{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/681 <br>KARAR NO\t: 2025/1586<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/12/2022<br>NUMARASI\t: 2016/951 Esas - 2022/1021 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/10/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta A.Ş. (yeni ünvanı ... A.Ş.) nezdinde ZMM sigortalı bulunan ve vekil edeninin iş vereni.... Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... plaka sayılı servis aracı ile diğer davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde ZMM sigortalı olan ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen 11/11/2015 günlü ... iş kazasında, ... plaka sayılı servis aracında yolculuk etmekte bulunan müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını, kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu ve eldeki dava açılmadan önce sigorta şirketlerine yapılan başvurudan da herhangi bir sonuç alınamadığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak); 800,00-TL'si kalıcı iş gücü kaybı zararına, 250,00-TL'si geçici iş göremezlik zararına, 1.500,00-TL'si de tedavi gideri zararına ilişkin olmak üzere toplam 2.000,00-TL maddi tazminatın her iki sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; 29/03/2022 günlü bedel arttırım dilekçesi ve aynı günlü bir diğer ıslah dilekçesi ile de tedavi giderine ilişkin istek miktarını 3.000,00-TL'ye, kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını da 102.015,37-TL'ye çıkarttıklarını bildirerek, arttırım dilekçesine konu alacağın olay tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. Davalılar ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davalı sigorta şirketleri nezdinde ZMM sigortalı bulunan araçların çarpışması neticesinde meydana gelen 11/11/2015 günlü ... kazasından davacının yaralandığı, kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsünün %80 oranında, ... plaka sayılı araç sürücüsünün de %20 oranında kusurlu olduğu, yolcu konumunda bulunan davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı, kaza neticesinde davacının %16 oranında maluliyete uğradığı, yaralanmasına bağlı iyileşme süresinin de 6 aya kadar uzayabileceğinin dosya kapsamından temin edilen bilirkişi raporlarıyla belirlendiği, dava açan dilekçede faiz talebinde bulunulmamış olmakla birlikte yerleşik uygulamalar nedeniyle ıslah yoluyla faiz talep edebileceği, ayrıca kaza tarihinin 11/11/2015 olduğu dikkate alındığında, görülmekte olan dava uzamış ceza zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olmakla; davalı tarafın zamanaşımı itirazlarına itibar edilemeyeceği, bu durumda seçenekli biçimde hazırlanmış 19/01/2022 günlü aktüer bilirkişi raporundaki 3 nolu seçeneğe göre davacı taraf talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği şeklindeki özet gerekçeyle;-Davacının davasının  KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE 102.015,37-TL  sürekli işgöremezlik tazminatı, 3.000,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 105.015,37-TL tazminatın dava  tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken  ve müteselsilen (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) alınarak  davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... Şirketi vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf nedenleri; talep konusu kaza, ... iş kazası niteliğinde olması nedeniyle vekil edeninin ZMM Sigorta Poliçesi kapsamında sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, ayrıca kusur durumunun ve maluliyetin tespitine ilişkin belirlemelerin hukuka aykırı olduğu gibi davacının müterafik kusur durumunun da değerlendirilmediği ve kazanın oluşumunda tüm kusur vekil edeni şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsüne aitmiş gibi yapılan bir değerlendirme neticesinde tam kusur üzerinden müvekkili şirketin diğer sigorta şirketi ile birlikte sorumluluğu yoluna gidilmesinin doğru olmadığı, tazminat hesaplamasına esas gelirin hatalı belirlendiği, kazanın iş kazası niteliğinde olması nedeniyle SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tam olarak araştırılıp belirlenmediği, ayrıca tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulamasıyla yapılması gerekirken farklı bir hesaplama yönteminin uygulanmasının isabetsiz olduğu, müvekkilinin 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ... Sigortası Genel Şartları'na göre geçici iş göremezlik zararından sorumlu tutulamayacağının da karar yerinde gözetilmediği hususlarına ilişkindir.Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf nedenleri ise; ... Sigortası Genel Şartları'ndaki düzenlemeler dikkate alınarak tazminat hesaplaması yapılması gerekirken bunun yapılmamış olmasının isabetsiz bulunduğu, ayrıca SGK tarafından yapılan ödeme tenzilinde izlenen hesap metodunun anlaşılamadığı gibi doğru da olmadığı kaldı ki sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan müvekkilinin sigortaladığı araç sürücüsünün kusuruna isabet edenden fazlasıyla sorumlu tutulamayacağı gibi kusur oranlarının da doğru biçimde tespit edilmediği ve davacının sigortalı araçta yolcu olduğu dikkate alındığında, hatır taşıması indirimi yapılması ve faiz cinsinin de avans faizi değil yasal faiz olması gerektiğine yönelik olup, tazminat hesaplama yöntem ve şekline ilişkin istinaf itirazları da diğer davalı sigorta şirketinin istinaf itirazlarıyla benzer nitelikte olduğu anlaşılmıştır.Dava; ... iş kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkin olup, davacının işverenine yöneltilmiş bir dava değildir.Dosya kapsamından; ... Sigorta Şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan, dava dışı ... Uluslararası  Nakliye ....Şirketi adına kayıtlı ... plaka sayılı otobüs ile; davalı ... A.Ş nezdinde ZMM sigortalı bulunan  dava dışı.... Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... plaka sayılı servis  aracının karıştığı 11/11/2015 günlü kazada.... Tic. Ltd. Şti. çalışanı olan ve söz konusu servis aracında yolculuk etmekte bulunan davacının yaralandığı, kazanın oluşumunda her iki araç sürücüsünün de kusurlu bulunduğu ve talep konusu kazanın ... iş kazası niteliği taşıdığı ancak davanın kazazedenin işverenine yöneltilmediği, sadece kazaya sebebiyet veren araçların ZMM sigortacılarına yöneltilerek açıldığı anlaşılmakta olup, esasen açıklanan bu hususlarda taraflar arasında da herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki temel uyuşmazlıklar; talep konusu kazaya karışan sigortalı araç sürücülerinin dışında başka kişi veya kurumların da kusurlu olup olmadığı, varsa kusur durum ve oranlarının doğru biçimde belirlenip belirlenmediği, ayrıca maluliyete ilişkin raporların hükme esas alınmaya elverişli olup olmadığı ve hükme esas alındığı anlaşılan 19/01/2022 günlü aktüer bilirkişi raporundaki tazminat hesaplama yöntemlerinin hatalı bulunup bulunmadığına ilişkindir.Toplanan delillerin ilk derece kararı ve gerekçesiyle birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınmak suretiyle incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda;1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin   bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi önem arz etmektedir. Söz konusu bu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince,  kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra ise de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir. (Bkn: Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 11/01/2022 gün ve 2021/7309 E.-2022/122 K. sayılı içtihadı). Somut olayda kaza tarihinin 08/08/2018 olduğu gözetildiğinde maluliyete ilişkin belirlemenin  \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre yapılması gerektiği konusunda duraksama bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davacının geçirmiş olduğu tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi ve kişinin bizzat muayenesi neticesinde, kaza tarihinde yürürlükte bulunan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümleri uyarınca davacının yaralanmasının nitelikleri gözetilerek oluşturulan uzman doktorların katılımı suretiyle ATK İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nca düzenlendiği anlaşılan 25/06/2021 günlü raporla belirlenen %16 maluliyet oranı ile davacının kazanın oluşumunda kusursuz olması nedeniyle tam kusur oranı üzerinden yapılan hesaplama neticesinde davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının herhangi bir indirim yapılmaksızın toplam 242.510,67-TL olduğu, bu tazminat miktarından, kazanın bir iş kazası olduğu kabul edilerek SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin (-38.235,57-TL) düşülmesi ve sonrasında kalan tutardan da kişinin kaza neticesinde %32,2 oranında maluliyete uğraması nedeniyle  SGK tarafından bağlandığı anlaşılan rücuya tabi gelirin peşin sermaye değeri olarak  bildirilen 205.797,71-TL'nin %16'lık maluliyete