{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  .... <br>KARAR NO\t\t:  .... <br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  .... <br>ÜYE\t\t:  .... <br>ÜYE\t\t:  .... <br>KATİP\t\t: .... <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/06/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br><br>DAVACI\t:  .... <br>VEKİLLERİ\t: Av.  .... <br>\t  Av.  .... <br>DAVALI\t:  .... <br>VEKİLLERİ\t: Av.  .... <br>\t  Av.  .... <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/10/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili sigorta şirketine Y-250039285-0-0 poliçe no İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı \"... Fethiye Muğla\" adresinde bulunan ... Limited Şirketi'ne ait işyerinde 17/10/2021 tarihinde, sigortalı şirket ile komşu olan davalı şirket ... Sanayi Ticaret Üretim Ve Pazarlama Limited Şirketi ile sigortalı şirket arasında bulunan boşluğun davalı şirket tarafından demir profille kapatılarak kapalı alan yapılabilmesi için ateşli çalışmanın yapıldığı esnada spiral kesme, taşlama makinaları ve kaynak cihazlarının kullanılması sonucu ortaya çıkan kıvılcımların ara boşluklardan sigortalı şirketin içine düşmesi ile tutuşma başladığını ve dava konusu yangının meydana geldiğini, hasar poliçe teminat kapsamına giren rizikolardan olduğu için, sigorta şirketi tarafından sigorta ettirene hasar bedeli olarak 2.741.909,38-TL ödendiğini, 06/12/2021 tarihli Yangın Ekspertiz Raporu ve 29/11/2021 tarihli Genel ve Sınai Yangın Uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen Yangın Ekspertiz Raporu'nda; ateşli çalışma yapılan yerlerde iş sağlığı ve iş güvenliği açısından gerekse de yapılan işin ehli ve mesleğinin icrası esnasında alınması gereken güvenlik önlemlerinin alınmamasından doğan yangın olayına sebebiyet veren, işi üstlenen ... ile çalışan elemanları ... ile ...'ın kusurlu oldukları, işveren sıfatıyla; iş yerinin yapımı esnasında anlaştığı demir ustalarının çalışmalarını denetlemeyen gerekli güvenlik önlemlerini aldırmayan davalı şirket sahibi ...'in kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma numaralı dosyadan soruşturma devam etmekte olup, ifade tutanakları ile de ... ile ...'ın davalı şirket adına çalıştığını ve yangının gerçekleştiği esnada yaptıkları iş ve işlemler nedenleri ile yangının meydana geldiğinin sabit olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalısına yapılan ödeme neticesinde, Türk Ticaret Kanunu'nun halefiyete ilişkin hükümleri uygulama alanı bulduğunu, halefiyet ilkesi gereğince, sigorta rizikosu, üçüncü kişilerin kusuru ile vuku bulmuş olursa, kendi sigorta ettirenine sigorta tazminatını ifa eden sigortacı, bu ifası oranında sigorta ettirenin yerine geçer ve onun kusurlu üçüncü kişilere başvurma hakkına halef olacağını, bu nedenle sigortalısının haklarına halef olan müvekkilinin yapmış olduğu ödemeyi zarara sebep olanlardan kusuru oranında talep etme hakkına sahip olduğunu, bununla birlikte ödeme ile birlikte temlikname de imzalanmış olup halefiyet ile birlikte alacağın temliki hükümlerinin de uygulamanı alanı bulmakta olduğunu,  Türk Borçlar Kanunu'nun TBK 49 maddesinde “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmüne ve TBK 66. maddesinde “Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmüne yer verildiğini, davalıların müşterek ve müteselsilen sorumluluğunun sabit olduğunu,  belirtilen sebeplerle, hasara sebebiyet veren davalılar hakkında Fethiye İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup borçlulara ödeme emrinin gönderildiğini, ancak borçlu/davalıların ilgili takibe haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, anılan nedenlerle, Fethiye İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan itiraz haksız