{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/423 <br>KARAR NO\t: 2025/1201<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 13/09/2022<br>NUMARASI\t: 2017/740 E. - 2022/120 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>  Davacı vekili dava dilekçesinde ve sonraki aşamalardaki beyanlarında özetle;  Müvekkili şirkete ait 1- straplez ön etek kısa ve volanlı abiye elbise, 2- kısa, ten tül üzerine omuzlara doğru işlemeli ve etek kısımları tüylü abiye elbise ve 3- kısa, etek kısımları tüylerle esprili abiye elbise tasarımlarının ayırt edilemeyecek kadar aynısı ve /veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan taklit ve tecavüz mahsulü elbiselerinin instagram linkinde ve www.instagram.com/sagagaziantep alan adlı internet sitesi başta olmak üzere sair yollarla piyasaya sürdüğünü, satışa arz ettiğini,  işbu hususun dilekçeleri ekinde sunulan Beyoğlu 49. Noterliği’nin 24.05.2017 tarihli  ve ... yevmiye numaralı tespit tutanağı ile ve davaya konu tasarımın tecavüzünün tespiti talebi ile açmış olduklarını, İstanbul 1. FSHHM’nin 2017/74 Değişik İş tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporları ile sübuta erdiğini, bu nedenlerle her türlü ticaretini ve tanıtımını yapan davalı şirketlerin işbu fiillerinin 6769 Sayılı SMK’nın 55/4,  58/1, 81.  ve 149/1 maddeleri ile 6102 Sayılı TTK’nın 54. ve 55. maddeleri uyarınca tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, mezkur tasarıma tecavüz teşkil eden işbu fiillerin durdurulmasını, önlenmesini, giderilmesini ve haksız rekabetin men-i’ni; davalı şirketlerin instagram linki ve www.instagram.com/... isimli internet sitesi başta olmak üzere sair şekillerde piyasaya sürdüğü, satışa arz ettiği, her türlü ticaretini ve tanıtımını yaptığı taklit ve tecavüz mahsulü elbiselerle işbu taklit ürünlerle ilgili katalog, broşür, ambalajlar dahil her türlü tanıtım evrakının toplanarak imha edilmesine, satışa arz edilmemesini, piyasaya sürülmemesini, tanıtımın yapılmamasına mezkûr taklit ürün görsellerinin davalıların instagram linki ve www.instagram.com/sagagaziantep alan adlı internet sitesi olmak üzere sair sosyal paylaşım sitelerinden çıkartılmasını, tecavüzün vuku bulduğu itibariyle hesaplanacak ... Krediler Avans Faizi ile birlikte fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı şirketlerden birlikte ve müteselsilen tahsili ile 5.000.- TL maddi ve 5.000.- TL manevi tazminat ödemeye mahkûm edilmesini, 6769 sayılı SMK ve 6102 sayılı TTK hükümlerine aykırı hareket eden davalı şirketler aleyhine ittihaz edilecek mahkeme kararının 6769 sayılı SMK’nın 149. maddesi uyarınca masrafları tecavüz eden davalı şirketler tarafından karşılanmak üzere Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek gazetede bir defa ilan yoluyla kamuya duyurulmasını, taklit ve tecavüz mahsulü elbiselerin, bu ürünlerle ilgili etiket, katalog, broşür, ambalaj dahil her türlü tanıtım evrakının toplatılmasını, el konulmasını, satışının yapılmamasını, piyasaya sürülmemesini, tanıtımının yapılmamasını işin müstaceli yetine binaen karşı tarafa tebligat yapılmaksızın dosya mündericatı üzerinde inceleme yapılarak öncelikle teminatsız olarak şayet bu talepleri kabul edilmediği takdirde Mahkememizce uygun bulunacak makul teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve Mahkememizce ittihaz edildiği takdirde ihtiyati tedbir kararının Mahkememizce verilecek karar kesinleşinceye kadar devamını, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin işbu dava dilekçesinde her bir talebi için davalı şirketlerden birlikte ve müteselsilen sorumlu olmak üzere ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 11/05/2022 tarihli  Islah Dilekçesinde  özetle;   Önceki beyanları da dikkate alınarak dosyadaki maddi tazminat taleplerini: 85.000 TL artırdıklarını, TBK Md 50/2 gereğince 5000 TL manevi 90.000 TL maddi tazminat talepleri ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve sonraki aşamalardaki beyanlarında özetle; Müvekkil şirketlerin İspanya, İtalya ve Güney Amerika ülkelerinde geniş bir satış ağına sahip olan, birbirinden farklı ve özgün koleksiyonları ile İspanya ve Türkiye moda endüstrisinin dikkatini çeken, oldukça tanınan bir marka olduğunu, Müvekkili şirket tasarımcısının NTV gibi prestijli bir kanalın, yılın