{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/125 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1484 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ :  İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI  :  2018/787 Esas - 2022/679 Karar <br>TARİH: 15/09/2022<br>DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/09/2025                                                <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;  dava dışı ... Petrol ait taşınmazı 23..01.2013 tarihli kira sözleşmesi ile 7 yıl süre ile kiraladığını kira sözleşmesi ile taşınmazın her türlü kullanım hakkının davacıya bırakıldığını, davacının kullanım hakkına haiz olduğu ... istasyonlarında davacı şirket bünyesindeki ... Gaz A.Ş. nin ...  dağıtıcılığını üstlendiğini, bu kapsamda ... Gaz A.Ş. İle dava dışı ... ... şirketi ile otogaz bayilik sözleşmesi düzenlendiğini ... ... şirketinin bayilik sözleşmesini Üsküdar 27.Noterliğinin 04.04.2018 tarihli ihtarı ile  süresinden önce ve haksız olarak feshettiğini ve fesihten hemen sonra davalı ... ... şirketi ile bayilik sözleşmesi yaptığını ve davalının bayisi olarak faaliyete başladığını, davacı şirket tarafından davalı şirkete bu kapsamda Beşiktaş 26. Noterliği' nin 13.04.2018 tarihli ihtarı ile davalıya hukuka aykırı eylemlerine son vermesini istediğini ancak davalının haksız eylemlerine devam ettiğini, davacı şirketin haksız eylemler nedeni ile kiracılık hakkına sahip olduğu taşınmazda otogaz dağıtım faaliyetini sürdüremediğinden maddi anlama zarara uğradığını davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini beyan ederek davalı şirketin hukuki kullanım hakkına sahip olduğu taşınmazda kurulu istasyonda dava dışı ... ... şirketinin satış yapmasının engellenmesi ve taşınmazda bulunan davalıya ait tüm görsellerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafından gerçekleştirilen haksız rekabetin tespitine, men'ine, şimdilik 10.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesine, hüküm özetinin tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın husumet bakımından reddi gerektiği, davacıların dava dışı ... ile sözleşmelerin feshettikten sonra dava dışı ... ... İnş. Turz. Taş. San. Tic. Ltd. Şti. ile 05.04.2018 tarihli “... Oto gaz İstasyonu Bayilik Sözleşmesi” imzaladıklarını, gerekli izinleri aldıktan sonra ... satışı yaptıklarını, davacıların Beşiktaş 26. Noterliği'nin 13.04.2018 tarih .. yevmiye sayılı ihtarı ile davalı şirkete yakıt ikmali yaptığı istasyonu davacılardan ... ... Pet. A.Ş.’nın kiraladığını, ... tarafindan yerin kullanım hakkının diğer davacılardan ...'e devredildiği, ...’in de kullanım hakkını dava dışı ... Ltd. Şti. devrettiği; ancak ...'ün ... AŞ ile aralarındaki sözleşmeyi feshetmesi sebebiyle ... Ltd. Şti ile davalı şirketin fuzuli işgalci olduğunu belirtiğini, davalı şirketin yakıt ikmalini durdurması yönünde ihtar gönderdiğini; bunun üzerine davalı şirketin Bakırköy 40. Noterliği'nin 16.04.2018 tarih ... yevmiye sayılı ihtarı ile itirazda bulunduğunu, davalı şirketin davaya konu taşınmazı fiilen işletmediğini, sadece dava dışı ... ... İnş. Turz. Taş. San. Tic. Ltd. Şti’ye yakıt ikmali yaptığını, taraflar arasındaki hukuki ihtilafın sorumluluğu davalı şirkete yöneltilemeyeceğini, bu davanın öncelikle husumet bakımından reddini talep ettiklerini, kira sözleşmeleri ve intifa haklarının süresi 5 yıldan fazla olmayacağını, davacılar ve dava dışı şirketin 7 yıllık sözleşme yapmasının rekabete aykırılık oluşturduğunu, şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddini, davalı şirket hakkında açılan işbu davanın usul ve esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 15/09/2022 tarih ve 2018/787 Esas - 2022/679 Karar sayılı kararında; \"Dava, haksız rekabetin tespiti, meni ve haksız rekabet sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebine ilişkindir.Davacılar, dava dışı ... Ltd.Şti hakkında otogaz satış ve servis istasyonun kurulu olduğu 2 parsel taşınmazda haksız işgalinin önlenmesine yönelik İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/ 499 Esas sayılı dava dosyasında dava açıldığı, davanın halen derdest olduğunu, dava konusu taşınmazda kendilerine ait olarak otogaz satış ve servis istasyonun kurulu olduğu taşınmazın ... A.Ş tarafından  7 yıllığına  kiralandığını ve dava dışı Akayakıt' a bayiilik verildiği halde, davalının taşınmazda haksız işgale devam ederek, taşınmazda kurulu benzin istasyonunda ticari faaliyetine devam ettiğini ve davalının bayiliği varmış izlenimi oluşturacak şekilde de tabela asmak suretiyle ürünlerini sattığını, bu sebeple haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davalının eylemleri sebebiyle maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, davalının  haksız rekabetin tespiti, menini ve haksız rekabet sebebiyle uğranılan zararın davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları incelenmiş,  yargılama sırasında 28/02/2018 tarihinde kabul edilen 7101 sayılı kanunun 61. maddesi ile 6102 sayılı T.T.K.'nın 4. maddesinin 2. fıkrasının değiştirilmesi sebebiyle basit yargılama usulüne geçilmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, Enerji Piyasası Denetleme Kurulu'ndan bilgiler alınmış, Sancaktepe Tapu Müdürlüğünden dava konusu yerin tapu kayıtları celp edilmiş, İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/499 esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş,  Üsküdar 27.Noterliğinin 04/04/2018 tarih ve ... numaralı ihtarnamesi ve Beşiktaş 26.Noterliğinin 13/04/2018 tarih ve 24060 numaralı ihtarnamesinin tebliğ şerhini gösterir bir örneğinin celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, 