{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/1618 - 2025/1964<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/1618 <br>KARAR NO\t: 2025/1964<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  ... D I N ...<br>                                                                                                  K ... R ... R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/409 E.  -  2020/253 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tDairemizce verilen 05/07/2024 tarih ve 2022/1096 Esas, 2024/1244 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/05/2025 tarih ve 2024/5647 Esas, 2025/3662 sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>\t<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalı şirketin 2017/24049 sayılı ve '...'' ibareli marka tescil başvurusuna, müvekkili tarafından 2017/45890, 2017/16568, 2016/88488, 2016/88483, 2016/88466, 2016/88452, 2016/88445, 2016/88438, 2016/88431, 2016/88379, 2016/86231, 2016/86226, 2016/84219, 2016/84213, 2016/84012, 2016/84002, 2016/107325, 2016/107316, 2016/107304, 2015/61154, 2015/61139, 2015/07060, 2014/59021, 2009/19481, 2009/19479, 97/016185, 2014/54363, 2010/38444, 2009/19480, 2007/02261, 2007/00950, 2007/00949, 2007/00948, 2007/00947, 2006/02175 sayılı markalara dayalı yapılan itirazların, 27.09.2018 tarih ve 2018-M-8132 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin ülkece tanınan birçok ulusal gazete, televizyon kanalının sahibi olduğunu, elliyi aşkın markasının arasında \"...\" \"... ...\" gibi \"...\" ve \"...+\" esas unsurlarının yer aldığını, davalı markasının da “...+” şeklinde olduğunu, davalı markasının müvekkilinin piyasaya sürdüğü yeni bir seri olarak algılanabileceğini, müvekkilinin özellikle 2015/07060 ve 2017/45890 sayılı “...+” markalarının dava konusu marka ile iltibas yaratır düzeyde benzediklerini, markalar kapsamındaki emtiaların da benzer olduğunu, müvekkilin tanınmışlığının işaretler arasında iltibasa neden olacağını, sözü edilen tanınmışlık nedeniyle müvekkilin farklı sınıflarda dahi korunması gerektiğini, davalının da kötüniyetli olarak bu şöhretten yararlanma amacında olduğunu, ayrıca davalı markasının haksız rekabete yol açacağını ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve tescili halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili,  kıyaslanan markaların görsel ve genel izlenim itibariyle benzemediğini, markaların yalnızca okunuş olarak benzeyip olaya bütünsel açıdan yaklaşılmasının gerektiğini, markalar benzer görülmediğinden SMK md.6/5'e dayalı tanınmışlık iddiasının kabul edilemeyeceğini, kötüniyet iddiasının da kanıtlanamadığını, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, davanın reddini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı markasının tescil sınıfının 03, 05 ve 35. sınıf olup, davacı markanın tescil sınıfları arasında da 35. sınıfın bulunduğu, 03 ve 05. sınıflar mesnet markalarda tescilli değilse de bu sınıfların 35. sınıfla ilişkili olduğu, kalan emtia gruplarında benzerlik bulunmadığı, davalı markasında mavi/lacivert renklerinin kullanılıp, daire içinde \"...+\" ibaresinin yer aldığı, davacı yanda ise \"...+şekil\", \"...\"... gibi çeşitli kombinasyonlar kullanılıp, yalnızca bir markada hem \"...\" hem de \"+\" ibaresinin yer aldığı, kıyaslanan markalarda esaslı unsurların aynı olduğu, davalının şekil unsuru ile kısmi ayrılmaya gitse de bunun yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, markaların benzer/aynı mal ve hizmetler yönünden iltibasa yol açabileceği, öte yandan davacı markasının yayıncılık sektöründe tanınsa da SMK md.6/5 iddiasının kabul edilemeyeceği, zira davalı markasında yer alan ilişkili bulunmayan malların çok farklı ihtiyaçları karşılayıp, karışıklığa yol açmayacağı, ayrıca söz konusu maddede aranan haksız yarar sağlama, marka itibarına zarar verme ve markanın ayırt ediciliğinin zarar görmesi koşullarının da somut olayda sağlanamadığı, kötüniyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2018-M-8132 sayılı kararının 35. sınıftaki \"iş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri\" mal/hizmetleri yönünden  iptaline, davalı şirket adına tescilli  2017/24049 sayılı  \"...