyle oluşan benzerliğin yanında, markadan çıkarılan mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği de söz konusu olduğundan  markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br> Davalı şirket vekili,“...” ibaresinin tanımlayıcı nitelik taşımadığı gibi Türkiye’de davacı tarafından tescil edilmek istenen sınıflarda ilgili tüketici nezdinde cins ve vasıf bildiren bir ifade olarak anlaşılmadığını, davaya konu \"...\" markasının müvekkilinin  \"...\" ibareli markaları ile benzer olduğunu ve markaların kapsamında bulunan mal ve hizmet sınıflarında emtia benzerliği de gerçekleştiğinden davacının davaya konu markasının tescilinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu 2019/102819 sayılı markada reddedilen 01, 17 ve 19. sınıftaki bütün malların davalı şirketin itirazına dayanak markalarının kapsamında bulunan mallar ile aynı/aynı tür olduğu, taraf markalarında ortak olan  İngilizce'de Girit anlamına gelen “...” ibaresinin kelime içinde ek olarak kullanması halinde  işlevsel olarak betona benzer bir malzemeyi gösteren/refere eden”, “betonla ilgilisini gösteren/belirten” bir ibare olduğu, dolayısı ile doğrudan kelime unsuru olarak kullanıldığı somut hali ile bilinçli tüketici kitlesinde dahi doğrudan betonu tanımlamayacağı, bu hali ile \"...\" ibaresinin tanımlayıcı, zayıf olarak kabulünün mümkün olmadığı, anlamsal,  sesçil ve görsel olarak ön plana çıkan bu unsurun davaya konu markada aynen kullanılmış olması nedeniyle markalar arasında benzerlik bulunduğu, davaya konu markada kullanılan \"T\" unsuru ile diğer unsurların söz konusu benzerlik derecesini düşürmeye yetmediği, markalar arasındaki bu benzerliğin ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılması ihtimalini doğurduğı gerekçesiyle davanın reddine  karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, \"...\" ibaresinin inşaat sektöründe dahil edildiği kelimeye '' sert, katı, beton gibi, çimento gibi '' anlamları yükleyen, tanımlayıcı bir ibare olduğunu, tanımlayıcı nitelikteki bu ibarenin davalı şirketin tekeline bırakılmasının haksız rekabet yaratacağını, somut olayda sektör itibariyle yapılan işlerin boyutu ve maliyeti göz önüne alındığında aktörlerin oldukça bilgili olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından 01, 17 ve 19. sınıflardaki emtialar bakımından alıcı kitlesinin bilinçli tüketicilerden oluştuğunu, müvekkilinin doğrudan nihai tüketici kitlesi ile çalışmadığını, dolayısı ile tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinden bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin ... markalarındaki ayırt edici niteliği haiz turuncu-beyaz ve cetvel görünümlü unsurun davaya konu markada aynen korunduğunu ve figüratif açıdan ...'in T' harfi ön plana çıkarıldığından markaların karıştırılması ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın  kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)- Marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarında öne çıkan \"...\" ibaresinin ortaklığı nedeniyle  markalar arasında benzerliğin bulunduğu, davaya konu markadaki \"T\" harfi ile içinde bulunduğu farklı renkteki karenin markaları birbirinden uzaklaştırmaya yetmediği, anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2025<br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54127684bfe14d67","SID":"ea1346675594fbd9"}}