{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1629 <br>KARAR NO\t: 2025/1129<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2019/905 <br>KARAR NO\t: 2021/402<br>DAVA TARİHİ: 14/10/2019<br>KARAR TARİHİ: 21/05/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ 15/10/2025<br> 6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ücret ödemeksizin müvekkili tarafından işletilen köprü ve otoyollardan geçişi yaptığını, ödenmeyen yol ücretleri ve yasal ceza bedellerinin tahsili için İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davalının icra takibine vaki itirazının iptaline karar verilerek %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HGS/OGS ürünlerinin bankadan otomatik olarak ödendiğini, davanın ilgili bankalara yönlendirilmesi gerektiğini, davalı firmanın araç filosunun tamamında OGS ve HGS etiketleri tam ve dolu bakiye ile banka aracılığı ile otomatik ödeme talimatı ile yüklenerek kullanıldığını, davacı firmanın mükerrer ödeme talep ettiği, işbu talebin sebepsiz zenginleşme amaçlayan kötü niyetli bir talep olduğu, müvekkilinin köprüden geçişinden sonraki 15 gün içinde HGS hesabında yeterli bakiyeyi bulundurmasına rağmen geçiş ücreti tahsil edilmediğini ileri sürerek haksız davanın usulden ve esastan reddini, müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; \"...Davalı vekiline ihlalli geçiş yapıldığı iddia edilen araçların  ihlalli geçiş yapıldığı belirtilen tarihlerde davalının hesabında yeterli bakiye olup olmadığı, davalının hesabından OGS/HGS geçiş ücretlerinin ödenip ödenmediği  hususlarında bilgi verilmesi ve ayrıca belirtilen tarihlere ilişkin hesap hareketlerini içeren ekstrelerinin celbi için ihlalli geçiş yapıldığı iddia edilen araçların (...) her bir plaka numarası açısından etiket, müşteri numarası ve banka adının bildirilmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen ihtaratlı kesin süre içerisinde bildirilmediği, davalı vekilinin delil listesi sunduğu, delil listesinin ekleri sistem tarafından yazdırılamadığından dilekçe eklerini ön bürodan fiziki olarak sunması için ihtaratlı tebligat çıkartıldığı ancak fiziken sunulmadığı anlaşılmıştır..6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 5. fıkrasında; 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında cezanın genel hükümlere göre tahsil edileceği, 7. fıkrasında geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezaların uygulanmayacağı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davalının....plakalı araçların 02.09.2016-01.09.2018 tarihleri arası davacının işletmeciliğinde olan köprü ve/veya otoyollardan geçiş ücreti ödemeden ihlalli geçiş yaptığı,  davacı ve davalının tüzel kişi tacir olduğu, davalının araçlarını ticari amaçla kullandığı, ihlalli geçişlerin zamanında ödenmediğinde sonuçlarının bilincinde olduğu, usul ve yasaya uygun ve denetime elverişli ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; davalının sahipliğinde olan ... plakalı araçların 02.09.2016-01.09.2018 tarihleri arasında davacının işletiminde olan otoyollardan 152 kez ücret ödemeden ihlalli geçiş yaptığı, ihlalli geçişlerin toplamının 6.673,40 TL, yasa gereği dört katı Geçiş cezasının 25.097,60 TL toplam tutarın 31.771,00 TL olduğu, davacının, davalı aleyhine başlattığı, İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı ilamsız icra takip dosyasında 31.771,00-TL geçiş ücreti ve para cezası ile 7.947,57-TL faiz ve 1.430,57-TL KDV olmak üzere toplam 41.149,14 TL talep ettiği, icra takip dosyası ile hesaplanan ihlalli Geçişler ve Gecikme bedellerini uyumlu olduğu, davacının dava dosyasında 31.769,95 TL asıl alacak, 7.947,36 TL işlemiş faiz, 1.430,54 TL olmak üzere toplam 41.147,85 TL talep ettiği...\" gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilerek icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; 11/07/2020 tarihli delil listesi ekinde birçok araca bağlı etiket kayıtlarının binlerce sayfadan oluşan listesinin Udf dosyası içinde mahkemeye sunulduğunu, ön bürodaki görevliler tarafından bu dosyanın fiziken yazdırılarak ön bürodan alınamayacağı bu tür çok fazla sayfalı delillerin dijital olarak sunulması gerektiği söylendiği için dilekçe ekinde ibraz edildiğini, UYAP'tan sunulan dijital belgelerin mahkemece incelenmediğini, bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerine rağmen ihlalli geçiş iddiasında bulunulan dönemlerde ilgili bankalardan çekim yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, geçiş dönemleri çok uzun tarih aralığı olduğundan excel listesinin incelenmesinde hatalar oluştuğunu, raporda tutarın haksız ve fahiş hesaplandığını, davacının haksız tazminat alarak sebepsiz zenginleşme amacında olduğunu, mahkemece eksik inceleme neticesinde hatalı karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.\t<br>Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti ve ceza tutarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı tarafından, davalı aleyhine 41.149,14 TL alacağın tahsili için 27/09/2018 tarihinde ilamsız takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin davalı tarafa 29/09/2018 tarihinde tebliği üzerine, davalı vekili 04/10/2018 tarihinde borca ve ferilerine itiraz etmiş, eldeki dava İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açılmıştır. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiştir, 5. fıkrasında \"4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…) (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir.\" 6. fıkrasında  \"4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir.\"7. fıkrasında \"Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz.  (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez.\" düzenlemesi yer almaktadır.Davacı şirket tarafından geçiş ücretlerinin ve ceza bedellerinin tahsili noktasında uygulanması gereken yasal düzenleme, yasanın 30. maddesinin 5, 6 ve 7. fıkralarıdır. Mahkemece 07/01/2020 tarihli ön inceleme duruşmasında; \"10-Davalı vekiline ihlalli geçiş yapıldığı iddia edilen araçların  (...) her bir plaka numarası açısından etiket, müşteri numarası ve banka adının  bildirilmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, ihtaratın duruşma tutanağının tebliğ suretiyle yapılmasına, bildirildiği takdirde icra ve davaya konu yapılan ihlalli geçişlere ilişkin olarak dosyaya sunulan liste eklenmek suretiyle ilgili bankalara müzekkere yazılarak provizyon bilgilerinin ihlalli geçiş yapıldığı belirtilen tarihlerde davalının hesabında yeterli bakiye olup olmadığı, davalının hesabından OGS/HGS geçiş ücretlerinin ödenip ödenmediği  hususlarında bilgi verilmesini ve ayrıca belirtilen tarihlere ilişkin hesap hareketlerini içeren ekstrelerinin celbine,\" dair ara karar oluşturulduğu, davalı vekiline tebliğ edildiği, 19/06/2020 tarihli celsede \"2-Davalı vekiline ihlalli geçiş yapıldığı iddia edilen araçların  (...) her bir plaka numarası açısından etiket, müşteri numarası ve banka adının bildirilmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, bildirilmediği takdirde delile dayanmaktan vazgeçileceğinin ve mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtarına, (duruşma tutanağının tebliği suretiyle ihtar yapılmasına) bildirildiği takdirde icra ve davaya konu yapılan ihlalli geçişlere ilişkin olarak dosyaya sunulan liste eklenmek suretiyle ilgili bankalara  müzekkere yazılarak provizyon bilgilerinin ihlalli geçiş yapıldığı belirtilen tarihlerde davalının hesabında yeterli bakiye olup olmadığı, davalının hesabından OGS/HGS geçiş ücretlerinin ödenip ödenmediği  hususlarında bilgi verilmesini ve ayrıca belirtilen tarihlere ilişkin hesap hareketlerini içeren ekstrelerinin celbine\" dair ara karar oluşturulduğu, davalı vekiline tebliğ edildiği, Davalı vekili 11/07/2020 tarihli delil dilekçesinde \"Sayın Mahkemece 19/06/2020 tarihli duruşmada talep edilen geçişlere ilişkin elimizde mevcut olan deliller ekte sunulmuştur. Kayıtların tamamı ise davalı taraf uhdesinde ve idarede bulunmaktadır bu nedenle tüm kayıtların davacı taraftan da celbini Sayın Mahkemeden arz ve talep ederiz.