{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/174 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1264<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2021<br>NUMARASI\t: 2020/39 Esas, 2021/631 Karar<br>DAVANIN KONUSU: ALACAK (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) <br>KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; sigortalı ...Ürünleri A.Ş.'nin Karadeniz Mah. ... Sk. ... Apt. No:... Gaziosmanpaşa/İstanbul adresindeki işyerinin müvekkili nezdinde sigortalandığını, sigortalı işyerine 05/01/2016 ve 12-13/01/2016 tarihlerinde yağan yağmurlar neticesinde ...'ye ait kanalizasyonlardan geri tepen yağmur sularının girmesi sebebiyle işyerinde ve işyerinde bulunan emtealarda hasar oluştuğunu, ekspertiz neticesinde tespit edilen 113.100,84 TL zararın müvekkili tarafından sigortalısına ödenerek ibraname/temlikname alındığını, olayın kanalizasyonların tıkalı olmasından kaynaklandığını, kanalizasyonların bakım, tutum ve onarımından sorumlu olan ...'nin kusurlu olduğunu, ayrıca olay yerinde Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattı depo bakım sahası ve depo bağlantı hatları inşaat işlerini yapan diğer davalıların ise, bu çalışmalar sırasında kanalizasyonların tıkanmasına sebebiyet verdiklerinden kusurlu olduğunu belirterek 113.100,84 TL'nin 19/04/2016 olan ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iddia edildiği şekilde diğer davalıların yaptığı çalışmalar esnasında atıksu hattına beton basmış olmaları illiyet bağını ortadan kaldırdığından davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerektiğini, ... Abone İşleri Avrupa 1. Bölge Dairesi Başkanlığının yazı cevabından da anlaşılacağı üzere müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, zira olayın meydana geldiği tarihte yağan aşırı yağışlar nedeni ile yağmur sularının, atıksu kanalında aşırı yüklenmeye sebebiyet verdiğini ve söz konusu olayın meydana geldiğini, ayrı yağmursuyu kanalları mevcut olmasına rağmen hasar gördüğü iddia edilen binanın çatı sularının yağmur suyu kanalına değil atıksu kanalına bağlandığını, yağmur suları ile ilgili görev ve sorumluluğun ise müvekkili idareye ait olmadığını, meydana gelen zarar ile müvekkili arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, zararı meydana getiren sebeplerin ve kusur durumunun tespiti ile binaya ait yapı ruhsatı ve projelerin getirtilmesi, binanın projesine uygun yapılıp yapılmadığının, imar mevzuatına ve ... mevzuatına uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, ...'nin Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki 2560 sayılı yasanın 25. maddesi uyarınca, yağmur sularıyla ilgili olarak belediyelerin yetkili kılınması sebebiyle zararın da yasa gereği sorumlu olan Büyükşehir Belediyesi veya ilgili ilçe belediyesi tarafından tazmini gerektiğini, davacının sigortalısının müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini, müvekkili açılan dava ile mütemerrit hale geldiğinden faizin dava tarihinden istenebileceğini, ayrıca faizin nev'ine de itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>Davalı ... San. İnş. ve Taah. A.Ş., ... İnş. Turizm San. Tic. A.Ş. ile ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. (Gülermak-...-... Mahmutbey-Mecidiyeköy Metro Yapım Ortaklığı) vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklandığından Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, haksız fiil sorumluluğu bulunmayan bir kişiye karşı rücu davası açılmasının mümkün olmadığını, davacının sigortalısının bulunduğu bölgeye en yakın noktada müvekkilince 2 adet (HS-149 ve HS-150) enjeksiyon çalışması yapıldığını, ancak verilen enjeksiyon miktarının ancak delgi boşluğunu dolduracak kadar olduğunu, 12-13 Ocak 2016 tarihindeki yoğun yağış sonrasında bölge genelindeki şikayetler üzerine davalı ...'nin mevcut altyapı araştırmasında yaptığı kazılarda, artık kullanılmayan atıksu hatlarının ortaya çıktığını, bazı hatların mevcut binaların altından geçtiğinin görüldüğünü, bölgede çok sayıda tekstil atölyesinin bulunması sebebi ile altyapı hatlarının tekstil atıkları ile tıkalı olduğunun tespit edildiğini, eski atıksu hatlarının contasız olduğunun ve bazı kısımların bağlantı noktalarında zemindeki oturmadan dolayı ayrılmaların olduğunun görüldüğünü, sigortalının kanalizasyon hattının su baskınına sebebiyet verebilmesi ancak yağmur suyu hattının kanalizasyona bağlanması ile açıklanabileceğinden bunun da davalı ...'ye ait hatalı projesel bir durum olduğunu, bu nedenlerle müvekkiline izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkilinin ihale ile aldığı işi tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, zarar ile müvekkilinin olmayan eylemi arasında illiyet bağının kurulamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin haksız ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; bilirkişi heyeti raporunda tespit edildiği üzere sigortalı adresteki işyerini yağmur nedeniyle su basmasının, atıksu ve yağmur suları giderinin projeye aykırı olarak ortak yapılması ve çek-valf sisteminin bulunmamasından kaynaklandığı, denetime açık, objektif, hüküm kurmaya elverişli ve dosya kapsamına uygun olması sebebiyle bilirkişi raporuna itibar edildiği, kanalizasyon sisteminin gereği gibi yapılmaması ve öte yandan binanın projeye aykırı olarak yapılması sebebiyle sigortalının işyerini su basmasında davalı ... ve dava dışı bina malikinin eşit oranda kusurlu olduğu, davacı iddiasında yer alan metro yapım çalışmaları sırasında kanalizasyon sistemin tıkanmasına diğer davalı şirketlerin sebebiyet verdiğine yönelik davacı iddiasının bu yönde bir delil sunulamaması ve bilirkişi raporunda da bu yönde bir tespit bulunmaması karşısında ispatlanamadığı, davalı ...'nin %50 kusuruna göre inşaat mühendisi bilirkişi tarafından tespit edilen 113.100,84 TL zarar tutarının 56.550,42 TL'sinden sorumlu olduğunu, bu miktarın ödeme tarihi olan 19/04/2016 tarihinden başlayacak değişen oranlarda avans faizi ile birlikte talep edebileceği gerekçelerine istinaden davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile, 56.550,42 TL maddi tazminatın 19/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, davalılar ... San. İnş. ve Taah. A.Ş., ... İnş. Turizm San. Tic. A.Ş. ile ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. hakkındaki davanın reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Karar yasal süresinde davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda binanın projeye uygun yapılmamasının tıkanmaya etkisi olmayacağı, çekvalf ve/veya pompaj veya tecrit duvarı olsa da tıkanmayı önlemeyeceği belirtilmesine rağmen bina yapımcısına kusur izafe edildiğini, binanın bağlı olduğu atık su hattının 2014 yılında başlayan davalı konsorsiyum ortakları tarafından yapılan metro çalışmaları sırasında beton basılıp tıkandığı, yağmur sularının bağlı olduğu kanal hattının metro çalışmaları sırasında bu şekilde hasar görmesi sebebiyle iptal edilmesi sonrası yağmur sularının bağlantısının, 2002 yılında Atık Su İnşaat Dairesi Başkanlığı tarafından yapımı tamamlanan atık su kanalına yapıldığını davalı ... tarafından dosyaya sunulan yazılarda belirtildiğini, bu nedenlerle davalı ... ile diğer davalı konsorsiyum ortaklarının zarardan ayrı ayrı %50 oranında kusurlu ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmesi gerektiğini, aksi halde ise tıkanan atık su kanalını açmayan ve yağmur suyu kanalına bağlayan davalı ...'nin olayın meydana gelmesinde %100 kusurlu kabul edilmesi gerektiğini, eğer bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davalı ...'nin %50, dava dışı bina yapımcısının %50 kusurlu olduğu kabul edilirse, davanın hukuki sebebi haksız fiil hükümlerine tabi olduğundan davalı ...'nin, dava dışı bina yapımcısına rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla davacı zararının tamamından sorumlu olduğuna karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında bulunan Abone İşleri Dairesi Başkanlığının 30/11/2016 tarih ve 648221 sayılı yazısında da belirtildiği üzere rabıt bağlantısının müvekkili tarafından yapılmadığı gibi müvekkilinden görüş de alınmadığını, ayrıca müvekkilinin işletmesinde bulunmayan hatta bağlandığını, ilgili belediye tarafından tutulan tutanağa göre yapı ruhsatına aykırı yapılaşmanın olduğu, hal böyleyken bölgede metro çalışmasını yürüten diğer davalıların kusur ve sorumluluğu yok sayılıp müvekkiline kusur atfı yapılmasının anlaşılamaz ve kabul edilemez olduğunu, müvekkiline atfedilebilecek bir sorumluluk bulunmadığını, diğer davalıların çalışmaları sebebiyle atıksu hattına beton basılmasının müvekkili yönünden illiyet bağını kaldırdığını, binanın çatı sularının yağmur suyu kanalı yerine atıksu kanalına bağlandığını, 2560 sayılı yasanın 25. maddesi uyarınca, yağmur sularıyla ilgili olarak belediyelerin yetkili kılınması sebebiyle zararın da yasa gereği sorumlu olan Büyükşehir Belediyesi veya ilgili ilçe belediyesi tarafından tazmini gerektiğini, tespit edilen bedelin fahiş olduğunu, eksper raporuna göre hazırlanan bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulmasının hakkaniyete uygun olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dava,  sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalılardan tahsili istemine ilişkindir.İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince 14/03/2018 tarih ve 2016/1043 Esas 2018/232 Karar sayılı karar ile, sigortalının tacir olmadığı ve uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararı, Dairemizin 12/12/2019 tarih ve 2019/555 Esas 2019/2275 Karar sayılı kararı ile, davacının sigortalısı ile davalıların tacir olduğu, uyuşmazlığın tacirler arası haksız fiil niteliğinde olduğu, halefiyete dayalı açılan işbu rücuen tazminat davasının ticari dava olduğu gerekçeleri ile usul ve yasaya uygun bulunmayarak kararın kaldırılmasına karar verilmiş ve bundan sonra ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde işbu istinaf başvurusuna konu kararın verildiği anlaşılmıştır.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ...Ürünleri A.Ş. arasında 31/12/2015-31/12/2016 tarihleri arasında geçerli riziko adresi Karadeniz Mah. ... Sk. ... Apt. No:... Gaziosmanpaşa/İstanbul olan İşyeri Paket Sigorta Poliçesi akdedildiği, riziko adresinde 05/01/2016 ve 12-13/01/2016 tarihlerinde yağan yağmurlar neticesinde ...'ye ait kanalizasyonlardan geri tepen yağmur sularının girmesi sebebiyle hasar oluştuğu iddia edilerek davacı tarafından sigortalısına 19/04/2016 tarihinde 113.100,84 TL ödendiği ve ödenen bedelin rücuen tazminini amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.15/03/2016 tarihli ekspertiz raporunda; yapılan incelemede 05/01/2016 ve 13/01/2016 tarihli her iki hadisenin de tesadüfen gerçekleşmediği, ilk hadiseden sonra sigortalının ...'ye müracaatı sonrası detaylı araştırma yapıldığı ve sorunun ... metro inşaatını yapan inşaat firmasının kazı çalışması esnasında yer altından geçen ... ana su hattına beton pompaladığı ve hattın tamamen tıkanmasına neden olduğu, hat boyunca tahliye olamayan suyun en düşük kottaki sigortalı deponun zemin kat gider ve logarlarından içeriye dolduğunun tespit edildiği, buna göre rücu imkanını bulunduğu, ancak bilirkişi tespitinin oldukça faydalı olduğu kanaatiyle bilirkişi atanmasının uygun görüldüğü, tespit edilen hasar miktarının 113.100,84 TL olduğu bildirilmiştir.Davacının delil tespiti talebinde bulunması üzerine Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/6 D.İş sayılı dosyasında alınan 03/02/2016 tarihli raporda; riziko adresinde yapılan incelemede bina önünden geçen ... kanalı olduğu belirtilen bölümde çalışma yapıldığı, yol üzerindeki yol kaplamasının kırıldığı, dolgu malzemesi ile kapatıldığı, binaya sokaktan bakıldığında sağ taraftaki sokakta aynı işlemin yapıldığının tespit edildiği, sağ yan taraftaki sokaktan su taşkını olan bodrum kata tretuvar seviyesinden açılan ayrı bölmelerde iki adet havalandırma penceresinin bulunduğu, sokağın su ile dolması halinde buradan tespite konu kata su akıntısı olabileceği, ayrıca beyan edildiği gibi ...'ye ait pis su kanalının akış yönünde tıkanma olması halinde tuvalet ve bu alandaki pissu giderinden içeriye su taşkını olabileceği bildirilmiştir.İcra edilen keşif üzerine bilirkişi tarafından düzenlenen 19/04/2021 tarihli raporda; İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesi, Karadeniz Mahallesi, .... Sokak ... Apartmanı No:... adresindeki taşınmazın onaylı projesinde 2 bloklu, A blokta 2 bodrum kat + zemin kat + 3 normal kat ve B blokta ise 3 bodrum kat + zemin kat + 3 normal kattan ibaret betonarme bina olduğu, yerinde ise A blokun 2. bodrum katının, B blokun ise 3. bodrum katının yapılmadığı, her iki blokun üzerinde çatı kat seviyesinde kaçak katlar olduğu, su basma olayının yaşandığı yer ... Apartmanı B blokta B1 olarak belirtilen apartman olup ana girişinin 1150. sokaktan ... kapı no, .... sokaktan ise 11 kapı no ile olduğu, dava konusu işyerinin binanın 1.bodrum katında 1150. sokaktan bağımsız girişi olacak şekilde ofis, 2. bodrum katında ise 1150. sokak ve .... sokak kesişiminde sokak kotu altında depo olarak kullanıldığı, dava dosyası içeriğinden ve keşif günü yapılan incelemeden, davaya esas yaşanan su baskını sonrası ... tarafından çalışma yapıldığının anlaşıldığı, binanın yağmursuyu ve atık suyunun kullanılmayan bir hatta bağlantısı olduğu, 13.01.2016 tarihinde yaşanan aşırı yağış sonrası önü tıkalı hatta geriye doğru su basmasının yaşandığı, tıkanıklığın ...'nin sorumluluğundaki ana hatta meydana geldiği, tıkanıklığa her ne kadar metro çalışmasındaki beton enjeksiyonun sebebiyet verdiği iddiası olsa da bunun olduğuna dair bir resmi tespitin olmadığı, ...'nin beyanlarının, binanın onaylı projeye sadık kalınmadan, çatı