{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/466 <br>KARAR NO\t: 2025/1208<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/10/2022<br>NUMARASI\t: 2021/110 E. - 2022/124 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun 03/03/2015 tarih ve 29284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 27/02/2015 tarih 6205 sayılı kuruluş izniyle 25/06/2015 tarihinde bir anonim şirket olarak kurulduğunu ve 17/02/2016 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'ndan faaliyet izni aldığını, sermayesinin tamamı ... Genel Müdürlüğü, ... Vakfı’na ait olduğunu, bir katılım bankası olarak davacı Banka’nın amacının, faizsiz bankacılık ilkeleri çerçevesinde katılım bankalarının yapabilecekleri her türlü işlemi yürütmek olduğunu, bu amaç çerçevesinde; katılım fonu kabulü, nakdi, gayrinakdi her cins ve surette kredi verme işlemleri, yurt içi ve yurt dışından fon toplama, hesaplar açma, borç alma, avans kabul etme işlemleri, konut finansmanı, taşıt finansmanı gibi konularda ve Bankacılık Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili diğer mevzuatın izin verdiği her türlü konuda faaliyetlerde bulunduğunu,  “...” ibaresinin ... Genel Müdürlüğü adına tescilli marka olup, davacı Banka’nın “...” ibareli seri markalarını ve ticaret unvanını, fuşya ve lacivert renk kombinasyonlu şekilde ... Genel Müdürlüğü’nün bir iştiraki olarak kullandığını, davaya konu olan 2020/19364 numaralı markanın davacı ile özdeşleşmiş fuşya ve lacivert renk kombinasyonunun kullanılarak oluşturulduğunu ve kötü niyetli tescil edildiğini, 2020/155304, 2020/155301, 2020/155303, 2020/155305 ve 2020/155306 numaralı marka başvurularının da kötü niyetli olduğunu, markaların müvekkiline ait seri markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, tescil sınıflarının da aynı olduğunu, davalının davacının markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmaya çalıştığını, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ...’a 13/04/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile bu şekilde marka kullanımını durdurmalarının ihtar edildiğini, davalı tarafın 30/04/2021 tarihli ve 11476 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde davalının “... ...”, “Faizsiz ... Sistemi”, “... ...”, “Kollektif Tasarruf Sistemi”, “... Ev” ve “... ...” markalarının tescilli olduğu, davacıya ait “...” markasının bir renk markası olmaması nedeniyle renklerle ilgili marka koruması talep edemeyeceklerinin beyan edildiğini, ancak davacı adına tescilli ... numaralı “...”, ... tescil numaralı “...”, ... numaralı “... ...” ile ... numaralı “...” markası ile davalının tabelalarında ve bina giydirmelerinde kullanılan markaların benzer olduğunu, halk nezdinde markalar arasında bağlantı kurulma ihtimalinin bulunduğunu, davacının tüm markalarının bu renk kombinasyonu ile kullanıldığını, bu nedenle davacının SMK’nun 6/3. maddesi uyarınca marka tescilinden bağımsız olarak bu renk kombinasyonu yönünden hak sahibi olduğunu, davalının markalarını davacının markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler için kullandığını belirterek; dava konusu 2020/155304, 2020/155301, 2020/155303, 2020/155305 ve 2020/155306 tescil numaralı markaların yargılama süresince kullanılmaması ve 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde tedbir kararı verilmesine, dava konusu, 2020/19364 numaralı markanın hükümsüzlüğüne, dava konusu 2020/155304, 2020/155301, 2020/155303, 2020/155305 ve 2020/155306 numaralı markaların tescili işlemlerinin durdurulmasına, davalının müvekkili banka ile özdeşleşmiş renk kombinasyonlu kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinden, haksız rekabetin men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı Tasfiye Halinde ... Gayrimenkul Otomotiv Pazarlama