\" şeklinde beyanda bulunduğu, ancak dilekçe ekinde sunulan kayıtlar açılamadığından mahkemece bu husus tespit edilerek, davalı vekiline yeniden \"11/07/2020 tarihinde uyap sistemi üzerinden sunmuş olduğunuz delil dilekçesi ve ekleri uyap sistemi üzerinden hata oluşturup çıktı alınamadığından dolayı söz konusu dilekçe ve eklerini 2 haftalık kesin süre içerisinde mahkememize ön büradan fiziki olarak sunmanız, aksi halde mevcut delil durumuna göre karar verileceği hususu ihtar ve tebliğ olunur.\" şeklinde muhtıra çıkartıldığı ve davalı vekiline 15/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği, Davalı vekilinin 05/02/2021 tarihli dilekçesi ile \"Sayın Mahkemece, daha önceden UYAP ortamında sunmuş olduğumuz geçiş kayıtlarının ön bürodan fiziken sunulması istenmiş olsa da, işbu kayıtların yaklaşık 1200 sayfa olması ve fiziken sunma imkansızlığı (ön büro memurları kabul etmeyip uyap yada usb bellek sunulmasını istemektedirler) nedeniyle 11.07.2020 tarihli UYAP delil dilekçemiz ekinde dijital ortamda sunmuş olduğumuzu ve incelemenin dijital ortamda yapılmasını Sayın Mahkemeden arz ve talep ederiz.\" yönünde beyan sunduğu anlaşılmaktadır. İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda 187/1.maddesinde \"İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.\" şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nın  \"İspat Yükü\" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; \"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.\" şeklinde düzenlenmiştir. Yani ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972).Davalı ihlalli geçişe konu araçların geçiş ücretlerinin OGS / HGS  etiketleri ile ilgili bankalar aracılığıyla otomatik olarak ödendiğini savunmakta ve bunun ispatına yönelik 11/07/2020 tarihinde UYAP sisteminden sunmuş olduğu dilekçe ekinde yer alan kayıtların incelenmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de, anılan dilekçe Dairemizce UYAP sisteminden incelenmiş olup, dilekçe eki açılmak istendiğinde hata verdiği, sistemin söz konusu eki açmadığı / açamadığı tespit edilmiştir. Nitekim mahkemece aynı husus tespit edilerek davalı vekiline muhtıra çıkartılmasına rağmen evrakların fiziki olarak yada usb bellek / cd halinde sunulmadığı anlaşılmaktadır. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30.maddesi ile 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yeni eklenen hükümler bir arada değerlendirildiğinde; davalıya ait araçların ihlalli geçiş yaptığı dosya kapsamında yer alan CD görüntüleri ile sabittir. Aksinin ispatı davalı üzerinde olup davalı tarafından geçiş bedellerinin ödendiği ispatlanmadığından ve bu yönde mahkemece defaatle verilen süreye rağmen kayıtlar ibraz edilmediğinden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Yukarıda yer verilen açıklamalar uyarınca; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br> 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 709,30 TL'den mahsubu ile arta kalan 93,90 TL'nin istemi halinde davalı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, istinaf karar harcı yönünden oy çokluğu, esasa yönelik ve sair incelemeler yönünden oybirliği ile karar verildi. 15/10/2025<br> MUHALEFET ŞERHİ<br>492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde \"Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu\" belirtilmiştir.<br>Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçları'nın III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde \"Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı\",<br>1/e maddesinde \"(değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı\" belirtilmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E. 2021/7367 K. sayılı ilamında da ''... Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nin 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0f1c278fe76da9d","SID":"1c2294e37af3ebd7"}}