{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/466 <br>KARAR NO\t: 2025/2675 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/10/2024<br>NUMARASI\t: 2019/622 E - 2024/545 K<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat <br>KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirketinin yoğunluklu olarak Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkeleri olmak üzere yurtdışından yüksek hasta potansiyeli olan ve sağlık turizmi hizmeti veren bir şirket olduğunu, taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesi uyarınca davalının davacı müvekkiline SIM kartları teslim ettiğini ve hatları kullanıma açtığını, davacı müvekkilinin sözleşmenin kurulduğu aydan itibaren kullanımına karşılık fatura tutarlarını düzenli olarak davalı tarafa ödediğini, Mart 2016 dönemi fatura bedeli 8.027,25-TL, Nisan 2016 dönemi fatura bedeli 15.037,75-TL, Mayıs 2016 dönemi fatura bedeli 18.215,50-TL, Haziran 2016 dönemi fatura bedeli 16.833,50-TL, Temmuz 2016 dönemi fatura bedeli 16.756,75-TL olduğunu, müvekkilinin hizmet aldığı ve davalı tarafa ödeme yaptığı 5 ay süresince ulaştırılan faturaların ortalama bedelinin 14.974,15-TL iken 01/08/2016 / 31/08/2016 dönemini kapsayan fatura bedelinin 80.111,75-TL olarak alışagelmiş ortalama bedelinin çok çok üstünde yansıtıldığını, sözkonusu fatura aşımının sebebini müvekkili firma tarafından gönderilen SMS ler olarak belirtildiğini, müvekkilinin sözkonusu faturaya itiraz ettiğini ve fatura detayına ilişkin detaylı bilgilendirme talep ettiğini, müvekkilinin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırmak ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL alacağa hükmedilmesini  ve davalı firmanın sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranışları sebebiyle sözleşmesel ilişkiyi haklı olarak fesheden müvekkili şirkete yansıtmış olduğu cayma bedelinin iptaline karar vreilmesini , haksız icra takibi dolayısıyla ödemek zorunda kalınan takip masrafları ve vekalet ücreti ödemelerinin iadesini, tüm alacak kalemleri için ödeme tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faizinin uygulanmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıya ödetilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili amacıyla icra dosyasından borçlu davacı hakkında Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, kesinleşen takibe borçlu tarafından ödemeler yapıldığını ve dosya ödemeler yapıldığından uyapta infaz edildiğini,  davacının davasının reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesin tarafından yapılan yargılama sonunda; \" Yapılan yargılama toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, bu sebeple davalının cayma bedelini talep edemeyeceği mahkememizin kabulünde olup; gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak hazırlanan ve bu nedenle hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen 25/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; fazla ödendiği tespit edilen tutar ile birlikte aynı zamanda cayma bedelinin de düşülmesi gerektiği yönünde kanaat oluşması durumunda; Davacının Davalıdan 60.230,42 TL Asıl Alacak, 3.439,52 TL gecikme bedeli ve 5.880,39TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.550,33 TL Alacaklı olabileceği, bu doğrultuda davacı tarafça davalı tarafa 78.886,04 TL fazla ödeme yapıldığı ve ayrıca davalı tarafça fazla hesaplanan alacak tutarından dolayı icra dairesine icra masrafları ve vekalet ücreti adı altında 14.190,12 TL fazla ödeme yapıldığı, sonuçta Davacının TOPLAM (78.886,04414.190,12) 