{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/988 - 2025/1114<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/988 <br>KARAR NO\t: 2025/1114<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/796 Esas 2023/593 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 02.10.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 17.10.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>\tDavacı vekili; 06.02.2018 tarihinde, davalı ... idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, yolun karşısına geçmek isteyen yaya davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kafatasının büyük bölümünde kırıklar meydana geldiğini ve kalıcı bilinç kaybı yaşadığını ve hayati tehlike geçirdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100 TL bakıcı giderinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilsen tahsiline, davacının uğramış olduğu manevi zararlar neticesinde 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini bakıcı gideri için 1.014,75 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 175.162,81 TL’ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili; davacının, dava konusu yaptığı taleplerine ilişkin olarak dava açmadan önce 2918 sayılı kanunun 97. ve 99. maddesi gereğince  yasaya uygun olarak başvuruda bulunmadığını, dava şartı niteliğinde olan bu başvuruyu yapmaması nedeniyle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının tüm talepleri zamanaşımına uğramış olup reddi gerektiğini, ... plakalı aracın 05.10.2017 - 05.10.2018 tarihleri arasını kapsayacak şekilde Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası kapsamında sigortalandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta şirketinin sorumluluğunun kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, gerçekleşen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, ceza yargılaması hukuk hakimini bağlamayacağından dolayı kusur konusunda rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafından  %60 oranından fazla olduğu iddia edilen maluliyeti kabul etmediklerini, davacının iyileşme süreci de göz önüne alınarak; kaza ile uygun illiyet bağının tespiti ile mahkemece maluliyet raporu aldırılması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik, bakıcı gideri tazminatı taleplerinin de poliçe genel şartları uyarınca teminat kapsamı dışında olduğundan taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın olay tarihinden itibaren yasal faiz talep etmişse de davalı sigorta şirketinin ancak temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren yasal faizden  sorumlu tutulabileceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili; davacının iddialarını kabul etmediklerini, alınan kusur raporunda davacının hız limitini aştığı yönünde bir tespit bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğunun, davacının ise asli kusurlu olduğunun açıkça belirtildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %25, davacı yayanın %75 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %29 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 2 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı memur olduğundan geçici işgöremezlik zararının bulunmadığı, davacının kazada yaralanması nedeniyle TBK’nın 56. maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 175.162,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.014,75 TL bakıcı gideri tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 09.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 06.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine; manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 06.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu kazanın meydana gelmesine davacı yanın sebebiyet verdiğini, bu durumun bilirkişi raporu ile belirlendiğini,  bu nedenle davacı yanın kazadan kaynaklı meydana gelen bir maddi ve manevi zararından davalının sorumlu olmadığını, ayrıca hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davalı ... idaresindeki, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın, yolun karşısına geçmek isteyen yaya davacıya çarparak  yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.<br>\t1-Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı; raporda, davalı sürücü ...’in, aracını trafik, hava ve yol durumuna göre dikkati ve tedbirli şekilde müteyakkız olarak kullanması, hızını da yine trafik ve yol durumuna göre ayarlaması, önceden gördüğü yayayı gördüğünde aracının hızını daha da azaltarak yayayı gerektiğinde korna ile uyarması ve etkili fren tedbiri ile de kazayı önlemesi gerektiğinden kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...’nin, karşıya geçmek için yola girdiği yerin yaya geçidi, okul geçidi ve de kavşak giriş ve çıkışı olmamakla, yaya geçişine öncelikli olmayan bir yol bölümü olduğu, önceliği sağından gelen araca tanıması gerektiğinden %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun, kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, kazaya ilişkin Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1065 Esas  2019/782 Karar sayılı dosyasında yapılan ceza yargılamasında, kazanın meydana gelmesinde davalı (sanık) ...'in asli, davacının tali kusurlu kabul edilerek davalının taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma eyleminden cezalandırılmasına kararı verildiği de görülmekle, davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. <br>\tManevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>\tDava konusu olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği, daimi maluliyet oranı (%29), tıbbi iyileşme süresi (9 ay), kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2018) paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davalı vekilinin  manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde  usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.083,99 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.521,85 TL harcın mahsubu ile kalan 10.562,14 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba84d27505b94354","SID":"b754b4a653bc4a8e"}}