{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1432 - 2025/1825<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1432 <br>KARAR NO\t: 2025/1825<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/15 E.  -  2023/67 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/02/2023 tarih ve 2022/15 E. - 2023/67 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 1977 yılından beri plastik sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin 1988-1989 yılından itibaren mobilya piyasasına plastik ürünler üretmeye başladığını, halen şirketin portföyünde kanepe, koltuk takımı, baza ve modüler mobilya imalatında kullanılan ayaklar, köşebentler, koruyucular ve diğer yardımcı ürünler gibi 500'ü aşkın çeşidin mevcut olup mobilya ayağına ilişkin 27 adet tescilli tasarımının bulunduğunu, bu tescilli ayaklardan bir tanesini 2018/05620 sayılı tasarımın oluşturduğunu, hal böyle iken müvekkili ile aynı alanda faaliyette bulunan davalı şirketin, müvekkilinin anılan tescilli mobilya ayağı tasarımını taklit ederek belirli modeller altında web sitesinde, sosyal medya platformlarında ve mağazalarında satışa sunduğunu, bununla da yetinmeyen davalının bu mobilya ayak tasarımını farklı ürünlere monte ederek haksız olarak kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin tasarımları ile benzerlik teşkil eden mobilya ayağı tasarımının müvekkilinin  tasarımdan doğan haklarına tecavüz oluşturmasının yanında TTK daki haksız rekabet hükümlerini de ihlal ettiğini ve tescilli tasarımı taklit eden davalının müvekkilinin AR-GE'sinden faydalanarak  haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, SMK'nın 149/1-d maddesi uyarınca tecavüz oluşturan ürünler ile bu ürünlerin üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makina gibi araçlara el konulması ve piyasadan toplatılmasına, aynı maddenin 1/f bendi uyarınca tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasına, masraflar tecavüz edene ait olmak üzere elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi veya imhasına, kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilanına, SMK'nın 150. maddesi ve TTK'nın 56. maddesi uyarınca müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle uğradığı maddi zarara karşılık HMK md. 107 kapsamında zararın belirlenebilir hale geldiği anda dava değerini yükseltmek üzere şimdilik 5.000-TL maddi ve sair zararlarla ilgili her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 20.000-TL manevi zararın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan  alınmasına, müvekkilinin tasarımının davalının pazarındaki katkısı dikkate alınarak hakkaniyete  uygun bir ilave tutarın tespiti ile davalıdan tahsiline ve müvekkilinin tasarımı ile aynı olan 2021/004298, 2021/004300 ve 2021/004296 tasarım tescillerinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine kararı verilmesini talep  ve dava etmiştir. <br> Davalı şirket vekili, dava şartı olan arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini,  müvekkilinin mobilya sektöründe Türkiye'nin sayılı firmalarından olup üretici ve satıcı olduğunu, davacının faaliyetleri ve tescilli tasarımının olduğunu iddia ettiği mobilya ayağının üretimi ve satımı ile ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu tasarımları 21/11/2018 tarihinden itibaren dava dışı  ... - ... adlı şahıs şirketinden bedelini ödeyerek temin etmekte iken 2021 yılı Eylül ayından sonra dava konusu ayakları kullanmadığından satın alma sürecini sona erdirdiğini, davacının tek başına tescil ettirmiş olduğu salt mobilya ayağından ibaret tasarımının müvekkilin markası ve mobilya tasarımlarının önüne geçemeyeceğini, her  basiretli tacir gibi davacının çalıştığı bu firmaların faaliyet konularını da Türkiye' de birçok insan gibi çok iyi bildiğini, müvekkilinin tescil ettirdiği 2021/004296, 2021/004298 ve 2021/004300 nolu tasarımlarda açıkça koltuk takımı ve genç odalarının mobilyalarının 06 locarno sınıfında