04/11/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve 08/12/2019 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile 15/12/2021 tarihli bilirkişi heyeti 2.ek raporu alınmış ve  dava sonuçlandırılmıştır.04/11/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, \"...Tüm delillerin değerlendirilmesi her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme'ye ait olmak üzere, dosyasına sunulu belgeler ile davacı ve davalı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Davacı şirketler tarafından ibraz edilen 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin TTK m. 64, 66, VUK m. 220-226 ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliği'ne göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından VUK m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri'ne uygun olduğu, dökümü yapılan ticari defterlerin davacı şirketlerin lehine veya aleyhine delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, Davalı taraf olan ... ... ... .... PAZ. SAN. VE TİC, LTD.ŞTİ. Ticari defter ve belgelerini, inceleme günü olan 27.05.2019 tarihinde ibraz etmemiştir. Bu nedenle davalı şirketin ticari defter ve dayanakları üzerinde gerekli inceleme yapılamadığı, Davacı şirketin kiracı sıfatıyla kullanım hakkına sahip olduğu gayrimenkul üzerinde herhangi bir sözleşmeye ya da hukuki bir ilişkiye dayalı olarak kullanım hakkı olmayan dava dışı ... ... İnş. ve Tur. Taş. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı dağıtım şirketinin bayilik ilişkisine girmesinin ... ve otogaz piyasasında mevcut ticari teamüle uygun düşmediği, davacının söz konusu ... ve otogaz istasyonunu kendi markası altında'işletebilmek için gayrimenkulü yedi yıl için peşin 312 500 ABD Doları ve aylık 18 750 TL tutarında ücret karşılığı kiraladığı, davalı dağıtım şirketinin böyle bir maliyete katılmaksızın kendi ürünlerini pazarladığı, Somut olayda iki adet kira sözleşmesi bulunduğu, Bunlarda ilkinin Dava dışı malik Halil ... ile ... ... Petrol A.Ş. arsında olduğu, sözleşmenin 23.01.2013 tarihinde 7 yıl için akdedilmiş ve tapuda şerh edilmiş olduğu; İkinci kira sözleşmesinin (alt kira sözleşmesi) 15.03.2013 tarihinde ... ... Petrol A.Ş. ile ... ... Ltd. Şti. Arasında akdedildiği,Sözleşmenin \"Fesih ve Mücbir Sebepler\" başlıklı 6. Maddesi gereğince ... ... Ltd. Şti.min 4.4.2018 tarihinde göndermiş olduğu ihtarname ile otogaz bayilik sözleşmesini feshettiği, bu nedenle mecuru derhal tahliye etmek suretiyle Kiralayana tüm ekipmanlar ve teferruatlarıyla birlikte teslim etmesi gerektiği, TTK m.55/c.e gereğinceve sektör bilirkişisinin görüşleri çerçevesinde davalının başka bir dağıtım şirketinin yatırım yapmış olduğu bir istasyonda dava dışı şirket ile otogaz bayilik sözleşmesi akdetmesinin ve kazanç -sağlamasının haksız rekabet olarak değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın Mahkemenin maddi tazminata hükmetmesi durumunda dava içeriğinde yer alan belgelerin tazminatın hesaplanmasını mümkün kılmadığı, ek belgelere ihtiyaç duyulduğu, manevi tazminatın takdirinin Sayın Mahkemenin olduğu...\" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir. 08/12/2019 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle, \"...Tüm delillerin değerlendirilmesi her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, Dosyasına sunulu belgeler ile davacı ve davalı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Taraflar arasından görülen iş bu dava verilen ara karar gereğince, Davalı taraf olan, ... ... ... .... PAZ. SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ. ’nin ticari defter ve belgelerini, inceleme günü olan 25.09.2020 tarihinde ticari defterleri ibraz etmemiş olup davalı şirketin ticari defter ve dayanakları üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılamadığı, Davacıların ticari defterleri ile ilgili, kök rapordaki açıklamalar aynen korunduğu, 2002/3 ve 2007/2 sayılı Rekabet Kurulu Tebliğleri ile değişik, Dikey Anlaşmalara ilişkin Grup Muafiyeti Tebliği m. 2/ a gereğince dağıtım şirketleri bayi ile bağlantılı olmayan maliklerle 5 yılı aşacak şekilde kira sözleşmesi yapabilmektedir. Dava konusu olay özelinde de dava dışı ... ... Ltd. Şti. ile gayrimenkulün maliki Halil ... arasında organik bir bağ bulunmadığı anlaşıldığından 7 yıl süre ile yapılan kira sözleşmesinin anılan Grup Muafiyeti kapsamında kaldığı, Davacının zararının,  eksik yatırılmış ise 15.03.2018 ile 04.04.2018 tarihleri arasında eksik yatan kira parası, 04.04.2018 ile 09.04.2018 (otogaz bayilik sözleşmesinin 5 yıllık süre sonu) arasında mahrum kalınan kar, ariyet konusu mallara ve alım taahhüdüne ilişkin taleplerolabileceği, ancak bu zararların muhatabının sözleşmenin tarafı olan ... ... Ltd. Şti. olduğu, zararın haksız rekabet hukuku çerçevesinde davalı ile bağlantısının değerlendirilmesinin  Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu...\" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.15/12/2021 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporunda özetle, \"...Kök ve 1. ek rapordaki tespit ve değerlendirmelerin aynen devam ettiği, davalının fiilinin TTK m. 55/I,e bağlamında haksız rekabet niteliği arz ettiği, davalının fiili (hasız rekabeti) neticesi, davacı tarafından ispat edilebilecek, zararların TTK m. 56/I,d uyarınca tazmininin gerektiği...\" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).Eldeki davada, davacı tarafından davalının dosyaya konu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürüldüğünden, anılan iddiaların davacı tarafından yöntemince ispat edilmesi gerekmekte olup, ispat yükü davacı taraftadır.Mevcut dosyadaki tarafların hukuki ilişkilerinin uyuşmazlığın çözümü bakımından önemli olduğu değerlendirilmektedir. Taraf iddiaları ve alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında; somut olayda iki adet kira sözleşmesi bulunmaktadır. Bunlarda ilki dava dışı malik Halil ... ile davacı ... ... Petrol A.