Sanayi Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesi sunma süresi geçtikten sonra dosyaya sunduğu 26/10/2021 tarihli dilekçesinde, müvekkilinin halen tasfiye sürecinde olduğunu, ticari faaliyetinin sona erdiğini, müvekkiline ait markalarda kullanılan renkler nedeniyle davacının markaları ile benzer olduklarının iddia edilemeyeceğini, davacının markalarının \"renk markası\" olmadıklarını, markalar arasında SMK'da tanımlandığı şekilde bir benzerlik bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine ve haksız olarak verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesi kararıyla;  davacı adına  tüm sınıflarda tescilli olan 2020 02552 tescil numaralı \"...\" markası dışındaki tüm markalarının 36. sınıfta tescilli oldukları, markaların esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, markaların çoğunluğunda mavi ve fuşya renklerinin kullanıldığı, davalı ...'ın tescil için başvuruda bulunduğu markaların da 36. ve 35. sınıflar için tescil edilmek istendikleri, bu markalarda da mavi ve fuşya renklerin kullanıldığı, bu markaların esas unsurunun ise \"...\" ibaresi olduğu, markalar arasındaki tek benzerliğin kullanılan renkler olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde delil olarak marka tescil kayıtlarına, davacıya ait bankanın kayıtlarına dayanıldığı, ayrıca davalı şirkete ait binanın renkli fotoğrafının da sunulduğu, fotoğraf incelendiğinde dış cephe kaplamasında mavi ve fuşya renklerin kullanıldığının görüldüğü, bunun dışında davalıların marka kullanımlarına ilişkin ve bu renklerin davacı marka ile özdeşleştiğine dair hiçbir delilin dosyaya sunulmadığı, davacının fuşya ve lacivert renkleri yıllardır kullandığına dair de bir delil sunulmadığı, delil listesinde bildirilen banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmasının davacının kullandığı renklerle ilgili iddialarını ispat edemeyeceği, davalıların bu renkleri markasal olarak kullandıklarına dair sunulan bina fotoğrafı dışında bir delil de bulunmadığı, davacının markalarının renk markası olmadıkları, davacının kelime ve şekilden oluşan markalarında kullanılan renklerinin fuşya ve lacivert olması nedeniyle herkes tarafından kullanılabilecek olan bu renklerin kullanım hakkının yalnızca davacıya ait olduğunun kabul edilemeyeceğinden,<br>Davalı ... hakkında açılan marka hükümsüzlüğü davasının HMK'nun 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>Davalılar TASFİYE HALİNDE ... GAYRİMENKUL OTOMOTİV PAZARLAMA SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ve ... hakkında açılan marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davalarının REDDİNE, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Bir katılım bankası olarak müvekkili bankanın amacı, faizsiz bankacılık ilkeleri çerçevesinde katılım bankalarının yapabilecekleri her türlü işlemi yürütmek olduğunu, bu çerçevede katılım fonu kabulü, nakdi, gayri nakdi her cins ve surette kredi verme işlemleri, yurt içi ve yurt dışından fon toplama, hesaplar açma, borç alma, avans kabul etme işlemleri, konut finansmanı, taşıt finansmanı gibi konularda ve Bankacılık Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili diğer mevzuatın izin verdiği her türlü konuda faaliyetlerde bulunduğunu, dava konusu 2020/19364 Numaralı marka müvekkili banka ile özdeşleşmiş fuşya ve lacivert renk kombinasyonu kullanılmak suretiyle oluşturulmuş kötü niyetli olarak tescil ettirildiğini, aynı renk kombinasyonu kullanılmak suretiyle oluşturulmuş 2020/155304, 2020/155301,2020/155303, 2020/155305 ve 2020/155306 numaralı markaların da kötü niyetli olarak tescili talep edildiğini, uyuşmazlık konusu markalar, müvekkili bankaya ait seri markalara ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, söz konusu markalar, müvekkili bankaya