{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/954 - 2025/1111<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/954 <br>KARAR NO\t: 2025/1111<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R   <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19.01.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/98 Esas 2023/25 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 02.10.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 17.10.2025\t<br>\t<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.03.2014 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı tarafından yapılmış olduğunu, davalı şirket tarafından ödeme yapılmış ise de yeterli olmadığını, tedavilere rağmen sağlığına kavuşamadığını, zaman içerisinde maluliyetinin arttığını, ve artmaya devam ettiğini belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca şimdilik 200 TL bakıcı gideri, 300 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 9.500 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000 TL bakiye malullük sakatlık tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin yaptırılan aktüer hesaplamaları esas alınarak davacının yaralanması ile ilgili olarak hesaplanan 9.650 TL'yi 28.04 2016 tarihinde davacı vekili hesabına ödediğini, mahkeme tarafından tekrar aktüer hesabı yapılacak olduğunda bu durumda yapılacak hesaplamalarda ödeme tarihinden itibaren faiz güncellenmesi yapılması gerektiğini, davacıya yapılan ödemenin denetlenmesinde ödeme tarihi olan 28.04.2016 tarihi itibariyle rapor aldırıp ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınması gerektiğini, daha ileri bir tarihte verilerin dikkate alınması halinde davacının sebepsiz zenginleşmesi ve davalının mükerrer ödeme yapmasına yol açılacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı tarafından Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/323 Esas sayılı dosyasında bedensel zarar nedeniyle tazminat istemi ile açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, Hacettepe Üniversitesinden alınan 28.11.2022 tarihli rapora göre davacının maluliyetinden herhangi bir artışın söz konu olmadığının belirtildiği, bu itibarla Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ile iş bu davanın tarafları ve talep konularının aynı olması ve davanın feragatle sonuçlanmış olması, davacının artan bir maluliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan üniversite raporunda, kazadan sonra davacıda meydana gelen maluliyet artışının değerlendirilmediğini, üniversite tarafından tanzim edilen ilk rapordan sonra maluliyet artışı olmadığının bildirildiğini, bu durumun fahiş derecede yanlış olduğunu, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, yaya davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu, maluliyetinin zamanla arttığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiş. Mahkemece davanın Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ile iş bu davanın tarafları ve talep konularının aynı olması ve davanın feragatle sonuçlanmış olması, davacının artan bir maluliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, karar verilmiştir.<br>1-Davacı tarafından aynı kazaya ilişkin olarak Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.05.2016 tarih 2016/323 Esas 2016/923 Karar sayılı dosyasında, ... Sigorta AŞ’ye karşı bedensel zararlarının tazmini istemli olarak açılan davada davacı vekilinin davalı sigorta şirketi ile sulh olunduğunu belirterek 10.05.2016 tarihinde davasından feragat ettiği gerekçesi ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br> 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinin 1 fıkrasının (i) bendi gereğince aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu; aynı Kanun'un 115. maddesinin 2 fıkrasında dava şartı noksanlığı (giderilmesi mümkün olmayan) bulunması halinde davanın usulden reddine karar verileceği; Kanun'un 303/1-2 fıkralarında da bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği, bir hükmün davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm ifade edeceği düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>Somut olayda, mahkemece, davacı tarafından aynı kazaya ilişkin olarak Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/323 Esas 2016/923 Karar sayılı dosyasında, ... Sigorta AŞ’ye karşı açtığı bedensel zararın tazmini istemli davadan feragat ettiği, eldeki davada Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 28.11.2022 tarihli rapora göre davacının maluliyetinden herhangi bir artışın söz konu olmadığının anlaşıldığı, bu itibarla Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ile iş bu davanın tarafları ve talep konularının aynı olması ve davanın feragatle sonuçlanmış olması, davacının artan bir maluliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; dava dilekçesinin incelenmesinde, davacının maluliyetinin arttığı belirtilerek geçici ve sürekli işgöremezlik ve bakıcı gideri talebinde bulunduğu, her ne kadar Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/323 Esas 2016/923 Karar sayılı dosyası ile eldeki davanın tarafları aynı olsa da, eldeki davanın artan maluliyete ilişkin olduğu, bu nedenle iki dava dosyasının dava sebebinin aynı olmadığı anlaşılmakla davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.<br>2-Davacı vekili, eldeki davada, davacının, dava konusu kazada yaralandığını ve malul kaldığını, maluliyetinin artarak devam ettiğini belirterek davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ve bakıcı giderinin tazminini talep etmiştir. Mahkemece, davacının maluliyeti yönünden hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 28.11.2022 tarihli ek raporunda, dava konusu kaza sonrası davacının maluliyetinde bir artış olup olmadığının değerlendirilmediği, sonuç kısmında 24.05.2022 tarihli kök rapordan itibaren davacının maluliyetinde bir artış olmadığının belirtildiği görülmüş olup rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. <br>Bu durumda mahkemece, davacının, dava konusu kaza tarihinden itibaren gördüğü tedavilere ilişkin tüm tedavi evrakları, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.05.2016 tarih 2016/323 Esas 2016/923 Karar sayılı dosyası, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelere ilişkin belgeler, ödemeye esas alınan maluliyet raporları, aktüer raporları, sulh sözleşmesi ve tüm sigorta hasar dosyası getirtilerek  davacının “davalıya karşı daha önce açtığı davadan feragat ettiği 10.05.2016 tarihinden” itibaren maluliyetinde bir artış olup olmadığının, davacının yaralanması nedeniyle tedavileri tamamlanarak hangi tarihte sağlığına kavuşmuş sayılacağı, gelişen bir durum bulunup bulunmadığı, 10.05.2016 tarihinden sonra davacının devam eden tedavisi olup olmadığı, maluliyetin yapılan ödemeden sonra gelişen durumlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiği, kaza nedeniyle maluliyet durumunun ve tespit edilen maluliyetin kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı ve  Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre maluliyet oranının belirlenmesi  için Adli Tıp Kurumu  ilgili ihtisas dairesinden rapor alınarak, bu hususta gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan peşin karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yeniden yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br> <br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25379837cac4b826","SID":"6c87e905bc278b98"}}