trendlerini anlatmış ve koleksiyonundan bahsettiğini, 2012 yılında da ... TV’de de moda tasarımcısı kimliği ile...’in juri olarak yer aldığı ... Akedemi isimli şarkı yarışmasında sanatçıların kıyafetlerini belirlediğini, dava konusunu oluşturan tasarımlarla ilgili olarak kanunda belirtilen tasarım hakkına tecavüzün koşulları oluşmadığını, davaya konu tasarımların davacı tarafın özgün tasarımı olmadığını, söz konusu ürünlerin moda akımının etkisi ile oluşturulduğunu, dilekçe ekine görüleceği üzere söz konusu ürünlerin emsalleri davacıdan önce dünyaca ünlü modacılar tarafından yayınlandığını, ... markalarının 20 yıldır pop couture anlayışını dünyaya yaydığını ve abiyede uslüp ve tasarım anlamında dünyaya yön verdiğini, dünya üzerinde haute couture tarzında tasarlanmış ürün örnekleri bulunduğunu, söz konusu tasarımın davacı tarafın piyasaya sürdüğü tarihten evvel 2012 senesinde marchesa tarafından dünya moda piyasasına girdiğini, mini etek tüyle süslenmiş, üzerine dantel aplike edilmiş, sırt kısmında couture tekniği ile düğme dikilmiş, miniliği aplikasyon tarzıyla bire bir örneği davacı tarafından yapıldığını, buna rağmen 3 sene sonra bu elbiselerin bir benzerlerini üretip, marchesa’nın özgün tasarımını sahiplenip, müvekkili şirkete dava açması kötü niyet taşıdığını, davaya konu tasarımların dilekçede görüleceği üzere emsalleri dünya’da yer edinmiş ünlü modacılar tarafından piyasaya sunulduğunu, davacı tarafın özgün tasarımı olmadığını, bu hususun davacı tarafça da gayet iyi biliniyor iken iş bu davanın açılması kötü niyet taşımakla birlikte haksız bir menfaat elde amacı güttüğünü,  davaya konu ürünlerle ilgili olarak bilirkişi incelemesi yapıldığını, işbu inceleme neticesinde davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan uzak olduğunun ortaya çıktığını, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin Kapatılan İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi 2017/74 Değişik İş sayılı dosyasında yer alan 10.10.2017 tarihli 2. bilirkişi tespit raporu ile davacı tarafın iddialarının hiçbir dayanağı olmadığı, soyut iddialardan ibaret olduğu ortaya çıktığını, davacı tarafın dava dilekçesinde mahkememizi yanıltıcı delil sunduğunu, ürünlerin karşılaştırılması ile ilgili olarak farklılıklar bulunduğunu, müvekkili şirketin kendi özgün tasarımını ortaya çıkardığını, müvekkil şirketin iş bu tasarımında ... tasarımından esinlendiğini davacı taraf dilekçesine söz konusu tasarımların yan profilden çekilmiş fotoğrafını eklemiş olsa da tasarımların dilekçelerinde sundukları gibi olduğunu, inceleme yapıldığında ise farklılıkların açıkça gözüktüğünü, ayrıca bilirkişiler nezdinde gerek tüketiciler tarafından gerekse uzmanlar tarafından aynı olmadığı, farklılıklar taşıdığı tespit edilmişken elbiselerin sadece staplez kesim bir üste sahip olup, mini ve eteğinde tüy detayının kullanılmasıyla tasarımların aynı olduğunu iddia etmek tasarımcılığa, teknik bilgiye, iyi niyete ve rekabete aykırı olup, gerçekçilikten uzak bir yaklaşım sunduğunu, davacının ihtiyati tedbir başta olmak üzere tüm taleplerinin reddini, müvekkili şirkete ait instagram isimli sosyal paylaşım sitesine sitelerinde yer alan tedbir kararının kaldırılmasına, haksız ve mesnetsiz davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketlerin cevap dilekçesi tamamen afakî, somut delillerden uzak ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira davalı yanın dilekçesinde sunmuş olduğu ve dünya genelinde ünlü modacılar tarafından piyasaya arz edilen ürünler ile müvekkili şirketin tasarımları tamamen farklı olduğunu, Müvekkili şirketin davaya konu tasarımları ise büyük emek sonucu ortaya çıkmış orijinal ve özgün tasarımlar olduğunu, davalı yanın davaya konu ürünlerinin ise müvekkili şirketin orijinal tasarım elbiseleri ile aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer ve davalı yan müvekkili şirketin orijinal tasarım elbiselerini taklit ve tecavüz etmek suretiyle piyasaya sürdüğünü, müvekkili şirkete ait orijinal tasarım ile davalının benzer olduğunu iddia ettiği ... tasarımı karşılaştırıldığında birçok farklılık bulunduğunu, nitekim ürünler incelendiğinde, gerek renklerin farklılığı, gerek materyallerin elbiseler üzerindeki yerlerinin farklı olması gerekse de genel görünüş itibariyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılmak ihtimalinin olmadığı açıkça anlaşıldığını, öte yandan, davaya konu tasarımlar moda tasarımları olduğunu, belli bir tarza sahip ürünlerde o tarzı yansıtmak için fermuar, dantel, tüy, deri, aksesuar, v.b. gibi unsurların bulunması olagelen ve kullanılan unsurlar bulunduğunu, bu unsurlarda seçenek veya alternatif kısıtlı olabilir ancak bunların yerleştirilmesi ve materyalleri farklılaştırıldığında bir bütün halinde ayrı bir tasarım oluşturabildiğini, dava dilekçelerinde detaylı karşılaştırma yaptıkları üzere yapım aşamasında olan ürünün tamamlandığında müvekkili şirkete ait orijinal tasarım ile aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, kaldı ki taraflarınca sunulan görseller yalnızca yapım aşamasında sunulan görseller olmadığını, doğruda davalı tarafından piyasaya sunulan ve sosyal paylaşım sitesinde paylaşılan yapım aşaması tamamlanmış tüketiciye sunulmaya hazır ürünler de sunulduğunu, davalı şirketlerin haksız ve hukuka aykırı cevap dilekçesine karşı beyan ve itirazlarını beyan etmiştir. Davalılar vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça somut delillerden uzak oldukları iddia edilmiş olsa da internet üzerinden fotoğrafları alınan dünyaca ünlü markaların tasarımları ile davalı tarafın tasarımları karşılaştırıldığını, dünyaca ünlü olan ... markasının 2016 tasarımı moda dünyasına sunulduğunu, ancak yine bu markanın tasarımları ile ilgili olarak davacı tarafın kendisinin özgün çalıştığını belirttiğini, öncelikle davacı tarafın özgün olduğunu iddia ettiği tasarım neredeyse birebir aynı olup yalnızca daha geniş ve yuvarlak bir kesime sahip olduğunu, müvekkili şirket ile davacı tarafın tasarımları arasındaki fark ise; müvekkili şirkete ait tasarımdaki abiyenin önü dar açılım ve dar bir kesimi olduğunu, tasarımın kat kat volanlı bir elbise ve ayrıca yine müvekkili şirkete ait tasarımda kare kare fileler olup, tamamen farklı materyaller, farklı danteller kullanıldığını, ayrıca davacı tarafın gösterdiği ve taraflarınca yapılmış bu abiyeler kişiye özel yapıldığını ve üretim söz konusu olmadığını, müvekkili şirket prestijli bir tasarım firması olup dünyaca ünlü moda dergilerinde, programlarda ve birçok ünlü isimle çalışmış, kendisini taklitçi durumuna kesinlikle düşürmeyecek ve başka markaları taklit etmeye tenezzül etmeyecek nitelikte bir firma olduğunu, her ne kadar davacı taraf yapmış olduğu tasarımlar ışığında taraflarınca taklit etmekle suçlandığını, davacının tasarlamış olduğu tasarımların özgün çalışmalar olmadığını, dünyaca ünlü moda tasarımcılarının koleksiyonlarından etkilenmiş adeta moda akımına uyarak benzerlerini ürettiğini, bu sebeple müvekkili şirketin yapmış olduğu tasarımlar kesinlikle davacı şirketin tasarımlarından esinlenilmemiş ve benzerleri üretilerek taklitleri yapılmadığını, müvekkili şirket davacı tarafın tedbir talebiyle birlikte internet ve sosyal ağlarda yayınlanan sözde taklit ve tecavüz mahsulü ürünlerin yayınlanmasına engel olarak hem prestijine zarar vermiş hem de maddi ve manevi zarara soktuğunu, bu sebeple öncelikle tedbir talebi usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, ayrıca 10/10/2017 tarihinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı taraf ile müvekkil şirketin tasarımlarının birbirlerine benzemediği açıkça ortaya konulduğunu, benzerliğin olmadığı sabit olmasına rağmen tedbir kararının kaldırılması ve davanın reddi gerektiğini,  açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir talebin kaldırılmasını, haksız, kötü niyetli, mesnetsiz olarak açılan bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesi kararıyla; \"  davacı \"straplez ön etek kısa ve volanlı abiye elbise\" başlıklı ürün ile \" kısa, etek kısımları tüylerle esprili abiye elbise” başlıklı davacı yan ürünün tescilsiz tasarım korunmasından faydalandığını ileri sürmüş ise de kısa, etek kısımları tüylerle esprili abiye elbise” başlıklı davacı yan ürünün piyasaya 2013 yılında sunulduğu anlaşılmakla SMK da düzenlenen tescilsiz koruma şartlarını taşımadığı,  \"straplez ön etek kısa ve volanlı abiye elbise\" başlıklı ürün yönünden ise kamuya ilk sunulma yönünden davacının iddiasını ispatlayamadığı, aksi durumda dahi esasen tescilsiz koruma düzenlemesinin SMK ile mevzuatımıza girdiği