{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t: 2017/466 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2021/59<br>DAVA\t\t\t: Limited Şirketin Fesih ve Tasfiyesi<br>DAVA TARİHİ\t\t: 28/07/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 21/01/2021<br><br>\tMahkememizde görülmekte olan Limited Şirketin Fesih ve Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>TALEP\t:\t <br>\tDavacı dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... yılında kurulduğunu, davacı ile ortağı ... .... 'nın ...  tarihinde davalı şirketten davacının ...  ...  ... 'nın da 2 hisseyi devraldığını, şirketin kuruluşundan beri 10 sene geçmiş olmasına rağmen kuruluş amacına ulaşamadığını, ...  Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... arihinde ticari terkinin sağladığını, davalı şirketin ne bir merkezi ne de yönetim kurulunun bulunmadığını, ticaret sicil kayıtlarında sadece gözüktüğünü, ... ... 'nın Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin ../... E. Sayılı dava dosyasından yakalamasının bulunduğunu, davacıya da iki taraflı tüberkülozu teşhisi konulduğunu, davacının bahsi geçen şirket nedeni ile borcu gözüktüğünü, davacının 6 aylık ömrünün kaldığını ...  yaşındaki kızının zarar görmesinin istenmediğini, davalı şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP\t:<br>\tDavalı cevap vermemiştir. <br><br>DAVA\t: <br>\tDava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 636. maddesi uyarınca limited şirketin feshi istemine ilişkin davadır.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ:\t<br>\tDava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 636. maddesi gereğince görev ve yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. <br>\tDavacı şirketin sicil kayıtları celp olunmuştur.<br>\tDavalı şirketi temsil için davacıya süre verilmiş, Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ...  tarih .../... E. .../... K. sayılı kararı ile \"Av. ... ... 'ın TMK.nun 427 vd. maddeleri gereğince temsil kayyımı olarak atanmasına\" karar verilmiştir.<br>\tDavacının talebi ile davanın mahiyeti gereğince hukuki yarar ile limited şirketin feshi davalarında hukuki yarar kavramlarını yüksek mahkeme kararları ve doktrin ışığında açıklamakta yarar bulunmaktadır.<br>\tDava açılarak mahkemeden hukuki koruma talep edilir. Dolasıyla hukuki koruma ihtiyacı içinde olmayan bir kimsenin mahkemeye başvurmasında hukuki yararı da yoktur (Pekcanıtez, Hakan/ Atalay, Oğuz/ Özekes, Muhammet, Medeni Usul Hukuku 12. Bası, Ankara 2011, s. 294 vd.). Davacının dava açmaktaki yararı hukuki olmalıdır; ideal veya ekonomik yarar yalnız başına yeterli değildir. Davacının hakkına kavuşmak için mahkeme kararına muhtaç olmalıdır (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 25. Baskı, Ankara 2014, s. 249). <br>\tDavacı, dava ile takip edilen gayeye mahkemelerin müdahalesi olmaksızın ulaşabilecek durumda ise, dava ikamesinde aranacak olan hukuki menfaat eksiktir ( Üstündağ, Saim; Medeni Yargılama Hukuku I - II 7. Baskı, İstanbul 2000, s. 278).  \tDavacının, subjetif hakkına kavuşabilmesi ve kendisine hukuksal koruma sağlanabilmesi için, gerçekten mahkeme kararına muhtaç bir konumda bulunması halinde onun hukuki yararının varlığından söz edilebilir (Tanrıöver, Süha; Medeni Usul Hukuku C. I 2. Bası, Ankara 2018, s. 470). Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmek için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması gerekir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü C:II 6. Baskı, İstanbul 2001, s. 1364). <br>\t 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda limited şirketin sona erme sebepleri, genel ve özel olarak ele alınmıştır. Genel sona erme sebepleri anılan kanunun 636. maddesinde ilk fıkrada düzenlenmiştir. Buna göre; \"Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.\"  <br>\tTaraflar genel kurul kararı ile kendilerinin alabileceği fesih kararını mahkemeden istemelerinde hukuki yarar da bulunmamaktadır (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 06/03/2020 tarih 2018/2251E. 2020/334K. sayılı kararı).<br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/04/2015 tarih 2015/3195E. 2015/4708K. sayılı kararında; \"...dava konusu şirketin Isparta  Ticaret Sicil Memurluğu'nda 9832/11815 sicil numarasıyla kayıtlı olduğu, 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 3. fıkrasına göre yapılacak tasfiyesiz fesih işleminin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce yapılacağının öngörüldüğü, davacının bu nedenle dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir... usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına...\" denilmiştir.<br>\tDavamıza gelince; davacı davalı şirketin feshi ve tasfiyesi istemi ile dava açmıştır. Davalı şirket iki ortaklı limited şirketi olup davacının hissesi toplam 200 hissede 198 hissedir. Davacının, subjetif hakkına kavuşabilmesi ve kendisine hukuksal koruma sağlanabilmesi için, gerçekten mahkeme kararına muhtaç bir konumda bulunması halinde onun hukuki yararının varlığından söz edilebilir, mahkeme kararı olmaksızın da aynı sonuca ulaşması mümkün ise dava açmakta hukuki yararı yoktur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 636. maddesi gereğince genel kurul kararı ile şirketin sona ermesine karar verilmesi mümkündür. Davacının genel kurul kararı ile kendi alabileceği fesih kararını mahkemeden istemesinde hukuki yarar da bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\t1. Davacının davasının 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,<br>\t2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ...  TL başvuru harcı, ... TL karar ve ilam harcı ile suçüstü ödeneğinden karşılanan ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t5. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacı ve davalıya iadesine, <br>\tDair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.21/01/2021<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4eaad21ae5393ae","SID":"b29f87e8acf53d4d"}}