ait seri markaların tescilli olduğu sınıflarda tescil ettirildiğini ve müvekkili bankanın faaliyetlerinin sürdürüldüğü alanda kullanıldığını, davalının kötü niyetli tescil talebine istinaden dava açtıklarını, mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar müvekkili bankanın ve müvekkili bankaya ait seri markaların tanınmışlığından haksız bir şekilde yararlanmaya çalıştığını, müvekkili banka adına tescilli 2014/60334 numaralı ..., 2014/60365 numaralı ..., 2015/84612 numaralı ..., 2019/66167 numaralı ... ... ..., 2020/02552 numaralı ... gibi seri markalar mevcut olduğnuu, dosyada ki fotoğraflardan anlaşılacağı üzere; davalı şirket binasına giydirme yapılan ve tabelalarda kullanılan marka ve logolar, tescil edildiğini ve tescili için başvurulan markalar ile müvekkili bankaya ait seri markalar arasındaki benzerlik dikkate alındığında, müvekkili bankanın ve müvekkili banka markalarının tanınmışlığından ticari dürüstlüğe aykırı bir şekilde yararlanılmaya çalışıldığını, davalıların marka başvurularının kötü niyetli olduğunu, Dava konusu 2020/19364, 2020/155304, 2020/155301, 2020/155303, 2020/155305 ve 2020/155306 numaralı markalar, müvekkili bankanın fuşya ve lacivert renk kombinasyonlu seri markalarına ve logosuna ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan söz konusu markalar, müvekkili bankanın markaları ile karıştırıldığını ve halk nezdinde aralarında bağlantı bulunduğu intiba uyandırdığını, mahkemenin gerekçesinin hatalı olduğunu,  markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin, markaların bütünü göz önünde bulundurularak, genel görünüş itibari ile yapılması gerektiğini, markaların parçalara ayrılarak inceleme yapılmasına ve özellikle tek başlarına ayırt edici gücü bulunmayan tasviri işaretlerden oluşan kısımların aynı veya benzer olup olmadıkları üzerinde durulmasına gerek olmadığına, müvekkiline ait seri markalar ile dava konusu markalardaki renkler ve renk kombinasyonları arasında birebir aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlik söz konusu olduğunu, müvekkili banka bahse konu renk kombinasyonunu tüm ticari faaliyetlerinde yaygın ve yoğun bir biçimde kullandığını, bahse konu renk kombinasyonuna yönelik yıllar boyu süren eskiye dayalı yaygın ve yoğun kullanımı neticesinde marka tescillerinden bağımsız olarak işbu renk kombinasyonu yönünden SMK’nın 6/3 maddesi bağlamında kazanılmış ve gerçek hak sahibi halini aldığını,  Davalı taraf yalnızca marka başvurularıyla değil tüm faaliyetleriyle müvekkili bankaya ait markalarla iltibas yaratmak niyetinde olduğunu, davalının https://www.....com/ adresindeki internet sayfası incelendiğinde görülebileceği üzere, genel olarak müvekkili bankanın gerçek hak sahibi olduğu bahse konu renk kombinasyonu çok yaygın bir biçimde kullandığını, ortalama bir tüketici bu sayfanın genel intibasından hareketle kaçınılmaz şekilde işbu internet sayfasının aslında müvekkil bankaya ait olduğu ve “... EVİM” markalı hizmetlerin de müvekkil banka tarafından verildiği izlenimine kapılacağını, işbu renk kombinasyonu müvekkili banka ile bütünleşmiş durumda olduğunu, davalıların doğrudan müvekkili bankaya ait markalarla iltibas yaratmak amacıyla yapılan  faaliyetlerinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu markaların, müvekkili bankanın faaliyetlerinin sürdürüldüğü alanda ve markalarının tescilli olduğu sınıf bakımından kullanılması, söz konusu markaların müvekkili markasının yeni bir versiyonu veya fuşya ve lacivert renk kombinasyonu ile oluşturulmuş markalarının bir devamı gibi algılanmasına neden olduğunu, davalının tescilinin müvekkilin nice sınıflarıyla çakıştığını, dava konusu 2020/19364 numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve 2020/155304, 2020/155301, 2020/155303, 2020/155305 