dikkate alındığında SMK öncesi dönem yönünden tescilsiz koruma sağlanamayan tasarımlar yönünden hak iddiasının dinlenilemeyeceği şartların oluşması halinde haksız rekabet yönünden taleplerin ele alınabileceği, kamuya ilk sunumu ispatlanamayan durumlarda da hak sahipliği ispatlanamadığından diğer kullanımların haksız rekabet olarak kabulünün mümkün olmadığı sonuç olarak bu ürünler dışında davaya konu \"Kısa, ten tül üzerine omuzlara doğru işlemeli ve etek kısımları tüylü abiye elbise (TPMK nezdinde 20.06.2017 tarihinde 2017 04302 tescil numaralı çoklu tasarım belgesinde yer alan)\" davaya konu ürün yönünde tasarım tecavüzü ve haksız rekabete dayalı talebin bilgilenmiş tüketici nezdinde bütünsel olarak benzer nitelikte algılanacak düzeyde olduğu tespit ve değerlendirmeleri kapsamında davalı kullanımlarının dava tarihi itibaren uygulanması gereken mevzuat kapsamında tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği\" gerekçesiyle; Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı kullanımlarının, davacıya ait 2017/04302 - 01 nolu tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda iltibasa sebebiyet verdiği tespit olunan ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, her türlü ticaretinin ve tanıtımının önlenmesine, ilgili katalog, broşür, ambalaj dahil her türlü tanıtım malzemesinin toplatılarak imhasına, www.instagram.com/...sitesinde yer alan görsellerin kaldırılmasına aksi takdirde siteye erişimin engellenmesine, tescilsiz tasarımlara yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, infazda 22/03/2021 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, hüküm eki sayılmasına, -Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile takdiren 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,-Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ ile takdiren 3.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,-Karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin masrafları davalıya ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defaya mahsus ilanına, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirket hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren, özgün tasarımlarıyla adından söz ettiren, modernleşmeyi ilke edinerek her geçen yıl kendini yenilemek suretiyle verdiği hizmet kalitesi ve güvenilirliği, müşteri memnuniyetini esas alan çalışmaları ile mevcut sektöründe haklı bir ün ve geniş bir müşteri çevresi kazanarak  kalitenin simgesi haline geldiğini, davaya konu ürünler müvekkili şirketin diğer ürünleri gibi özgün tasarım mahsulü ürünler olup müvekkili şirket tarafından tasarlanarak piyasaya sunarak Türkiye de ve yurt dışında büyük bir tanınmışlık düzeyine ulaştığını,  dava dilekçesinde müvekkili şirkete haksız rekabetin vuku bulduğu tarih itibarıyla hesaplanacak avans faizi ile birlikte hesaplanacak maddi ve manevi tazminat ödenmesi talep edildiğini, ancak mahkeme tarafından verilen kararda talepleri hakkında bu konuda bir açıklana yapılmadan karar verildiğini, taleplerinin gerekçede kabul yada red şeklinde yer alması gerekirken bu konuya değilmemesi usulsüz olduğunu, müvekkili şirkete ait birçok tasarım elbiseye karşı yapıldığı gibi dava konusu tasarım abiye elbiselerin ayırt edilemeyecek kadar aynı ve/veya benzeri olan taklit ve tecavüz mahsulü ürünler davalılar tarafından piyasaya sürüldüğünü, satışa arz edildiği, her türlü ticareti ve tanıtımı yapılarak müvekkili şirketin özgün tasarım mahsulü ürünlerinden  davalalar tarafından haksız bir şekilde faydalanıldığını, davalılara ait taklit ve tecavüz mahsulü ürünler müvekkili şirkete ait dava konusu özgün tasarım ürünlerine tecavüz ettiğini ve bu durum aynı zamanda müvekkili şirket aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini, mahkeme tarafından tescilsiz tasarım abiye elbiseler hakkında verilen ret kararı haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete ait“straplez ön etek kısa ve volanlı abiye elbisenin\" 06.03.2016 tarihinde ilk kez kamuya sunulduğunu, dava dilekçemizin 6.sayfasında yer alan instagram gönderisinde açıkça görüldüğünü, mahkeme aksi yönde gerekçe gösterdiğini, dava konusu tasarımın müvekkili şirketten önce herhangi biri tarafından kamuya sunulduğuna dair tek bir iddia yada delil bile olmadığından müvekkili şirketin