{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2022/2342 <br>KARAR NO\t: 2025/1479<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 14/06/2022<br>NUMARASI\t: 2021/956 Esas - 2022/605 Karar<br>DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ 25/09/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ     :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.11.2020 tarihinde İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, Halkalı Caddesi üzerinde ... İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ait... plakalı aracın müvekkili ...’e ait ... plakalı araca arkadan çarparak hasar görmesine sebep olduğu, taraflar arasında düzenlenen 27.11.2020 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre ... aracı arkadan çarpma nedeniyle % 100 kusurlu olduğu, müvekkiline ait aracın ... Oto. Tur. Teks. San. ve Dış Tic. Şti.’de toplam 11.950 TL bedelle tamir edildiğini, davalı sigorta şirketine başvurulmuş olup yapılan masrafın sadece 2.500 TL’sinin karşılandığını kalan bedelin tazmini gerektiğini belirterek  davanın kabulü ile 11.950 TL hasardan ödenen 2.500 TL düşüldükten sonra kalan 9.450 TL araç hasarından doğan maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile müvekkile verilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili idare aleyhine açmış olduğu davaya karşı derdestlik, husumet, görev, yetki itirazı, kesin hüküm ve zamanaşımı itirazları olduğu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil idarenin bu kazada kusurunun bulunmadığı, kazanın olmaması için azami dikkatin kendisi tarafından gösterildiği, meydana gelen kazada sadece arkadan çarpma gerçekleşmiş olup davacı aracının önünde olan hasarın iş bu kaza ile ilgisi olmadığı belirtilmiş olup, davanın usulden ve itirazları dikkate alınarak esastan reddine  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş.’nin vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, müvekkil şirketin aracın hasarlı hali üzerinde ekspertiz yapılmasına izin verilmeden tek taraflı olarak aracını yaptırarak dava açtığı, davacının müracaatı üzerine yaptırılan inceleme neticesinde tespit edilen hasar bedelinin davacı vekili ... hesabına 30.12.20201 tarihinde 2.199,08-TL ödendiği, eşdeğer parça kullanılması gerekirken orijinal parça üzerinden yapılan hesaplamanın kabul edilemeyeceği, müvekkil şirketin KDV’den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğu, kusur oranlarının belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişiden kusur raporu alınması, davacının faize ilişkin taleplerini kabul etmediğini, ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmeyerek riziko ve hasarın denetimini ortadan kaldıran davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile 8.564,86 TL hasar bedelinin davalı ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü yönünden olay tarihi olan 27/11/2020 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 05/11/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İdarenin bu kazada kusuru bulunmadığını, davacı aracının önünde olan hasarın iş bu kaza ile ilgisi olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere  yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacının maddi tazminat taleplerini teker teker sıralayıp neye ilişkin olduklarını belirtmesi gerektiğini, dava dilekçesi bu yönüyle de usulen eksik olduğunu, ayrıca davacı tarafın talep ettiği  maddi  tazminat fahiş olup kendilerince kabul edilemeyeceğini, bilirkişi tarafından takdir edilen  bakım onarım tazminatına ve  kusur oranına yapılan  itirazlarda dikkate  alınmadığını, idare şoförünün  meydana gelen üzücü kazada kusursuz olduğu da dikkate alınmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya cevap verilebilmesi için delillerin kendilerine tebliğin gerekli olduğunu, başvuran tarafından gerçek zarar miktarı muteber delillerle ortaya konulmadığı gibi zararın varlığı ve miktarının da denetimine engel olunduğunu, araç üzerinde ekspertiz incelemesi yapılmadan zararın tespitinin ve denetiminin mümkün olmayacağını, mevzuata tamamen aykırı bir rapora dayalı olarak tazminat istemlerinin kabul edilebilir olmadığını, hu nedenle sigorta şirketine başvuru şartının gerçekleşmediğinden bahisle başvurunun reddinin gerektiğini, her halükarda başvuranın hasar bedeline ilişkin zarari karşılandığından işbu başvurunun reddi gerektiğini, iş bu ödemeye ilişkin dekontun ekte sunulduğunu, hüküm aşamasında dikkate alınması gerektiğini, davacının aracında meydana gelen gerçek zarar karşılanmış olduğundan  müvekkilinin sorumluluğunun sona ermiş olduğunu, müvekkil Sigorta Şirketi, 20 Mart 2020 tarihli ve 31074 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan yeni genel şartlara göre belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabileceğini,  bilirkişi incelemesine karar verilmesi halinde genel şartların esas alınmasını ve hesaplanan tazminattan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.2.2 maddesi düzenlemesi gereği araç onarımının kaza tarihi itibariyle anlaşmalı bir serviste onarılması halinde uygulanması mümkün olan iskonto oranının da göz önünde bulundurulması gerektiğini,   parça müvekkil şirket tarafından tedarik edildiğinden KDV ödenmediğini, başvuran tarafından herhangi bir onarım faturası vb. evrak sunulmadığı görüldüğünü, sigorta şirketinin, hesaplanan işçilik ve hasar birlikte KDV'den