{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2024/1007 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/868<br>DAVA\t: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>DAVA TARİHİ\t: 23/12/2013<br>KARAR TARİHİ\t: 08/10/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlular, Müvekkili ------- Ş.'nin --------- Şubesi'nden toplam 22.050,00-TL., 1.500.0090-DEM. 7.500.000- CHF., 9.500.000-USD miktarlı 21 adet genel kredi sözleşmesi imzalayarak kredi kullanmış olduğunu, kullandıkları kredilerin ödenmemesi nedeniyle, ------- Noterliği'nin -------- yev. No'lu 16.05.2001 tarihli ihtarnamesi ile, hesapları kat edilmiş, ve aleyhlerinde --------D. İş sayılı, 22/10/2001 tarihli kararı ile, 1.232.168-TL. üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığını, bu karara dayalı olarak -------- İcra Müdürlüğü'nün -------E. sayılı dosyası ile, 02/10/2001 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, asıl borçlu --------Ş. -------- sayılı kararı ile iflas ettiğini, ----- İflas Müdürlüğü'nün ------- sayılı dosyasıyla iflas dosyası açılmış olduğundan, davaya dahil edilmediğini, icra dosyasında toplam 2.092.380.657.594-TL alacağının 02/10/2001 tarihinden itibaren işleyecek yabancı para için % 36 faiz oranı, TL için %210 temerrüt faizi oranı ile, %5 BSMV ve 35.138.182.207-(Eski TL.) miktarlı mer'i teminat mektubu bedelinin depo edilmesi ile takip açıldığını, ancak, davalılar tarafından takip rakamının 536.906,37-DEM'lik kısmına ve takibin 422.124,00-TL.'lık kısmına itiraz ettiklerini, DEM cinsinden işlemiş faiz alacağımızın 197.415,27-DEM kısmına, TL cinsinden işlemiş faiz olarak talep ettikleri 378.824,00-TL miktara, 9.870,75-DEM ile, 18.941,00-TL. miktarlara ve talep edilen DEM ve TL cinsi faiz oranlarına da itiraz ettiklerini, ayrıca 35.138,00-TL bedelli teminat mektuplarının depo edilmesi talebine de itiraz ettiklerini, davalı- borçluların tüm itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, kredinin alındığı, teminat mektuplarının kullanıldığı kesin olduğunu ve imzaların gerçek olduğunu, takibi sürüncemede bırakmak amacıyla, dayanaksız ve mesnetsiz olarak yapmış bulundukları kısmi itirazın iptali ve takibin devamını talep etme zorunlu hale geldiğini beyan ederek --------- İcra Müdürlüğü'nün  --------E. sayılı dosyasına yapılmış bulunan haksız ve mesnetsiz kısmi tüm itirazların iptaline, kefillerin kefalet ettikleri miktar kadarları ile sorumlu tutularak takibin devanıma, her bir borçlu için ayrı ayrı bu miktarlar üzerinden %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm dava harç, masraf ve giderleri ile, vekalet ücretinin de karşı tarafa aidiyetine dair karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; --------Ş.,  --------- sayılı, 27.07.2006 günlü kararı ile iflas ettiğini, İflas kararının kesinleşmiş olup iflas tasfiye işlemleri ------- sayılı dosya ile yürütülmekte olduğunu, Müflis şirket iflas masasında ikinci alacaklılar toplantısı 18/02/2008 günü yapıldığını, -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre --------- sicil no.lu -------Ş.’nin 03/07/2000 tarihinde tescil ve 06/07/2000 tarihinde --------- ilan edilen 30/06/2000 Günlü Olağan Genel Kurul Toplantısı Tutanağı ile yine aynı tarihlerde tescil ve ilan edilen ------- sicil no.lu --------Ş.’nin 30/06/2000 Günlü Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı Tutanağı’ndan anlaşıldığı üzere her iki şirket tarafından karşılıklı olarak  “-------Ş.’nin tüm aktif ve pasifleriyle birlikte ve 30/06/2000 tarihi itibarıyla -------- sicil no.lu --------Ş.’ne devir edilerek birleşmesine ve birleşme sonucu infisah edecek --------Ş. tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi ve sicilden kaydının silinmesine” karar verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre 30/06/2000 tarihinde ---------Ş. tüm aktif ve pasifleriyle birlikte ---------Ş.’ne devir edilerek birleşmiştiğini, Devralan-------Ş. ise 27/07/2006 tarihinde iflas ettiğini, öte yandan devrolunan ---------Ş.’nin tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi için sicilden kaydının silinmediği ve bu yüzden-------Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 09/10/2014 tarihinde re’sen silindiği 16/10/2014 gün ve -------- sayılı ------- --------- sayfasında yer alan ilandan anlaşılmakta olduğunu, daha sonra-------- sayılı, 