tescil edildiğini, bu ürünlere ilişkin görsellerde kullanılan ayakların hiçbir şekilde davalı müvekkil tarafından üretilmediğini, taklit edilmediğini, bedeli karşılığında davacı tarafından sunulan faturalarda ve müvekkili tarafından sunulan faturalarda da görüldüğü üzere, davacının sattığı dava dışı üçüncü kişiden satın alındığını, müvekkilinin web sitesinde yer alan görsellerde görüldüğü üzere, davacıdan alınan ayakların mobilyaya tamamlayıcı unsur olarak monte edilerek kullanıldığını, davacının zorlama beyanlar ile kar ve kazanç sağladığı müşterisine karşı tuzak kurduğunu, tasarım sahibinin izninin bulunması halinde tasarımın kullanılmasının tecavüz olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin ayakların aynısını veya benzerini ürettiği iddiasını davalının ispatlamakla mükellef olduğunu, müvekkilinin tescilli tasarımında yer alan koltuk, berjer, baza, dolap gibi ürünlerde \"ayak\" kısmının tüketicinin iradesini etkileyen tasarımın bütünü içerisinde satın alma iradesini etkileyen bir parça olmadığını, kaldı ki bu parçanın davacıdan satın alınarak kullanıldığını, bu nedenle özgün mobilya tasarımlarının hükümsüz kılınmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının maddi tazminat talebinin hesaplanmasında; hangi yöntemi tercih ettiğini beyan etmediğini, davacının tasarımının tanınmışlığı veya bilinirliğinin mobilya tüketicisinin tercih hakkını kullanmasında etkili olmadığını müvekkilinin bu ayağı içeren ürünleri kendi markasının tanınmış ve tercih edilen bir marka olması nedeniyle satabildiğini, davacının ayak bedellerini tahsil ettiği de göz önünde bulundurulduğunda hakkaniyet gereği davanın reddi gerektiğini ve bedeli mukabilinde ayakları satan davacının müvekkilinden manevi tazminat talep etmesinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br> DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının 2018/05620 tescil sayılı (1-7 sıra nolu) \"Mobilya ayağı\" tasarımının, davacının rızası ile ticarete sunulan ve kullanılan ürünler olmasından dolayı SMK'nın 152. maddesi kapsamında hakkın tüketilmesi ilkesi gereği bu tasarım ürününün kullanılmasında hukuka uygunluk bulunduğu, zira davalı tarafından kullanılan  ürünlerin  taklit niteliğinde olmayıp faturalı ve orjinal ürünler olduğu, davalının kendi tasarımlarında bu tasarımı değiştirerek ya da kötüleştirerek kullandığı hususu kanıtlanmadığından markaya tecavüz koşullarının bulunmadığı, bu durumda bilirkişi raporunda belirtildiği üzere  davalının davacı yana ait ayakların kullanılmasının, tasarım hakkına tecavüz olarak nitelendirilemeyeceği, somut olayda davalıya ait 3 ayrı tasarım konusu ürün ile davacının ürünleri aynı olmadığından tarafların birbirlerine rakip olmadıkları üretilen ve satılan ürünlerin farklı olması, davalının tasarımlarında kullanılan davacı tasarımları orjinal ve faturalı olması nedeniyle davalı eyleminin haksız rekabet oluşturmadığı ve  hükümsüzlüğe konu bu tasarımlar (Başlık,  Çalışma masası, Gardırop, Kitaplık, Komodin, Şifonyer, Berjer, Koltuk tasarımları) ile davacının 2018/05620 tescil sayılı (1-7 sıra nolu) \"Mobilya ayağı \" ürünü aynı ve benzer olmadığından  davalı ürünlerinin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yeni ve ayırtedici olduğunun kabulü gerektiği,  gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  müvekkili ile davalının aynı alanda faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ülke içinde önemli alıcılarının bulunduğunu, ...