{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1510 <br>KARAR NO\t: 2025/1587<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/03/2022<br>NUMARASI\t: 2021/244 Esas - 2022/226 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/10/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... isimli şahsa ait, ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, 21/07/2019 tarihinde saat 23:50 sularında evinin önünde beklemekte olan ve müvekkillerinin oğlu bulunan ...'e çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında 04/06/2014 doğumlu olan küçük ...'un hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğunu, eldeki dava açılmadan önce davalı ... şirketine 26/09/2019 tarihinde başvuru yapılmış olmakla birlikte sigortacı tarafından teklif edilen tazminat miktarı üzerinde anlaşamadıkları için eldeki davanın açılmak zorunda kalındığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalma kaydıyla ...'in ölümüyle desteğinden yoksun kalan davacı anne ve babanın her biri için ayrı ayrı 1.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiş, 02/02/2022 günlü ıslah dilekçesi ile de; maddi tazminata ilişkin istek miktarını davacı anne ... bakımından 192.174,28-TL'ye, davacı baba ... bakımından da 158.912,70-TL olmak üzere toplam 351.056,98-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacıların oğlu ...'in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan talep konusu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'in %85 oranında, müteveffa küçüğün ise %15 oranında kusurlu olduğu ve küçük ...'un ölümüyle desteğinden yoksun kalan anne ve babasının talep edebileceği maddi tazminat miktarlarının ne bulunduğu hususunun yargılama sırasında temin edilen bilirkişi raporlarıyla belirlendiği ve söz konusu raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu şeklindeki özet gerekçeyle;-DAVANIN KABULÜNE, -158.912,70 TL'nin 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı baba ...'e ödenmesine, -192.174,28 TL'nin 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı anne  ...'e ödenmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili ve davacılar vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; davacılar tarafından talep olunan zarar, poliçenin teminatı kapsamı dışında olduğundan müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, ayrıca tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulamasıyla yapılması gerektiği ve dahi SGK tarafından davacılara yapılmış ödeme olup olmadığı araştırılmadan sonuca varılamayacağı gibi hiç kimse kendi kusurundan yararlanamayacak olduğundan müterafik kusur durumunun ayrıca değerlendirilmesi ve faiz başlangıcının da dava tarihi olması gerektiği halde bu hususlar üzerinde durulmadan karar verilmiş olmasının hatalı bulunduğuna ilişkindir. Davacılar vekilinin istinaf nedenleri ise; ihtiyari dava arkadaşı konumunda olan her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken hüküm altına alınan toplam tazminat miktarı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının, usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış destekten yoksun kalma maddi tazminatına ilişkindir.Toplanan delillerin ilk derece kararı ve gerekçesiyle birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınmak suretiyle incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda;1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, Mak. Yük. Müh. ... ile Aktüerya Hesap Uzmanı ... tarafından birlikte düzenlendiği anlaşılan 26/01/2022 günlü bilirkişi raporundaki; kazanın oluş şekli ile kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi, kusura ilişkin bu belirlemelerin olayla ilgili olarak Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek ... plaka sayılı araç sürücüsü olduğu tespit edilen ...'in cezalandırılmasıyla sonuçlandırılan 2019/695 Esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasındaki tespitlerle örtüşmesi karşısında mahkemece kusur bakımından söz konusu raporun hükme esas alınmasında ve kazada ölenin yaya konumunda olduğu ve  kendisine de kazanın oluşumunda  kusur izafe edildiği dikkate alındığında kazazedeye ayrıca bir müterafik kusur atfedilmemiş olmasının doğru bulunmamasına; Ayrıca Dairemizin de katıldığı Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun şekilde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemi (-1,8 teknik faiz uygulanmaksızın-) uyarınca tazminat hesaplaması yapılmasında ve bu yöntemle yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasında da yanılgı tespit edilememesine;Her ne kadar mahkemece SGK tarafından davacılara bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmamış ise de; davaya konu kazada ölenin 5 yaşında bir çocuk olduğu ve kazanın trafik iş kazasıyla da bir ilgisi bulunmadığı dikkate alındığında, SGK tarafından davacı tarafa rücuya tabi bir ödeme yapılmasının mümkün bulunmaması karşısında böyle bir araştırmaya girişilmesinin gereksiz olduğunun da belirgin olmasına göre; davalı ... vekilinin açıklanan hususları amaçlayan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.2-Davalı vekilinin faiz başlangıcının hatalı belirlendiğine yönelik istinaf itirazı değerlendirildiğinde; Davalı sigortacı  tarafından dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerden, davacı tarafça eldeki dava açılmadan önce davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğu, bu başvuru üzerine hasar dosyası açıldığı halde davacı tarafa yapılmış bir ödeme bulunmadığı anlaşılmakta olup; davacı taraf  başvurusunun 26/09/2019 tarihinde kuruma ulaştığı  davacı tarafın kabulünde olduğu gibi,  davalı sigortacı tarafından ibraz edilen belgelerde  ihbar tarihi olarak 26/09/2019 tarihinin gösterildiği gözetildiğinde, sigortacının 2918 sayılı KTK'nun 99.madde hükmü uyarınca (-yasal bu düzenlemeye paralel düzenleme ZMM Sigortası Genel Şartların da da mevcuttur) 26/09/2019 tarihinden itibaren sekiz iş günü içerisinde ödeme yapmayarak temerrüte düşeceği konusunda duraksama bulunmamaktadır.Hal böyle olunca mahkemece davalı ... bakımından temerrüt halinin 09/10/2019 tarihinde  oluşacağı dikkate alınarak  bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekirken, hatalı hesaplama neticesinde faiz başlangıcının daha erken bir tarihe alınmış olması doğru olmamıştır3-Davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusuna gelince; Görülmekte olan maddi tazminat talepli davada davacılar zorunlu dava arkadaşı değil, ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulunduğundan yani birden çok davacı olduğu ve her birinin talebinin diğerinden bağımsız bir talep niteliği taşıdığı gözetildiğinde, her bir davacının birbirinden bağımsız talebiyle ilgili olarak  her bir davacı  yararına kabul edilen miktar üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretine  hükmedilmesi gerekmektedir.Hal böyle olunca; her bir davacı tarafından ayrı ayrı maddi tazminat talebinde bulunulduğu ve yapılan yargılama sonucunda davacıların maddi tazminat  taleplerinin ayrı ayrı kabulüne karar verildiği  halde, ilk derece mahkemesince kabul edilen maddi tazminat miktarları üzerinden her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretinin takdir edilmesi gerekirken davacılar yararına hükmolunan toplam maddi tazminat miktarı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.Ancak faiz başlangıcının belirlenmesine ilişkin davalı taraf,  vekalet ücretine ilişkin olarak da davacı taraf aleyhine gerçekleştirilen hatalı uygulamaların düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekili ve  davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının  açıklanan nedenlere münhasır kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek, ilk derece mahkemesince verilen kararın diğer bölümlerine dokunulmaksızın sadece hatalı olduğu sonucuna varılan vekalet ücretine ilişkin hüküm bölümünün davacı taraf yararına, faiz başlangıcının da davalı taraf yararına  düzeltilmesi  suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  / Gerekçe uyarınca,<br> 1/İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2022 tarih ve 2021/244 Esas - 2022/226  Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ise yukarıda (3) nolu bentte gösterilen  sebeplerle ayrı ayrı  KABULÜNE, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının ise yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... tarafından 80,70-TL'si  maktu ve 5.915-TL'si de nispi ad altında peşin olarak yatırıldığı anlaşılan toplam 5.995,70-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından ayrı ayrı yatırıldığı anlaşılan (80,70*2) toplam  161,40-TL peşin harcın talepleri halinde kendilerine iadesine,c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapıldığı anlaşılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren yapan taraf  üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2022 tarih ve 2021/244 Esas - 2022/226 Karar sayılı kararının  HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,  a/DAVANIN KABULÜ ile;-158.912,70 TL'nin 09/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı baba ...'e ödenmesine, -192.174,28 TL'nin 09/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı anne  ...'e ödenmesine, b/Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 23.982,75 TL harcın, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç ve 5.962,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 17.961,45‬TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,c/Davacı tarafından yatırılan 6.021,3‬0 TL peşin harcın ve ıslah harcının davalıdan alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,d/Davacı tarafca, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 1.643,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,e/Yargılamada vekille temsil edildiği anlaşılan ...  bakımından kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine  göre belirlenen 30.747,88-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e   VERİLMESİNE,f/Yargılamada vekille temsil edildiği anlaşılan ...  bakımından kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden ve  karar tarihinde yürürlükte bulunan  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine  göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e  VERİLMESİNE,g/Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın karar kesinleştiğinde  ilgilisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.22/10/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"82412c11383eb027","SID":"244688db23d87400"}}