{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2022/2369 <br>KARAR NO\t: 2025/1560<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 24/05/2022<br>NUMARASI\t: 2021/212 Esas - 2022/454 Karar<br>DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03/10/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ         :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sigortalı davalı şirkete ait ... plakalı aracın 23/06/2019 tarihinde olay yerini terk eden kusurlu sürücü sevk ve idaresinde iken, ... plakalı araca çarpması ile hasar meydana geldiğini, müvekkili şirkete trafik sigortalı bulunan ... plakalı aracı sevk ve idare eden şahsın olay yerinden firar ettiğini,  kaza sonrasında hukuki bir mazeret bulunmaksızın olay yerinden firar edilmesi ile Genel Şartların B.4-F maddesinin ihlal edildiğini, bu nedenle sigortalı davalıya rücu hakkının doğduğunu, ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili tarafından 10.675,00 TL ödeme yapıldığını, ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan müvekkiline ait ... plakalı aracın davacı tarafından ZMMS ve Genişletilmiş Kasko poliçeleri ile sigortalandığını, müvekkili tarafından işbu poliçelere ilişkin primlerin eksiksiz ödendiğini, müvekkili nezdinde şoför olarak çalışan ...'in sevk ve idaresindeki aracı kaza mahallinde terk ettiğinin 23/06/2019 tarihli kaza tespit tutanağından anlaşıldığını, bu nedenle şoför hakkında müvekkili tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/226387 sayılı dosyası ile şikayetçi olunduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın ...'e ihbarının gerektiğini, kaza tutanağındaki kusur tespitini kabul etmediklerini, davacının rücu talebinin dayanaktan yoksun olduğunu, şoför tarafından olay yerinin terk edilmesinin tek başına rizikoyu teminat dışına çıkaran ya da sigortacının sigortalıya rücu hakkını doğuran hallerden olmadığını, ispat külfetinin davacıda olduğunu, aracın aynı zamanda İhtiyari Mali Mesuliyet sigorta poliçesini de içerir Kasko sigortası ile de sigortalı olduğunu, İMMS Genel Şartlarında sürücünün kaza yerini terk halinin rücu sebebi olarak sayılmadığını, yapılan ödemenin fahiş olduğunu, alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddine ve %20 oranından az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosya kapsamından da açıkça anlaşılacağı üzere davalı keyfi olarak kaza yerini terk ederek oluşan kazaya ilişkin belgelerin düzenlenmesine engel olduğunu, ilgili belgeleri müvekkil sigorta şirketine sağlaması gerektiğini, somut olayda da sigortalı, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediği için ispat yükü yer değiştirerek sigortalıya geçtiğini, mahkemenin davanın reddine hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, bu sebeple hukuka aykırı olan İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret  Mahkemesi’nin mezkur kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.   Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine yapılan itirazın iptali  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından; 23/06/2019 günü  davacı tarafça sigortalı, davalının maliki olduğu olay yerini terk eden (Firari) araç sürücüsü yönetimindeki ... plaka sayılı aracın ...  plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, sigortacı tarafından ödenen hasar bedellerinin kendi sigortalısından tahsili talepli icra takibine itiraz üzerine  itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır.01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya  yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğunu düzenlenmiştir.  Dosya kapsamına sunulan tüm beyan ve belgelerden; kaza tespit tutanağında  sürücünün firar ettiğinin belirtilmesi ve dava dışı sigortalı araç sürücüsünün  olayın ardından hastaneye veya emniyete gittiğine dair kayıt bulunmaması, davacının davalı sigortalıya ihbarı üzerine sürücü hakkında şikayet dilekçesi verildiği, sürücü ifadesinde can güvenliği nedeni ile olay yerini terk ettiği yönünde ifade vermiş ise de olay akabinde en yakın emniyet birimine müracaatının bulunmadığı gibi davalı işverenini de haberdar etmediği gözetildiğinde   oluşan kaza yerini  terk sebebinin ZMMS Genel Şartları  B.4/f bendi kapsamında \"tedavi\" veya \"yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme\", \"can güvenliği nedeniyle uzaklaşma\" gibi zorunlu hallerinin bulunduğunun kabul edilemeyeceği,  bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu  gözetilerek davanın esasına girilmesi gerekirken, Mahkemece, açıklanan gerekçesi ile  eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/10/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b08dffbfdb86910","SID":"4aff7a8eaf29f2cc"}}