Ş. arasındadır. Sözleşme 23.01.2013 tarihinde 7 yıl için akdedilmiş ve kira sözleşmesi tapuda şerh edilmiştir. İkinci kira sözleşmesi (alt kira sözleşmesi) 15. 03.2013 tarihinde ... ... Petrol A.Ş. ile ... ... Ltd. Şti. arasında akdedilmiştir.Davacı vekilinin dava ve cevaba cevap dilekçesi dikkate alındığında davacı şirketlerin aynı grup içerisindeki şirketlerden olduğu, ...'in kullanım hakkını haiz olduğu ... ve otogaz istasyonlarında  ... dağıtıcılığını davacı ... Gaz A.Ş. üstlendiğini, bu kapsamda müvekkil şirket ... Gaz A.Ş. ile dava dışı ... Akr. İnş. ve Tur. Taş. San. Tic. Ltd. Şti. (... ...) arasında (dava konusu ...'in kullanım hakkına sahip olduğu taşınmaz üzerinde kurulu otogaz İstasyonunda) 09.04.2013 tarihinde 5 yıl süreli Otogaz Bayilik Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 09.04.2018 tarihinde sona ereceği  anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle, otogaz dağıtıcılığı işini davacı ... Gaz A.Ş. Yapmaktadır. Dava dışı ... ... Ltd. Şti. 04.04.2018 tarihinde göndermiş olduğu ihtarname ile sözleşme kapsamında kâr edemediği gerekçesi ile otogaz bayilik sözleşmesinin süresinin sona ermesine 4-5 gün kala sözleşme feshedilmiştir. Dava konusu Otogaz Bayilik sözleşmesinin bitiş tarihi 09.04.2018 olup,  dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin en son \"Mart ayı kira bedeli\" işlem açıklaması ile 12.03.2018 tarihinde 12.434,05 TL'yi ... ... Petrol A.Ş. İş Bankası hesabına gönderdiği görülmektedir.TTK 554 maddesinde; \"Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.\" denilmektedir. Buna göre  haksız rekabet kurumu TTK’nın 54 vd. maddelerinde düzenlenmiş, TTK 55. maddesinde de uygulamada sıklıkla karşılaşılan dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamaları örnekler halinde düzenleme altına almıştır. Dosyadan elde edilen bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere, davaya konu ve özel statülü taşınmazın kullanma hakkı ve bu kapsamda o yerde ... işletmeciliği ve/veya bayilik hakkı verme hakkı davacı şirkete ait, olup ... ve otogaz piyasası teamülleri de bu yöndedir. Alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalının dava dışı ... .. LTD. Şti ile girdiği bayilik ilişkisinin ... ve otogaz piyasası teamüllerine uygun olmadığı, davalının mevcut eylemlerinin   TTK m. 55/I,e hükmünde yer alan, “iş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymamak” şeklindeki eylem uyduğu ve haksız rekabet niteliğinde olduğu, davalının herhangi bir yükümlüklük altına girmeden, ... ve otogaz dağıtım piyasası teamüllerine aykırı bir şekilde kendi şirketinin amblem ve logolarını kullanmasının davacıların ticari itibarını zedelediği, davacıların haksız rekabet sebebiyle manevi tazminat taleplerinin yerinde olduğu değerlendirilmiş, eylemin ağırlığı, eylem sebebiyle tarafların elde edeceği menfaat ve davacı şirketlerin uğramış olduğu ticari itibar kaybı vb hususular dikkate alınarak davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar davacı tarafından haksız rekabet sebebiyle maddi zarara uğradığı iddia edilmiş ise de; dosya kapsmaında alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında davacının maddi zararını ispatlayamadığı, dava konusu taşınmaz üzerindeki ariyet konusu mallara ve alım taahhüdüne ilişkin taleplerinin dava dışı otogaz bayilik sözleşmesinin tarafı olan  ... ... Ltd. Şti.'ye ait olduğu, davalının  dava konusu taşınmaz üzerindeki ariyet konusu mallara ve alım taahhüdüne ilişkin taleplerden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı,  davacının sair maddi tazminat taleplerini de yöntemince ispat edemediği anlaşılmış, davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜNE, a)Davalının eylemlerinin TTK 55/1-e maddesi gereğince haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE, b)Davalının kullandığı  İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, Yenidoğan mahallesi, Çiftlik mevkiinde kain, tapuda 484 ada, 2 parsel sayıda kayıtlı gayrimenkul üzerindeki ...  faaliyetlerinin ve marka-logo kullanılmasının MENİNE,c)İş bu kararın kesinleşmesine müteakip hükmün TTK 61. Maddesi gereğince masrafının davalı tarafından karşılanmak üzere Türkiye genelinde ve tirajı 50.000'in üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı  yapılan bir gazetede YAYINLANMASINA, 2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 30.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,3-Davacıların fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilin maddi tazminat talebi hakkında tahkikat kapsamında hiçbir araştırma yapılmadığını; üstelik, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilin davalının fiilleri nedeniyle uğradığı zararı talep edebileceği yönünde tespite yer verilmiş olmasına rağmen zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle bu taleplerinin reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından davalının fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin isabetli şekilde tespit edildiğini; buna rağmen maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş olmasının açıkça çelişkili olduğu gibi, dosya kapsamına da aykırı olduğunu; müvekkilin uğradığı zararı davalıdan talep edebileceğinin isabetli şekilde tespit edilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporlarında zararlarına ilişkin hesaplamaya yer verilmemesi nedeniyle taraflarınca ayrıntılı şekilde itiraz edildiğini ve alacaklarının ne şekilde hesaplanması