28/01/2021 günlü kararı ile “--------Ş.’nin -------- E. sayılı dava dosyasındaki işlemlere münhasır olmak üzere ihyasına” hükmolunmuş ve -------- ilan edildiğini, İİK. 193 maddesi uyarınca iflasın açılması ile birlikte müflis aleyhine yapılan haciz yoluyla takipler durmakta ve iflas kararının kesinleşmesi ile düştüğünü, bu nedenle -------- İcra Müdürlüğü -------- sayılı takip dosyası müflis şirket yönünden düştüğünü, İflas tasfiyesi sırasında müflise karşı haciz yoluyla takip yapılamayacağını, ancak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takiplere iflastan sonra da iflas masasına karşı devam edilebilmekte olduğunu,. Yine iflas masasına alacak başvuruları reddedilen alacaklılar, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesinde dava açmak zorunda olduğunu, Mahkemece görülen dava, ---------Ş. yönünden “iflas masasına alacak kayıt ve kabul davası”dır. Yetkili Mahkeme ise (iflasa karar verilen yer mahkemesi olan) --------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu,. bu nedenle müflis şirket yönünden öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, --------Ş. İflas İdaresi, davaya konu iddiaları kabul etmemekte ve itiraz etmekte olduğunu, ---------Ş.’nin devir yoluyla --------Ş. ile birleşmesi 2000 yılında gerçekleştiğini, --------Ş.’nin İflas Müdürlüğü’ne teslim edilen (iflastan önceki üç yıla ait) ticari defterlerinde davacı ---------Ş. adına alacak kaydına rastlanmadığını, Diğer yandan dayanak icra takibinin 2001 yılında başlatıldığı ve 2013 yılında yenilendiği anlaşılmakta olduğunu, bu bakımdan dava/takip konusu alacak zamanaşımına uğradığını, ayrıca kayıt kabul davalarında ispat yükü davacıda olduğunu, davacının, alacağın varlığı ve gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını, sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlamalısı gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; kayıt kabul talebine ilişkindir.Dosyanın safahatı incelendiğinde;------- sayılı yetkisizlik kararı ile------- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği ve  --------- Esas sayısını aldığı, -------- sayılı kararı ile  \"asıl davadan tefrik yapıldığı anlaşılan davanın kayıt kabul davası olarak görüldüğü, tevzi her ne kadar mahkememize yapılmış ise de ; kayıt kabul davalarının --------- Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından bakıldığı\" kararıyla dosyanın  --------- Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmek üzere hukuk tevzi bürosuna gönderilmesine kararının verilerek mahkememize tevzi edildiği ve yukarıda yazılı esas numarasına kaydedildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkememizin 20/05/2025 tarihli duruşma ara kararı ile \"Davacı vekili her ne kadar alacağının iflas masasına kayıt edildiği beyan edilmiş ise de iflas müdürlüğüne müzekkere yazılarak -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı icra dosyasından kaynaklı yapılan başvurunun kabul edilip edilmediği hususunun sorulmasına, davacı vekiline bu hususta açıklama yapması için 4 haftalık kesin süre verilmesine,\" kararının verildiği, davacı vekilince 27/05/2025 tarihli dilekçesi ile ---------Ş.'den olan alacağın tamamının iflas masasına kaydettirilmiş ve kabul edilmiş olması, -------Ş.'nin -------Ş.ile birleşmiş olması sebebiyle kayıt kabul davasına konu alacağın bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.Kayıt kabul davaları İİK'nun 235.maddesine göre iflas idaresine karşı müflisin alacaklıları tarafından açılan davalar olup, müflis hakkında verilen iflas kararının kaldırılmış olması sebebiyle iflas idaresinin görevi sona ermiş ve iflas tasfiyesine de son verilmiş olduğundan davacının iflas masasına karşı kayıt ve kabulünü talep ettiği alacak istemi yönünden davanın konusuz kaldığı, bu davadaki taleplerin borçluya karşı alacak davası olarak açılmasında bir engel bulunmadığı, bu nedenle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının davasının konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Davacı tarafların harçtan muaf olması sebebiyle harç alınmasına yer ve gerek olmadığına,<br>3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,<br>Dair, davalı iflas idaresi vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/10/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a2dd151a0913f150","SID":"21a1ff9d281b6b5b"}}