+ ve Şekil\" ibareli markanın tescilli olduğu anılan mal/hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kıyaslanan markaların aynı olup aynı/benzer emtiaları kapsadığını ve bunun mahkemece de sabit bulunduğunu, ancak mahkemenin ilişkili mal/hizmetler yönünden değerlendirme yapmadığını, davalının tescil edildiği 03 ve 05. sınıfların, davacı markasının tescil edidiği 35. sınıfın içinde de yer aldığını, ayrca davalı markasında yer alan 40. sınıftaki hizmetlerin de 35. sınıfla bağlantılı olduğunu, dolayısıyla davalının tescil edildiği tüm emtia gruplarının davacıyla ilişkili bulunduğunu, öte yandan davacı markanın yayıncılık alanında çok büyük üne sahip olduğunu, bu tanınmışlık nedeniyle de yayıncılık dışı sektörlerde de korunmasının gerektiğini, davalının da müvekkil markasının ülke çapındaki şöhretinden bihaber olmasının imkansız bulunduğunu, bunun da açıkça kötüniyet göstergesi olduğunu ileri sürerek, davanın tümden kabulünü talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kıyaslanan markaların benzeyip benzemediği değerlendirmesinin, münferit unsurlardan ziyade bütüne bakarak yapılmasının gerektiğini, bu yönden bakıldığında ise ortalama tüketiciler açısından iltibas tehlikesinin bulunmadığını, marka işaretleri benzeseydi dahi bu durumun tek başına davanın kısmen kabulüne dayanak teşkil edemeyeceğini, tanınmışlık iddiasının kabulü halinde dahi müvekkili şirketin başvurusunun reddinin gerekmeyeceğini, ayrıca mahkeme kararının çelişkili olduğunu, zira markalara bütünüyle bakıldığında davacının davasını ispatlayamadığını, dolayısıyla davanın kısmen reddine yönelik açıklamada yer alan tespitlerin, kısmen kabul edilen hüküm açısından da geçerli olmasının gerektiğini, neticede kıyaslanan markalardaki mal ve hizmetler açısından SMK md.6/1 kapsamında hiçbir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, davanın tümüyle reddini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, iltibas tehlikesinin kıyaslanan markaların ve emtiaların aynı/benzer mal ve hizmetlerinin kapsayıp kapsamadığına göre belirleneceğini, aynı tür maldan kastın emtiaların aynı hizmet sınıfında yer alması olduğunu, ayrıca YİDK kararında da belirtildiği üzere, itiraza mesnet markalar ile davalı markasının belirli bir düzeyde <br>benzer olup, bunlar dışındaki diğer itiraza mesnet markalar ile davalı markası <br>arasında işaret benzerliğinin bulunmadığını, davalının tescilini talep ettiği mal/hizmet konusu ile davacıya ait mal/hizmetlerin farklı olduğunu,  dolayısıyla SMK md.6/1'in şartlarının olayda oluşmadığını ileri sürerek, davanın tümüyle reddini talep etmiştir.<br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 05/07/2024 tarih, 2022/1096 Esas, 2024/1244 karar sayılı kararı ile özetle; davacının \"...+\" ibareli markaları dışındaki diğer markalarının, davalının başvurusu ile benzer olmadığı, davacının \"...+\" ibareli markalarının özel bir yazım stili ve renk tonu ile yaratılmış olup tek başına harflerin ayırt edicilik taşımalarının mümkün olmadığı, bunların herhangi bir kimsenin tekeline de bırakılamayacağı, sadece biçim, renk, kaligrafi, tertip tarzı gibi unsurlarla ayırt edicilik kazandırılan harflerin marka olarak korunabileceği, davalının dava konusu başvurusunun da büyük harfle yazılmış \"...\" ibaresine, \"+\" ibaresi ile şekil ve özel yazım stili unsurları ilave edilerek oluşturulduğu, başvuru markasının tamamının mavi renk tonu ile yazıldığı, bu hali ile davacının \"...+\" ibareli markalarından yeterli derecede farklılaştığı,  tarafların markalarının benzer olmadığı ve iltibas riski taşımadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 26/05/2025 TARİH VE 2024/5647 ESAS, 2025/3662 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine anılan Yargıtay ilamı ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, davalı başvuru markası kapsamında yer alan emtialar ile davacı markaları kapsamında yer alan \"iş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri\" benzer emtialardır, dava konusu taraf markalarının esaslı unsurları aynı olup davalı markasının davacı markasını aynen içerdiği, şekil unsuru ile kısmi ayrılmaya gitse de şekil unsuru, benzer mal ve hizmet sınıfları yönünden yeterli ayırt ediciliği sağlayacak kuvvette değildir, o halde Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu markalar arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, yukarıda belirtilen benzer/ilişkili/aynı mal ve hizmetler yönünden davalı markasının, davacı markasının serisi olarak