93.076,16 TL fazla ödeme yaptığının belirtilmesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" gerekçeleriyle 1-Davacının davasının KABULÜNE,10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 11/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek, 83.076,16TL'nin 28/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında ..., ... ve ... numaralı hatlardan gönderilen ve ücretlendirilen SMS'ler haricinde faturalardaki diğer alacak kalemlerinde herhangi bir hata olmadığı tespiti yapıldığını, 1.nolu ve 2.nolu bilirkişi raporuna beyan dilekçelerinde belirttikleri SMS miktarları üzerinden yapılan değerlendirmelere ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını,  raporlarda bilirkişinin söz konusu SMS'lerin gönderilmesinde herhangi bir hata olup olmadığına yönelik tespit için gerekli verilerin olmadığını ifade ettikten sonra  \"bir kişinin bir hat üzerinden bu kadar SMS göndermesinin hayatın olağan akışında mümkün olmadığı\" kabulü ile önceki fatura dönemlerinin ortalamasını alarak hesaplama yaptığını,  SMS gönderimlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği, SMS'lerin davacının iddia ettiği gibi tekrarlanan SMS ler olup olmadığı ve tekrarlanan SMS ler ise bunun müvekkili şirket sisteminden mi yoksa davacı şirket sisteminden mi kaynaklı olduğu  bilinmeden dayanaksız bir şekilde gerçekleştirilen bir kabule göre yapılan bu tespit yapılmasının hatalı olduğunu, davacı şirket tarafından gönderilen SMS lerin davacı şirket tarafından değil de müvekkili şirket sistemleri yüzünden gönderildiğinin iddiasının ispatının davacı taraf üzerinde olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için gönderilen SMS lerin tekrar SMS leri olduğunun kabul edilmesi ihtimalinde bile bu tekrar SMS lerinin gönderilmesinde davacı şirketin mi yoksa müvekkil şirketin mi kusurlu olduğunun tespiti gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Uyuşmazlık, davacının sahibi olduğu GSM hatları  nedeniyle tahakkuk ettirilen faturadan dolayı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi kök raporunda; \"...  Operatörlerin önemli bir hizmeti olan SMS gönderme alma hizmetinin alt yapısı ve çalışma şeklini izah etmek gerekirse, Mobil telefon cihazından başka bir Cep telefonuna SMS olarak metin göndermeye ve almaya izin vermeden önce, dolaşım şebekesi gönderici hattın SMS hizmeti aboneliğini kontrol eder, dolaşım ağı, konum güncellemesi yapar ve abonelik bilgilerini indirir. Mobil hat kaynaklı SMS'de (Abonenin SMS işlemini başlatan-atan kişi- olması durumunda), mobil abonenin SMSC'ye (SMS işlemlerini gerçekleştiren OPERATÖR tarafında kurulmuş ÖZEL merkez) SMS metni göndermesine izin verilir. Gönderirken, abonenin dolaşımdaki santral (MSC) bilgisi ve abonenin MO-SMS tele servis aboneliği kontrol edilir, Abonenin Mobil Kaynaklı SMS abonesi olması gerekir ve SMS için giden arama engelleme olmaması gibi birçok kontrol mekanizmasının yanı sıra, santraller ve sistemler üzerinden bir dizi haberleşme protokolleri kullanılarak mobil kaynaklı bir SMS gönderimi başlatılır. Söz konusu sistemler üzerinde her bir SMS gönderimi ve alımı durumunda kayıtlar tarih saat bilgilerinin yanısıra SMS gönderiminin başarılı olu Bi ya da iletilememişse hata mesajları gibi önemli bilgilerini de içerecek şekilde doğrulukla ve hassasiyetle kayıt altına alınır. SMSC'den Roaming/dolaşımdaki SMS gitmesi beklenen karşı abonenin şebekeye bağlı olmadığı durum için sistem, SMSC sisteminden orijine olmuş/kaynaktan çıkmış ilgili SMS'i saklayabilir ve bir süre sonra tekrar gönderim