olduğundan, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ise davalı borçlulara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Rücu konusu yangın olayına ilişkin alınan ilk itfaiye ve olay yeri inceleme raporunda yangının çıkış noktasının tespit edilemediğini, ancak  sonrasında alınan bilgi sahibi ifadelerinde olay yerinde müvekkili şirkete ait iş yerinde yapılan kaynak ve spiral çalışmalarının yangına sebebiyet vermiş olabileceği beyanları üzerine düzenlenen raporda yangının bu nedenle çıktığının tespit edildiği yönünde raporun oluşturulduğunu, bu rapora katılmanın mümkün olmadığını, gerçekten de olay mahallinde devam eden on günlük bir çatının onarım işleminin olduğunu, bu işlemler sırasında da kaynak ve spiral kullanıldığını, ancak olay yeri tutanak ve fotoğraflarından da görüleceği üzere bu işlemler olay gününden önce hali hazırda tamamlandığını, alınan raporda da görüleceği üzere zaten demir profillerin kesilerek boylarının eşitlenmiş halde olduğunu, aynı zamanda yatay ve dikey profillerin kaynak ile birleştirildiğinin görülmekte olduğunu, olay günü ise bu profillerin üstüne sac geçirilerek vidalama işlemi yapılmakta olduğunu, raporda da görüleceği üzere hali hazırda tamamlanmış olan çatının yangın nedeniyle söndürme çalışmaları için söküldüğünü, olay günü kaynak ya da spiral işlemi değil vidalama işlemi yapılarak işin bitmiş olduğunun görülmekte olduğunu, bu nedenle olay gününde kaynak veya spiral işlemi yapıldığına dair beyanların hatalı olduğunu, bilgi sahibi ifadeleri incelendiğinde ifadelerin pek çoğunun birbiri ile noktası virgülüne aynı olduğunun görülmekte olduğunu, ifadelerin kopyalama şeklinde alındığını, bilgi sahiplerinin görgüye dayalı değil bir kaç gündür devam eden kaynak ve diğer işlemleri düşünerek beyanda bulunduğunu, olay günü kaynak işlemi yapıldığı hususunun varsayıma dayanmakta olduğunu, bu nedenle yangının çıkış nedenine ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, bilgi sahiplerinin yeniden dinlenmesi durumunda olayın ortaya çıkacağını, olayın yaşandığı gün olan 17/10/2021 tarihi sabah saatlerinde şiddetli yağmur ile beraber bölgede yüksek gerilim nedeniyle pek çok problemin ortaya çıktığını, bu hususta bilgi alınması için AYDEM'e müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, aynı gün içinde başkaca yangın veya arıza olup olmadığının tespiti için Muğla B. Beld. İtfaiye Daire Başkanlığına müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, yangının çıkmış olduğu iş yeri petrol temelli pek çok malzemenin mevcut olduğu bir iş yeri olduğunu, yangın raporlarından da görüleceği üzere yangının bu kadar büyük olmasının nedeni de iş yerinde bulunan sera-tarım vs naylon malzemeler olduğunu, yangının yoğun olduğu bölge belirlenirken bu durumun dikkate alınmadığını, yangının başka bir noktada başlayarak bu eşyaların çokça istiflendiği yerde daha büyük bir hal almasının mümkün olduğunu, rapor hazırlanırken yangının çıkış noktasının belirlenmesinde bu durumun dikkate alınmadığını, bu durumun olay yeri ve  itfaiye raporlarından da anlaşılmakta olduğunu, söz konusu işletmenin petrol temelli malzeme satışı yapmakta olduğunu, bu nedenle yangına karşı gerekli önlemleri almak zorunda olduğunu, sigorta işlemi sırasında göstermelik konulan yangın söndürme tüplerin sonrasında ortadan kaybolduğunu, alınan raporun 4. Bölümünün son kısmında da bilirkişi bu hususa '' İşletme içerisinde yangın koruma tertibatı olup olmadığı araştırıldığında işletme içerisinde 12 kg KKT söndürme türü bulunduğu görüldüğünü ancak söndürme tüpünün yeterli sayıda ve her alanda ayrı ayrı olmadığı tespit edilmiştir. '' şeklinde  değindiğini, önlem alınmadığı gibi rizikoyu ağırlaştıracak şekilde yeterli yangın tüpü işletmede bulundurulmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber söz konusu yangının kaynak işlemi nedeniyle çıktığı düşünülse dahi sigorta ettirene ödenen tazminatın haksız olduğunu, sunulu raporda görüleceği üzere yangının kaynaktan sıçrayan kıvılcımların ara boşluklardan içeri düşmesiyle başlamış olabileceğinin belirtildiğini,  ancak söz konusu işletmenin bina yapısında bir boşluk olmaması gerektiğini, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin haksız olduğunu, dava dışı ödeme alan şirketin ... Tur. Ve Tic. LTD. ŞTİ. İle davacı sigorta şirketi arasında düzenlenen sigorta poliçesi incelendiğinde sigorta ettirenin ''riziko bilgileri'' hususunda doğru bilgi vermediğinin görülmekte olduğunu, beyan yükümlülüğünün ihlali ise tazminat borcunu ortadan kaldıracağını, poliçede belirtilen riziko bilgilerine göre yangının meydana geldiği iş yerinin tam kargir  ve 200 m2 olduğu beyan edildiğini, aynı zamanda iş yerinin hırdavat, nalburiye, sıhhi tesisat malzemeleri satışı yaptığının bildirildiğini, satışa konu malzemelerin petrol temelli olduğu düşünüldüğünde yangına karşı korunması ve buna göre önlem alınması gerektiğinin açık olduğunu, Tam Kagir Yapının tanımı; Taşıyıcı duvarları tuğla veya taştan yapılan, döşemeleri ise betonarmeden meydana gelmiş kagir yapılardır. ancak alınan raporlardan anlaşıldığı üzere söz konusu yapının'' Çelik kontriksiyon şeklinde 1,5 metre yüksekliğinde duvar üzeri saç kaplama, çatısı ise çelik profil üzerine saç kaplama şeklinde'' olduğu ve 360 m2 olduğunun tespit edildiğini, petrol bazlı yangına dayanıksız malzeme satmakta olan işletmenin pek çok kısmı neredeyse dışarıya açık şekilde olduğunu, korunmaya uygun olmadığını, itfaiye raporunda iş yerinin dışını kaplayan saçların alt kısmının yerden 5-8 cm yüksekte olduğunu ve sacların çatı sacı olduğundan aralarında boşluklar bulunduğunun tespit edildiğini, bu anlamda yapılan ödemenin de haksız olduğunu, müvekkili şirket adına çalışmakta olan kişilerin gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini ve müvekkilinin gerekli tüm önlemleri aldığını, raporda da görüleceği üzere müvekkili tarafından yangın söndürme tüplerinin hazır bulundurulduğunu ve derhal müdahalenin müvekkili şirket yetkilileri ve çalışanları tarafından yapıldığını, hazırda tüm önlemlerin alındığını, olay günü kaynak değil vidalama işleminin yapılmakta olduğunu, kabul etmemekle beraber kaynak işlemi yapılsa dahi yoğun yağmur altında bir kıvılcımın olay yerinin tersi istikamette ve arada ortalama 80 cm varken diğer işletmenin içine düşmesi fizik kurallarına aykırı olacağını, müvekkili  tarafından tüm önlemler alınmış olmasına rağmen yukarıda açıklandığı üzere sigorta ettiren işletmenin gerekli önlemleri almadığını, rizikoyu arttırıcı değişiklikler yaptığını ve doğru olmayan beyanlarda bulunduğunu, yangının çıkış nedeninin ise varsayıma dayalı oluşturtulduğunu, ödenen tazminatın haksız olduğu gibi olağanın çok üstünde olduğunu, ödeme miktarı hesaplanırken alınan parametrelerin net olarak açıklanmadığını, direkt olarak pert işlemi yapıldığını, varsayıma dayalı ödenen tazminat miktarını kabul etmediklerini, bu hususta yeniden rapor aldırılmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, tanık beyanları ile bilirkişi heyet raporu birlikte değerlendirilmek suretiyle; \"1-DAVANIN KABULÜNE, Fethiye İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin  davalı yönünden devamına,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde meydana gelen yangın olayına dayalı rücu davası kabul edilerek itirazın iptaline karar verilmiş olup kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava sürecinde sundukları dilekçelerde özellikle yangın olayı sonrası sigorta şirketince ödenen rakamın fahiş olduğu, sigorta ettirenin kusurunun varlığının dikkate alınmadığı defaten anlatılmışsa da yerel