gerektiğinin açıklandığını, Maddi tazminat taleplerinin reddine dair gerekçenin: \"Her ne kadar davacı tarafından haksız rekabet sebebiyle maddi zarara uğradığı iddia edilmiş ise de; dosya kapsmaında alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında davacının maddi zararını ispatlayamadığı, dava konusu taşınmaz üzerindeki ariyet konusu mallara ve alım taahhüdüne ilişkin taleplerinin dava dışı otogaz bayilik sözleşmesinin tarafı olan ... ... Ltd. Şti.'ye ait olduğu, davalının dava konusu taşınmaz üzerindeki ariyet konusu mallara ve alım taahhüdüne ilişkin taleplerden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, davacının sair maddi tazminat taleplerini de yöntemince ispat edemediği anlaşılmış, davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş,\" şeklinde ortaya konulduğunu; karar gerekçesinin dosya kapsamına aykırı olduğunu; müvekkilin maddi zararını ispat edemediğine dair gerekçenin dosyada mevcut bilirkişi raporlarına dayandırılmışsa da bu tespitin maddi bir dayanağının bulunmamakta olduğunu; Bilirkişi Raporlarında davalının fiillerinin haksız rekabet teşkil edildiğine ilişkin tespitin yanında müvekkilin bu nedenle uğradığı zararın tazminini de talep edebileceğinin açıkça ifade edildiğini, 04.11.2019 tarihli Bilirkişi Raporunda tazminat talepleri yönünden mevcut verilerle hesaplamaya yapılamadığının belirtildiğini; bunun üzerine 03.03.2020 tarihli duruşmada verilen 1 nolu ara kararla dosya itirazları hakkında açıklamalar içeren ek rapor sunulmak üzere yeniden bilirkişiye tevdi edildiğini,  Sunulan 11.12.2020 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda müvekkilin uğradığı zararın yine hesaplanmadığını; sadece davalının fiilleri nedeniyle hangi zararların doğduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verildiğini; 30.12.2020 tarihli Bilirkişi Ek Raporuna itiraz dilekçemizde tazminat talebimiz hakkında hiçbir hesaplama yapılmamış olması yönünden ayrıntılı itirazlarının sunulduğunu ve dilekçenin 4. sayfasında görülen dava özelinde hesaplamanın hangi veri ve kanuni ilkeler üzerinden yapılması gerektiğinin ortaya konulduğunu, İtirazlar sonrasında 27.05.2021 tarihli duruşmada verilen 1 nolu ara kararla yeni bir bilirkişi heyeti teşekkül edilerek itirazlarımız hakkında ayrıntılı rapor alınmasına karar verildiğini; yeni bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15.12.2021 tarihli Bilirkişi Raporunda ise yine herhangi bir hesaplamaya yer verilmeksizin müvekkilin TTK md. 56/I,d uyarınca zararının tazminini talep edebileceği görüşüne yer verildiğini; bu nedenle aynı yöndeki beyanlarının bir kez daha itiraz dilekçeleriyle birlikte sunulduğunu,  Tahkikat kapsamında alınan bilirkişi raporlarında müvekkilin uğradığı zarar tutarına ilişkin hiçbir hesaplama ve inceleme yapılmadığı, sadece müvekkilin uğradığı zararın tazminini talep edebileceği yönünde tespite yer verildiği, müvekkilin zararını ispatlayamadığı veya hesaplama için istenen bilgi ve belgeleri sunmadığı yönünde değerlendirmeye yer verilmediğinin tartışmasız olduğunu; dolayısıyla mahkemenin bu husustaki gerekçesi dosya kapsamına aykırı olduğu gibi; davalının fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğine dair tespitle birlikte ele alındığında ayrıca çelişkili olduğunu; eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olduğundan kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, Müvekkilin uğradığı zarar tutarı yönünden gerekli inceleme yapılmaksızın hüküm kurulduğu sabit olduğundan zarar tutarının davanın niteliği ve kanuni özellikleri de dikkate alınarak ne şekilde hesaplanması gerektiğine ilişkin açıklamaları yeniden sunmanın yararlı olacağını,  Davalı, tapuya şerh edilmiş kira sözleşmesine dayalı olarak müvekkili şirketin kullanım hakkına sahip olduğu taşınmazdaki faaliyetini sürdürmesinden de önce, müvekkilin bayisini sözleşmeyi sona erdirme yönünde \"ayartıcı\" faaliyette bulunarak haksız fiil teşkil eden eylemlerine başladığını; dolayısıyla davalının müvekkillerin bayisini süresinden önce sözleşmeyi sona erdirmeye yönelterek kendisi adına bayilik tesis etmesi, süresinden önce sona eren bayilik ilişkisinden müvekkilin haklı olarak beklediği karı elde edememesine neden olduğunu; bayiliğin sona erdirilmesi tarihinden bayilik sözleşmesinin 5 yıllık süresinin sonuna kadar olan kar kayıplarının, bayi ... ... tarafından bayilik sözleşmesi kapsamında verilen Ürün Alım Taahhüdü uyarınca hesaplanmasının uygun olacağı kanaatinde olduklarını; bu dönemde müvekkilinin değil, davalı şirket dağıtıcı olarak bayilik sözleşmesi tesis ettiğini ve ticari faaliyeti ile kar elde etmeye devam ettiğini, Müvekkili dava konusu taşınmazın kullanım hakkına sahip olduğundan dava dışı bayinin sözleşmeyi feshettikten sonra davalı ile bayilik ilişkisi kurması, müvekkilin kullanım hakkına sahip olduğu taşınmazdan faydalanamamasına neden olduğunu; bu nedenle, sözleşmeyi haksız olarak fesheden ... ... ile müvekkili arasındaki sözleşmelerin uygulanmaya devam edilmesi halinde elde edilecek kardan mahrum kalındığı gibi, bu sözleşme süresinde sona ermiş olsaydı müvekkilin kira hakkı nedeniyle istasyonu yeni bir bayiye tevdi etme imkanı ve hakkı bulunduğundan, ayrıca bu hakkın kullanılmasının engellenmesi nedeniyle oluşmuş maddi zararlarının da tazmini gerektiğini,  Müvekkili, dava dışı ... ...'a bayilik sözleşmesi kapsamında bayilik faaliyetinin sürdürülmesi için bir kısım ariyet ve ekipmanlar teslim ettiğini ve sözleşme sona erdiğinde bunların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davalı bayisi olarak kullanılmaya devam edildiğini; davalı istasyona hiçbir yatırım yapmadan müvekkile ait ürünlerle faaliyette bulunduğunu; bayilik faaliyet bakımından gerekli malzeme ve teçhizatın dağıtıcı tarafından sağlanmasının sektörde yerleşik bir uygulama olup, davalı taşınmaz bakımından kira, intifa vs külfete katlanmamasının yanında ayrıca müvekkile ait ariyetlerden de bu şekilde yararlandığını, Haksız rekabet halinde maddi tazminat talebine ilişkin esasların TTK. md. 56'da yer almakta olduğunu, Ayrıca, doktrin ve içtihatlarda da vurgulandığını, zarar görene en iyi giderim imkanının sağlanması için TBK md. 60'ta yer alan \"Bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir.\" hükmünün zararın tazmininde dikkate alınması, bu doğrultuda farklı esaslara göre yapılan hesaplamalar sonucunda haksız fiil nedeniyle zarar gören bakımından en uygun olan tespitin hükme esas alınması gerektiğini, Bu nedenle, müvekkilin kar kaybı ile birlikte TTK md. 56/1 gereği davalının haksız rekabet sonucunda \"elde etmesi mümkün görülen menfaatinin\" de tespit edilmesi gerektiğini; davalı şirketin, hiçbir yatırım yapmaksızın müvekkilin kullanım hakkına sahip olduğu istasyondaki faaliyeti sonucunda elde ettiği ve \"elde etmesi mümkün görülen menfaati\"nin hesaplanması gerektiğini; \"Kazanç devri\" olarak da ifade edilen bu tazminat türünün de hesaplanması ile müvekkile en iyi giderimi sağlayan yöntemin tespit edilebileceğini, Davalının istasyonda sürmekte olan faaliyeti ile elde etmesi mümkün olan menfaati, bu faaliyetine dayanak olarak dava dışı bayi ile imzaladığı bayilik sözleşmesi veya eklerinde kar beklentisine ilişkin bir hüküm veya bayi tarafından verilmiş bir taahhüt varsa bunların dikkate alınarak hesaplanabileceğini; bu nedenle davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarından tespit edilebilecek \"elde edilmiş kazanç\" dışında, anılan sözleşme ve benzeri belgelerden yola çıkılarak \"elde edilmesi mümkün\" kazancın da tespit edilmesi gerektiğini, Maddi zararın tespitine ilişkin gerekli araştırmanın yapılmadığı ve eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini; müvekkilin maddi tazminat talebini ispat edememesinin hiçbir şekilde söz konusu olmadığını,Haksız rekabet nedeniyle tazminat talebine ilişkin yukarıda özetlenen kanuni esaslar dikkate alındığında karar gerekçesinde yer alan, ariyet konusu mallar ve ürün alım taahhüdüne ilişkin taleplerin sadece dava dışı bayiye yöneltilebileceğine ilişkin değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu da eklemek istediklerini; dava konusu maddi tazminat taleplerinin, müvekkilin dava dışı bayiden olan alacağına ilişkin olmadığını; dava dışı bayinin bayilik ilişkileri kapsamında verdiği taahhüt, müvekkilin davalıdan talep edebileceği maddi tazminatın yukarıda çerçevesi ortaya konulmuş olan kanuni ölçütü olduğunu,   Davalının fiillerinin ağırlığı, ekonomik durumu ve sektörel esaslar dikkate alındığında 100.000,00 TL'lik manevi tazminat taleplerinin sadece 30.000,00 TL'sinin kabulüne ilişkin karar hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından manevi tazminat talebimize ilişkin sunulan gerekçede davalının fiillerinin \"haksız rekabet niteliğinde olduğu, davalının herhangi bir yükümlüklük altına girmeden, ... ve otogaz dağıtım piyasası teamüllerine aykırı bir şekilde kendi şirketinin amblem ve logolarını kullanmasının davacıların ticari itibarını zedelediği, davacıların haksız rekabet sebebiyle manevi tazminat taleplerinin yerinde olduğu değerlendirilmiş, eylemin ağırlığı, eylem sebebiyle tarafların elde edeceği menfaat ve davacı şirketlerin uğramış olduğu ticari itibar kaybı vb hususular dikkate alınarak davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne...\" karar verildiğini; davalının fiillerine ilişkin tespitin isabetli olmakla birlikte talebin kısmen kabul edilmesine dair somut bir gerekçe ortaya konulmadığının görülmekte olduğunu, Manevi tazminat tutarının, kararda da ifade edildiği üzere eylemin ağırlığı, eylem sebebiyle davalının elde edeceği menfaat ve müvekkillerin uğradığı zarar tutarı dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiğini; dosya kapsamında sabit olduğu üzere davalı, haksız rekabet teşkil eden fiillerini; müvekkilin bayisini sözleşmeyi sonlandırmaya teşvik ederek, müvekkilin kullanım hakkına sahip olduğu istasyonda işgalci olan bayi ile anlaşarak, müvekkilin marka ve logosunu istasyondan hukuka aykırı şekilde sökerek, müvekkile ait ariyet, malzeme ve teçhizatlar kullanılarak, hiçbir masrafa katlanmadan, müvekkilin kullanım hakkına sahip olduğu istasyonda faaliyette bulunmasını önleyerek, sektörel olarak yukarıda açıklanan durumlar hakkında bilgi sahibi olmasına rağmen ve müvekkiller tarafından bu hususta açıkça ihtar edilmiş olmasına rağmen gerçekleştirdiğini, dolayısıyla davalının fiillerine müvekkilin taşınmaz üzerindeki haklarını anlamsız kılacak kadar uzun süre devam ettiği, fiillerinde kasten ve ağır kusur ile hareket ettiği ve bu şekilde haksız şekilde bayilik ilişkisi tesis ederek kazanç  elde ettiğinin tartışmasız olduğunu; davalının, haksız rekabet teşkil eden fiillerini sektörel olarak en ağır kusur derecesinde gerçekleştirdiğini, Ayrıca davalının ... ve otogaz sektöründe \"dağıtıcı\" olarak faaliyet gösterdiği dikkate alındığında davalının ekonomik durumuna göre hükmedilen 30.000,00 TL'lik manevi tazminat tutarının hakkaniyete aykırı şekilde düşük tutarda olduğunun izahtan vareste olduğunu; davalıya, manevi tazminat olarak; dava dışı bayi ile tesis ettiği ticari ilişkiden 1 aydan kısa sürede elde edeceği kazanç tutarında ödeme yükümlülüğü getirilmesinin haksız fiille bozulan menfaat dengesini sağlamaya yarar yönü bulunmadığını; dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden de kaldırılarak manevi tazminat taleplerinin tümü yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.09.2022 tarihli 2018/787 E. 2022/679 K. sayılı kararının öncelikle icrasının geri bırakılmasına, istinaf taleplerinin kabulü ile kararın davamızın reddine dair usul ve yasaya aykırı kısmının kaldırılmasına, davanın taleplerin tümü yönünden kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacılardan ... Gaz A.