oranlanmasıyla belirlendiği açık olan 102.259,73-TL'nin düşülmesi neticesinde kalan 102.015,37-TL tazminat miktarına hükmedilmiş olmasında istinaf edenlerin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı sigorta şirketlerinin açıklanan bu hususları amaçlayan istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.2-Davalıların diğer istinaf itirazlarına gelince;Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; 2918 sayılı KTK'nun 88 ve TBK'nun 61 ve devamı madde hükümleri ile  yine TBK'nun 162 ve devamı madde hükümlerine göre; sigortacı dahil, haksız eylem sorumlularından her biri teselsül hükümleri uyarınca tam tazminatla yükümlü olduklarından, kusursuz olan davacı taraf, yasanın verdiği müteselsil talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe, kendi kusuru dışında kusur sorumlularının tamamına veya bir kaçına ya da birine karşı dava açarak uğradığı zararın tamamının giderilmesini isteyebileceğinden, davacı taraf dışında kalan diğer kişi veya kişilere ait kusur oranlarının ne olduğunun zarar sorumlularının kendi iç ilişkilerini ilgilendiren bir husus olup, kusursuz olan zarar görene karşı ileri  sürülemeyen, ancak rücuda dikkate alınabilecek bir durum olması ve somut olayda davacı yolcu konumunda bulunduğundan, kazanın oluşumunda kendisine atfedilebilecek bir kusurun varlığından da söz edilemeyecek bulunması nedeniyle herhangi bir kusur ayrımına gidilmeksizin tam kusura göre davalıların birlikte sorumluluğu yoluna gidilmesi isabetli olduğu gibi kazanın bir ... iş kazası olması halinin, kazaya karışan araçların ZMM sigortacılarının sorumluluğu yoluna gidilmesine engel bir durum teşkil etmeyeceğinin de belirgin bulunmasına;Ayrıca, Dairemizin de katıldığı yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince bedensel zararın bir türü olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatından ve 2918 sayılı KTK'nın 98.madde hükmü uyarınca SGK'nın sorumluluğu kapsamı dışında kalan belgesiz tedavi giderlerinden (-yol v.s. gibi) davalı sigorta şirketlerinin sorumlu bulunmasına ve ... kazasına bağlı tazminat hesaplamalarında ZMM Sigortası Genel Şartları ile getirilen 1.8 teknik faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olup dosya kapsamında alınan aktüerya raporunda yine yargısal içtihatlarla kabul edilen TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemine göre (1.8 teknik faiz kullanılmaksızın) hesaplama yapılmasının isabetli olmasına;Tüm bunlardan ayrı, dosyada mevcut SGK tarafından gönderilen kayıt ve belgelere göre; kaza tarihinde .....Şirketinde çalıştığı anlaşılan kazalının, resmi kayıtlara geçen Ağustos,Eylül ve Ekim aylarına ait gelirlerinin ortalaması esas alınarak kaza tarihindeki net  ücretinin  2.811,94-TL olduğu ve dolayısıyla  asgari ücretin 3,09 katı  gelire sahip olduğu varsayımıyla tazminat hesaplaması yapılmış olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; Her ne kadar davalı tarafça; davacının müterafik kusurlu sayılması ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği beyan edilmiş ise de; işverene ait servis aracında taşınan bir kişinin hatır için taşındığından bahsedilemeyecek oluşu ile yolcu davacının hangi eylem ve davranışı ile yaralanmasının artmasına katkı sağladığı yönünde somut bir bilgi belge sunulmadığı gibi kazanın oluş şekli, boyutu, sonuçları(kazada bir kişi ölmüş ve birden çok işçi yaralanmıştır) ve davacının yaralanmasının nitelikleri dikkate alındığında, kişinin müterafik kusurlu sayılmasını gerektiren her hangi bir tespite de uluşulamaması karşısında mahkemece müterafik kusur ve hatır taşıması cihetine gidilmemiş olmasında da bir yanılgı bulunmamasına göre; davalı sigorta şirketler tarafından yapılan istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ   / Gerekçe uyarınca,<br>1/İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/12/2022 tarih 2016/951 Esas - 2022/1021 Karar sayılı kararına yönelik olarak davalı ... Şirketi vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince  ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılardan alınması gereken 7.156,52-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalılarca peşin olarak yatırıldığı anlaşılan toplam 3.763,30-TL harcın düşümü ile bakiye 3.393,22-TL istinaf ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.22/10/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87e33124f52b2991","SID":"340bec0928469f13"}}