mahkemece iş bu kusur durumu yönünden değerlendirme yapılmadığını, dosyada tanık sıfatıyla dinlenen kişilerin olay anında orada olan ya da olayı gören değil sürece şahit olan kişiler olduklarını, dinlenen tanıkların orada son 10 günde yapılan işlemleri anlattıklarını, olay günü pek çok tanık zaten tatil olması nedeniyle iş yerinde olmadığını, yangının başladığı noktada trafo bulunmasa da keşif sırasında da görüldüğü üzere hemen üstüne kablo ile elektrik çekilmiş ve ışık sistemi kurulu olduğunu, aynı gün Fethiye genelinde meydana gelen voltaj nedeniyle elektrik kesilmesi hususu olup olmadığının AYDEM'den öğrenilmediğini, bu durum hakkında bir tespit yapılmadığını, yangının çıkmış olduğu iş yeri petrol temelli pek çok malzemenin mevcut olduğu bir iş yeri olduğunu, yangının yoğun olduğu bölge belirlenirken bu durumun dikkate alınmadığını, yangının başka bir noktada başlayarak bu eşyaların çokça istiflendiği yerde daha büyük bir hal almasının mümkün olduğunu, rapor hazırlanırken yangının çıkış noktasının belirlenmesinde bu durumun dikkate alınmadığını, önlem alınmadığı gibi rizikoyu ağırlaştıracak şekilde yeterli yangın tüpü işletmede bulundurulmadığını, rizikoyu arttırıcı nedenleri gösterir bir rapor bulunmadığını, bir sigorta bilirkişisi tarafından da dosyanın incelenmesi gerektiğini, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin haksız olduğunu, dava dışı ödeme alan şirket ... Tur. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı sigorta şirketi arasında düzenlenen sigorta poliçesi incelendiğinde sigorta ettirenin ''riziko bilgileri'' hususunda doğru bilgi vermediğinin görüleceğini, beyan yükümlülüğünün ihlalinin tazminat borcunu ortadan kaldıracağını, bu nedenlerle istinaf istemlerinin kabulü ile Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararının ortadan kaldırılarak, talepleri doğrultusunda bir kusur/sigorta bilirkişinden rapor aldırılmasına, kusur oranına göre tazminatın yeniden değerlendirilmesine, aksi halde eksik incelemelerin tespiti ile kararın ortadan kaldırılarak mahal mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davalı tarafın istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu iddiaların hepsi bilirkişi raporunda irdelenmiş ve gerekçeli kararda da detaylandırılmış olduğunu, davalı taraf istinaf dilekçesinde; yangın başladığı noktada trafo bulunması ve aynı gün Fethiye genelinde meydana gelen voltaj nedeniyle elektrik kesilmesinden kaynaklı yangının meydana gelebileceğini belirttiğini, yapılan keşif mahallinde elektrik trafosu bulunmadığı gibi tanık anlatımlarında elektrik kesintisi yaşandığına dair en ufak bir beyan dahi olmadığını, davalı tarafın beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, dosyada toplanan delillerde ve alınan bilirkişi raporunda yangının sigortalıdan kaynaklı bir nedenden çıktığı veya ihmali olduğunu gösterir hiç bir delil, emare bulunmadığını, dosyada 06.09.2024 tarihinde keşif üzerine bilirkişi heyeti tarafından 42 sayfalık detaylı bir rapor hazırlandığını,  davalı tarafın meydana gelen yangın hadisesinde kusurumuz yoktur demesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenlerle davalının istinaf taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesi gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 sayılı TTK'nın 1472-1481 maddeleri uyarınca sorumlulardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde; davacı sigorta şirketine İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış bulunan dava dışı sigortalı ... Limited Şirketi'ne ait işyerinin 17/10/2021 tarihinde yangın nedeni ile hasara uğradığını, sigortalıya toplam 2.741.909,38 TL hasar ödemesi yapıldığını, davalının işyerinde olan tadilat nedeniyle yapılan sıcak çalışmalarda (kaynak ve spiral) makine ve ekipmanlardan