{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/888 - 2025/1349<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2025/888 <br>KARAR NO\t: 2025/1349<br>\t\t\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>\t\t\t                       İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>Başkan          :<br>Üye               :<br>Üye               :  <br>Katip             :<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/03/2025<br>NUMARASI\t: 2024/... Esas - 2025/... Karar<br><br>DAVACI\t: ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. \t<br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>\t  Av. <br><br>DAVALI\t: ... Gıda İnşaat Dayanıklı Tüketim <br>\t  Malları San. Tic. Ltd. Şti. \t<br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 08/01/2024<br>İSTİNAF TALEP TARİHİ\t: .../04/2025<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 24/10/2025<br>KARARIN YAZIM TARİHİ\t: 24/10/2025<br>Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2025 tarih ve 2024/... Esas - 2025/... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu ile ilgili istinaf karar incelemesinde:<br>DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: <br>Müvekkili şirkete ait olan ... plakalı, ... şasi nolu, 2013 model aracın davalı ... Tur.... Ltd. Şti. servisine tamir amaçlı götürüldüğünü, ...-Mersin servis test sürüşünde davalı tarafından belirtilen hususun, aracın bir anda alev alıp yandığını, itfaiye çağrıldığını ve bu konuda rapor tutulduğunu, aracın hasarına ilişkin düzenlenen 26/08/2023 tarihli itfaiye raporuna göre olayın oluş şekli ve yangının çıkış sebebinin elektrik aksamından çıktığı yönünde değerlendirilme yapıldığını, serviste arızanın tespit edilip çözümlenebilmesi için çıkılan test sürüşünde aracın alev aldığını, tamir için servise götürülen araçta mevcut olan sorun çözülmeyip aksine araç alev alarak onarımı mümkün olmayan sorunlar çıktığını, meydana gelen hasar bedelinin poliçe limitleri dahilinde ödenmesinin sigorta şirketinden 24/10/2023 tarihinde talep edildiğini, ... Sigotra'nın 30/10/2023 tarihinde müvekkili şirket .... Tic. Ltd. Şti. Adına hasar ödemesi olarak 100.000,00 TL ödeme yaptığını ve teminat bedeline dair poliçedeki limit sigorta şirketi adına dolduğunu, bahse konu aracın hasarsız halinin 2. el piyasa rayiç değeri, aracın kullanım tarzı ve muadilleri baz alınarak, internet ve reel piyasa verileri göz önünde bulundurularak araştırıldığını ve ortalama ederinin en az 750.000,00-TL olduğunun tespit edildiğini, bahse konu aracın hasarlı-plakalı sovtaj ederi, araç üzerindeki mevcut hasar miktarı ve reel piyasa araştırmaları göz önünde bulundurularak ve ekte sunulan yazılı sovtaj teklifleri dikkate alınarak 250.000,00-TL olarak değerlendirildiğini, ilgili hasar ve diğer zararlardan davalı tarafın sorumlu olduğunu, araç sahibi ile tamirhane sahibi veya işçisi arasında bir bağımlılık olmadığını, araç sahibi ile tamirhane sahibi arasındaki ilişkinin bir eser sözleşmesi olduğunu, araç sahibi olan kişinin tamir süresince araçla ilişkisinin tamamen kesildiğini ve işleten sıfatının geçici olarak kalktığını, tamirhane sahibinin işleten gibi sorumlu olduğunu, bahse konu aracın niteliği ticari işlerinde kullanılması iken aracının onarım için servise verilmesi akabinde oluşan hasardan dolayı uzun süre boyunca kullanılmayıp, mağdur olduğunu, hasar tarihinden itibaren maddi olarak zarara uğradığını belirterek, kaza sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın uzman bilirkişiler tarafından tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtığıkları 100,00 TL maddi zarar, 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminat miktarının davalı yönünden 26.08.