seviyesinde kaçak kat biçimde yapılmasının tıkanma yaşanmasına direk etkisinin olmadığı, atıksu ve yağmur suları giderinin ortak yapılması ve çek-valf sisteminin olmaması yönünden ise haklı olunduğu, ancak dava konusu su baskını olayına da 13.01.2016 tarihinde ve öncesinde yaşanan yağış neticesinde davalı idareye ait ana su giderindeki kanal alt yapısının görevini yapamaması ve geri tepmesi dolayısı ile kanaldan ve sokaktan gelen yüzeysel akıştan kaynaklanan suların gidememesi nedeniyle su baskının yaşandığı ve bu şiddetteki suyun normal yağmur suyu akışından kaynaklanamayacağı ve herhangi bir çekvalf, pompaj vb. sisteminin ve tecrit duvarı ile önlenemeyeceği, bu nedenle dava konusu su baskınında, binanın giderlerinin onaylı projeye sadık kalınmadan, fen kurallarına aykırı biçimde yapılması, atıksu ve yağmur suları giderinin ortak yapılması ve çek-valf sisteminin olmaması yönünden bina ayıbı bulunduğu, dava dışı bina yapımını gerçekleştirenler ile dava ...'nin ayrı ayrı %50 kusurlu, diğer davalıların ise kusurunun bulunmadığı, dava konusu tazminatı oluşturan bedellerin hasara uğramış emtia ve demirbaşların ebat ve adetlerinin makul, takdir edilen bedellerinde piyasa rayiçlerine uygun uygun olduğu bildirilmiştir.Uyuşmazlık, davalıların meydana gelen hasardan sorumlu olup olmadığı ve hasar miktarı noktasında toplanmaktadır.6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Kural olarak geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi (TTK. 1409/1 md.) rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir (TTK. 1409/2 md.). Ancak, sigortalı da rizikonun meydana geldiğini ve riziko sonucu oluşan zarar miktarını ispatlamalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2021/1875 Esas 2021/2724 Karar sayılı ilamı).6098 sayılı TBK'nun 69. maddesinde yapı malikinin sorumluluğu düzenlenmiştir. Maddede, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikinin bunların yapımındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten doğan zararı gidermekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre TBK'nun anılan maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk halidir. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Davalıya ait su hattı, imal olunan şey kavramına dahil olup davalı bu hattın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan sorumludur. Sigortalı binada izolasyonun ve temel çevresi drenaj sisteminin olmaması davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı kesilmemiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2009/6003 Esas 2010/11909 Karar sayılı ilamı).2560 sayılı ... Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere ... Genel Müdürlüğünün kurulduğu belirtilmiş olup aynı yasanın 2. maddesinin “b” bendinde, kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak ve yaptırmak gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak kurulu olanları devralıp işletmek bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek; “d” bendinde ise, Su ve Kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmeti alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak ...'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Aynı sayılı Kanununun 17. maddesinde, kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanmasının zorunlu olduğu, bu bağlantıların, bedeli taşınmazın sahibinden alınmak suretiyle ... tarafından yapılacağı veya projesine uygun olarak yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır. Kanunun 18. maddesinde ise yapı için belediyeden ruhsat isteyen gerçek ve tüzel kişilerin, daha önce ...'den su ve kanalizasyon durumu hakkında belge almak zorunda oldukları, ...'nin o yerdeki su ve kanalizasyon şebekesine göre su ve kanalizasyon durum belgesi vereceği, yapıların durum belgesi alınmadan veya tesisatın durum belgesine aykırı olarak yapılması hallerinde imar mevzuatının ruhsatsız yapılar hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Belirtilen yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere davalı idarenin kanalizasyon hattının yapım, bakım, onarım görevlerinin yanı sıra denetim yükümlülüğü de bulunmaktadır. TBK hükümlerine göre davalının kanalizasyon sisteminden doğan zararlardan yapı sahibi olarak da sorumluluğu vardır. Nitekim davalı, kanalizasyon sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür.Somut olayda, Mahmutbey-Mecidiyeköy metro hattı inşaatı işinin yapımı için ihaleyi kazanan davalı ... San. İnş. ve Taah. A.Ş., ... İnş. Turizm San. Tic. A.