{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/2055 - 2025/1895<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/2055 <br>KARAR NO\t: 2025/1895<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: 2025/217Esas <br>DAVACILAR\t: 1-... <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... TAŞIMACILIK DENİZCİLİK ANONİM<br>\t\tŞİRKETİ <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>ARA KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t: 16/06/2025<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t:  06/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/10/2025<br>    <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2025  tarihli 2025/217 Esas sayılı ara kararı aleyhine davacılar vekili tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların davalı şirketten %40 oranda pay sahibi olduklarını,  <br>davalı Şirket yönetim kurulu ... (son genel kurul sonrasında yönetim kurulu <br>üyesi olarak atanmış), ... ve ortak olmayan ... tarafından oluştuğunu, davalı şirketin ortakları ... ve ... toplamda %60 oy çoğunluğundan faydalanarak uzun yıllardır Davalı Şirket’teki hakimiyetlerini kötüye kullanmakta; şirketi diledikleri gibi yönetmekte ve sanki %40 pay sahibi davacılar hiç yokmuş gibi davranarak hiçbir zaman şirketin işleyişine, faaliyetlerine, para giriş çıkışlarına ve <br>yatırımlarına dair davacılara hiç açıklamada bulunmadığını, nadiren açıklama <br>yaptıklarında da gerçeğe aykırı ve tatmin edicilikten uzak açıklamalarda bulunulduğunu, Davalı Şirket ortakları, genel kurulun yapılması için öncelikle 21.10.2024 tarihinde <br>toplamış; ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m.437 uyarınca genel <br>kuruldan 15 gün önce şirket merkezinde hazır edilmesi ve talep halinde iletilmesi gereken <br>belgeler 01.10.2024 tarihinde talep edilmesine rağmen; yasaya aykırı şekilde davacılara 08.10.204 tarihinde (genel kurul toplantısından 13 gün önce) iletildiğinden TTK m.420 <br>uyarınca genel kurul 28.11.2024 tarihine ertelendiğini, davalı vekili duruşmada alınan beyanı ile; davanın reddini istediklerini, ortakların bir araya gelip şirketin taşınmazını satma ve tasfiye yönünde karar aldıklarını, taşınmaz satılıp parasının ortaklar arasında bölüştürüldüğünü, imza sahteliği hususunun doğru olmadığını, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini istediklerini beyan ettiğini, bu esnada davacılar bağımsız denetim raporunun temini için yönetim kurulu ve davalı <br>Şirket personeline e-posta göndermek suretiyle sürekli talepte bulunmuş; TTK m.437 uyarınca 21.10.2024 tarihli ertelenen genel kuruldan en az 15 gün önce şirket merkezinde <br> hazır edilmesi gereken bağımsız denetim raporunun imzasız bir örneği word dosyası olarak ancak 06.11.2024 tarihinde müvekkillere e-posta yoluyla iletildiğini,  27.11.2024 tarihinde davacılar ..., ... ve ...’yı temsilen Av. ... tarafından ve toplantı öncesinde 28.11.2024 tarihinde müvekkil ... tarafından hazırlanan <br>soru listesi 28.11.2024 tarihli genel kurulda cevaplanması talebiyle TTK m.437/2 <br>çerçevesinde yönetim kuruluna iletilmiştir. Söz konusu soru listeleri 28.11.2024 tarihli <br>genel kurul toplantı tutanağının (“Genel Kurul”) da birer eki yapıldığını, yönetim kurulu, davacıların bilgi alma ve inceleme hakkı çerçevesinde sordukları <br>soruların çok büyük kısmını 30 gün sonra cevaplayacaklarını ifade ederek genel kurul <br>esnasında soruların cevaplanmasından kaçındığını, davacıların genel kurulda cevaplanması amacıyla sordukları sorulara yönetim kurulu üyesi ... tarafından <br>27.12.2024 tarihinde gönderilen e-postayla cevap verildiğini, hukuka aykırı şekilde <br>icra edilen davalı ... Taşımacılık Denizcilik A.