- ... firmasının da bunlardan olup  müvekkilinin 2019 yılından beri bu şirkete tasarım ürünlerini sattığını, davalının ihtiyaç duyduğu   bir kısım ürünü bu firmadan tedarik ettiğini, ancak müvekkili tarafından davalının bu tasarımı kopyalayarak kendi ürünlerinin imalatında kullandığı ve bu nitelikteki ürünlerin davalıya ait web sitesinde, sosyal medya platformlarında ve fiziki mağazalarında satışa sunduğunun tespit edildiğini,  davalının bununla yetinmeyip müvekkilinin tescilli bu tasarımını farklı ürünler üzerine monte ederek haksız ve hukuka aykırı olarak tescilini sağladığını, mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, aşamalarda delil olarak dayanılmasına rağmen, bilirkişi heyetinin ticari defterler ve satış dokümanları üzerinde inceleme yapmadığını, müvekkilinin tescilli tasarım ürünlerinden kaç adedinin davalıya satıldığı, davalının kaç ayağı içeren mobilya ürünü sattığı ve stokta kaç adedinin kaldığı hususlarının tespiti ile davalının tescilli tasarımı taklit edip etmediği ortaya çıkarılabilecekken bu hususun göz ardı edildiğini, taraf defterleri ve kayıtlarının incelenmesi ile davalının tescilli tasarıma tecavüz edip etmediğinin ortaya çıkarılacağını, talep edilmiş olmasına rağmen bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmamasının hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini, bilirkişi heyetinde hesap bilirkişi olmamasının raporu eksik hale getirdiğini, tarafların  rakip olmadığı tespitinin doğru olmadığını, davalıya ait tescilli tasarımlarda müvekkilinin tasarımının kullanıldığının bilirkişi vasıtası ile tespit edilmiş olması nedeniyle bu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, öte yandan davalının tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliği taşıdığı bildirilmişse de, müvekkilinin tasarımının yetkisiz kullanımının hükümsüzlük nedeni olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne  karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava,  endüstriyel tasarımın izinsiz kullanımı nedeniyle tazminat ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.  <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı şirket kendisine ait tescilli tasarımın davalı şirket tarafından izinsiz olarak üretilerek kendi ürünlerinde kullanıldığı ve bununla da yetinilmeyerek tescilli tasarımının monte edildiği ürünlerin davalı şirket adına TÜRKPATENT  nezdinde haksız olarak tescil edildiğini ileri sürmüş olup uyuşmazlık davacıya ait tasarımın davalı şirket tarafından  haklı bir nedene dayalı olarak kullanılıp kullanılmadığı ve aynı tasarımın davalı tarafından tescili nedeniyle davalıya ait tasarımın hükümsüz sayılıp sayılmayacağı noktasındadır.<br>Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 81. maddesinde, tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak fiillerinin, tasarım hakkına tecavüz sayıldığı, 149/1-b-ç maddesinde de sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin, mahkemeden muhtemel tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi zararın tazminini isteyebileceği düzenlenmiştir.<br> Davacı vekili tarafından müvekkilinin tescilli tasarımının kopyasının davalı şirket tarafından izinsiz olarak üretilerek ürünlerinde kullanıldığı iddia edilmiş, buna  karşılık mahkemece  davalı tarafından sunulan faturalar esas alınarak davalı şirketin ürünlerinde kullandığı davacıya ait tasarım ürünlerini yetkili satıcıdan faturasıyla satın alarak temin ettiği ve bu itibarla kullanılan ürünler davacıya ait orijinal ürünler olduğundan bu ürünlerin kullanılmış olmasının 6769 sayılı SMK’nun 81. maddesi kapsamında  tasarım hakkına  tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Dosya kapsamındaki belge ve bilgiler ile temin edilen bilirkişi raporuna  göre,  davalı şirketin toplam 39.121 adet  mobilya ayağını davacı şirketin yetkili  satıcısı olduğu anlaşılan dava dışı ... - ... adlı şahıs firmasından satın aldığı anlaşılıyor ise de, davacı şirketin iddiası davalı şirketin bu sayıyı aşacak şekilde müvekkiline ait tasarım ürününü içeren mobilyayı ürettiği, bunların bir kısmının satışının gerçekleştiği, bir kısımının ise halen satışa arz aşamasında olduğuna yöneliktir. Başka bir değişle davacı şirket vekili, davalı şirketin satın aldığından çok daha fazla ürünü piyasaya sunduğu ya da sunma aşamasında olduğu iddiasında olup bu iddialarının ispatı için davalının ticari defterlerinin incelenmesi talebinde