{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>54. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR<br>KARAR KALDIRMA<br>DOSYA NO: 2025/3197 <br>KARAR NO\t: 2025/2268<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/04/2025<br>NUMARASI\t: 2025/357 - 2025/437<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF TARİHİ : 26/05/2025<br>KARAR TARİHİ : 02/10/2025<br>Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,<br>GEREĞİ  GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ;<br>İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru  dilekçesinin kamu düzeni ve  istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.İstinaf sebepleri: Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; davacı müvekkil ... Sistemleri Anonim Şirketi %100 yerli yazılım ve donanımı ile Türkiye'nin her noktasında bireysel ve kurumsal müşterilerine 7/24 destek veren bir yazılım firması olduğu, müvekkil şirketin, kendi markası olarak bulunan Mobil Takip Sistemini, bu sistemi talep eden gerçek veya tüzel kişilere, çeşitli sözleşmeler kurarak mülkiyeti kendisine ait olan araç takip cihazları ve eklentileriyle beraber ticari iş ilişkisi çerçevesinde kiralayıp aynı zamanda bununla beraber yazılım hizmeti sunduğu, davalı şirketin tam unvanı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olup \"... a Car\" işletme adıyla piyasada hizmet verdiği, daha önce de tarafımızca benzer hukuki işlemlerden kaynaklı davalar ticaret mahkemesinde açıldığı (İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bulunan 2024/226 E. Sayılı ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bulunan 2024/364 E. Sayılı dava dosyaları), davacı müvekkil şirket ile davalı arasında salt olarak taşınmaza ilişkin kira ilişkisi bulunmadığı, davacı ile davalı arasında  kullanım ve hizmet ilişkisi bulunduğu, davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri davalıya kullandırılan, ariyetine verilen, taşınmazlara ek olarak mobil hizmet sağlamak olduğu, müvekkil şirketin aynı zamanda davalıya mobil hizmet verdiği, davalı ise hem müvekkil şirkete ait olan cihazların kullanımından hem de hizmet ilişkisinden kaynaklanan sözleşme ile belirlenen borçlarını ödemekle yükümlü olduğu, her iki taraf ise aynı anda sözleşmeyi sözleşmeye uygun bir şekilde sona erdirmekle yükümlü olduğu, davalı tarafından ise sözleşmenin bitimiyle beraber sözleşmeden ve ek protokolünden doğan yükümlülük yerine getirilmeyerek davalının kullanımda olan cihazların tamamının davacı şirkete teslim edilmediği, açıklanan bu husus ise en temel haliyle davanın konusunu oluşturduğu, ilk derece mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararında her ne kadar HMK madde 4/1- a maddesine atıf yapılmışsa da bu atıfla beraber TTK Madde 5 hükmünün görmezden gelindiği, TTK uyarınca ticari işletmeyi ilgilendiren her türlü işlem ise ticari iş niteliğinde olduğu, ayrıca TTK’nın HMK’dan daha sonra yürürlüğe girdiği ve TTK’da ticari davalara ilişkin öngörülen göreve ilişkin hükümlerin, HMK’da yer alan düzenlemelere göre daha özel nitelikte olduğunun da kabulü gerektiği, bu nedenle taraflar arasında salt olarak bir kiralama sözleşmesi bulunmadığından ve davanın her iki tarafı da tacir olduğundan görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğu, görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Yargılama konusu olayda: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin  ... Sistemleri Anonim Şirketi %100 yerli yazılım ve donanımı ile Türkiye'nin her noktasında bireysel ve kurumsal müşterilerine 7/24 destek veren bir yazılım firması olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 06/01/2023 tarihinde imzalanmış olan Mobil Takip Sistemi Taahhütlü Kiralama Sözleşmesi ve 02/01/2024 tarihli esas sözleşmeyi revize eden protokol hükümleri gereğince davalının ödemede temerrüde düştüğünü,  davalı şirketin ellerinde kalan toplam 3.271 adet cihaz ve 3.439 adet kablonun taraflarına teslimine, bunun mümkün olmaması halinde şimdilik 500.000,00 TL tutarındaki cihaz bedelinin temerrüt tarihiden işleyecek ticari faizi ile taraflarına  ödenmesine, bu hususta fazlaya ilişkin haklarının  saklı tutulmasına; süresinde müvekkili şirkete teslim edilmeyen cihazların halen müvekkili şirketçe kullanılamamasından kaynaklı olarak şimdilik 100.000,00 TL tazminatın  temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkili şirkete ödenmesine, bu hususta fazlaya ilişkin hakları saklı  tutulmasına; müvekkili şirketin kiralama sözleşmesi kapsamında kiracının temerrüdü nedeniyle