{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/2488 <br>KARAR NO\t: 2025/1699<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 10/06/2022<br>NUMARASI\t: 2019/219 Esas - 2022/438 Karar<br>DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 20/10/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>  GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ     :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı ...'a ait, ... Sigorta A.Ş.'nin sigortacısı olduğu ve davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın 13/03/2019 tarihinde müvekkiline ait ... plaka sayılı araca %100 kusurlu olarak çarpmak suretiyle hasara uğrattığını, kaza neticesinde müvekkilinin aracında 11.676,41-TL hasar meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucu müvekkili firmaya ait aracının rayiç değerinde düşüş yaşandığını ve araçta 1.000,00-TL lik değer kaybı oluştuğunu,  müvekkili şirket aracının günlük kira bedeli 120 TL olduğunu, kaza nedeniyle müvekkili şirket aracını tamir edildiği süre (3 gün) içerisinde kiraya veremediğini, kazaya karışan müşterisine de bu aracın yerine başka bir araç temin etmek zorunda kaldığını, davalılardan yalnızca... ve ... mahrum kalınan kira bedelinden de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla; 14.676,41-TL müvekkilinin zararının (hasar bedeli ve araçta meydana gelen değer kaybı) davalılar... ve ...'tan kaza tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş.'dan ise, dava tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası avans faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini (... Sigorta A.Ş.'nin poliçe teminatı ile sınırlı olması kaydıyla), 360-TL kira geliri kaybı zararının davalılar... ve ...'ndan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilin karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu kaza ile ilgili olarak müvekkili şirkete dava öncesinde hiçbir başvuruda bulunulmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini, gerçek zararın tespiti gerektiğini, öncelikle kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müvekkili Şirket'e sigortalı aracın sürücüsüne atfedilen kusuru ise kabul etmediklerini, davacı tarafından dayanak alınan eksper raporu son derece soyut ve davayı çözümlemekten uzak olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere davacı dava dilekçesi ile dava tarihinden itibaren avans faizi talebinde bulunduğunu, kazaya karışan araç sigortalı ticari araç olmadığından ancak yasal faiz talebine bulunulabileceğini belirterek davanın reddini etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"1-Davanın  Kısmen Kabulü Kısmen Reddine,-3.502,92 TL hasar tazminatı, 300,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere  toplam 3.802,92 TL  tazminatın davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limite gözetilmek üzere davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan  24/09/2019  tarihinden , diğer davalılar  yönünden kaza tarihi olan 13/03/2019  tarihininden itibaren işleyecek yasal  faiziyle birlike  müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya yönelik talebin reddine,2-Araçtan mahrumiyete ilişkin 106,20  TL'nin kaza tarihinden  itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... ve davalı...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya yönelik talebin reddine \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından hüküm kurulan kusur oranlarına itiraz ettiklerini, dosyaya mübrez iki bilirkişi kök raporu mevcut olup, iki raporunda da kusur oranlarının farklı hesaplandığını, mahkemenin bu çelişkiyi gidermeksizin hüküm kurduğunu, müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün meydana gelen kazada herhangi  bir kusuru bulunmadığının zaten kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, gerek kaza tespit tutanağı, gerek 13.04.2020 tarihli bilirkişi raporu, gerekse ATK raporu arasında kusur oranları yönünden çelişki bulunduğunu, bu çelişkinin giderilmesi için dosya yeniden ek rapor için ATK'ya gitmişse de, kök rapora karşı itirazları değerlendirilmeksizin hazırlanan yeni raporun da öncekinin da öncekinin aynısı olduğundan ve kaza tespit tutanağındaki hususların neden dikkate alınmadığı ve davalı sürücüye yalnızca %30 kusur izafe edilmediği gerekçelendirilemediğinden, çelişkilerin giderilemediğini, bu şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararında değer kaybına ilişkin eksik hesaplama yapılmış olduğundan, dosyada mübrez değer kaybına yönelik önceki itirazlarını tekrar ettiklerini  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.  Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 13/03/2019 günü saat 04.45 sıralarında Merih Caddesi üzerinde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ...  plaka sayılı otomobilin gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında park halinde olan aracın solundan geçtiği sırada karşı istikamette seyreden davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin ön kısmıyla çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında; 13/03/2019 günü saat 04:45 sıralarında Pendik Yenimahalle Melih Caddesi ...