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: <br>Davacı tarafa ait ... plaka sayılı aracın 26.08.2023 tarihinde saat 11.29'da davalı şirkete teslim edildiğini, aracın davalı şirkete “yağ lambasının yanması\" sebebiyle tamirat amacıyla getirildiğini, davalı şirket tarafından yapılan test sürüsü esnasında davalı işyerinden 850 metre uzaklıkta saat 11.58'de, elektrik aksamında çıktığı tahmin edilen sebeplerle aracın yandığını, davalı şirkete gelen şikayetin tespiti amacıyla test sürüşüne çıkıldığını ve söz konusu yangının davalı işyerinden 850 metre mesafede meydana geldiğini, aracın davalı şirkete teslimi ile yangının meydana gelmesi arasında yarım saatten az bir zamanın söz konusu olduğunu, meydana gelen yangın ile araçtaki şikayet edilen arıza konusunda herhangi bir illiyet bağının söz konusu olmadığını, iş bu davanın reddi gerektiğini, söz konusu yangından dolayı meydana gelen zararın sigorta şirketi aracılığıyla tazmini için davalı şirket tarafından gerekli süreç başlatıldığını, işyeri sigortası kapsamında ... Sigorta A.Ş'ye başvuru yapıldığı, hazırlanan hasar ekspertiz raporuna göre davacı şirkete sigorta şirketi tarafından 100.000,00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu yangının meydana gelmesinde davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığından ve ayrıca meydana gelen yangın ile aracın tamirata getirilme sebebi arasında bir illiyet bağı söz konusu olmadığından, hazırlanan itfaiye ve hasar ekspertiz raporunda davalı şirkete atfedilecek herhangi bir kusur da tespit edilmediğinden bahisle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 03/03/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak,  bilirkişi raporu doğrultusunda 100-TL olan maddi zarar talebini 349.900-TL arttırarak, 100-TL olan araç mahrumiyet tazminatı talebini de 29.900-TL artırarak toplam dava değerini 380.000-TL'ye yükseltmiş, arttırılan değer üzerinden peşin nispi karar harcını yatırmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\"Uyuşmazlık meydana gelen zararda yüklenici olan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. KTK'nın 104.maddesine göre, \"motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım – satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir\",   hükmü yer almaktadır. Araç sahibi ile tamirhane sahibi arasındaki ilişki bir eser sözleşmesidir. Bundan dolayı araç sahibi olan kişinin tamir süresince ilişkisi tamamen kesilmiş ve işleten sıfatı geçici olarak kalkmıştır. Artık tamirhane sahibi işleten gibi sorumlu olmaktadır. Davalı tarafça  meydana gelen zarar arasında illiyet bağının teknik olarak olmadığı ileri sürülmüş ise de, dava konusu aracın servise giriş saati 11.29, yangının itfaiyeye bildirim saati 11.59 olduğunu, olayın 30 dakikalık bir zaman dilimi içerisinde meydana geldiği,  itfaiye olay raporunda olayın oluş şekli ve çıkış sebebi olarak; elektrik aksamından çıktığının belirtildiği, işinin ehli olan davalı yüklenicinin tamir için bırakılan aracın zarar görmemesi için gerekli tedbirleri almasının özen borcunun gereği olduğu, bu haliyle davalının kusursuz ve meydana gelen zarar ile illiyet bağı olmadığı   ispatlayamadığından, alınan  çelişkiyi giderir 12/02/2025 tarihli rapor ve 12/08/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu hükme esas alınmış olup, dava konusu ... plakalı aracın  250.000,00 TL satış bedeli ile ...Motorlu Araçlar San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne satışının yapıldığı göz önüne alındığında 700.000,00 TL - 250.000,00 TL=450.000,00 TL maddi zararın oluştuğu, ancak sigorta kapsamında davacı tarafa 100.000,00 TL ödeme yapıldığı göz önüne alındığında 450.000,00 TL - 100.000,00 TL=350.000,00 TL aracın yanması sebebi ile maddi zararın olduğu kanaatine varılmıştır. Araç mahrumiyet bedeline ilişkin olarak ise, Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17. HD 2016/.. K sayılı ilam). Aracın perte ayrıldığının kabulü halinde de  yeni bir araç alıncaya kadar geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararının belirlenmesi gerekecektir. (Yargıtay 17. HD 2014/.... K sayılı ilam). İş bu yönde alınan 12/02/2025 tarihli rapor ve 12/08/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu, usul ve yasaya uygun bulunarak hükme esas alınmış, 30.