uğramış olduğu şimdilik 10.000,00 TL müspet zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkili şirkete ödenmesine bu hususta fazlaya ilişkin haklarının  saklı tutulmasına; müvekkili şirketin kiralama sözleşmesi kapsamında kiracının temerrüdü nedeniyle uğramış olduğu 10.000,00 TL menfi zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkili şirkete ödenmesine bu hususta fazlaya ilişkin haklarının  saklı tutulmasına; müvekkili şirkete geç teslim edilen cihazlar arasında 254 adet arızalı kablo ve 58 adet arızalı araç takip cihazından kaynaklanan zararın ve cihaz/kabloların maliyetinin hesaplanarak şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkiline ödenmesine; 01.01.2025 tarihinde sona ermiş olan sözleşmeye göre, en geç 12.02.2025 tarihinde teslim edilmesi gereken cihazların teslim edilmemesinden kaynaklanan ve cihazların kullanılmaya devam etmesi sebebiylesebebiyle aylık kiralama bedelinin güncel fiyattan  01.01.2025 tarihinden itibaren 03.03.2025 tarihine kadar hesaplanarak şimdilik 100.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkiline ödenmesine, davanın kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince, \"HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri hükmü gereğince dava şartı noksanlığından Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Bakırköy  Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna,...\" karar vermiştir. HMK'nin 355/1. maddesi gereğince istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılması, kamu düzenine aykırılığın bulunması halinde de bu aykırılığın resen gözetilmesi gerekir. Kararın incelemesi bu düzenleme çerçevesinde yapılmıştır.Dosyanın incelenmesinde, ilk derece mahkemesince, davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden, tarafların delillerini sunma imkanı tanınmadan ve ön inceleme duruşması yapılmadan dosya üzerinden görevsizlik kararı verildiği, dosya içerisinde ve uyap sisteminde taraflar arasında yapılan sözleşme metninin de bulunmadığı görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz. Hukuki dinlenilme hakkı Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Bu hak ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27. maddesinde “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, Mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.” şeklinde düzenlenmekle birlikte bu ifadeleri de kapsayan çok daha geniş bir anlama sahiptir. Kamu düzeni ile ilgili olan hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın davanın taraflarına usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde tarafların hukuki dinlenilme ve bu kapsamda adil yargılanma hakları ihlal  edilmiş olacaktır.( Yargıtay 3 HD, 03.02.2025 tarihli, 2024/4078 Esas, 2025/589 Karar sayılı KYB ilamı)Somut olayda; davacı davasını açtıktan sonra mahkemece 21/04/2025 tarihli kararıyla   görevsizlik kararı verdiği, mahkemece, hukuki dinlenilme hakkının ihlaline neden olacak şekilde davalıya dava dilekçesi tebliğ edilip cevap dilekçesi sunma imkanı tanınmadan  görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu görülmekle, HMK 355 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebebinin farklı gerekçeyle kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kabule göre de, davaya konu sözleşmenin dosyaya ibrazı sağlanarak, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki mahiyetinin tespiti gerektiği, (İstanbul BAM 13.HD 2025/1346 E., 2025/1274 K. Sayılı ilam; İstanbul BAM 17.HD 2024/989 E., 2024/1075 K. Sayılı ilam); ancak kira sözleşmesinden kaynaklandığının tespiti halinde HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri hükmü gereğince dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kararında yukarıda tespit edilen durum \"diğer dava şartlarına aykırılık bulunması\" niteliğinde görüldüğünden, davacı vekilinin istinaf talebinin  farklı sebeple kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK 355. maddesi delaletiyle HMK'nın 353/1-a-3-4 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun farklı sebeple kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 355. maddesi delaletiyle HMK’nın 353/1-a-3-4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Peşin olarak alınan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,4-Davalının işbu istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine,5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile   KESİN olarak  karar verildi.  02/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9e36428ee584a06","SID":"e6621fa541bfc78c"}}