{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2022/2513 <br>KARAR NO\t: 2025/1631<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 29/09/2021<br>NUMARASI\t: 2021/69 Esas - 2021/696 Karar<br>DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 16/10/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ     :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/06/2019 tarihinde dava dışı ...'a ait olup müteveffa ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı arcın, Gebze-Ankara istikametine doğru seyir halinde iken müteveffanın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, aracın ön kısımlarıyla seyir güzergahının solunda bulunan yol onarım levhalarına çarptığını, kaza neticesinde sürücü ...'in vefat ettiğini, ... plakalı aracın davalı ... Anonim Şirketi'nce 30/03/2019 ve 30/03/2020 vadeli ZMMS poliçesi ile teminat altında olduğunu, ZMMS'nin, KTK. m. 91’de belirtildiği üzere işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamak amacıyla oluşturulmuş bir zarar sigortası türü olduğunu, davalı şirket tarafından, kazanın tek taraflı yapılmış olması bahane gösterilerek destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddedildiğini, işbu gerekçenin TBK ve KTK olmak üzere, Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 Esas, 2020/40 Karar, 17.07.2020 tarihli iptal kararına da açıkça aykırı olduğunu, destek kusurunun davacıları etkilemeyeceğini beyan ederek, 2918 sayılı KTK’nun 92/b maddesine göre, HMK'nın 107.maddesi gereğince şimdilik 1000-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  ... plakalı kazaya karışan aracın müvekkili şirkete 30.03.2019-30.03.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, öncelikle Genel Şartlarda tahdidi olarak sayılan belgeler eksiksiz bir şekilde müvekkili şirkete iletilmediğinden, yapılan başvurunun öncelikle usulden reddi gerektiğini, yeni genel şartlar uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamalarının TBK hükümlerine göre değil, ZMM genel şart ekinde yer alan TRH-2010 kadın/erkek tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, müteveffanın eşi ve çocuğunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin davadan önce usulünce temerrüde düşürülmediğini, ayrıca talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olabileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"Davacılar tarafından açılan davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin davaya konu kaza sebebiyle tazminat sorumluluğunun KTK md.92 gereği olduğunu, davalı şirketin tazminat başvurusunu reddetmesinin, AYM'nin 2019/40 esas, 2020/40 karar sayılı ve 17/07/2020 tarihli iptal kararına aykırı olduğunu, kusurlu ve tek taraflı trafik kazasına sebebiyet vermek suretiyle hayatını kaybeden işleten veya sürücünün desteğinden yoksun kalan kişilere, geçmiş dönemlerde olduğu gibi müteveffanın destekteğinden yoksun kalmış olmaları sebebiyle tazminat hakkının yeniden tesis edildiğini, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemeyeceğini, destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesinin olanaklı olduğunu, işleten ve sürücü yakınlarının, desteğin ölümünden doğan zararlarına ilişkin istemleri, üçüncü kişi olmaları nedeniyle, sigorta hukuku ilkeleri çerçevesinde ele alınması gerektiğini, sosyal risk ilkesinin bir sonucu olduğunu beyan ederek istinaf talebinin kabulüne, usul ve kanuna aykırı olarak verilen İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/69 Esas, 2021/696 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.   Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından; 18/06/2019 tarihinde, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...'a ait olup müteveffa ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı arcın, Gebze-Ankara istikametine doğru seyir halinde iken müteveffanın direksiyon hakimiyetini kaybederek yol onarım levhalarına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında sürücü ...'in vefat ettiği, davacıların bu vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları, İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde  ... plakalı araç sürücüsü olan desteğin %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir.  Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartların  A.3. maddesine  ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak ''üçüncü kişinin ölümü'' dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Yine Genel Şartların  A.6. maddesinin  (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat dışı olduğu düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih , 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı Kararı ile \"Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin,  b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan  oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir.Eldeki uyuşmazlığın çözümü için  Anayasa Mahkemesinin iptal ve itiraz ret kararının Genel Şartlar açısından sonuçlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.Konuya ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun  Anayasa Mahkemesi iptal kararından sonra vermiş olduğu 20.04.2021  tarih, 2021/17(4)-86  Esas ve 2021/516 K. sayılı kararında \"  ...  