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 26/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle,<br>\"1-DAVANIN KABULÜNE,<br>2-350.000,00 TL hasar bedelinin 26/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-30.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin  26/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili .../04/2025 tarihli istinaf dilekçesinde: <br>İlk derece mahkemesince bilirkişi raporları doğrultusunda 2918 sayılı yasanın 104/1.maddesi kapsamında davalı şirketin sorumlu olduğu şeklinde değerlendirme yapıldığını, söz konusu maddeden motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı davalının sorumlu olması gerekirken, iş bu dosyada böyle bir durumun olmadığını, söz konusu motorlu aracın sebep olduğu bir zarar söz konusu olmadığından 2918 sayılı yasanın 104. maddesi kapsamında sorumluluğun söz konusu olmayacağını, aksi yöndeki değerlendirmenin hatalı olduğunu,<br>Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olduğunu, bu ilişki kapsamında müvekkili şirketin, aldığı işi özen yükümlülüğü kapsamında yürütmesi gerektiği, söz konusu arabanın \"yağ lambası yanıyor\" şikayetiyle geldiği, kısa süre(29 dakika) içerisinde yapılan test sürüşünde söz konusu yangının meydana geldiği, yangın sebebinin elektrik aksamından çıktığının tespit edildiğinin anlaşıldığını, eser sözleşmesine ilişkin TBK 470, 471, 474 ve 477. madde hükümleri kapsamında müvekkili şirketin özen yükümlülüğü söz konusu ise TBK madde 477/1 kapsamında usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplardan yüklenicinin(davacının) sorumluluğunun devam ettiğinin açık olduğunu, buna göre olağan hayat koşulları çerçevesinde yağ lambasının yanması şikayetiyle gelen bir aracın kendiliğinden yanmasının teknik olarak mümkün olabilirliğinin mümkün olmadığını, mümkün olması hali gözetildiğinde bile bunun son derece sıra dışı olduğunun mahkemece de takdir edileceğini, dolayısıyla bu kadar sıra dışı, yani hayatın olağan akışına aykırı gelişen bir olaydan dolayı müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının haksız olduğunu, <br>Aracın yanma sebebinin elektrik aksamından kaynaklandığını, yağ lambasının yanması ile bir ilişkisinin bilirkişi raporları ile kurulamadığını, bu haliyle ilk derece mahkemesince aracın mesleki faaliyette bulunan müvekkili şirkete getirilme amacı ile meydana gelen yanma olayı arasında bir neden sonuç ilişkisinin (illiyet bağının) olup olmadığının irdelenip ona göre karar verilmesi gerekirken, eksik ve yetersiz bilirkişi raporları esas alınarak usul ve yasaya aykırı bir karar verildiğini, <br>İkame araç bedelinin tespitinin de hatalı olduğu kanaatinde olduklarını, olağan koşullarda yağ lambası şikayeti ile gelen bir aracın tamirat süresinin bir gün bile sürmeyeceğini, aracın yanması nedeniyle tamirat süresinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, <br>Aracın gelmesi ile yangın meydana gelmesi arasında 29 dakikanın olması, test sürüşü esnasında yangının çıkması, şikayet edilen konu ile arabanın yanması arasında bir bağ kurulamaması ve tüm bu süreçte müvekkili şirket açısından tam bir talihsizlik durumunun olması hususlarının da göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılması gerektiğini,<br>Eser sözleşmesindeki özen yükümlülüğü hükümlerine göre davalının sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekirken 2918 sayılı yasanın 104/1 maddesine göre hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,<br>belirterek,<br>Sonuç itibariyle: İlk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili 03/05/2025 tarihli istinafa ek beyan dilekçesinde:<br>İstinaf gerekçelerini tekrarla, süresi içerisinde itiraza konu mahkeme kararında hasar bedeline ve araç mahrumiyet bedeline uygulanan ticari faizin usul ve yasaya aykırı olduğunu, aksi kanaatte meydana gelen zararın ticari bir ilişkiden kaynaklanmamış olmasının gözetilerek en fazla adi kanuni faiz uygulanabileceğini belirterek, bu sebeplerin de