bulunmuştur. Buna karşılık mahkemece bu hususta herhangi bir değerlendirme  yapılmamış, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda defterlere ilişkin bir inceleme yapılmadan sunulan faturalar üzerinden davacının talebinin  değerlendirilmesi için dosya da yeterli delil bulunmadığı şeklinde bir sonuca varılmıştır. Oysa, 6102 sayılı TTK'nın 4/1-d maddesi uyarınca fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava olup, 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesi uyarınca da mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Bu durumda ilk derece mahkemesince, taraflara ticari defter ve gelir tablolarını sunmaları konusunda kesin süre verilmesi, ilgili kayıtların sunulması halinde gerekli inceleme yapılarak davalının yetkili satıcıdan satın aldığı orijinal olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunamayan tasarıma konu mobilya ayağı sayısı ile davalı tarafından üretilen mobilyalarda kullanılan davacıya ait tasarım ürünü olması gereken mobilya ayağı sayısının sektör bilirkişisi de eklenmek suretiyle dosyada mevcut raporu hazırlayan bilirkişi heyeti tarafından tespit edilerek davacı şirketin iddiasının gerçekliğinin denetlenmesi ve bu aşamadan sonra davalı şirketin  kullandığı kabul edilen mobilya ayağı sayısının faturalı olarak satın alınan mobilya ayağından fazla olduğunun tespiti halinde davacının talebi dikkate alınarak, SMK'nın 151/2-b maddesi çerçevesinde maddi tazminat miktarının belirlenmesi ve tüm bu incelemelere rağmen davacının zararının tespit edilememesi halinde ise, TBK'nın 50. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminatın hüküm altına alınması gerekir. Ayrıca davalı şirketin haksız rekabete aykırı bir davranışının bulunup bulunmadığı ve bu nedenle bir tazminat ödenip ödenmeyeceği hususunun  davalı şirket hakkında yapılacak bu inceleme sonucunda ortaya çıkacağı göz ardı edilmemelidir.<br>Öte yandan davacı şirket tescilli tasarım ürününün davalı şirket tarafından tescil ettirilen tasarımlar içinde tescile konu edildiğini ileri sürerek davalıya ait 2021/004298, 2021/004300 ve 2021/004296 tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine kararı verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece davalı şirkete ait tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici olduğu gerekçesi ile hükümsüzlük isteğinin reddine karar verilmiştir. Hükme esas alınan  bilirkişi raporunda davacıya ait  mobilya ayağı tasarımı ile davalıya ait  başlık, çalışma masası, gardrop, kitaplık komodin gibi mobilyaların bütünü karşılaştırılarak yenilik ve ayırt edicilik değerlendirmesi yapılmıştır. 6769 sayılı SMK'nın 77/1-a maddesine göre, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmiş ise, mahkemece  tasarımın hükümsüz kılınmasına karar verilir. Bu nedenle başkasına ait bir sınai hakkın  endüstriyel tasarım olarak tescili için yapılacak kötüniyetli bir tasarım tescil başvurusu SMK'nın 77/1-a maddesine göre hükümsüz kılınabilir (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, İstanbul, Eylül 2018, s.947). Bu durumda davalının tasarımının davacıya ait tescilli tasarımı içerip içermediğinin bilirkişiler tarafından yöntemine uygun olarak tespiti ile varılacak sonuca göre tasarım tescilinin kötü  niyetli olup olmadığı ve hükümsüz kılınması şartlarının mevcudiyeti hakkında bir değerlendirme ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bu hususta herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmiş olması da doğru değildir.<br> <br> \tBu itibarla, yukarıdaki belirtilen hususların araştırılması işbu dava yönünden esasa etkili delil niteliğinde bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 27/02/2023 gün ve 2022/15 E. - 2023/67 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 430,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2025\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94f51624226ac0e7","SID":"686dec2fbf3150eb"}}