{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/3481 <br>KARAR NO: 2025/1072<br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/11/2021<br>NUMARASI\t: 2020/31 Esas, 2021/860 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 08/10/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Dava; taraflar arasındaki taşeron sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yükleniciler tarafından başlatılan icra takibine davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair  verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacılar vekili; davacılar ile davalı şirket arasında,  konusu; \" Bakırköy Adalet Sarayı Ana Hizmet Binasında Bulunan Kazan Dairesi Hariç Isıtma ve Soğutma Sistemlerinin Borulama Sisteminin Yenilenmesi\" olan 29/05/2018 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davacıların sözleşme kapsamındaki işi yerine getirdikleri sırada davalı tarafça işin yapımının durdurulduğunu ve iş sahasına girişlerinin engellediğini,  davacılar tarafından tamamlanan işe karşılık hakediş alacağının yapılan ihtara rağmen ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz edildiğini belirterek; itirazın iptalini ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davalı tarafından alınan 16/05/2018 tarihli ihale konusu işin, taraflar arasında yapılmış 29/05/2019 tarihli taşeronluk sözleşmesi ile davacılara verildiğini ancak, ihalenin davalının elinde olmayan sebeplerle iptal edildiğini, ihalenin iptali ile taraflar arasındaki sözleşmenin konusuz kaldığını, yeniden yapılan ihaleninde davalı tarafından alınamadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.  Mahkemece 11/11/2021 tarihli  karar ile; taraflar arasında 29/05/2018 tarihli taşeronluk sözleşmesi kapsamında 21/05/2018 tarihli ihaleyle davalıya ihale edilen işin yapımının davacı tarafça üstenildiği ancak, sözkonusu ihalenin 13/06/2018 tarihli ihale komisyonu kararı ile iptal edildiği, aynı işe ilişkin ikinci kez yapılan 07/08/2018 tarihli ihalenin dava dışı 3.kişi tarafından alındığının dosya kapsamı ile sabit olduğu, davacı taraf, sözleşme kapsamında yapımına başlanılan işe ilişkin hakediş alacağının tahsilini istemiş ise de; yapılan ilk ihalenin iptali sonrası yapılan ikinci ihalenin davalı tarafça alınmadığı, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesinin ilk ihaleye ilişkin olduğu; başka bir ifadeyle, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesine konu işin davalıya ikinci kez ihale edilmediği; bu durumda, davalının 07/08/2018 tarihli ihale kapsamında yüklenici sıfatının bulunmadığı,  dava dışı 3.kişi tarafından alınan 07/08/2018 tarihli ihale konusu işin bir kısmının -ilk ihale kapsamında yapılmış taşeronluk sözleşmesi gereği alt yüklenici sıfatıyla- davacı tarafça yapımından dolayı davacı taraf hakediş alacağı davalıdan talep edilemeyeceği, davacılar tarafından alacağın tahsili yönünde, davalı hakkında başlattığı icra takibinde kötüniyet kanıtlanamadığı, gerekçesi ile; davanın reddine, davalı tarafın tazminat isteminin reddine,  karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; ilk ihale alıcısının sözleşmesine dayanılarak kendisi ile organik bağın olduğu şüphesiz olan ikinci ihale alıcısı tarafından alacak konusu işlerin davacılara yaptırılmasından sonra; ihale alıcılarının değiştiği gerekçesi ile alacağı tahsilsiz bırakmaya çalışmanın Medeni Kanun 2. Maddesindeki dürütlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini,  davalı tarafın, davacılar ile yapılmış olan sözleşmeyi ve sözleşmede yer alan fiyatlandırmayı önce cevap dilekçesinde inkar edip, son duruşmada bu inkara yönelik iddialarından da vazgeçtiğini, davalı tarafın dava konusu