KTK’nın 91. maddesine göre sigortacı, işletenin KTK’nın 85/1. maddesindeki motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan sorumluluğunu üstlenmektedir. Bir başka deyişle sigortacının motorlu bir aracın işletilmesinden doğan zarardan sorumlu tutulabilmesi için öncelikle o zarardan işleten sigortalının sorumlu olması gerekir. İşleten sigortalının sorumlu olmadığı bir zarardan sigortacıyı sorumlu tutma imkânı bulunmamaktadır. Davacıların kendi desteklerinin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olduğu olayda destekten yoksun kalma zararlarını  işleten sigortalıya  karşı nasıl ileri süremeyeceklerse sigortacıya karşıda ileri süremeyeceklerdir. Bu nedenle zorunlu malî sorumluluk sigortacısının, sigortalı işletenden daha fazla bir sorumluluk altına girmesi mümkün değildir.   ...  01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartların A.2 (d) bendinde sigortalının sorumlu olduğu zarar tanımında, A.3 maddesinde sigortanın sorumluluk kapsamında ve A.5. (ç) maddesinde destekten yoksun kalma teminatı kapsamında sigortacının destekten yoksun kalma zararlarından sorumluluğunu motorlu araçların işletilmesi sonucu üçüncü kişinin ölümü ile sınırlandırılmış olması karşısında gerek işletenin kendisine karşı gerekse  işleten adına hareket eden sürücünün işletene göre üçüncü kişi olmadığı göz önüne alındığında davacıların sigortacıdan destekten yoksun kalma zararlarını talep etmeleri mümkün görülmemektedir. ... Ayrıca Genel Şartlar A.6. (d) maddesinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında tutulmuş olması karşısında davacıların desteklerinin sorumluluk riski kapsamında olmayan desteğin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olmadan kaynaklanan destekten yoksun kalma zararlarından sigortacıda sorumlu değildir. ...\" şeklinde karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun güncel bu kararı ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümlerinin uygulanmasının hukuki dayanağının iptal edilen KTK’nın 90. maddesi olmadığı,  TTK’nın 1425. maddesi, Sigortacılık Kanunu’nun 11. ve KTK’nın 93. maddeleri olduğu, nitekim Anayasa Mahkemesi'nin  KTK’nın 93. maddesinde yapılan itiraz iptal istemininin reddine karar verildiği  açıklanmış;  KTK’nın 91. maddesine göre sigortacı, işletenin KTK’nın 85/1. maddesindeki motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan sorumluluğunu üstlendiği,  işleten olan sigortalının sorumlu olmadığı bir zarardan sigortacıyı sorumlu tutma imkanı bulunmadığında davacıların kendi desteklerinin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olduğu olayda destekten yoksun kalma zararlarını  işleten sigortalıya  karşı nasıl ileri süremeyeceklerse sigortacıya karşıda ileri süremeyeceği ve bu nedenle zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, sigortalı işletenden daha fazla bir sorumluluk altına girmesi mümkün olmayacağı,  01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların A.2. maddesinin (d) bendi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi ve A.6. maddesinin (d) bendi gereğince de   destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında tutulmuş olması karşısında davacıların desteklerinin sorumluluk riski kapsamında olmayan desteğin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olmadan kaynaklanan destekten yoksun kalma zararlarından sigortacıda sorumlu  olmadığı sonucuna varılmıştır.  Dairemizce de bu karar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; kazanın 18/06/2019 tarihinde gerçekleştiği, poliçenin ise ZMMS Genel Şartlarının yürürlüğe girdiği tarihten sonra 30/03/2019 günü tanzim edilmiş olduğu, tazminata konu desteğin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının, sigortalı aracın sürücüsü olan desteğin tam kusuru ile  gerçekleştiği,  işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü desteğin ve dolayısıyla davacıların üçüncü kişi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, poliçe tarihinde yürürlükte olan Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında tutulduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur (Aynı yönde Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin  09/06/2021  tarih, 2021/9652 E. ve 2021/2718 K. sayılı kararı).  Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12a70e174f927e3e","SID":"bdb99e091bd75b3b"}}