Ş. ile ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin oluşturduğu konsorsiyum ile 18/12/2013 tarihinde sözleşme imzalandığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan ... Abone İşleri Avrupa 1. Bölge Dairesi Başkanlığının 30/11/2016 ve 01/12/2016 tarihli yazı içeriklerinde, binanın bağlı olduğu atıksu kanalına metro çalışmaları sırasında beton basılmış olması sebebiyle hattın iptal edilerek 2002 yılında ... tarafından yapılan yağmur suyu kanalına bağlantı yapıldığı, atık su bağlantısının ... tarafından yapılmadığı ve ...'den görüş alınmadığı belirtilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda, binanın yağmur suyu ve atık suyunun kullanılmayan bir hatta bağlandığı, tıkanıklığın ...'nin sorumluğunda olan ana hatta meydana geldiği tespit edildiğine göre davalı ... meydana gelen zarardan TBK'nun 69. maddesi uyarınca kusursuz olarak sorumludur. Zira davalı ... kanalizasyon sisteminden doğan zararlardan yapı sahibi olarak sorumlu olup kanalizasyon sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür. Hatta dava dışı sigortalının yasa ve yönetmelik hükümleri ile alınması gereken önlemleri almamış olması davalı ...'nin denetim yükümlülüğü nedeniyle olan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ancak bahsedilen önlemlerin alınmamış olması sigortalının müterafik kusuru bakımından dikkate alınabilecek olsa da, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, binanın onaylı projeye sadık kalınmadan çatı seviyesinde kaçak kat şeklinde yapılmasının tıkanma yaşanmasına direk etkisinin olmadığı, ayrıca yaşanan su baskının herhangi bir çekvalf, pompaj vb. sistem ve tecrit duvarı ile önlenemeyeceği tespit edildiğinden bu sebeple tazminattan indirim yapılması da mümkün değildir. <br>Yapılan açıklamalar uyarınca, davalı ... meydana gelen zarardan kusursuz olarak sorumlu olup olayın meydana gelmesinde kusurlarının varlığı ispat edilemediğinden davalı ... dışında ki diğer davalıların ise zarardan sorumlu tutulamayacağı, bilirkişi raporunda, eksper raporunda tespit edilen tazminat bedelinin makul ve piyasa rayiçlerine uygun olduğunun bildirildiği de dikkate alındığında sigortalının olay sebebiyle müterafik bir kusuru bulunmadığından herhangi bir indirim yapılmadan zararın tamamından davalı ...'nin sorumlu tutularak hüküm tesis edilmesi gerekirken davalı ...'nin kusur oranı esas alınarak hüküm tesis edilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan sebeplerle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davalı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden açılan davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H  Ü  K  Ü  M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, HMK'nun 353/1b-2 bendi gereğince İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/39 Esas, 2021/631 Karar sayılı ve 23/09/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA, yeniden HÜKÜM TESİSİNE,3-a)Davacı tarafından açılan davanın davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden KABULÜ ile, 113.100,84 TL maddi tazminatın 19/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,b)Davalılar ... San. İnş. ve Taah. A.Ş., ... İnş. Turizm San. Tic. A.Ş. ile ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. yönünden açılan davanın REDDİNE,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 7.725,92 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.931,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.794,44 TL harcın davalı ...'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından karşılanan 1.931,48 TL peşin harç, 29,20 TL başvurma harcı ile 689,65 TL posta masrafı ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.650,33 TL yargılama giderlerinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, diğer davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davalılar ... San. İnş. ve Taah. A.Ş., ... İnş. Turizm San. Tic. A.Ş. ile ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.  kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara VERİLMESİNE, İstinaf Başvurusu Yönünden;4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalı ...'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacı tarafından yapılan 88,50 TL yargılama gideri ile 221,40 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 309,90 TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 966,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 350,60 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçen davalıya İADESİNE,7-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/10/2025<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0905e09d306580a","SID":"d80c44eac167def0"}}