işbu tasarım yönünden SMK md. 55/4 ve 69/2 kapsamında tescilsiz tasarım hakkı mevcut olup bu durum görmezden gelinemeyeceğini, <br> Müvekkil şirketin tescilsiz tasarımına karşı davalı tarafından 01.02.2016 tarihinde tecavüz gerçekleştirildiğini, kanuni olarak müvekkili şirkete tescilsiz tasarımların korunmasına dair tanınmış olan 3 yıllık koruma süresi içerisinde tecavüz gerçekleştirildiğini,  davalıların müvekkili şirketin tasarımlarını birebir taklit ettiği dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile de açıkça kanıtlandığını,  dava dosyasın da davalılar ticari defterlerini yasal süresi içinde mahkemeye ibraz etmediğinden müvekkilinin iddiasını ispat ettiğini  haklı davalarının tüm talepler yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davaya konu müvekkili şirkete ait 3 adet tasarımın ayırt edilemeyecek kadar aynı ve/veya benzerlerinin davalılar tarafından piyasaya sürülüp, taklit ve tecavüz edilmek suretiyle tecavüz edilmesi ve davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle, yerel mahkeme tarafından verilen kısmen ret kararının kaldırılarak haklı davalarının bütünüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; instagram üzerinden yapılan paylaşımların silindiği ve yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkili şirkete ait olan adreste ürünlerin tespit edilemediği ve bu durumun ise müvekkil şirketçe bilerek ve isteyerek yapıldığı iddia edildiğini, mahkeme nezdinde de  üzere internet ve sosyal medya üzerinde yayımların kaldırılmasına karar verildiğini ve söz konusu ürünlerde imha edildiğini, müvekkili şirket Houte couture olarak çalıştığını, kişiye özel ve müşterinin istek ve talepleri doğrultusunda çalışmakta ve her üründen yalnızca bir tane ortaya çıkardığını, seri üretim yapmadığını, davacı tarafın tasarımlarını 2015 ve 2017 senelerinde instagram hesaplarında paylaşmış olduğu tasarımlar dünyaca ünlü ... adlı markanın 2012 senesine ait tasarımlarının çok benzeri olduğunu, davacı aradan geçen 3 senede elbiselerin bir benzerlerini üreterek tasarım fikirlerinin özgünlüğünü ve tamamen kendisine ait olduğunu kabul etmesi, sahiplenmesi davacı tarafın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacının haksız ve mesnetsiz dava açtığını,  Müvekkili şirkete ait tasarımdaki abiyenin önü dar açılım ve dar bir kesimi olduğunu, tasarım kat kat volanlı bir elbise olduğunu, müvekkili şirkete ait tasarımda kare kare fileler olduğunu, tamamen farklı materyaller, farklı danteller kullanıldığını, davacı tarafın gösterdiği ve taraflarınca yapılan abiyeler kişiye özel yapıldığını ve üretim söz konusu olmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunun sadece görseller üzerinde yapıldığını, eksik inceleme ile rapor ve karar oluşturulduğunu, müvekkili şirket prestijli bir tasarım firması olmakla beraber, dünyaca ünlü defilelere, moda dergilerine çıkmış ve birçok ünlü isimle beraber çalıştığını, müvekkili şirketin... gibi dergilerde yayınlanmış ... gibi jürilerin bulunduğu.. Tv’deki ... Akademisi isimli programda koleksiyonlarını tanıttığını ve ... gibi birçok ünlü ismi giydirdiğini, sadece Türkiye de değil İspanya, İtalya, Güney Amerika gibi ülkelerde tanınmış ve tasarımlarının satışlarının yaptığını, böyle donanımlı ve tanınan bir firma başka firmaları taklit ederek prestijini ve ismini kaybetmek istemeyeceğini, müvekkili şirketi davacı tarafın tedbir talebiyle birlikte internet ve sosyal ağlarda yayınlanan sözde taklit ve tecavüz mahsulü ürünlerin yayınlanmasına engel olarak hem prestijine zarar vermiş hem de maddi ve manevi zarara soktuğunu, müvekkili şirket yönünden tedbir talebinin kabul edilmesi ve davanın kabulü taraflarınca mümkün olmadığını,  10/10/2017 tarihinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı ile müvekkilu şirketin tasarımlarının birbirlerine benzemediği açıkça ortaya konulduğunu, benzerliğin olmadığı sabit olmasına rağmen davanın kısmen kabulünün hatalı olduğunu,  İstanbul 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2017/74D. İş numaralı dosya numarası ile de söz konusu ürünlerin fiziki olarak incelenme imkanı bulunduğunu, burada yapılan  bilirkişi incelemesi neticesinde; resim ikideki ürünlerin belirgin farklılıklar taşıdığı tespit edildiğini, resim 1 deki tarımların ise aynı olmadığına