{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/1329 <br>KARAR NO\t: 2025/794<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/06/2021<br>NUMARASI\t: 2020/171 Esas, 2021/429 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 02/10/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :<br>I. DAVA<br>Dava; Taraflar arasındaki \" ....okulun ofis bölmelerinin davacı tarafından yapılmasına\" ilişkin sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında davacı tarafından düzenlenen 12.09.2018 tarihli 21462 nolu \"muhtelif alüminyum doğrama\" konulu KDV dahil 80.067,13-TL bedelli faturadan kalan 40.000,00-TL asıl alacak ile 5.086,03-TL işlemiş faiz ve 224,00-TL ihtarname gideri toplamı 45.310,03-TL'nin davalıdan tahsiline ilişkin olarak İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. <br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının söz konusu fatura içeriğine konu işleri yerine getirmediğini, bu faturadan kaynaklı olarak müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkili temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin de haksız olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Davaya konu takip dayanağı faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olması ve davalı BA formlarıyla Vergi Dairesine bildirilmesi karşısında davalıya tebliğ edildiğinin ve bu fatura konusu malların davalı tarafından teslim alındığının kabulü gerektiği, yine davalı defterlerine ve davacı kabulüne göre bu fatura bedelinin 40.067,13-TL'lik kısmının ödenmiş olduğu, buna göre davacının bakiye 40.000,00-TL asıl alacağı bulunduğunu davacı tarafça davalıya gönderilen 14.09.2018 tarihli ihtarname, bu ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi (21.12.2018) ve ihtarda verilen 8 günlük mühlet gözönünde bulundurulduğunda davalının 30.12.2018 tarihinde temerrüde düştüğü, bu temerrüt tarihi ile takip tarihi (03.05.2019)  arasında talep edebileceği yasal faiz miktarının 1.250,00-TL olduğu, davacının noter ihtar masrafı olan 224,00-TL'yi de talep edebileceği, alacak fatura alacağı olduğundan likit olduğundan hüküm altına alınan 41.474,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatı talebinin de kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 21.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 40.000,00 TL asıl alacak, 1.250,00 TL işlemiş faiz, 224,00 TL ihtar masrafı olmak üzere 41.474,00 TL  üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 9 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, alacak likit olmakla, hüküm altına alınan 41.474,00 TL'nin % 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;1-)Davacı yanın ticari defter ve kayıtları usulüne uygun tutulmadığından dikkate alınamayacaklarını, bu nedenle davacının ticari defterleri dikkate alınarak verilen kararın kaldırılması ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 2-)takibe konu faturanın müvekkili şirkete veya çalışanına tebliğ edilmediğini, davacının bu fatura konusu işleri yerine getirmediğini, mahkemece söz konusu işlerin yapılıp yapılmadığı denetlenmeden usulüne uygun tutulmamış ticari defterler üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>V. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davaya konu takipte davacı yüklenici tarafından, taraflar arasındaki \" ....okulun ofis bölmelerinin yapılmasına\" ilişkin sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında düzenlenen 12.09.2018 tarihli 80.067,13-TL bedelli faturadan kalan asıl alacak ile işlemiş faiz ve ihtarname gideri toplamı 45.310,03-TL'nin davalıdan tahsili talep edilmiş olup, davalı tarafça bu sözleşme ilişkisi inkar edilmemiş, sadece söz konusu fatura içeriğine konu işlerin yerine getirilmediği savunulmuştur.Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/3890 Esas - 2018/368 Karar sayılı ve 2016/4742 Esas - 2018/652 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, itiraz edilmeksizin ticari defterlere kaydedilen faturadaki miktar kadar iş bedeli bulunduğunu iş sahibi kabul etmiş sayılır.Dosya kapsamına göre, takibe dayanak 12.09.2018 tarihli 80.067,13-TL bedelli faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi BA formuyla da Vergi Dairesine bildirilmiş olması, davalının eksik ve ayıplı iş savunması bulunmayıp faturaya konu işlerin hiç yapılmadığını savunması ve bu faturaya ilişki yapılan ödeme miktarının taraflar arasında ihtilafsız oluşu, istinaf dilekçesinde işlemiş faiz, noter masrafı ve icra inkar tazminatı bakımından yarıca ve açıkça bir istinaf itirazında bulunulmaması hususları göz önünde bulundurulduğunda, Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/06/2021 tarih ve 2020/171 Esas, 2021/429 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.833,09-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan (59,30+648,97=)708,27-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.124,82-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc7b7dda98f17ed7","SID":"3a668be3a49fbe02"}}