istinaf aşamasında değerlendirilmesini talep etmiştir<br><br>Davacı vekili 13/05/2025 tarihli istinafa cevap dilekçesinde:<br>Davacının tamir amaçlı götürdüğü serviste aracını kaybettiğini, aracının yanında şirketinde ticari amaçla kullanması zorunlu olduğundan kazanç kaybına uğradığını, bilirkişi raporunda da davalı yanın Satış Sonrası Hizmetler Yönetmenliği uyarınca müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, bilirkişi heyet raporunun tümüyle doğru olduğunu belirterek, davacının haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER : İstinaf incelemesine esas:<br>Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.<br>Davacı, ... plakalı otomobilinin, \"yağ lambası yanması\" nedeniyle tamir amaçlı olarak davalı servise bırakıldığını ve test sürüşü sırasında araçta çıkan yangın sebebiyle araçta hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasar nedeniyle aracın kullanılamadığını iddia ederek, aracın yanması nedeniyle ortaya çıkan, araçtaki maddi hasar bedeli ile aracı kullanamadığı süre için araç mahrumiyet bedelinin davalıdan tazmini talebinde bulunmuştur. <br>Davalı taraf ise, aracın teslimiyle, araçta yangın çıkması arasında yarım saatlik bir süre olduğunu, itfaiye raporuna göre yangının elektrik aksamından çıktığını, yağ lambası uyarı ışığının yanmasıyla (aracın servise bırakılma sebebi) araçta çıkan yangın arasında herhangi bir illiyet bağı olamayacağını, araçta yangın çıkmasında kendilerine atfedilecek bir kusurun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekilince HMK'nın 293. maddesi kapsamında alınan uzman görüşü mahiyetinde, Davaya konu olay hakkında Makine Mühendisi Bilirkişi İlhan Koray Gezer tarafından Makine Mühendisleri Odasına sunulan 30/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Söz konusu yangın ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının teknik olarak olmadığını, yağ lambasının yanması şikayetiyle gelen bir arabada işletme sahibi davalı şirketin yağ lambasının yangına sebebiyet verip veremeyeceğini öngörebilmesinde davalının sorumluluğunun öngörülemeyeceğini, meydana gelen zararda davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını rapor etmiştir.\"<br>Mahkemece iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Alınan her iki bilirkişi raporunda da; \"... plakalı aracın marka ve modeli, üretim tarihi, trafiğe çıkış tarihi, kilometresi ile hasarsız emsalinin serbest piyasa koşullarında hasar tarihi (26/08/2023) itibariyle emsal değerinin 700.000,00 TL olduğu, <br>... plakalı aracın sovtaj bedelinin 250.000,00 TL olduğu,<br>Araç bedeli ile sovtaj bedeli bir arada değerlendirildiğinde 700.000,00 TL - 250.000,00 TL=450.000,00 TL maddi zarar olduğu, sigorta kapsamında davacı tarafa 100.000,00 TL ödeme yapıldığı göz önüne alındığında 450.000,00 TL - 100.000,00 TL=350.000,00 TL aracın yanması sebebi ile maddi zarar olduğu, <br>Aracın hasarlı parçaları, malzeme tedariki dikkate alındığında ortalama olarak aracın tamir/onarım süresinin 30 gün olacağı,<br>Günlük ikame araç bedelinin  hasar tarihinde yaklaşık 1.000,00 TL olduğu, <br>Aracın ortalama 30 gün tamir/onarım süresi göz önüne alındığında 30x1.000,00 TL=30.000,00 TL hak mahrumiyetinin olacağı,<br>13/10/1983 tarih ve 2918 kanun numaralı Karayolları Trafik Kanunu, Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunanlar: Madde 104 kapsamında davalının davacının aracının yanması sebebi ile kusurlu olduğu, maddi zarar ve araç mahrumiyet bedelinden davalının sorumlu olacağı\"nın bildirildiği görülmüştür.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 104. maddesi; \"Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım – satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir.\" hükmünü içermekte olup, anılan yasa hükmünün lafzından da anlaşılacağı üzere anılan yasa maddesi, tamir için bırakılan araca verilen zarardan ötürü sorumluluğu değil, tamir için bırakılan aracın sebep olduğu zarar nedeniyle sorumluluğu düzenlemektedir. Somut olayda dava konusu aracın başkasına verdiği zarar söz konusu değildir. Dava konusunun anılan madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Mahkemece, sorumluluğun belirlenmesinde uygulanacak yasa maddesi hatalı değerlendirilmiştir. <br><br>\"Davacı, ... plakalı kamyonlu vinç aracın tamir için davalı servise bırakıldığını ve aracın servisçe yapılan test sürüşü sırasında yandığını, aracın yanmasında servisin kusurlu olduğunu, meydana gelen zarar nedeniyle 82.118,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı serviste yapılan işlemin sadece yağ değişiminden ibaret olduğunu, yağ değişimi sonrası araç teslim edildikten sonra meydana gelen yangında bir kusurları olmadığını, belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece yangın olayının davalının müdahalesine bağlı olmayan elektrik kablolarından meydana geldiği, davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.<br>Dava, TBK 470 ve devamı maddelerde düzenlenen ve konusu araç tamiri işi olan eser sözleşmesine konu aracın test sürüşü sırasında yanması nedeniyle doğan zararın   TBK 112. ve devamı maddelerde düzenlenen borçlunun giderim yükümlülüğü hükümlerine göre tazmini için açılmış  tazminat davasıdır. <br>Eser sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen zararlar nedeniyle borçlunun tazmin borcuyla ilgili olarak TBK 112 ve devamı maddelerde düzenlenen giderim yükümlülüğüne ilişkin hükümler uygulanmalıdır.  Bu konuda, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu (TBK 112/1), borçlunun, genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olup, bu sorumluluğun kapsamının işin özel niteliğine göre belirleneceği, iş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluğun daha hafif olarak değerlendirileceği (TBK 114/1), haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanacağı (TBK 114/2) hükümleri bulunmaktadır.<br>Kanunda yer alan borca (sözleşmeye) aykırılık nedeniyle giderim yükümlülüğünün koşulları, haksız fiil nedeniyle sorumluluk koşullarıyla benzerlik taşımakta olup, yüklenicinin eser sözleşmesinin ifasında gerekli tedbirleri almayarak işsahibinin zararına neden olması da eser sözleşmesi kapsamında giderim yükümlüğüne neden olan bir eylemdir. TBK 114/1. maddede borçlunun genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olduğu, sorumluluğun kapsamının işin özel niteliğine göre belirleneceği düzenlenmiş olduğundan, meydana gelen zararda yüklenici kusurunun derece ve etkisinin değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Kusursuzluğunu ispat etmek borçluya ait olduğundan zarar verenin kusurunun ispatlanmasını arayan haksız fiil hükümlerine de gidilmesine de gerek olmayıp, yüklenici 114/1. maddenin sonucu olarak ispatlayamadığı kusursuzluğu ölçüsünde, kabulü gereken kusurunun derecesi yani oranına göre meydana gelen zarardan sorumlu olacaktır.<br>6098 sayılı TBK'da eser sözleşmesiyle ilgili olarak; yüklenicinin üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorunda olduğu (TBK 471/1), yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışının esas alınacağı (TBK 471/2) belirtilmiştir. Bu özen ve sadakat borcunun da sonucu olarak yüklenici, tamir edilmek üzere bırakılan aracın korunması için de gereken tedbirleri almak zorunda olduğu gibi, kendisinden kaynaklanmayan bir nedenle zararı doğuran bir olay gelmiş ise mümkün olduğunca zararın artmaması için gereken tedbirleri de alması gerekir.