yalnızca benzer olduğuna kanaat getirilmiş ve son olarak resim 3 deki tasarımların ortalama dikkat sahibi tüketici tarafından aynıya yakın benzer olduğuna kanaat getirildiğini, sonrasına yapılan bilirkişi incelemelerde fiziki değilde sadece görsel üzerinden inceleme yapılmasını kabul etmediklerini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. \t\t\t                         <br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesini, mahkemece kısmen kabul edilen kararın kaldırılarak haklı davalarının tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Davanın konusu, davacı adına  tescilli 2017/04302-1 nolu  elbise tasarımı ve tescilsiz 2 adet  abiye elbise  tasarımına tecavüzün tespiti önlenmesi , haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi maddi ve manevi tazminat davasıdır. Bilirkişilerce incelemesi yapılan davacı elbise tasarımlarının; \"straplez, ön etek kısa ve volanlı abiye elbise\" ve \"kısa, etek kısımları tüylerle esprili abiye elbise\" şeklinde tanımlandığı onlaşılmıştır.Dosya kapsamında bulunan tespit raporunda, davalı adresine keşfe gidildiği, keşifte davalı adresinde davaya konu \"straplez, ön etek kısa ve volanlı abiye elbise\" tasarımının dikilerek tamamlanmış halde bulunmadığı, ancak üretim aşamasında benzerinin bulunduğu, diğer elbise tasarımlarının ise bulunmadığı, ancak davalı instagram adresinde ürünün benzerinin bulunduğu, yine davacı adınatescilli 2017/04302-1 nolu  elbise tasarımın benzerinin bulunduğu beyan edilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 20/08/2020 tarihli  Bilirkişi Heyet ek raporda özetle;\" a) straplez ön etek kısa ve volanlı abiye elbise\" başlıklı davacı yan ürünün 6769 Sayılı SMK' nın 69/2.Maddesi kapsamında tescilsiz bir tasarım olarak korunmakta olduğu, bu tasarıma anılan madde kapsamında, kamuya ilk sunulduğu tarih itibari ile üç yıl ile sınırlı olmak üzere koruma sağlandığı, dosya içeriğinden davacı yana ait tescilsiz tasarımların ilk ne zaman Piyasaya sunulduğuna bilgi edinmenin mümkün olmamakla birlikte, İstanbul Kapatılan 3 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/74 D. iş dosyasına sunulan her iki bilirkişi raporu görselleri ve Beyoğlu 49. Noterliğinin 24.05.2017 24.05.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı tespit tutanağı görselleri Uyarınca, davalı yan ürünün, bilgilenmiş tüketici nezdinde bütünsel olarak benzer nitelikte algılanacak düzeyde olduğu, b) Kısa, ten tül üzerine omuzlara doğru işlemeli ve etek kısımları tüylü abiye elbise (TPMK nezdinde 20.06.2017 tarihinde 2017 04302 tescil numaralı çoklu tasarım belgesi) bilgilenmiş tüketici nezdinde bütünsel olarak benzer nitelikte algılanacak düzeyde olduğu, c) kısa, etek kısımları tüylerle esprili abiye elbise” başlıklı davacı yan ürünün 6769 Sayılı SMK' nın 69/2. Maddesi kapsamında tescilsiz bir tasarım olarak korunmakta olduğu, bu tasarıma anılan madde kapsamında, kamuya ilk sunulduğu tarih itibari ile üç yıl ile sınırlı olmak Üzere koruma sağlandığı, dosya içeriğinden davacı yana ait tescilsiz tasarımların ilk ne zaman Piyasaya sunulduğuna bilgi edinmenin mümkün olmamakla birlikte, Beyoğlu 49, Noterliğinin 24.05.2017 24.05.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı tespit tutanağı görselleri uyarınca benzerlik incelemesinin gerçekleştirilebildiği, bu kapsamda, söz konusu elbise modellerinin yakaları ve etekleri, etek uçlarının formu ve tüy işlemeleri farklı olduğu, anılan ürünlere ilişkin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde bütünsel algının farklılık yaratacağı, ürünlerin benzer bulunmadığı\" belirtilmiştir. 22/03/2021 tarihli EK  bilirkişi heyet raporunda özetle; “a) straplez ön etek kısa ve volanlı abiye elbise” başlıklı davacı yan ürünün 6769 Sayılı SMK' nın 69/2.Maddesi kapsamında tescilsiz bir tasarımı olarak korunmakta olduğu, bu tasarıma anılar madde kapsamında, kamuya ilk sunulduğu tarih itibari ile üç yıl ile sınırlı olmak üzere koruma sağlandığı, dosya içeriğinden davacı yana ait tescilsiz tasarımların ilk ne zamanı piyasaya sunulduğuna bilgi edinmenin mümkün olmamakla birlikte, İstanbul Kapatılan 3 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/74 D. iş dosyasına sunulan her iki bilirkişi raporu görselleri ve Beyoğlu 49. Noterliğinin 24.05.2017 24.05.