{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br> İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1273 <br>KARAR NO\t: 2025/1601<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/10/2024<br>NUMARASI\t: 2015/335 Esas -  2024/878 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/10/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nun sevk ve idaresindeki, diğer davalının maliki olduğu, davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı olmak üzere (-HMK.m.107-) tedavi gideri, iş göremezlik ve kazanç kaybı olarak 5.000,00-TL maddi tazminat ( tüm davalılardan ) ile 75.000,00-TL manevi tazminatın (davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere) davalı sigorta yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili, davanın reddini  savunmuştur.Davalı ... vekili cevap  dilekçesinde özetle; davalı sıfatının bulunmadığını, karşı araç sürücüsü ...'ın kusuru ile kazanın meydana geldiğini, olayda kusurunun bulunmadığını belirterek,   davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini, talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''... davaya konu 01.03.2013 tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde mülkiyeti davalı ... adına kayıtlı davalı ...Sigorta AŞ.'a ZMMS. Poliçesi ile sigortalı ... Plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'nun % 100 oranında tam kusurlu olduğu, davacı ...'ın içerisinde yolcu konumunda bulunduğu belirtilen ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, yargılama aşamasında, davacı tarafın, davalı ...Sigorta AŞ. ile ZMMS poliçesi sakatlık ve tedavi gideri teminat limitleri dahilinde 22.02.2016 tarihinde, ibraname imzalandığı, alınan bilirkişi raporu ile  davacıya yapılan ödeme nedeniyle diğer davalılar ... ve ...’nun da teminat limiti kadar borçtan kurtulduğu, davacının yaralanması nedeniyle duyulan acı, elem ve ızdırap karşısında tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza anı ve olayın oluş şekli, zararın ağırlık derecesi, kusur durumu nazara alınarak hakkaniyet ilkesi gereğince 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...’ndan  tahsilinin gerektiği..'' gerekçesiyle;a-Davacının davalı ...Sigorta A.Ş.’ye yönelik maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine,b-Davacının davalılar ... ve ...’na yönelik maddi tazminat davasının reddine,c-Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/03/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; maluliyet oranı ve iyileşme süresine yönelik değerlendirmenin yerinde olmadığı, raporlar arası çelişkinin giderilmediği, çelişkinin giderilmesi yönünden alınan ATK  üst kurul raporu ile de çelişkinin arttığı, itirazlara rağmen raporun hükme esas alındığı, kaza sebebiyle müvekkilinde, ağız, diş ve dilde oluşan yaralanmaların göz ardı edildiği, sonraki süreçte artan zararın varlığının dikkate alınmadığı, alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin maaşının eksik hesaplanması neticesi  maddi zararın da eksik  tespit edildiği,  sigorta şirketinin yaptığı ödemenin  maddi zararının tamamını karşılamadığı, takdir edilen manevi tazminat miktarının yaşanan  acı, elem ve ızdırabı karşılamadığı ve hakkaniyete uygun olmadığı hususlarına ilişkindir.Davalı  ...  vekilinin istinaf nedenleri; davalı sıfatının bulunmadığı,  mahkemece, sunulan deliller değerlendirilmeden kusur durumunun  hatalı tespit edildiği, manevi  zararın oluşmadığı hususlarına ilişkindir.Dava; trafik kazasına bağlı cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Öncelikle; davacı taraf ile davalı ZMM Sigortacısı arasında 22/06/2016 tarihli, makbuz- ibraname- feragatname başlıklı belge imzalanmasını müteakip, davacı vekilinin 21/02/2017 tarihli  duruşmada, davalı ...Sigorta yönüden davadan feragat ettikleri, davalı sigorta şirketini maddi tazminat talebi bakımından ibra edildiği ve maddi tazminata ilişkin taleplerinin bulunmadığı yönündeki beyanı ile diğer davalılar ve ibra edilen sigortacı arasında müteselsil borçluluk durumunun mevcut olması gereğince, müteselsil sorumluluğa ve sonuçlarına ilişkin yasal düzenlemelere değinilmesinin faydalı olacağı değerlendirilmiştir.Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar BK'nın 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır.Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur (TBK.m. 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder (TBK.m. 163/2).Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir (TBK.m.163/1).Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK.m. 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır (TBK.m. 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK.m.168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.  