Ş, dava dışı ... ... İnş. Turz. Taş. San. Tic. Ltd. Şti. arasında 09.04.2013 tarihinde 5 yıl süreli Otogaz bayilik sözleşmesi imzaladığını, ...’ün de sözleşmenin bitimine 4 gün kala 04.04.2018 tarihinde dava dışı ...’ün bu sözleşmeyi feshettiğini belirttiğini ancak bu fesih tarihinden sonra müvekkiliyle dava dışı ... ... İnş. Turz. Taş. San. Tic. Ltd. Şti. “... İstasyonu Bayilik Sözleşmesi” imzaladığını; müvekkili yasanın öngördüğü belgeleri EPDK’ya ibraz ederek bayilik lisansı alıp bayiye ... satışı yaptığını; müvekkili davaya konu oto gaz istasyonunu fiilen işletmediği gibi, sadece dava dışı ... ... İnş. Turz. Taş. San. Tic. Ltd. Şti.ne yakıt ikmali yaptığını; bu durumun mahkemece de tespit edildiğini; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın sorumluluğunun müvekkile yöneltilemeyeceğini,  Dava dışı ... firması davacılar ile olan sözleşmesini feshettikten sonra müvekkiliyle bayilik sözleşmesi imzaladığını; bu hususlarda ihtilaf olmadığını; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın sorumluluğu müvekkiline yöneltilemeyeceğinden işbu davanın öncelikle husumet bakımından reddi gerekmekteyken aksi yönde verilen kararın hatalı olduğunu, Mahkemenin müvekkilin haksız rekabet sebebiyle manevi tazminat ödemesine yönelik kararının hatalı olduğunu; taşınmazın 15.03.2013 tarihli kira sözleşmesi ile davacı tarafından kiralandığını, Otogaz bayilik sözleşmesi ise 09.04.2013 tarihinde imzalandığını ancak kira sözleşmesinin 7 yıl süresi Rekabet Kanununa aykırılık teşkil edeceğini, Dava dosyasına sunmuş oldukları Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı tebliğin 5. maddesi doğrultusunda bayilik sözleşmesi ile bağlantılı kredi sözleşmeleri, ekipman ve uzun süreli kira sözleşmeleri ya da uzun süreli intifa hakkı gibi şahsi ya da ayni hakların da rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağını açıkça düzenlediğini; buna göre, kira sözleşmeleri ve intifa haklarının süresinin 5 yıldan fazla olamayacağını; aksi durumun Rekabet Kanunu'na aykırılık oluşturmakta olduğunu; bu durumun Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2010/6106 E. 2010/12370 K. sayılı kararında “Dağıtıcı ile bayiler arasında hukuki ilişkinin temeli bayilik sözleşmesinden ibarettir. Bu bakımdan bayilik sözleşmesi ayrı kira sözleşmesi ya da intifa sözleşmesi ayrı düşünülemez. Hal böyle olunca intifa veya kira sözleşmelerinin akıbeti doğrudan doğruya taraflar arasında ki bayilik sözleşmesi ile bağlı olacaktır” şeklinde olduğunu, Davacı tarafın beyanının aksine kira sözleşmesinin bayilik sözleşmesi ile bağlı olduğunu; sözleşmenin 5 yılı aşan kısmının geçersiz olduğunu; davacı ... Gaz’ın (...) bu yönüyle taraf sıfatının bulunmadığını; mahkemenin bu bayilik sözleşmesinin bitiş tarihinin 09.04.2018 olduğunu tespit etmesine rağmen kira sözleşmesinin de buna bağlı olarak bitmiş olacağını kabul etmediğini; ilgili Rekabet Kurulu tebliğinin açıkça belirtmekte olduğu üzere davacı tarafın 5 yılı aşan talepleri Rekabet Kanunu’na aykırılık oluşturmakta olduğunu; mahkeme kararının davacıların kanuna aykırı eylem ve taleplerine adeta icazet vermekte olduğunu, Müvekkilinin, hem davacı ile 3. Şahıs arasındaki iş ilişkisini bilebilecek durumda olmaması ve hem de müvekkili dışındaki iş ilişkilerinin sona ermesi nedeniyle, 3. Kişi ile bayilik sözleşmesi imzalamasının rekabet mevzuatına aykırı hali bulunmamakta olduğunu; davacının illiyet bağını dahi ispat edemediğini; dava dışı firma, davacılar ile olan sözleşmesini müvekkiliyle ticari ilişki içine girmeden önce sona erdirdiğini; bu aşamadan sonra hangi dağıtım firması olursa olsun 3. Kişi serbestçe bayilik ilişkisi içine girebileceğini;  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), dava dışı 3. Kişi ... ... adına müvekkilin bayisi sıfatıyla tescil yaptığını; 3. Kişinin bu aşamada başka bir şirketin bayisi olarak kaydı olsaydı, bu tescilin gerçekleşmeyeceğini; ortada müvekkili yönünden rekabet hukukuna herhangi bir aykırılık bulunmadığını,  Üstelik davacı tarafın maddi zarara uğramadığını; bu durumun alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiğini, davacı tarafın hiçbir zarara uğramadığının sabit hale geldiğini ancak buna rağmen mahkemece müvekkili aleyhine manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu; şirketlerin olaylardan gerçek kişiler gibi etkilenmediklerini, kar/zarar ekseninde var olabileceklerini; davacı şirketlerle hiçbir ilgisi olmayan dava dışı firmaya yakıt ikmali yapması sonucunda hiçbir maddi zarar görmemelerine rağmen nasıl manevi zarar meydana gelmiş iddiasında olduklarının anlaşılamadığını; davacı tarafın kendisiyle bayilik ilişkisinin sona ermiş olduğu bir istasyonun hem yasal hakları hem de hayatın olağan akışı gereği başka bir şirketten yakıt tedarik etmesinden nasıl ticari itibarını zedelemiş olabileceğini anlayamadıklarını; Rekabet Kanunu’na aykırı sözleşmeye dayalı talepleri tamamen yasal dayanaktan yoksun olduğunu; kararı bu yönüyle de istinaf ettiklerini; manevi tazminatın tümden reddine, bunun kabul edilmemesi halinde tenkis edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak nedenlerle; istinaf taleplerinin kabulü ile davanın haksız açılan davanın tümden REDDİNE, bunun kabul edilmemesi halinde manevi tazminatın tenkisine, davacıların istinaf taleplerinin tümden REDDİNE, masrafların davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, 6102 Sayılı TTK'nun 54 ve devamı maddeleri kapsamında haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile davacı ... yönünden ayrıca maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece haksız rekabetin tespiti ve men'i talebi kabul edilmiş, davacı ... ... A.