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı tespit tutanağı görselleri uyarınca, davalı yan ürünün, bilgilenmiş tüketici nezdinde bütünsel olarak benzer nitelikte algılanacak düzeyde olduğu,2)“b) Kısa, ten tül üzerine omuzlara doğru işlemeli ve etek kısımları tüylü abiye elbise (TPMK nezdinde20.06.2017 tarihinde ... tescil numaralı çoklu tasarım belgesi) bilgilenmiş tüketici nezdinde bütünsel olarak benzer nitelikte algılanacak düzeyde olduğu,(3)“c) kısa, etek kısımları tüylerle esprili abiye elbise” başlıklı davacı yan ürünün 06.10.2013 tarihinde davacının kendi Instagram hesabından paylaşıldığı; davacının 06.10.2013 tarihli paylaşımı ilk piyasaya sunulma tarihi olarak değerlendirmeye alındığında, 6769 Sayılı SMKZ nın 69/2. Maddesi ile, kanun tanıdığı 3 yıllık tescilsiz tasarıma bahşedilen koruma süresi eklendiğinde, 06.10.2016 tarihi itibari ile koruma süresinin dava tarihi olan 22.11.2017 tarihinde dolduğu;\" belirtilmiştir. 23/02/2022 tarihli Muhasebe bilirkişisine ait raporda özetle;\" Davacı tarafın  beyan dilekçesi sunduğu ancak SMK 151/2 kapsamında seçimlik talebine yer  vermediği, davalı tarafından incelemeye ibraz edilen 2016-2019 mali dönemlerine ait ticari defterlerinden sadece yevmiye defterlerini incelemeye ibraz edildiği, inceleme konusu yapılan yevmiye defterlerinin ait olduğu yılda yürürlükte olan T.T.K. ve V.U.K. hükümlerine göre tutulduğu, ticari defterinin yasal süreleri içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahibi lehine delil niteliğinde olup olmadığı hususunun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davalı tarafın ticari defter kayıtlarında davaya konu satışları “ Elbise satışı” hesabı altında torba hesapta takip etmiş olduğundan satış hasılatı içerisinde davaya konu ürünlere ait brüt satış tutarının her bir ürün bakımından tespitinin  yapılamadığı, İncelemeye konu edilen davalı kayıtlarında 2016-2019 dönemlerini zararı ile kapatmış olduğu tespit edilmiş olmakla,  davalı kayıtları üzerinden bir karlılık/kazanç tespiti yapılamadığından her bir ürün yönünden elde ettiği kazanca ilişkin hesaplama yapılamadığı\" belirtilmiştir.6769 sayılı SMK'nun 55.md'sine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Burada kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahsettiği bu nedenle tasarıma tecavüz iddiası yönünden görünümün esas alınması gerekmektedir.Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünde oluşturduğu genel izlenim ile bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların birlikte dikkate alınması gerekir. Kıyaslanan tasarımlar arasında sadece küçük ayrıntılarda farklılık varsa tasarımların aynı olduğu kabul edilir. Yine bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenim arasında genel bir farklılık varsa tasarım ayırt edici niteliğe sahip demektir. Burada, tasarım alanında, özellikle dikkat edilmesi gereken husus korumanın, görünüm, şekil, doku ve ergonomi gibi özelliklere hasredilmesidir. Tasarım hakkı ürün ve eşyaların teknik işlevini değil, dış görünümünü konu etmektedir.  6769 sayılı SMK Madde 69-\" (1) Tescilli tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren beş yıldır. Bu süre beşer yıllık dönemler hâlinde yenilenmek suretiyle toplam yirmi beş yıla kadar uzatılabilir.(2) Tescilsiz tasarımların koruma süresi, koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır. \"Düzenlemesi yer almaktadır.Tescilli tasarım yönünden yapılan incelemede;2017/ 04302-01 nolu davacı adına tescilli 2 kısa ten tül üzerine omuzlara doğru işlemeli ve etek kısımları tüylü elbise ile davalının tespit dosyasından alınan giysi görseli ile model,  stil, kalıp üzerindeki süslemeler açısından birbirine benzer olduğu bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğinden dava konusu  tescilli tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin şartları sübut bulduğu anlaşılmakla tescilli tasarıma tecavüz yönünden davanın kabulüne dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur.Tescilsiz tasarımlar yönünden yapılan incelemede;Dava konusu, bilirkişilerce \"Kısa, etek kısımları tüylerle esprili abiye elbise” tanımlaması ile isimlendirilen davacı yan ürünün, 06.10.2013 tarihinde davacının kendi Instagram hesabından paylaşıldığı, davacının 06.10.2013 tarihli paylaşımı ilk piyasaya