{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1509 - 2025/1826<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1509 <br>KARAR NO\t: 2025/1826<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/299 E.  -  2023/192 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka                                                      Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/05/2023 Tarih ve 2022/299 Esas - 2023/192 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, 1978 yılında   İsviçre'de kurulmuş,  ultrasonik temizleme ve yüzey  hazırlama müstahzarları, çözücü ikamesi kurutma işlemleri, temizlik işlemleri çerçevesinde ekolojik konseptlerin incelenmesi ve uygulanması, tüm yüzeylerin temizlenmesi ve bakımı, korunması ve yalıtımı için tüm ürün ve makinelerin alımı, satışı, imalatı, ithalatı ve ihracatı konularında faaliyet gösteren müvekkilinin  aynı zamanda ticari unvanının da esaslı unsurunu oluşturan \"...\" markasının sahibi olduğunu,  hal böyle iken davalı ... tarafından 2020/126628 sayılı \"... ...\"ibareli markanın tescili isteğinde bulunulduğunu, müvekkilinin itirazı sonrasında Markalar Dairesi  Başkanlığı tarafından başvurunun rededildiğini, davalının bu karara yönelik itirazı sonrasında  YİDK tarafından nihai olarak bir kısım hizmetlerin markaya iadesine karar verildiğini, oysa davaya konu markanın müvekkilinin markasının asli unsuru olan \"...\" ibaresini aynen içerdiğini tescille sağlanan haklar dışında 1992 yılından itibaren distribütör aracılığıyla Türkiye pazarında aktif, yoğun ve sürekli şekilde marka etkisi yaratacak şekilde kullanıyor olması nedeniyle  SMK m. 6/3 uyarınca kazanılmış tescilsiz marka hakkının olduğunu, davalının adına tescil ettirdiği dava konusu markanın özellikle \"...\" ibaresi incelendiğinde oldukça ayırt edici ve özgün olan müvekkilinin markası ile birebir aynı olduğunu,   davalı şirketin müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösterdiği hususları göz önüne alındığında davalının müvekkilinin ve markasının varlığından haberdar olmadığından bahsedilemeyeceğini, davalının bu girişimle marka tescil başvurusunda bulunma hakkını haksız rekabet mücadelesinin bir aracı olarak kullanma niyetinde olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin bütün olarak ... ve ... markalarını ilk kez ortaya koyması, kullanması ve piyasada maruf hale getirmesi sebebiyle anılan marka üzerinde önce kullanımdan doğan marka hakkı bulunduğunu, anılan markanın gerçek hak sahibi olduğunu ve davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2022-M-6365 sayılı YİDK kararın iptali ile dava konusu 2020/126628 başvuru numaralı \"... ...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davalı ... vekili, davaya konu başvuru ile davalı şirketin itiraza dayanak markaları arasında \"...\" ibaresinin ortaklığı nedeniyle benzerlik mevcut  ise de emtia benzerliğinin gerçekleştiği mal ve hizmetlerin markadan çıkarıldığını, dolayısı ile kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu  savunarak davanın reddine  karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ..., 2021 yılında tescil isteğinde bulunulan \"...\" ibareli  markanın, kendisinin 2015 yılından beri sahibi olduğu \"... ...\" markasına dayalı olarak reddedildiğini, davacının \"... ...\" markasını kötü niyetle tescil ettirdiği şeklindeki iddiasının kendisini karalamaya yönelik olduğunu, davacının markadan haberi yokmuş gibi davranarak yargıyı yanıltmaya küçümsemeye çalıştığını, davacının 2007 yılında İsviçre'de tescil ettirdiği logonun farklı olduğunu, dolayısı ile davacının logosu ile kendisinin logosunun birbirinden çok farklı olduğunu, davacının markasını 2017 yılında tescil ettirmesine karşılık kendi markasının 2015  yılından beri tescilli olduğunu, kendi firmasının 2012 yılından beri endüstriyel temizlik malzeme ticareti yaptığını, davacının firmasının sektörle bir ilgisi bulunmadığını, davacının ülke içinde   müdürlük temsilcilik vs bulunmadığını, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Hakları Hukuk Mahkemesi 2022/12 E,  2021/628 E ve  2020/50 E  sayılı davalarının aynı konuya ilişkin olduğunu savunarak davanın reddine  karar verilmesini istemiştir. <br><br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu marka standart karekterle yazılmış \"... ...\" ibaresinden oluşurken itiraza dayanak ve dava dilekçesinde bahsi geçen markaların standart karekterle yazılı \"...\", \"...\" ibarelerinden oluştuğu,  davacı markalarında yer alan \"...