ve 2020/155306 numaralı markaların tescili işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, davalının eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabeti de teşkil ettiğinden haksız rekabetin meni de gerektiğini, Dava konusu 2020/19364, 2020/155304, 2020/155301, 2020/155303, 2020/155305 ve 2020/155306 numaralı markaların yargılama süresince kullanılmaması ve 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini,  haksız rekabet halinde ihtiyati tedbir talebi üzerine TTK m. 61’in olanak vermesiyle ihtiyati tedbir şartları oluştuğundan  kararı da verilebileceğini, üçüncü şahıslar, dava konusu markaları müvekkili bankanın seri markalarından biri sanarak işlemlere girişmesi durumunda üçüncü şahısların zararı ve müvekkili Banka’nın sorumluluğunun gündeme gelme ihtimali bulunduğunu, davalı tarafın ticari etki yaratacak faaliyetleri sonucu kötü şöhretinden müvekkili bankanın etkilenebileceğini, müvekkili bankanın gerçek hak sahibi olduğunu, davalı tarafların markalarının hükümsüzlüğü ve tescil işlemlerinin durdurulması talepleri için davanın sonucunun beklenmesi halinde, davanın açılması ile beklenen hukuki yarar da ortadan kalkacağını belirterek dava konusu 2020/19364 numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve 2020/155304, 2020/155301, 2020/155303, 2020/155305 ve 2020/155306 numaralı markaların tescili işlemlerinin durdurulmasına, davalının müvekkil banka ile özdeşleşmiş renk kombinasyonlu kullanımları haksız rekabet teşkil ettiğinden, haksız rekabetin men’ine, dava konusu markaların yargılama süresince kullanılmaması ve 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. \t                               <br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davalı Tasfiye Halinde ... Gayrimenkul Otomotiv Pazarlama Sanayi Ticaret A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından verilen karar gerek usul gerek esas yönünden hukuka uygun olduğunu, davada kanunda öngörülen şartılar oluşmadığından davacı tarafın İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE, ve istinaf talebinin reddine karar verilerek mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Dava,  davalı ...'a ait 2020/19364 tescil başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğü, 2020/155304, 2020/155301, 2020/155303, 2020/155305 ve 2020/155306 tescil numaralı markaların tescil işlemlerinin durdurulması,  davalıların davacı banka ile özdeşleştiği iddia edilen renk kombinasyonlarını kullandıkları iddiasıyla açılan marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi  davasıdır. Davacı tarafından dava dilekçesi ile,  “...” ibareli seri markalarını ve ticaret unvanını, fuşya ve lacivert renk kombinasyonlu şekilde ... Genel Müdürlüğü’nün bir iştiraki olarak kullandığını, davaya konu olan 2020/19364 numaralı markanın davacı ile özdeşleşmiş fuşya ve lacivert renk kombinasyonunun kullanılarak oluşturulduğunu ve kötü niyetli tescil edildiğini, 2020/155304, 2020/155301, 2020/155303, 2020/155305 ve 2020/155306 numaralı marka başvurularının da kötü niyetli olduğunu, markaların müvekkiline ait seri markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, tescil sınıflarının da aynı olduğunu, davalının davacının markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmaya çalıştığını, davacı adına tescilli ... numaralı “...”, ... tescil numaralı “...”, ...numaralı “... ...” ile 2020 02552 numaralı “...” markası ile davalının tabelalarında ve bina giydirmelerinde kullanılan markaların benzer olduğunu, halk nezdinde markalar arasında bağlantı kurulma ihtimalinin bulunduğunu, davacının tüm markalarının bu renk kombinasyonu ile kullanıldığını, bu nedenle davacının SMK’nun 6/3. maddesi uyarınca marka tescilinden bağımsız olarak bu renk kombinasyonu yönünden hak