sunulma tarihi olarak kabulü halinde, 6769 Sayılı SMK nın 69/2. Maddesi ile, kanunun tanıdığı 3 yıllık tescilsiz tasarıma sağlanan  koruma süresi eklendiğinde, 06.10.2016 tarihi itibari ile koruma süresinin dava tarihi olan 22.11.2017 tarihinde dolduğu, ayrıca mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davacının benzer olduğunu ileri sürdüğü davalının abiye elbise tasarımı ile davacı tasarımının benzer olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, davacının bu elbise yönünden ihlal fiilinin bulunmadığı, SMK 59/2 ve 69/2. Madde de düzenlenen tescilsiz tasarım koruması ve TTK 55/1-a-4 maddesinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerinden faydalanamayacağı kanaatine varılmıştır.Dava konusu, bilirkişilerce \"Straplez ön etek kısa ve volanlı abiye elbise\" tanımlaması ile isimlendirilen davacı yan ürünü, yönünden davacı tarafından kamuya ilk sunulma tarihi ise ispat edilememiş, SMK 69. Madde de düzenlenen, dava tarihinden önce 3 yıllık koruma süresi içerisinde davacı tarafça kamuya sunulduğu ispatlanamadığından, tescilsiz tasarım koruma koşullarından faydalanamayacağı kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde; haksız rekabet hükümlerine de dayandığı anlaşılmakla  \"Straplez ön etek kısa ve volanlı abiye elbise\" tasarımı yönünden,  haksız rekabet hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının incelenmesinde; tespit raporunda bilirkişilerce, davalı adresinde yapılan incelemede bitmiş ürüne rastlanmadığı ancak davalı tarafça kullanılan \"...\" isimli  instagram adresinde, davacı tescilsiz tasarımının benzerinin tanıtıldığı, yine davacı tarafça sunulan Noter e-tespit tutanağı ekindeki fotoğraftan da elbise tasarımının aynıya yakın benzerlik gösterdiğinin tespit edildiği, davacının tasarımı SMK 69. Madde de  düzenlenen, dava tarihinden önce 3 yıllık koruma süresi içerisinde davacı tarafça kamuya sunulduğu ispatlanamadığından, tescilsiz tasarım koruma koşullarından faydalanamayacağı kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin haksız rekabete yönelik de dava açıldığını, tescilsiz tasarımlarının haksız rekabet ilkesine göre de korunması gerektiğini ileri sürmüşse de; davacının ve davalının elbise tasarımlarını,  kişiye özel dikim yaptığı, davalının ... markası altında faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07/07/2025 tarihli 2024/6417 Esas-2025/4942 Karar sayılı kararında tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümlerine göre korunabilmesi için  sağlanması gerektiği açıklanan şartların sağlandığını ispatlayamadığı, mutlak yenilik ve işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaştığı, onunla özdeşleştiğini ispatlayamadığı gibi, elbise tasarımlarının kişiye özel dikim yapılması ve farklı markalar altında faaliyet gösterilmesi nedeniyle, 6102 Sayılı TTK 55/1-a-4 maddesi gereğince, davalı tarafça hedef tüketici kitlesi nezdinde tasarıma konu elbiselerin işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alındığının ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun ileri sürülemeyeceği kanaatiyle, \"Kısa, etek kısımları tüylerle esprili abiye elbise” tanımlaması ile isimlendirilen davacı yan ürünün benzerinin davalı tarafça üretildiğinin tespit edilememesi, \"Straplez ön etek kısa ve volanlı abiye elbise\" tasarımı yönünden ise haksız rekabet koşullarının oluşmaması, davalı tarafça ticari defterler ibraz edilmemişse de; mahkemece tescilli tasarım yönünden, ürün satış fiyatı ve ihlal süresi gözetilerek TBK 50. Madde gereğince hükmedilen maddi ve manevi tazminatın dosya kapsamındaki somut delillerle uyumlu olduğu gözetilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı kanaatine varılmış,  tarafların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/09/2022 tarih ve 2017/740 E., 2022/120 K. sayılı kararına karşı taraf vekillerince yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan  179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın  davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.254,23 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan  563,56  TL harcın mahsubu ile bakiye 1.690,67 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalılar tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f45b6a7bfdfa25b","SID":"54ab763ba2bbfeb2"}}