{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/259 <br>KARAR NO\t: 2025/2467<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/11/2024<br>NUMARASI\t: 2023/280 E - 2024/865 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tırların dorselerini tamir eden bir firma olduğunu, davalı firmanın ise muhtelif zamanlarda davacı firmadan hizmet aldığını, ancak hizmet bedelini ödemediği için dava açtıklarını, davalı tarafın hizmete ilişkin bedel olan 40.000,00-TL borcunu ödemediğini, bu nedenle davalıya karşı Büyükçekmece 1. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra müdürlüğünün yetkisine, icra takibine konu borca ve tüm faiz ve ferilerine haksız şekilde itiraz edilmiş olduğunu, bu nedenle haklı davanın kabulü ile, borçlunun icra takibine ve borca ilişkin haksız ve mesnetsiz olan itirazının iptaline ve Büyükçekmece 1. İcra Dairesi ... E. icra takibinin devamına, alacak miktarının %20 ’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin dorse tamiri için birkaç aracı davacı şirkete teslim ettiğini, ancak teslim ettiği araçların ödemelerini yaptığını ve ödemeleri yapınca da dorseleri iade aldığını, dolayısıyla davacı tamircinin ödemesini almadığı bir araç tamirinin de söz konusu olmadığını, davalının tamamen tek taraflı olarak tamir bedeli belirleyerek sonradan ek tamir masrafı talep etmekte olduğunu, davalının itiraz ettiğini, araç tamirlerinin bedellerinin zaten ödendiğini ve teslim alınmış dorse tamirleri olduğunu, talep edilen 40.000,00-TL ile alakası olmayan bir istem olduğunu, davacının ödemesi yapılmış işleri tekrar yazarak mükerrer talepte bulunduğunu, davacı yüklenicinin talep ettiği tamir bedelini hak ettiğini ve tamiri tam ve eksiksiz olarak yaptığını ispat edemediğini, çünkü böyle bir hizmeti de olmadığını, taraflar arasında bir sözleşme olmadığını ve tamir ücret tarifesinin de belirlenmediğini, aracın gönderildiğini, ödeme sonrası da iade edildiğini, davacı müvekkilinin bu bedele yönelik bir tamir hizmeti vermediği gibi böyle bir anlaşmanın da olmadığını, davacının daha önceden yaptığı tamir işlerini 78 araç tamir kalemi olarak belirttiğini ve sanki 78 araç tamiri 40.000,00-TL imiş gibi gösterdiğini, davacının iddiasına göre 78 araç tamir ettirilmiş ancak hiç para ödenmediği halde araçların da iade edildiğini, böyle bir ticari uygulama olmadığı gibi bu 78 araç tamiri iddiasının da tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının tamir formu, sipariş fişi ve müvekkili ile arasındaki hizmet sözleşmesini sunmasını talep ettiklerini, davacının müvekkiline ait tüm araçların plakalarını yazarak tamir listesi gösterdiğini, müvekkilinin davacı şirkete borcunun olmadığını ve yapılan tamirin bedelinin de ödenerek araçların teslim alındıklarını, davacının afaki iddia ve taleplerini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Davalı tarafça sunulan beyan dilekçesi ile ... plakalı aracın onarımının yapıldığı ve kendisi tarafından onarımda kullanılması için davacıya verilen yedek parça (8 adet baba ve 4 adet kapak) bedellerinin de faturalara konu edilmesi nedeniyle taraflar arasında icra takip tutarı kadar anlaşmazlık çıktığı ve davacının kayıtlarına göre de uyuşmazlığın bu tutara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından beyan dilekçesi ile cevap dilekçesinin aksine araca ilişkin onarımın yapıldığı kabul edilmekle birlikte, cevap dilekçesinde davacıya onarımda kullanılması için verilen yedek parça bedellerinin faturalara konu edildiği ve alacak tutarından söz konusu parça bedellerinin indirilmesi gerektiği savunulmadığı gibi, buna ilişkin bir kanıt da dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenle davalının bu yöndeki beyanı savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında göz önünde bulundurulmamakla birlikte, aracın onarımının yapıldığı kabul edilmekle söz konusu araca ilişkin faturaların dikkate alınması gerekmiştir. Dava dilekçesi ekinde sunulan, onarıma ilişkin kayıtlarda ... plakalı aracın onarımına ilişkin görseller sunulduğu, araca yapılacak onarım ve onarımda kullanılacak yedek parçaların listelendiği ve toplamda 9 adet baba ile 8 adet kapak parçasının da onarımda kullanılacağının listede yer aldığı görülmektedir. Davalının beyanı savunmanın genişletilmesi niteliğinde olup, cevap dilekçesiyle sonradan ileri sürülen savunmaya dayanılmadığı gibi, buna ilişkin dosyaya yansıyan