<br>Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; alınan bilirkişi raporunda, araçtaki aşınmış elektrik kablolarının sürtünmesi ve elektrik kontağı yapması sonucu yangının meydana geldiği belirtilmiş ise de işinin ehli olan yüklenicinin, tamir için bırakılan aracın zarar görmemesi için gerekli tedbirleri almasının özen borcunun gereği olduğu, özen borcunun tamirhanede olduğu kadar tamir için bırakılan aracın deneme sürüşü sırasında da yerine getirilmesi gerektiği, yangın araçtaki elektrik kablolarının sürtünmesi sonucu meydana gelmiş olsa bile yüklenicinin, yangına derhal müdahele edip yangının zarar büyümeden söndürülmesi için gerekli önlemleri de almış olması ve bu kapsamda araçta yangın söndürme tüpü olup olmadığını da kontrol ederek test sürüşüne çıkılmasına onay vermesi gerektiği halde, yangını söndürmek için müdahale edildiğini, buna rağmen zararın büyümesine engel olamadığını, bu yönüyle kusursuz olduğunu ispatlayamamıştır. Bu durumda davalı yüklenicinin meydana gelen zarar nedeniyle bir miktar kusurlu olduğu kabul edilerek davacının maddi tazminatla ilgili istemlerinin değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı tümüyle kusursuz kabul edilerek yazılı şekilde maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın  temyiz eden davacı yararına  bozulması gerekmiştir.\" (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 20/02/2018 tarih ve 2017 K.)<br>\"Bu durumda, davacının kazada ağır hasarlanan ve onarımı ekonomik olmayan aracı yerine, emsal nitelikte yeni bir araç alması için geçecek süre belirlenip, sonuca göre bu süreye tekabül eden kazanç kaybı bedelinin hesap edilmesi için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması ve davacının araç mahrumiyeti zararına hükmedilmesi gerekirken, eksik bilirkişi raporuyla saptanan 48 gün için kazanç kaybına hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.\" (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 23/05/2016 tarih ve 2016/K.- 12/12/2019 tarih ve 2018/... K)<br>İlk derece Mahkemesince;  6098 sayılı TBK'nın 471 ve devamı maddeleri ile yukarıda yer verilen emsal Yargıtay kararında belirtildiği şekilde eser sözleşmesi kapsamında davalı sorumluluğunun, 6098 sayılı TBK'nın 112 ve 114. maddeleri de dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.<br>Aracın pert olması nedeniyle, davacının yeni araç edinmesi için geçecek makul sürenin araç mahrumiyet tazminatı hesabında dikkate alınması gerekirken, aracın tamir süresi dikkate alınarak mahrumiyet tazminatı hesabı yapılmış olması da yerinde değildir. <br>Yukarıda belirtilen hususlarda, konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak, elde edilecek hukuki sonuca göre karar verilmesi gerekir. <br>Mahkemece; yetersiz bilirkişi raporlarına itibar edilmek suretiyle hatalı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.<br>Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerindedir. <br>Tarafların her ikisinin de tacir olup, dava konusunun her iki tarafın ticari faaliyeti kapsamında olduğu da gözetildiğinde, kabule göre ticari faize hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur. Davalı vekilinin uygulanan faize yönelik istinaf sebepleri yerinde değildir.<br>Sonuç itibariyle: 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca davalı vekili istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜ ile,  Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2025 tarih ve 2024/... Esas - 2025/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yatırılan 6.489,45 TL istinaf nispi karar harcının talebi halinde DAVALIYA İADESİNE,<br>4-İstinaf talep eden davalıdan peşin alınan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,<br>5-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile  430,00 TL posta masrafı toplamı 2.113,10 TL'nin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>7-Kararın 6100  sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından  TARAFLARA TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100  sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun  353/1-a.6 ve 362/1-g bendi gereğince  dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  24/10/2025<br><br>Başkan                        Üye                                      Üye                                                  Katip<br>e-imzalıdır\t       e-imzalıdır\t       e-imzalıdır\t                    e-imzalıdır<br><br>\" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır.\"<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb477c75a1567960","SID":"ed32580fced3b294"}}