\" ibaresinin dava konusu markada asli unsurlardan biri olarak karakter, yazı ve yaprak figürü ile birebir aynı olarak yer aldığı, markada yer alan ... sözcüğünün taraf markalarındaki ortak unsur olan ... ibaresinde aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik kaydını ortadan kaldırmaya elverişli olmadığı, dolayısı ile markalar arasında benzerlik hususunun çekişmesiz olduğu, ancak dava konusu yapılan markanın tescil edildiği hizmetler bakımından herhangi bir aynılık/benzerlik bulunmadığından aralarında ilgili tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, marka işlem dosyasında ileri sürülmüş olan Paris Sözleşmesi anlamında tanınmışlık ve diğer fikrî mülkiyet hakları bakımından aşamalarda sunulan delillerin ispata elverişli olmadığı, “... ...” ticaret unvanına dayanılmış ise de, yurt dışında kurulu şirket şirkete ilişkin işlem dosyasında nerede, ne zaman kurulduğu veya faaliyet alanları ile ilgili somutlaştırıcı herhangi bir belge ibraz edilmediği ve kötü niyeti ortaya koyacak somut bir delilin  bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının  kötü niyetli olduğunun Marklar Dairesi Başkanlığının kararında ortaya konulduğunu, dosya  kapsamındaki web arşiv kayıtları, dergiler, tarihleri belli olan fotoğraflar ve faturalardan  müvekkilinin uzun yıllardan bu yana kullandığı özgün ve ayırt ediciliği son derece yüksek olan markasının birebir aynısının aynı logoyla Türkiye'de tescil ettirilmesinin tek başına davalının kötü niyetine delalet ettiğini, müvekkilinin distribütörlerine gönderdiği ihtarnameler ve savcılık nezdinde yaptığı şikayetlerle markanın tesciline engel olmaya çalıştığının dosya kapsamıyla sabit olduğunu, dolayısı ile kötü niyet iddiasının ispat edilemediğine dair gerekçenin oldukça soyut ve yetersiz olduğunu, taraflar arasında görünen ve dosyaya delil olarak sunulan Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/12 Esas sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporları ile davalının kötü niyetinin açıkça ortaya konulduğunu, ilk derece mahkemesinin kararından sonra  hükümsüzlük talebinin kabul edilerek davalının dayanak 2015/108025 sayılı markasının  hükümsüz kılındığını, kötü niyetin varlığı hususunda tereddütün bulunmadığı somut olayda mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığına bakılmayacağını, kötü niyetin bölünmezliği ilkesi gereği davalı tarafından yapılan marka başvurusunun reddinin gerektiğini, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/12 Esas sayısında aynı delillerle müvekkilinin hem önceye dayalı kullanım hakkı, hem de ticaret unvanın korunması gerekliliğinin kabul edildiğini, vekalet ekinde  ve şirketin açık unvanından müvekkilinin ticaret unvanı ve menşei ülkenin belirlenebilir  olduğunu, hal böyle iken müvekkilin ticaret unvanına ilişkin hakkın ispatlanamadığının kabulünün hakkaniyete ve hukuka açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne  karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t\"Dava Konusunun Devri\" başlıklı HMK'nın 125/1. madesi \"Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:<br>\ta) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.<br>\tb) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.\" hükmünü havidir. <br>\tSomut uyuşmazlıkta ... kayıtlarının incelenmesinden dava konusu 2020/126628 sayılı markanın 31/12/2024 tarihli devir talebi sonucu 07/02/2025 tarihinde dava dışı ... ... Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece her ne kadar taraf markaları arasında benzerlik bulunmakla birlikte markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetler arasında emtia benzerliğinin bulunmadığı, tanınmışlık ve diğer fikri haklar ile kötü niyetin varlığına ilişkin somut delillerin dosyaya ibraz edilmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de, devir sözleşmesinin devir tarihi itibariyle hüküm ve sonuç doğuracağı nazara alındığında, davalı ... tarafından marka devrinin hangi aşamada dava dışı ... ... Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne devredildiği hususu açık değildir. Oysa tescil ve ilan yaratıcı değil, bildirici bir etkiye sahiptir. Yargıtay'ın emsal uygulaması da aynı yöndedir (Yargıtay HGK.'nın 09.02.2011 tarih ve 2010/689 E.- 2011/46 K., Yargıtay 11. HD.'nin 06.11.2012 tarih ve 2012/6070 E.- 2012/17517 K.).<br>\tBu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle davaya konu 2020/126628 sayılı \"... ...\" ibareli markanın davalı ... tarafından dava dışı şirkete devredildiği tarihin tespiti ile HMK'nın 125. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılabilmesi ve taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı  vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/05/2023 gün ve 2022/299 Esas - 2023/192 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  09/10/2025 tarihinde  HMK 353/1-a-6  maddesi   uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.\t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2025\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1abdb5f46efea00","SID":"0c1fefe879401603"}}