algılanma ve markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğu gözetilerek yapılacak değerlendirme ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı başvurusunun yeterli ayırt edicilik sağladığı şeklindeki hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka  ile ilgili kurum kararlarının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tDairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. <br>\tYargıtay 11. HD.'nin hükmüne uyulan 26/05/2025 tarih ve 2024/5647 E., 2025/3662 K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, mahkemece alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı gibi davalı başvuru markası kapsamında yer alan emtialar ile davacının markalarından sadece 2015/07060 sayılı \"...+\" markası arasında, bütünsel kompozisyonlarında birebir aynı unsurları içeriyor olmaları ve yine kapsamlarındaki emteaların aynı olması nedeniyle anılan markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki \"iş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri\" emtiaları yönünden benzerlik vardır. Zira dava konusu taraf markalarının esaslı unsurları aynı olup, davalı markası davacı markasını aynen içermektedir. Şekil unsuru ile kısmi ayrılmaya gitse de şekil unsuru, benzer mal ve hizmet sınıfları yönünden yeterli ayırt ediciliği sağlayacak kuvvette değildir. Dolayısıyla dava konusu markalar arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, yukarıda belirtilen benzer/ilişkili/aynı mal ve hizmetler yönünden davalı markasının, davacı markasının serisi olarak algılanma ve markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğu nazara alınarak bir karar verilmesi gerekir. <br>\tBu durum karşısında Dairemizce, taraf markaları arasında yukarıda belirtilen benzer/ilişkili/aynı mal ve hizmetler yönünden benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile ... YİDK'nın 2018-M-8132 sayılı kararının 35. sınıftaki \"İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri\" yönünden  KISMEN İPTALİNE, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine,<br>\t2-Hükümsüzlük talebinin KISMEN KABULÜ ile davalı şirket adına tescilli 2017/24049 sayılı  \"... + ve Şekil\" ibareli markanın tescilli olduğu, 35. sınıftaki \"İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri\" yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe yönelik fazlaya dair talebin reddine,<br>3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,\t<br>\t5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 135,10-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 394,90-TL tebligat ve posta masrafı, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 2.107,80-TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 4.658,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 2.329,25-TL'ye 35,90-TL peşin harç, 35,90-TL başvurma harcı eklenerek oluşan 2.401,05-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalı ...  tarafından istinaf aşamasında yapılan 94,60-TL tebligat ücreti, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan 315,30-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 157,65-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,\t<br>\t8-Davalı ... Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. Tarafından yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek 110,35-TL'nın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiyesinin davalı üzerine bırakılmasına,<br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t10-Taraflarca istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 80,70'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğine ve talep halinde taraflara ayrı ayrı iadesine,<br>\t11-Davacı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden ve bir duruşma yapıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin, davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t12-Davalılar kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden ve bir duruşma yapıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,\t<br>\tDair, duruşmaya katılan davalı şirket, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, davacı tarafın yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 22/10/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/10/2025    <br>    <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"249b5cc5292eee0b","SID":"30240e9293d0c12d"}}