Ş'nin maddi tazminat istemi reddedilmiş, manevi tazminat istemi ise kısmen kabul edilmiş olup, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacılar tarafından; davacı ... firması ile dava dışı Halil ... arasında 23/01/2013 tarihli yedi yıl süreli taşınmaz kira sözleşmesi yapıldığı, davacı ... ile dava dışı ... ... ve İnşaat firması arasında ise 09/04/2013 tarihli otogaz bayilik sözleşmesi yapıldığı, yine davacı ... ile dava dışı ... ...  firması arasında aynı taşınmaz üzerinde 15/03/2013 tarihli bir yıl süreli ve süre sonuna yedi gün kala sona erdirilmediği takdirde aynı süre için uzaması kararlaştırılan alt kira sözleşmesi yapıldığı, dava dışı bayi tarafından otogaz bayilik sözleşmesinin 04/04/2018 tarihinde haksız olarak feshedildiği ve hemen davalı ile aynı istasyonlu taşınmaz üzerinde işleticilik faaliyetinde bulunmak üzere yeni bir otogaz bayilik sözleşmesi yapıldığı, davalının;  davacı Lukoilin kiracı olarak kullanım hakkına sahip olduğu istasyonlu taşınmazda, davacı ...'in yapmış olduğu yatırımlar ile ariyetler de haksız olarak kullanılmak suretiyle kendi logosu altında faaliyette bulunduğu, davalının dava dışı bayii de ayartarak sözleşmenin süresinden önce ve haksız feshedilmesine neden olduğu, dava dışı bayii hakkında İstanbul Anadolu 2 Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde elatmanın önlenmesi davacı açıldığı, davalıya da ihtarname keşide edilerek haksız kullanıma ve hukuka aykırı eylemlere son verilmesinin istenildiği, ancak eylemlere devam edildiği ileri sürülerek, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, davacı ...'in diğer davacı ...'in kiracılık hakkına sahip olduğu ve kira bedelini malike ödediği taşınmazda otogaz dağıtım faaliyetini sürdürememesi nedeniyle uğradığı maddi zararların, şimdilik 10.000,00-TL talep edilmekle birlikte tamamının tespit ve tahsili, dava konusu  istasyondaki davacı grup şirketlerinin marka ve logoların haksız olarak sökülmesi sonucu marka ve ticari itibarın zedelenmesi nedeniyle uğranılan manevi zarar karşılığı 100.000,00-TL manevi tazminatın tahsili talep edilmiştir. Davalı yan; dava dışı bayi ile yapılan otogaz bayilik sözleşmesinin, fesih tarihinden sonra olduğunu, ayartma iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalının demirbaş ve ariyetler bakımından husumeti dava dışı bayiiye yöneltmesi gerektiğini, davalının anılan taşınmazı işletmeyip, orayı işleten bayiye otogaz temin ettiğini, davacıların talepleri bakımından husumetin dava dışı bayiye yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca davacının yapmış olduğu yedi yıllık kira sözleşmesinin beş yılı aşan kısmının Rekabet Kurumu'nun 2002/2 sayılı Tebliğ'i kapsamında geçersiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, dava konusu sözleşmeler, İstanbul Anadolu 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/499 esas sayılı dava dosyası celbedilmiş, taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde, bir hukukçu, bir mali müşavir ve bir sektör uzmanı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmasına karar verilmiş, davalı tarafından defter ibraz edilmediğinden davacı defter ve kayıtları ile dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapora tarafların itirazları üzerine aynı heyetten ek rapor alınmış, bu rapora da itiraz edilmesi üzerine heyete bir hukukçu bilirkişi daha eklenerek ikinci ek rapor alınmış, akabinde tahkikat bitirilmiş ve \"davaya konu ve özel statülü taşınmazın kullanma hakkı ve bu kapsamda o yerde ... işletmeciliği ve/veya bayilik hakkı verme hakkı davacı şirkete ait, olup ... ve otogaz piyasası teamülleri de bu yöndedir. Alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalının dava dışı ... .. LTD. Şti ile girdiği bayilik ilişkisinin ... ve otogaz piyasası teamüllerine uygun olmadığı, davalının mevcut eylemlerinin   TTK m. 55/I,e hükmünde yer alan, “iş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymamak” şeklindeki eylem uyduğu ve haksız rekabet niteliğinde olduğu, davalının herhangi bir yükümlüklük altına girmeden, ... ve otogaz dağıtım piyasası teamüllerine aykırı bir şekilde kendi şirketinin amblem ve logolarını kullanmasının davacıların ticari itibarını zedelediği, davacıların haksız rekabet sebebiyle manevi tazminat taleplerinin yerinde olduğu değerlendirilmiş, eylemin ağırlığı, eylem sebebiyle tarafların elde edeceği menfaat ve davacı şirketlerin uğramış olduğu ticari itibar kaybı vb hususular dikkate alınarak davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.\" gerekçesi ile yukarıda yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacılar tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davacı ...'in maddi tazminat talebinin reddinin hatalı olduğu, bilirkişiler tarafından zarar tespitine yönelik araştırma ve hesaplama yapılmadığı, bilirkişi raporlarına yönde yaptıkları itirazların da dikkate alınmadığı, yine hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu yönündedir. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; cevap dilekçesindeki savunmaları tekrarla, davanın tümden reddi gerektiği yönündedir. Davacılardan ... tarafından dava dışı bayi aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasında İstanbul Anadolu 2 Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin açılan 2018/499 esas, 2019/747 karar sayılı kararı ile, davalı bayi tarafından bayilik sözleşmesinin feshedilmesi ile alt kira sözleşmesinin 6 ıncı maddesi uyarınca alt kira ilişkisinin de sona erdiği, davacı ... firmasının asıl kira sözleşmesi kapsamında istasyonlu taşınmazda halen kiracı sıfatının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı bayinin davacı şirketin kiralayan sıfatına sahip olduğu İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, Yenidoğan mahallesi, Çiftlik mevkii, ...arsel sayılı taşınmaza ve üzerinde bulunan ... istasyonuna vaki müdahalesinin önlenmesine karar verildiği, karar karşı yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 Hukuk Dairesi'nin 2019/2191 esas, 2022/1876 karar sayılı 30/12/2022 tarihli ilamı ile esastan reddedildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun da Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2023/1224 esas, 2024/4696 karar sayılı, 05/06/2024 tarihli ilamı ile reddedildiği, kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosyaya mübrez davacı ... ile dava dışı malik Halil ... arasında dava konusu istasyonlu taşımaz üzerinde 23/01/2013 tarihli ve yedi yıl süreli kira sözleşmesi bağıtlandığı ve kira sözleşmesinin tapuya şerh edildiği anlaşılmıştır. Davacı ...'in kiracısı olduğu taşınmazı   dava dışı bayiye 15/03/2013 tarihli ve bir yıl süreli alt kira sözleşmesi ile kiraladığı, alt kira sözleşmesinin  sözleşmenin taraflarca yedi gün önce sona ermediği takdirde birer yıllık sürelerle uzayacağının kararlaştırıldığı, yine alt kira sözleşmesinin altıncı maddesinde, \"kiracı ile kiralayan arasında akdedilen bayilik anlaşması ve eklerinin her ne sebeple olursa olsun sona ermesi halinde kiracı; işbu mecuru herhangi bir ihbar veya ihtara gerek kalmaksızın derhal tahliye etmek suretiyle kiralayana tüm ekipmanlar ve teferruatlarıyla birlikte teslim etmeyi, aksi halde teslimde gecikilen beher gün için 10.000-USD (onbinamerikandolar)  cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir.\" düzenlemesinin yer aldığı, öte yandan dava dışı bayi ile davacı ... Gaz arasında 09/04/2013 tarihli ve beş yıl süreli otogaz bayilik sözleşmesi imzalandığı, dava dışı bayi tarafından bayilik  sözleşmesinin 04/04/2018 tarihinde feshedildiği ve davalı ile 05/04/2018 tarihinde yeni bir otogaz bayilik sözleşmesi imzalandığı hususları ihtilaf konusu değildir. Davacılar tarafından davalı ...'e gönderilen Beşiktaş 26 Noterliği'nin 13/04/2018 tarihli ve ...nolu ihtarnamesi ile davalıdan, yukarıdaki hususlar açıklanarak haksız ve ticari teamüllere aykırı eylemlerin sonlandırılmasının talep edildiği, ihtarnamenin davalıya 16/04/2018 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir. TTK'nun haksız rekabet halinde açılabilecek davalara ilişkin 56 maddesinde, haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men’ini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebileceği, yine hakimin bu kimse lehine haksız rekabet sonucunda haksız fiil failinin elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; davacıların grup şirketler oldukları ve davacı ... şirketinin dava dışı mülk sahibinden kiraladığı taşınmazda, dava dışı bayi ... ... firmasının diğer davacı ... firmasının bayiliğini yapabilmesi için, bayi ile alt kira sözleşmesi imzaladığı, İstanbul Anadolu 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıda anılan ilamı kapsamında, dava dışı bayinin bayilik sözleşmesini feshetmesi ile alt kira sözleşmesinin de sona erdiğinin ve davacıların eski, davalının ise yeni bayisinin taşınmazda haksız işgalci konumunda bulunduğunun sabit hale geldiği, davacı ... firmasının mülk sahibi ile bağıtladığı yedi yıllık kira sözleşmesinin ise fesih tarihi itibariyle henüz sona ermediği, bu hususun davalıya da ihtar edildiği,  taşınmaz tahliye edilmediği sürece davacı ... ve davacı ...'in anılan taşınmazda yeni bir bayilik ilişkisi kuramayacaklarının sabit olduğu, buna göre mahkemece  İstanbul Anadolu 2 Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin açılan 2018/499 esas, 2019/747 karar sayılı ilamının ne zaman infaz edildiği ve taşınmazın davacı ...'e ne zaman teslim edildiği tespit edilerek, şayet teslim tarihi ... ile mülk sahibi Halil ... arasındaki kira sözleşmesinin bitim tarihinden sonraki bir tarihe rastlıyor ise, fesih ile asıl kira sözleşmesinin bitim tarihi arasındaki sürenin, şayet teslim tarihi asıl kira sözleşmesin bitim tarihinden önceki bir tarihe rastlıyor ise, fesih ve teslim tarihi arasındaki sürenin tespiti, davacı ..., davalı ve dava dışı bayinin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, davacının bu süreler boyunca taşınmaz üzerinde kendi bayisine satış yapamaması nedeniyle uğradığı kar kaybının tespiti ve buna göre davacı ...'in maddi tazminat alacağının varlığı ve miktarının tespiti gerekirken bilirkişi raporlarına bu yönde yapılan itirazlar gözetilmeksizin ve eksik inceleme ile davacı ...'in zararını ispatlayamadığı gerekçesine dayalı olarak maddi tazminat isteminin reddedilmesi yerinde görülmemiş, davacı ...'in istinaf başvuru bu yönden yerinde bulunmuştur.Sonuç itibariyle; davacılardan ... Gaz A.Ş.'nin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacıların sair istinaf sebepleri ile davalının istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2022 tarih ve  2018/787 Esas ve 2022/679 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2- Davacıların sair istinaf sebepleri ile davalının istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran taraflara iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 7-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18bea9e3c39b9f0b","SID":"5f2e9eb9ca60e79c"}}