Ş’nin 28.11.2024 tarihinde gerçekleştirilmiş <br>2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınmış; 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 nolu <br>Genel Kurul kararlarının TTK m.445 ve diğer hukuki mevzuat uyarınca iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekilleri cevap dilekçesi özetle; TTK 449 maddesi gereği icranın geri bırakılmasına ilişkin kararların uygulanması halinde  telafisi güç veya imkansız zarar durumu söz konusu olmadığından icranın geri bırakılması taleplerinin reddini talep ettiğini,  genel kuruldaki iptali istenilen tüm kararlar  nerede ise yerine getirildiğini, kar payı dağıtımı yapıldığını huzur hakları ödendiğini, şirket finansallarının onaylandığını, davalı şirketin diğer sınırlı yetkilileri de tebligatla davet edildiğini, duruşmada hazır bulunan Yönetim Kurul Başkanı ... dışındaki diğer şirketin yetkilileri sınırlı yetkili olması nedeniyle yönetime dair genel bilgi sahibi olmamaları nedeniyle bu gün hazır bulundurulmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br> İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                             :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; \" davalı ... Taşımacılık Denizcilik Anonim Şirketi'nin 2024 yılı olağan genel kurul toplantısında alınmış; 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 nolu <br>Genel Kurul kararlarının  iptali gerekip gerekmediği\" noktasında olup, davacılar  tarafından  yapılan genel kurulun ve genel kurulda alınan kararların yürütmesinin durdurulması, şirket nezdinde herhangi bir uygulama ve işlem yapılmasının önlenmesi  için ihtiyati tedbir  talep edildiği, mahkememizce celp edilen Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre davacıların davalı şirkette toplamda yüzde %40 oranda pay sahibi oldukları, TTK' nın 449. madde kapsamında  ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi içinde yaklaşık ispat kuralı uyarınca yaklaşık ispat ölçüsünde delil ibraz edilmesi gerektiği, dava dilekçesi ekleri ile toplanan mevcut delil durumuna göre HMK'nın390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu ve HMK'nun 389/1. maddesi koşulları gerçekleşmediğinden, dosya içerisinde yer alan genel kurul toplantı tutanakları ve hazirun cetvelleri gözetildiğinde  bu aşamada yaklaşık ispat açısından yeterli delil olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen yapılan genel kurulun ve genel kurulda alınan kararların yürütmesinin durdurulması, şirket nezdinde herhangi bir uygulama ve işlem yapılmasının önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine  karar vermek gerekmiştir.\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ  SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK 390/3 uyarınca ihtiyati tedbir için tam ispat değil, yaklaşık ispat yeterli olduğunu ilk derece mahkemesince bu koşulun gerçekleştiğinin göz ardı edilerek red edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin birbirini ibra etmesi yasak olmasına rağmen ibra oylamasında üyeler kendi oylarını kullandığını, bağımsız denetim raporu olmadan genel kurul yapılmış finansallar eksik onaylandığını, yönetim kurulu üyelerine sınırsız ödeme yetkisi verildiğini, finansal tabloların güvenirliliğinin olmadığını özellikle 18 milyon USD'nin Marshall Adaları'ndaki bir şirkete aktarılmasının raporda açıklanmadığını, hukuka aykırı bu kararların uygulanmasının telafisinin güç zarar doğuracağını iddia ederek şirket genel kurulunda alınan bazı kararların kanuna aykırı olduğun gerekçesiyle bu kararların yürütülmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı. <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, davalı şirketin 21.10.2024 tarihli Genel Kurul Kararlarının iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacı tarafça dava konusu genel kurul kararlarının uygulamasının tedbiren durdurulması talebinin reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.<br>HMK’nin 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. <br>Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararda belirtmelidir. Ayrıca verilecek ihtiyati tedbir kararının da uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmaması gerekir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.<br>Somut olayda, davacı tarafça dava konusu genel kurul kararlarının uygulamasının tedbiren durdurulması talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, mevcut delil durumu itibarı ile ihtiyati tedbir için gerekli yaklaşık ispat koşulu sağlanılmadığından ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.<br>          Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL  maktu istinaf karar harcından peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/10/2025 tarihinde karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3535dd57050cb9ad","SID":"a17b2bf629c9b134"}}