çevresine sıçrayan kıvılcımların komşu işyeri olan sigortalı işyerine sıçrayarak yangının çıkmasına sebep olduğu gerekçesi ile davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Yerel mahkemece davanın  kabulüne  dair verilen karar, davalı tarafından istinaf  edilmiştir. <br>Dosyanın incelenmesinde; davacı ile dava dışı sigortalısı arasında 14/07/2021-14/07/2022 tarihleri arasını kapsayan İşyerim Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, sigortalının işyerinde 17/10/2021 tarihinde yangın meydana geldiği, davacının meydana gelen hasar nedeniyle 27/12/2021 tarihinde sigortalısına 2.741.909,38 TL ödeme yaptığı ve bu bedelin rücuen tahsili için davalı ve dava dışı sorumlular aleyhine Fethiye İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 2.741.909,38 TL asıl alacak ve 144.645,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.886.554,49 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı ve davalının icra takibine itirazı üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacı da bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.<br>Mahkemece, dosya kapsamına ve olaya uygun uzmanlık alanlarında ehil bilirkişilerden oluşan heyet teşekkül ettirilerek poliçeye konu yanan işyerinde ve davalıya ait komşu işyerinde keşif yapılarak bilirkişi heyet raporu alındığı, tanıkların keşif mahallinde dinlendiği, sunulan heyet bilirkişi raporunun,  dosya kapsamına uygun olduğu; davalı vekili her ne kadar yangının meydana geldiği gün ilçe genelinde meydana gelen voltaj nedeni ile elektrik kesintisinin ve kesintinin yangına neden olup olmadığı hususunun araştırılmadığını istinaf sebebi olarak belirtmiş ise de, gerek dosya içeriğinden ve gerekse de ceza dosyasında bulunan olay yeri inceleme raporundan yangının yoğun olarak yaşandığı işyeri bölümünde elektrik aksamının olmadığı ve işyeri içindeki yanıcı emtia ile işyerinin elektrik tesisatı ile arasındaki mesafenin uzunluğu dikkate alındığında, yangının elektrik tesisatı kaynaklı olmadığı sabit olmakla bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olmadığı; yine davalı vekili dava dışı sigortalının işyerinde yeterli sayıda yangın tüpü bulundurmaması nedeni ile rizikoyu ağırlaştırdığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; yine ceza dosyasında bulunan olay yeri inceleme raporunda sigortalı işyerinde yangın tüplerinin bulunduğunun yazılı olduğu, davalı taraf her ne kadar davalıya ait işyerinde olay günü alev çıkaracak ve yangın tehlikesi yaratacak nitelikte kaynak çalışması yapılmadığını, olay günü sadece vidalama yapıldığını dolayısı ile yangına davalı işyerindeki çalışmaların sebebiyet vermediğini savunmuş ise  de ceza dosyası içeriğinde bulunan davalı işyerine ait kamera kayıtlarının yazılı dökümlerinden olay günü yangın saatinin hemen öncesinde davalı işyerinde kaynak ve spiral makineleri ile çalışma yapıldığının anlaşıldığı, nitekim davacı tanıklarının beyanlarının da aynı doğrultuda olduğu, bu durumda davacının ispat külfetini yerine getirdiği ve yangın ile davalının işyerindeki tadilat çalışmaları arasında illiyet bağının bulunduğu kanaatine varılmakla Mahkemece bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış, davalının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine  karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 197.190,80 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 49.295,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 147.895,66 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,<br>5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/10/2025\t<br><br> .... <br>Başkan<br><br> .... <br>Üye<br><br> .... <br>Üye<br><br> .... <br>Katip<br> <br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40be080f2c31c897","SID":"b16e388d68f74545"}}