sorumlu tutulmasının kabulü mümkün olmadığını, müvekkil şirketin söz konusu parçalarda %30-40 iskonto imkanı bulunmakta olup iskontosuz yapılan hesaplamaların hükme esas alınmasının hatalı olacağını, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde dahi şahısların toplu alımlarda %35-45 civarı iskonto alma imkânları bulunduğu bilinen bir gerçek olup bilirkişi raporundaki hesaplama açıkça eksik olduğunu, esasa girilmesi halinde kusur oranlarının kesin olarak belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, mahkemece aldırılan kusur bilirkişi raporunda müvekkil şirkete sigortalı araca isnat edilen aleyhe hususları kabul etmediklerini, davacının faize ilişkin talepleri kabul edilebilir olmadığını, davacının Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartlarında düzenlenen şekilde usulüne uygun bir şekilde müracaatta bulunmadığını ve aynı şekilde gerekli belge ve bilgileri de sunmadığını, böyle bir durumda, alacağın muaccel olamayacağı ve dolayısıyla müvekkil şirketin temerrüte düşmediği dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamına göre; 27.11.2020 tarihinde İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, Halkalı Caddesi üzerinde ... İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ait... plakalı aracın, aynı yönde seyreden davacı ...’e ait ... plakalı  araca arkadan çarparak hasar görmesine sebep olduğu, taraflar arasında düzenlenen 27.11.2020 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre davacıya ait aracın da dava dışı başka bir araca çaptığı ve kazanın bu şekilde meydana geldiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince alınan kusur ve hasar rapora göre; davalı ... adına kayıtlı... plakalı  dava dışı ... tarafından sevk ve idare edilen aracın %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı araçta 11.064,86 TL hasar meydana geldiği ve oluşan hasarın kazayla uyumlu olduğu davalı sigorta şirketi tarafından davacıya hasara ilişkin 2500,00 TL  ödeme yaptığı bakiye hasar bedelinin 8.564,86 TL  tespit edilerek bildirilmiştir.  Mahkemece bu rapor hükme esas alınarak hüküm kurulmuştur.Dosya kapsamından hükme esas alınan bilirkişi raporunun istinaf talep eden davalı  ... Sigorta A.Ş. vekiline  HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde  davalı  ... Sigorta A.Ş. vekilinin süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur ve  hasar hesaplaması bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusur oranları ile bilirkişi raporunda ki hesaplamaya ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.   Davalı ... vekilinin bilirkişi raporuna karşı istinaf talepleri bakımından değerlendirme yapıldığında;  Hükme esas alınan kusur bilirkişi  raporunun  olay yeri, kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre kusur raporuna; Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun  ekspertiz raporu, daha önceki kaza, fotoğraflar hasarlı parçalar, kaza tespit tutanağı ve kazaya karışan tüm sürücülerin beyanları, sigortalı aracın hasarlı parçaları incelenerek hasara uğrayan parçaların kaza ile uyumu ve gerekliliği ve değerleri yönünden tek tek değerlendirme yapılarak  konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından kusur  raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Dava dilekçesi ve eklerinin davalıya tebliğ edildiğinden delillerin tebliğ edilmediğine;  Dava dilekçesinde açıkça \"11.950 TL hasardan ödenen 2.500 TL düşüldükten sonra kalan 9.450 TL araç hasarından doğan maddi tazminatın tahsilinin\" talep edildiği yazılı olduğundan maddi zarar kalemlerinin açıklanması gerektiğine;  Davacının hasar onarımını davalının belirlediği anlaşmalı serviste yaptırma zorunluluğu bulunmadığından parça bedellerine iskonto uygulanması gerektiğine (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/15201 E. ve 2021/3717 K. sayılı ilamı); Davacı onarım faturası sunmuş olup kaldı ki sigortacı, sözleşmeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olarak, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisini de (3065 sayılı KDV Kanunu uyarınca) zarar görene ödemek zorunda olduğundan, KDV dahil hesaplama yapılamayacağına;  Davacı davalı  Sigorta şirketine başvuru yaptıktan ve hatta kısmi ödeme aldıktan sonra ödeme yetersiz olduğundan  dava açtığına göre KTK'nın 97.maddesindeki başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü ile kanuna uygun olarak başvuru tarihinden  itibaren  8 gün sonrasının faizin başlangıç tarihi olarak kabul edildiğinden faiz başlangıç tarihine; Sigorta şirketi ödemesinin hasarı karşılamadığı bilirkişi raporunca tespit edildiği ve ödeme düşülerek zarar miktarı belirlendiğinden ödemenin yeterli olduğuna ilişkin istinaf nedenleri  yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalılar vekilleri istinaf başvurularının MK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davalılar vekillerinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-a-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 585,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 30,34 TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 147,00 TL harcın mahsubu ile bakiye  468,40 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş. tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.25/09/2025<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f63d8d64d821dac","SID":"1a8bdbb95f3c5746"}}