{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/65 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1318 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/11/2023<br>NUMARASI\t: 2022/275 E.  -  2023/269 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara  Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkilinin çocuk edebiyatı yazar, çizer ve eğitimci olduğunu, müvekkilinin tecrübesi ve birimi ile çocuk edebiyatı alanında birçok eser ortaya çıkardığını, müvekkilinin 2017 yılında, sosyal medyada takipçi sayısı fazla olan davalı ... ile iletişime geçtiğini, kitaplarının tanıtımının sosyal medya hesabında yapılması için tüm kitaplarından birer tane davalıya verdiğini, davalı tarafından müvekkiline uzun süre geri dönüş olmadığını, 2022 yılı Nisan ayında davalının çıkarmış olduğu kitapları inceleyen müvekkilinin, içeriklerde kendi eserlerine ait birçok anlatımın yer aldığını gördüğünü, müvekkilimin \"...?\" isimli kitabının davalı tarafından aynı şekilde kopyalanarak alındığını ve \"...\" başlığıyla kitap çıkarıldığını, diğer davalı ...'nin ise bu kitapların basımını gerçekleştirdiğini, davalı ... her ne kadar bu soruların ve cevapların neredeyse her kitapta olduğu söylemekteyse de, şimdiye kadar bu başlıkta basılmış başka bir çocuk kitabı bulunmadığını, davalı ...'in, müvekkilinin alan başlıklarını ve şablonlarını aynen kullandığını, davalılar tarafından gerçekleştirilen eylemlerin müvekkilinin eserden doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkilinin FSEK'den doğan haklarına tecavüzün tespitini, men'ini, ref'ini, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAPLAR: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili yayınevinin davacının iddialarına dayanak ettiği eserleri açısından bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu sebeple müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının hak iddia ettiği eserlerinden davalının kitaplarında ne fikir olarak, ne de şablon olarak herhangi bir kopya veya intihal bulunmadığının gayet açık olduğunu, kitapların hitap ettiği kitlelerin dahi farklı yaş grupları olduğunu savunarak, müvekkili açısından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;  müvekkilinin Diyanet kurumlarından pek iyi dereceyle hafız olan, 2002 - 2009 yılları arasında fahri olarak çeşitli kurumlarda dini bilgiler ve Kur'an öğreticiliği yaptığını, davacının kendi kitaplarını, incelemesi ve beğenirse tanıtımını yapması amacıyla, müvekkiline bizzat getirmek suretiyle verdiğini, müvekkilinin ise incelediği bu kitapları beğenmediği/yeterli bulmadığı için sosyal medya hesabında paylaşmadığını ve tanıtımını yapmadığını, davalının incinmemesi için olumsuz bir dönüş de yapmadığını, davacının intihal iddiasına konu ettiği ifade, kelime, cümle, şablon, oyun, teknik vs. tüm hususların, davacının hususiyetini taşımayan, anonimleşmiş, dinî öğretide daha önce defalarca sayısız kişi tarafından kullanılan ifade ve yöntemler olduğundan kimsenin fikri mülkiyetine ait olamayacağını ve FSEK kapsamında koruma bulamayacağını,  davacı iddialarının haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI:Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 14/11/2023 tarihli 2022/275E. - 2023/269 K.  sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; her iki tarafa ait kitapların FSEK 2 maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, davalı ...'in yazarı ve eser sahibi olup, diğer davalı şirketin yayınladığı eserler ile davacının hak sahibi olduğu eser karşılaştırıldığında intihale sebebiyet verecek derecede benzerliğin bulunmadığı, taraf kitaplarında isim ve format olarak birbirine benzer ibarelerin kullanılmasının intihal oluşturmadığı, zira bu tür isimlerin kimsenin tekilinde olan hususlar olmadığı, eserlerde izlenen yöntemler arasındaki benzerliğin herhangi bir hususiyet içermemesi sebebiyle intihal sayılmayacağı...\" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili, hukuki gerçeklikten uzak, yüzeysel şekilde tanzim edilmiş olduğunu, Raporda eserler arasındaki benzerliğin esinlenme sınırlarında kalıp kalmadığının tartışılmadığını, gerekçesiz olarak fikir belirtildiğini,İntihalin ortaya çıkması için eserin aynen alınması gerekmediğini, eserde bölümlerin, figürlerin, namelerin diziminde değişiklikler yapılması halinde de intihal olacağını,Davalının müvekkiline ait eserlerin belirttikleri yerlerini aynen aldığını iddia etmediklerini, ancak müvekkilinin hususiyetini taşıyan, fikir ürünü olan başlık, şablon ve öğretim temalarına benzerlikler yapılarak eserler oluşturulmasının intihal yapıldığını açıkça gösterdiğini, Davalının müvekkilinin kitaplarının yalnızıca başlığını değil, başlığıyla birlikte öğretme tarzı, fikir şablonu, kapak fotoğrafı gibi bir çok benzerlik nedeniyle intihalin varlığını iddia ettiklerini, \"Benim Peygamberim...Çünkü...\" şablonunun şimdiye kadar başkaları tarafından ifade edilen genel bir ifade olduğuna dair hiçbir somut delil yokken, davalı vekillerinin ifadelerine benzer tümden yaklaşımla, objektiflikten uzak bir rapor hazırlandığını, Davalının \"Benim Peygamberim...Çünkü...\" şablonuyla oluşturduğu eserin de müvekkilinin hususiyetini taşıyan kitabında yer alan şablonun aynısı olduğunu, her ne kadar içeriği farklı olsa da, şablonun müvekkilinin eserindeki şablon ile aynı olduğunu,Müvekkilinin eserinde bu şablonla küçük hikayelere yer verdiğini,Davalının bu şablonu kullanarak kitap serisi çıkarmaya başladığını, Örnek Yargıtay kararları doğrultusunda, müvekkilinin eserinin davacının eserlerine hangi ölçüde katkı sağladığının değerlendirilmediğini,Müvekkilinin eserlerine hususiyetiyle birlikte aktardığı fikirlerin, davalı tarafından alınarak küçük değişikliklerle yeni eserler oluşturulmasının sadece \"benzerlik\" olarak adlandırılarak intihalin görmezden gelindiğini,Müvekkilinin \"...\" kitabının, davalı tarafından aynen kopyalanarak, \"...\" başlığıyla kitap çıkartıldığını, müvekkilinin küçük bir çocuğun sorularıyla kitabın eğitim şablonunu oluşturduğunu, davalının da \"...'den büyük sorular\" şeklinde not ile küçük bir kız çocuğu görseli aile aynı metodu kullanılarak müvekkilinin tekniğini kopyaladığını, Davalının eserlerinde esinlenmeyi aşan şekilde intihalin mevcut olduğunu,Sadece belli isimler değiştirilerek müvekkilinin kitaplarında yer verdiği başlık ve içeriklere dayalı kitaplar basıldığını ve satışa sunulduğunu, Müvekkilinin eserinde Kur'an öğretme tekniği olarak kullanılan \"... (sıkıca tut) yönteminin davalı tarafından \"...\" olarak yer verildiğini, bu anlatımın müvekkilinin kitabından alındığını,Tüm bunlara rağmen davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, arz ve izah etmiş olduğumuz nedenlerle; istinaf başvurularının kabulüne, hukuki objektiflikten uzak tanzim edilmiş bilirkişi raporu esas alınarak hükmedilen ret kararının kaldırılarak, davanın kabulüne, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İlk derece mahkemesin FSEK uzmanı ...,\t İlahiyatçı Prof. Dr.    ... ve\tyazar ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 01/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda; \"...davacı ve davalı kitaplarının FSEK madde 2 anlamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, bu eserlerin incelenmesinde bu kitapların okul öncesi çocuklara Allah ve Peygamber sevgisi aşılamaya yönelik kitaplar olduğu, yine Kuranı Kerim öğretmeye yardımcı eserler olduğu, bu kitapların içeriklerinde yer alan anlatımların çocukların anlayabileceği seviyeye inerek basit ve yalın bir anlatım olduğu, ayrıca bazı somut örneklerle çocukların anlamasına yönelik içerikler olduğu, davacının intihal iddialarının incelenmesinde davalı eserinde davacı eserlerinden intihal yapıldığına dair bir hususa rastlanılmadığı\" belirtilmiştir. <br>G E R E K Ç E : Dava; davacının FSEK'den doğan haklarına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Konusunda uzman bilirkişilerden alınan bilirkişi raporu ile, davacının eserlerinden intihal edildiğini iddia ettiği kısımların ve öğretme yönteminin daha önce başka yazı ve yayınlarda da kullanıldığı, davacının hususiyetini taşımadıkları, davalı ...'in eserlerinde intihalin mevcut olmadığına dair görüş bildirildiği, raporun yeterli gerekçeyi içerdiği ve denetime uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M    : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee224ce3450d8e11","SID":"a4ab8ab729c4744a"}}