6098 sayılı TBK'nın 168/2 maddesine göre alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, sonuçlarına katlanır. Müteselsil sorumlulardan biri hakkındaki taleplerden feragat edilmesi halinde, diğer sorumlu kişi/kurumundan da sorumluluktan kurtulacağı düzenlenmiştir. Özetle ve öz olarak; somut olayda olduğu gibi müteselsil borçlulardan biri ile (dava konusu olayda sigortacı ile) ödeme karşılığı yapılan ibra, ibranın konusunu oluşturan alacak nispetinde diğer müteselsil borçluları da borçtan kurtarır. Eğer sigortacı, sigorta poliçesi teminatı kadar ödeme yapmamış olmasına rağmen poliçe nispetinde ibra edilmiş ise, bu taktirde diğer müteselsil borçlular poliçe teminat tutarı kadar borçtan kurtulur. Yapılan yargılamada;  sigorta şirketinin yaptığı ödemenin, alacaklının alacaklarını tamamen karşıladığı, cismani zarara bağlı başkaca alacağının kalmadığı tespit edilir ise, diğer müteselsil borçlular aleyhine açılan davanın de reddine karar verilmesi gerekir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; davacı tarafça trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle davalılar ZMM sigortacısı, işleten ve sürücü aleyhine maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığı, dava açıldıktan sonra davacının; 22/06/2016 tarihli protokolle 107.551,60- TL ana para, 4.110,53-TL faiz,11.354,13-TL vekalet ücreti ve 117,10-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 123.193,36-TL ödeme karşılığında davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminat talepleriısı bulunmadığına ilişkin beyanda bulunduğu, 22/06/2016 tarihli, makbuz- ibraname- feragatname başlıklı belge içeriği ile davacı vekilinin 21/02/2017 tarihli  duruşma esnasındaki beyanı göz önüne alındığında, davalı ...Sigorta yönüden davadan feragat edildiğinin,  davalı sigorta şirketini maddi tazminat talebi bakımından ibra edildiğinin ve maddi tazminata ilişkin talebin bulunmadığının belirgin olduğu, Bu durumda; davaya konu 01.03.2013 tarihli olayı kapsayan (01.01.2013- 31.12.2013 tarihleri arası) Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin teminat limit miktarının 250.000,00 TL olduğu,  davalı işleten ve sürücü ; poliçe limitini aşan miktarda zarar varsa limiti aşan kısımdan sorumlu olacağı,  ancak somut olayda, poliçe limitinin altında bir zarar  tespit edildiği, bu nedenle, davalılar ... ve ...’nun teminat limiti kadar borçtan kurtulduğuna ve haklarında maddi tazminat talebiyle açılan davanın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. (..Bknz: Yargıtay 4 Hukuk Dairesi'nin 2023/9447 Esas 2024/2730 Karar sayılı ilamı..)Sonuç olarak; toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri uygun maluliyete ilişkin ATK üst kurulunun 16/12/2021tarihli raporunun, dosyada mevcut bilirkişi raporlarındaki çelişkileri giderecek nitelikte olması ve davacının tedavilerine ilişkin tüm kayıt ve belgelerin değerlendirilerek düzenlenmiş olması karşısında hükme esas kabul edilmesinin doğru olmasına, trafik kazasının meydana gelmesinde, işleten davalı ... adına kayıtlı, davalı ...Sigorta AŞ.'ye   ZMMS Poliçesi ile sigortalı bulunan  ... Plaka sayılı araç sürücüsü, davalı ...'nun % 100 oranında tam kusurlu, davacı ...'ın içerisinde yolcu konumunda bulunduğu belirtilen ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın kusursuz olduğuna dair alınan bilirkişi raporunun; kesinleşen ceza yargılamasında hükme esas alınan kusura ilişkin ATK İhtisas Dairesi raporu ile örtüşüyor olması nedeniyle hükme esas alınmasında bir hata olmamasına, her ne kadar davacının gelirinin doğru tespit edilmemiş olması nedeniyle davacı yararına eksik tazminat hesaplandığı iddia ve beyan edilmiş ise de, davacının bordrolu çalışan olmaması, yaptığı işe ilişkin herhangi bir belgesinin (ustalık, çıraklık...vb) bulunmaması, bu hususta yazılı bir belge sunulmaması, böyle bir durumda yalnızca tanık beyanına dayanılamayacak olması, dosyadaki beyan ve iddialara göre davacının senenin belirli bölümlerinde çalışan inşaat işçisi olması, sendikanın bildiriminin bu tespitleri karşılamaması nedeniyle söz konusu bildirimde belirtilen gelirin kabulüne yasal olanak olmaması karşısında, gelirin asgari ücret olacağı varsayımıyla tazminat hesabı yapılmasının yerleşik yargısal içtihatlara ve hakkaniyete uygun olmasına, tarafların kusur durumu, olayın meydana geliş şekli, davacının maluliyeti, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığında davacı için takdir olunan manevi tazminatın yerinde olmasına göre; usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekili ile davalı Cemile vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,<br>1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekili ile davalı Cemile vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 2.732,40-TL harçtan peşin yatırılan 683,10-TL harcın düşümü ile bakiye 2.049,30-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL harç peşin olarak alındığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin kendi üzerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.22/10/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d6fb2d337523ff3a","SID":"746fa2a28973772c"}}