sahibi olduğunu, davalının markalarını davacının markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler için kullandığını belirterek; dava konusu 2020/155304, 2020/155301, 2020/155303, 2020/155305 ve 2020/155306 tescil numaralı markaların yargılama süresince kullanılmaması ve 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde tedbir kararı verilmesine, dava konusu, 2020/19364 numaralı markanın hükümsüzlüğüne, dava konusu 2020/155304, 2020/155301, 2020/155303, 2020/155305 ve 2020/155306 numaralı markaların tescili işlemlerinin durdurulmasına, davalının müvekkili banka ile özdeşleşmiş renk kombinasyonlu kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinden, haksız rekabetin men’ine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.TPMK kaydına göre, 09/01/2020 başvuru, 12/08/2020 tescil tarihli, 2020 02552 tescil numaralı “...” markasının tüm sınıflarda, 11/07/2019 başvuru, 05/12/2019 tescil tarihli, 2019 66167 tescil numaralı “... ...+...” markasının 36 ve 09.  sınıflarda, 19/10/2015 başvuru, 14/06/2016 tescil tarihli, 2015 84612 tescil numaralı “...+...” markasının 36.  sınıfta, 18/07/2014 başvuru, 21/04/2015 tescil tarihli, 2014 60365 tescil numaralı “...” markasının 09 ve 36.  sınıflarda, 18/07/2014 başvuru, 21/04/2015 tescil tarihli, 2014 60334 tescil numaralı “VAKIFFİNANCE” markasının 09 ve 36.  sınıflarda davacı adına tescilli oldukları, Davalı ... tarafından 2020/19364 başvuru numaralı \"...+...\" markasının 35. sınıfta, 2020/155304 başvuru numaralı \"...+...\" markasının 36. sınıfta, 2020/155301 başvuru numaralı \"... ...+...\" markasının 36. sınıfta,, 2020/155303 başvuru numaralı \"... EV+...\" markasının 36. sınıfta, 2020/155305 başvuru numaralı \"... ...+...\" markasının 36. sınıfta ve 2020/155306 başvuru numaralı \"... ...+...\" markasının 36. sınıfta tescili için başvuru yapıldığı, henüz tescil edilmediği görülmüştür.Markanın hükümsüzlüğü yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafından davalı adına tescilli olduğunu beyan ettiği 2020/19364 nolu markanın başvurusunun 25/03/2020 tarihinde reddine karar verildiği, dava tarihi itibarı ile tescilli marka bulunmadığından markanın hükümsüzlüğü talep edemeyeceğinden markanın hükümsüzlüğü davasının reddine karar verilmesi yerindedir. Davalı ...'ın marka başvurularının durdurulması ve hükümsüzlüğü talep edilmişse de, hükümsüzlüğü talep edilen markanın dahi dava açıldığı tarihte başvuru aşamasında olduğu, tescil başvurusu yapılan markaların tescil edilmemesi için başvuru aşamasında  TPMK'na itiraz edilebileceği, henüz tescil edilmemiş markaların hükümsüzlüğü veya tescil işlemlerinin durdurulması için dava açılmasında davacının hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talepleriyle ilgili yapılan incelemede; davacı adına  tüm sınıflarda tescilli olan ...tescil numaralı \"...\" markası dışındaki tüm markalarının 36. sınıfta tescilli oldukları, markaların esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, markaların çoğunluğunda mavi ve fuşya renklerinin kullanıldığı, davalı ...'ın tescil için başvuruda bulunduğu markaların da 36. ve 35. sınıflar için tescil edilmek istendikleri, bu markalarda da mavi ve fuşya renklerin kullanıldığı, davalı şirkete ait binanın renkli fotoğrafının sunulduğu, fotoğrafta  dış cephe kaplamasında mavi ve fuşya renklerin kullanıldığı, \"... evim ve şeklin\" yer aldığı, davacı adına rengin tescilli olmadığı, isim ve şeklin birlikte tescil edildiği, dosyada mevcut tek kullanımın ise renk haricinde benzerlik taşımadığı dava sübut bulmadığı anlaşılmakla mahkemece verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/10/2022 tarih ve 2021/110 E., 2022/124 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"057210b6a02e4299","SID":"1b48e080b086311e"}}