önünde meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında; sürücü ... sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile şeride tecavüz etmesi neticesi aracının ön kısımları ile sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın ön kısmına çarptığı, sürücü ...'in KTK 84/g (şeride tecavüz) kuralını ihlal ettiği, davalı sürücünün 1,04 promil alkollü olduğunun tespit edildiği , ekinde bulunan kaza yeri krokisinde yolun geliş gidiş olduğu,  çarpma noktasının bulunduğu yerde Melih Caddesi yönünde yolun solunda park halinde araç bulunduğu, kazanın sağ şerit üzerinde olduğu görülmüştür.Mahkemece aldırılan 13/04/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Dava konusu araç sürücüsü dava dışı ... yönetimindeki ... plaka sayılı  boyama şekli ve ayırım işaretleriyle belirlenmiş, kolaylıkla fark edilen polis aracı ile iki yönlü Merih Caddesini takiben Şehit Fethi Caddesi istikametine seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde, yolun sağında park halinde bulunan aracı geçtiği sırada karşı istikametten gelen aracın seyir durumunu ve konumunu da dikkate alarak tehlike yaratmayacak şekilde seyrine özen göstermediği ve 2918 sayılı KTK'nın 47/d (Karayolundan faydalananlar, trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadırlar) maddesini ihlal ettiği kanaatine varılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı %30 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı  otomobil ile Şehit Fethi Caddesi istikametinden gelerek Merih Caddesini takiben seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermediği, yerleşim yerinde aydınlatma bulunan yolda karşı istikametten gelen ve boyama şekli ve ayırım işaretleriyle belirlenmiş, emniyet hizmetinde kullanılan araç olduğu   davalı sürücü ...'nun %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 01/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı sürücü ... meskun mahalde seyri sırasında karşı istikamette seyreden ve park halindeki aracın solundan geçmek isteyen emniyet aracını dikkate alıp çarpışmadan önce etkili fren tedbiri alması gerekirken etkili tedbir almayıp sevk ve idaresindeki otomobilin karşı yönde seyreden otomobille çarpıştığı olayda %30 oranında;  sürücü  ... olay yerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, park halindeki aracın solundan geçmek istediği esnada karşı istikamette seyreden araçların seyir durumunu dikkate alması gerekirken bu hususlara riayet etmeden park halindeki aracın solundan geçmek isteyip sevk ve idaresindeki otomobilin karşı yönde seyreden otomobille çarpıştığı olayda %70 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İtiraz üzerine ATK Genişletilmiş Kurulundan alınan 11/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda;Tüm dosya kapsamı, İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/240 Esas sayılı dosya içeriğine ait bir kısım belgeler, tüm beyanlar, trafik polislerince düzenlenmiş trafik kazası tespit tutanağı, ... plakalı otomobile dair hasar fotoğrafları incelendiğinde kazanın olay kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği; kazanın gerçekleştiği olay mahallinde tespiti yapılan yol genişliği, yine tespiti yapılan çarpma noktasının konumu göz önünde bulundurulduğunda bu mahalde ... plakalı otomobil sürücüsünün iki yönlü yolun karşı yön kesimine girmiş olmakla ağırlıklı olarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği; ... plakalı otomobil sürücüsü ise her ne kadar olay esnasında kendi yön kesiminde ise de karşı yönünden gelen polis araçlarının (çarpıştığı aracın ikinci araç olduğunu belirtmiş) varlığı ile yine karşı yönde park halinde bir araç da bulunmasını dikkate alarak zamanında fren tedbiri ile mümkün olduğunca yolun sağına yanaşması gerektiği hususuna riayet etmediği ve kusurlu olduğu kanaatiyle; davalı sürücü ... %30 oranında;  sürücü  ... %70 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.  Bu durumda İlk Derece Mahkemesince kusurun belirlenmesi için hükme esas  alınan  11/11/2021 tarihli ATK Genişletilmiş Kurulundan alınan kusur bilirkişi raporunda  kaza tespit tutanağı ekindeki kroki, araç fotografları dikkate alınarak değerlendime yapıldığı, ... (...) plakalı aracın gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında park halinde olan aracın solundan geçtiği sırada karşı istikamette seyreden davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısmıyla çarpışması ile trafik kazası meydana geldiğinin kaza tespit tutanağı krokisinden anlaşılmış olması nedeni ile bu kabule göre hükme esas alınan bilirkişi  raporunun,  ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin kusur raporuna ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.   Yargıtayın yerleşmiş içtehatına göre değer kaybının aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre  hesaplanması  gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/89 Esas - 2021/1988 Karar sayılı karar ilamı). Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyadaki bilgi ve belgelere, aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, önceki kazaları nazara alınarak fark formülüne göre değer kaybı belirlendiğinden bilirkişi raporunun gerekçeli ve yeterli olduğu, hükme esas alınabileceği  kanaatine varıldığından, bu rapora itibar edilerek karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/10/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3efc00ff24f4750a","SID":"8222eb38882581f1"}}