bir kanıt ve söz konusu yedek parçaların davacıya teslim edildiğini gösterir bir belge veya veri de bulunmadığından davalı tarafından araç onarımının yapıldığının kabulü gözetildiğinde davalının savunması dikkate alınamamıştır. Bu durumda davacının kendi kayıtlarına göre icra takibine konu ettiği ve davalının defter kayıtlarında da yer alan faturalar kapsamında 40.000,00-TL alacağının varlığını kanıtladığı değerlendirilmiş, taraflar tacir olduğundan davacının icra takibinde alacağa avans faizi uygulanması istemi yerinde bulunmuş, davalı tarafından bilinebilir ve belirlenebilir fatura alacağına konu icra takibine itirazının haksızlığı sonucuna varıldığından davacı lehine davalı aleyhine kabul edilen alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" gerekçeleriyle1-Davanın KABULÜ ile; davalının Büyükçekmece 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazını 40.000,00-TL alacak yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, -İİK'nin 67/2 maddesi hükmü uyarınca alacak tutarının %20'si oranında olan 8.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; gerekçeli kararda beyan dilekçesindeki tamiratın yapıldığını kabul ettiklerinin belirtildiğini, müvekkilinin  25.000,00 TL ve 14.999,99 TL bedelli olarak davacıya düzenlediği iade faturalarının dikkate alınmadığını,  beyan dilekçelerinde işin tam olarak görülmediği ve kendilerince teslim edilen yedek parçaların da davacı uhdesinde kaldığının belirtilmiş olduğunu, tarafların, ... plaka no'lu aracın yapımı için tamiratta kullanılacak yedek parçaların (baba ve kapak) da davacı tarafından temin edileceği ve tamiratın bu şekilde gerçekleşeceği hususunda anlaştıklarını, yapılan ilk anlaşmada fiyata bu parçaların da dahil olduğunu, daha sonra müvekkilinin, yedek parçaların stoklarında  olduğu fark etmesi üzerine davacıya tamirat işleminde  bu parçaların kullanılıp kullanılamayacağı sorduğunu, davacının kabul etmesi üzerine yedek parçalar davacı firmaya aracın tamiri için teslim edildiğini, davacının bu aracın tamiri için 88.500 TL(KDV dahil) tutarında fatura düzenlediğini, bu fatura içinde müvekkili tarafından temin edilen yedek parça(baba) bedelinin de bulunduğunu,  davacının fiyattan düşmeyi kabul etmemesi üzerine belirttikleri a8 adet baba bedelinin toplam 25.000.-TL, 4 adet kapak bedeli için  toplam  14.999,99 TL olmak üzere iki adet iade faturası düzenlediklerini, davacının iade faturalarına itiraz etmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, ödenmeyen araç tamir bedelinin tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalıya ait tır dorselerinin  tamirinin yapıldığını bedelinin cari hesaba göre eksik ödendiğini ileri sürmektedir.Davalı ise, davacıya teslim edilen araçların tamir bedellerinin ödenerek araçların teslim alındığını, alacağın olmadığını savunmuştur.Mahkemesince taraf delileri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi raporunda, \" Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2021,2022,2023 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları,  Davalı şirkete ait 2021,2022,2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin  mahkemenin takdirinde olduğunu,  Davacının ticari Defterlerine göre; Takip tarihi 03.10.2022 tarihi itibariyle 40.000, 00 TL alacağı olduğu,  davalının ticari Defterlerine göre; Takip tarihi 17.04.2023 tarihi itibariyle davalının davacıya 12.684,82 TL borçlu olduğu, aradaki farkın iade faturalarından kaynaklandığı\" yönünde görüş bildirilmiş, raporda  davacı ve davalı tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine yazılan müzekkerelere esas gelen cevabı yazı ve eki BA-BS formları karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.Buna göre, davalının istinaf itirazına konu iade faturalarında bahse geçen yedek parçaların davalı tarafından temin edildiğine ilişkin delil sunulmamış olduğu gözetildiğinde mahekmece verilen karar isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre,  davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 2.732,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 684,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.048,40 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)\tİstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/10/2025<br>\t<br><br>           <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a3a389a08ac874c","SID":"e5b2a5587be71450"}}