{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  4. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/954 - 2025/1166<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/954 <br>KARAR NO\t: 2025/1166<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2021/773 E. 2024/34 K.<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Sözleşmenin İptali<br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 01/10/2025<br>KARARIN YAZIM TARİHİ : 01/10/2025<br><br>              Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı dava davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. <br>             TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>          Davacı, Kırşehir ilinde adına kayıtlı maden ruhsatının 07.07.2015 tarihinde ivazsız olarak davalı şirkete devredildiğini, aynı tarihte taraflar arasında, üretilecek madenlerden elde edilecek gelirden davacıya pay verilmesini içeren bir sözleşme imzalandığını, ruhsatın devredilmesindeki amacın davalının derhal üretime geçerek gelir elde etmesi ve kendisinin de bu gelirden pay alması olduğunu, davalı şirketin üretim yapma yeterliliğine güvenerek ruhsatın devredildiğini, ancak sözleşmenin üzerinden yaklaşık 6,5 yıl geçmesine rağmen hiçbir üretim yapılmadığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmenin temel amacının gerçekleşmediğini, sözleşmenin 6. maddesine göre, eğer 10 yıl içinde üretime geçilmezse ruhsatın davacıya koşulsuz olarak iade edilmesi gerektiğini, ancak davalının üretim yapmadığı gibi, 3. kişilerle ruhsatın devri için pazarlık yaptığını, bu nedenle hem gelirden hem de yüksek devir bedelinden mahrum kaldığını, ayrıca üretim maliyetlerinin arttığını, sözleşmeye aykırı davranışlar nedeniyle ekonomik zarar oluştuğunu ileri sürerek, davalı ile imzalanan sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile maden ruhsatının davalı adına olan kaydının sicilden terkinine ve ruhsatın davacı adına tesciline, maden ruhsatı devir sözleşmesinin iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı, devir işleminin 100.000 TL bedelle yapıldığını, ivazsız olmadığını, bu bedelin ise davacıya ödendiğini, ruhsatın dava dışı bir şirketten alınarak yeni kurulan davalı şirkete devredildiğini ve bu durumun davacıya bildirildiğini, davacının itiraz etmediğini, ruhsat devrinin ardından 07.07.2015 tarihinde taraflar arasında ayrı bir “Danışmanlık ve Üretim Payı” sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davacının üretimden pay alacağının ve davacıya danışmanlık hizmeti karşılığında aylık 5.000 TL danışmanlık ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, maden sahasında çeşitli izinlerin alındığını, toprak analizleri, sondaj çalışmaları yapıldığını, ancak 2017 yılında bölgenin “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ilan edilmesi nedeniyle fiilen üretime geçilemediğini, bu nedenle 10 yıllık sürenin henüz başlamadığını, ayrıca 2020 yılında ruhsatın şirkete ait başka bir ruhsatla birleştirilerek iptal tehlikesinin önüne geçildiğini, 2021 yılında işletme izni alındığını ve aktif olarak üretime hazırlık yapıldığını, davacının iddialarının hukuki ve fiili dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen uzman görüşünde de belirtildiği şekilde, her  iki sözleşmenin birbirinin devamı niteliğinde olduğu, dava dışı ile davacı arasında 11/09/2014 tarihinde imzalanan sözleşme ile kararlaştırılan ruhsat devir bedelinin davacıya ödendiği, davacının kendisine ait maden ruhsatını  07/07/2015 tarihinde  davalı şirkete devrettiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin rödövans sözleşmesi olmadığını, ruhsat devrinden sonra eski ruhsat sahibi olan davacının haklarını düzenleyen karma nitelikte bir sözleşme olduğu, davacıya  Ağustos 2015 tarihinden emekliye ayrıldığı Mart 2020 tarihine kadar aylık net 5.000,00 TL danışmanlık ücreti ödendiği, danışmanlık ücreti nedeniyle tahakkuk eden KDV ve diğer vergilerin beyan edilerek ödendiği, 01.03.2020 tarihi itibariyle davacının emekliliği sonrası sigortalı çalışmasının mümkün olmadığı için ödemelerin sona erdiği, davalı şirketin maden sahasında arama yapmaya devam ettiği, üretim planlaması ve üretim izni ile ilgili faaliyetleri sürdürdüğü, henüz üretime başlanamamış olmasının davalıdan kaynaklanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>              İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ruhsat devrine ilişkin dosya kapsamındaki sözleşmelerin birbirleri ile bağlantılı olduklarını, kendisinin uğradığı zararların davalı tarafından karşılanması gerektiğini, sözleşmenin feshi koşullarının davalı tarafça oluşturulduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>             DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>           Dava, maden ruhsatı devir sözleşmesinin feshinin tespiti ile davalı adına olan maden ruhsatı kaydının sicilden terkini ve adına tescili istemine ilişkindir.<br>6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde \"(1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Aynı Kanun'un 309. maddesine göre de \" (1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.\" Davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olan, davadan feragat iki taraftan birinin talep sonucundan vazgeçmesi olarak tanımlanmakta olup, tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak hiç kimse bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi açmış olduğu davayı sonuna kadar takip etmeye de zorlanamaz. Bu nedenle davacı açtığı davadan hüküm kesinleşinceye kadar feragat edebilir. Feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve davadan feragat karşı tarafın rızasına bağlı değildir.<br>  Somut olayda, mahkemece, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuşsa da, davacının 23/09/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak feragat nedeniyle davanın reddine, davadan feragat nedeniyle davacının istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.<br>             HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2024 tarihli, 2021/773 Esas ve 2024/34 Karar Karar sayılı kararının davacının vaki feragati nedeniyle KALDIRILMASINA, davacının davadan feragat etmesi nedeniyle istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-a-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,<br>  b-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL'den düşümü ile  556,10-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>e-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine ödenmesine, <br>3-Peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>4-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 250 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,   <br>Dair kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/10/2025 tarihinde karar verildi.  <br><br>          Başkan                   Üye                      Üye            Katip <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87ebe6a5223c3c58","SID":"3d76c07245442ee0"}}