ve iletimi tekrar denemeye geçebilir. SMSC sistemlerinin SMS metnini ne kadar süre tutacağı, metnin geçerlilik süresine bağlı olup operatörlerce Uluslararası standartlar çerçevesinde belirlenir. Böylece söz konusu sistemler üzerinde telefonun bir süre ulaşılamaz olmasından kaynaklanan hataların oluşması veya çoklu tekrarlı SMS oluşumu engellenmiş olur. Söz konusu hatlar üzerinden geçmiş aylara bakıldığında Ağustos.2016 döneminde yaklaşık 14 bin ortalama civarında olan faturanın yurtdışı kullanımlar hanesinin 73 binler civarına çıktığı gözlemlenmektedir. Dava ve takip konusu 80.101,68-TL lık faturanın miktarının bu kadar yüksek olma nedeni de 9827787080 Abone numarası altında yer alan “üç hat” üzerinden oluşan YURTDIŞI SMS trafiğidir. Faturada analiz yapıldığında sadece söz konusu üç hat numarasından yoğun bir şekilde yurtdışı SMS trafiği olduğu, ayrıca bunun yanı sıra yine diğer hatlardan yurtdışı çağrı (arama) kullanımlarının da olduğu görülmektedir.... Söz konusu sayfalarca kayıtlar içinden telefon numarası bazında ya da SMS kullanımı ile bağdaşacak veya kullanımı doğrulayacak başkaca bir bilginin bulunmadığı, söz konusu hatların kullanımda olduğu dönemde Roaming (Uluslararası dolaşım) yapıp yapmadığına ilişkin bir bilginin de dava dosyasında bulunmadığı görülmektedir. ... 1 ayda 97873 adet yurt dışı SMS atılmasında FİİLİ İMKANSIZLIĞA varacak kadar ve sözleşmenin yürürlükte kaldığı 150 gün (5 ay) kullanım için gerçekleşmeyen kullanımın sadece üç hat için 1 ayda gerçekleşmesi hayatın olağan akışıyla da bağdaşmadığından: 22.09.2016 son ödeme tarihli, 80.101,68.-TL.'lık Faturanın, 56.902,34.-TL. Lık kısmını davalı ... A.Ş'nin talep edemeyeceği, ancak bakiyesi olan 26.719,90.-TL'sını  davalı ...'nın talep edebileceği, böylece Davacı ... Ltd. Ş.nin bu faturanın 26.719,90.- Ilık kısmından sorumlu olduğu\" yönünde görüş bildirmiştir.Bilirkişiler son ek raporlarında ise \"...  Davacı ... şirketince Davalı ... şirketine, dava ve takibe konu fatura takibi nedeniyle 56.365,78.-TL FAZLA ödeme yapıldığı ve ayrıca davalı tarafça fazla hesaplanan alacak tutarından dolayı icra dairesine icra masrafları ve vekalet ücreti adı altında 10.139,15 TL fazla ödeme yapıldığı, sonuçta Davacının TOPLAM (56.365,78410.139,15)66.504,93.-TL FAZLA ÖDEME YAPTIĞI sonucuna ulaşılabileceği, B-) Sayın Mahkemeniz nezdinde, “fazla ödendiği tespit edilen tutar ile birlikte aynı zamanda cayma bedelinin de düşülmesi gerektiği” yönünde kanaat oluşması durumunda ise; Davacının Davalıdan 60.230,42 TL Asıl Alacak, 3.439,52 TL gecikme bedeli ve 5.880,39TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.550,33 TL Alacaklı olabileceği, bu doğrultuda davacı tarafça davalı tarafa 78.886,04 TL fazla ödeme yapıldığı ve ayrıca davalı tarafça fazla hesaplanan alacak tutarından dolayı icra dairesine icra masrafları ve vekalet ücreti adı altında 14.190,12 TL fazla ödeme yapıldığı, sonuçta Davacının toplam (78.886,04414.190,12) 93.076,16.-TL fazla ödeme yaptığı \" şeklinde görüş bildirmişlerdir.Buna göre, davalının SMS gönderimlerini kanıtlayamadığı, ispat yükünün davalı üzerinde olduğu,   bilirkişi raporunun taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 6.358,03 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.589,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.768,52 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde  istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  23/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa870908c10e0040","SID":"c2f9df79b41c6d0a"}}