işi kendisinin değil de bizzat yetkilisi ve tek ortağı tarafından kendi nam ve hesabına yapıldığı iddiasını temel alan İlk Derece Mahkemesinin hatalı  olduğunu,  belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden   kaynaklanmaktadır. Davacılar yüklenici, davalı yan ise iş sahibidir.Taraflar arasında 29/05/2018 tarihli taşeronluk sözleşmesi  akdedilmiştir.Davacılar vekili; davacılar ile davalı şirket arasında,  konusu; \" Bakırköy Adalet Sarayı Ana Hizmet Binasında Bulunan Kazan Dairesi Hariç Isıtma ve Soğutma Sistemlerinin Borulama Sisteminin Yenilenmesi\" olan 29/05/2018 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davacıların sözleşme kapsamındaki işi yerine getirdikleri sırada davalı tarafça işin yapımının durdurulduğunu ve iş sahasına girişlerinin engellediğini,  davacılar tarafından tamamlanan işe karşılık hakediş alacağının yapılan ihtara rağmen ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz edildiğini belirterek; itirazın iptalini ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekili; davalı tarafından alınan 16/05/2018 tarihli ihale konusu işin, taraflar arasında yapılmış 29/05/2019 tarihli taşeronluk sözleşmesi ile davacılara verildiğini ancak, ihalenin davalının elinde olmayan sebeplerle iptal edildiğini, ihalenin iptali ile taraflar arasındaki sözleşmenin konusuz kaldığını, yeniden yapılan ihaleninde davalı tarafından alınamadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiş,  Mahkemece; taraflar arasında 29/05/2018 tarihli taşeronluk sözleşmesi kapsamında 21/05/2018 tarihli ihaleyle davalıya ihale edilen işin yapımının davacı tarafça üstenildiği ancak, sözkonusu ihalenin 13/06/2018 tarihli ihale komisyonu kararı ile iptal edildiği, aynı işe ilişkin ikinci kez yapılan 07/08/2018 tarihli ihalenin dava dışı 3.kişi tarafından alındığının dosya kapsamı ile sabit olduğu, davacı taraf, sözleşme kapsamında yapımına başlanılan işe ilişkin hakediş alacağının tahsilini istemiş ise de; yapılan ilk ihalenin iptali sonrası yapılan ikinci ihalenin davalı tarafça alınmadığı, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesinin ilk ihaleye ilişkin olduğu; gerekçesi ile; davanın reddine,  karar verilmiştir.  Somut olayda; davalı şirketin davaya konu işi 21.05.2018 tarihli ihale ile aldığı ve işi  davacılara taraflara 29/05/2019 tarihli taşeronluk sözleşmesi ile yaptırmaya başladığı, işe başlanmasından sonra  21.05.2018 tarihli ihalenin; pazarlık usulü ile yapıldığı ancak açık arttırma usulü ile yapılması gerektiği, gerekçesi ile 13.06.2018 tarihinde iptal edildiği, bunun üzerine yapılan 2. ihalenin ise 07.08.2018 tarihinde dava dışı ... adlı kişiye verildiği, ...'un davalı şirketin 60 yıllığına tek yetkili ve davalı şirketin 2 ortağından biri ve şirketin müdürü olduğu, dosyadaki Eylül 2018 tarihli yazışmalardan, davacıların işin yapımı konusunda ... şirketinin müdürü olan ve 2 ihaleyi şahsen alan ... ile   işin yapımı konusunda yazıştıkları, davalı şirketin ihalenin iptal edildiğini,  davacılara herhangi ihtar, ihbar vb araçlarla bildirmediği, davacılara işi davalının verdiği ve davacıların yaptıkları işin bedelini davalıdan talep edebileceği, bu nedenle mahkemece davacıların sözleşme kapsamında yapmış oldukları işin bedelinin yapıldığı tarih itibari ile rayiç bedelinin saptanarak sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,  2-İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 11/11/2021 tarih, 2020/31 Esas, 2021/860 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE4-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacılar tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4bb32e7d3335bc71","SID":"3aa85e91fd9da675"}}