{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/1284 <br>KARAR NO\t: 2025/750<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 10/06/2021<br>NUMARASI\t: 2018/768 Esas, 2021/391 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ : 18/09/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :<br>I. DAVA<br>Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince Edirne İli ... İlçesinde yapılacak olan \"... Belediyesi kapalı otopark ofis, çarşı Belediye Hizmet binası ve açık Pazar yeri kompleksi\" inşaatı kapsamında 51 duraklı 11 adet asansörün yapımı, montajı ve çalışır vaziyette ruhsatlı şekilde teslimi işinin davacı tarafından üstlenildiğini, sözleşme iş bedelinin 375.000,00 TL olarak belirlendiğini, ayrıca bazı ek yapım işleri için 13.000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının işin yeterli olmadığı gerekçesiyle durak sayısının 58'e çıkarılmasını talep ettiğini ve bu talep üzerine davacının fazladan 7 durak için iş ve masraf yaptığını, ek sözleşme yapılacağı söylenmesine rağmen sözleşme dışı işlere ilişkin herhangi bir ek sözleşme imzalanmadığını ve masrafların ödenmediğini, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/149 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitte sözleşmedeki 51 durak yerine 58 asansör asansör yapıldığı ve piyasa rayiçlerine göre sözleşme dışı 7 durağın yaklaşık 31.500,00 TL bedel oluşturduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiğini, BK m526 uyarınca vekaletsiz iş görme hükümleri gereği sözleşme dışı yapılan bu imalatların davalının açık talebi ve hem davalının hem de asıl iş sahibinin yararına gerçekleştirildiğini, sözleşmede öngörülen durak sayısıyla bırakılması halinde hem iş sahibinin hem de davalının zarara uğrayacağı ve sonradan yapılacak ilavenin çok daha yüksek maliyet doğuracağı için davacının yaptığı masrafların davalıdan tahsili gerektiğini, Yargıtay HGK ve 15.HD'nin emsal kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek sözleşme harici yapılan 7 durağa ilişkin bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında, uyuşmazlığa konu sözleşmenin davacı ile ... Tic. A.Ş.- ... İnşaat ve Taahhüt A.Ş. Adi Ortaklığı arasında yapıldığını, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından taraf teşkilinin tüm ortaklar dahil edilerek sağlanması gerektiğini, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini ( Yargıtay 22. HD 10.02.2015, 2013/30776 E. 2015/4327 K.)  ayrıca taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı ile yalnızca davalı arasında sözleşme bulunmadığından bu yönden de itirazlarının bulunduğunu, davacının sözleşmeye göre işi sekiz ay içinde teslim etmesi gerekirken süresinde teslim etmediğini ve ifa yükümlülüğüne aykırı davrandığını, TBK m.112 gereğince kusursuzluğunu ispat etmedikçe sorumlu olduğunu, ... Belediyesi uygulama projesinde asansör durak sayısının zaten 58 olarak belirlendiğini ve yüklenicinin sözleşme imzalandıktan sonra 15 gün içinde projedeki farklılıkları bildirme yükümlülüğü bulunduğunu, davacının bu yükümlülüğü yerine getirmediğini, ayrıca sözleşmede birim fiyatların sabit olduğunun düzenlendiğini, bu nedenle fazladan durak için bedel talep edemeyeceğini, 7 durak için 31.500,00 TL'nin faizle birlikte istenmesinin haksız kazanç teşkil ettiğini, davacının imalatı eksik ve kusurlu yapması nedeniyle 45.000,00 TL'lik idari ve gider ortaklık zararına sebebiyet verdiğini, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/149 D.İş dosyasında alınan tespit raporunun itiraz üzerine delil niteliğini kaybettiğini, tüm belgeler incelenmeden esas hakkında karar verilemeyeceğini, BK m526 vd. Hükümleri uyarınca vekaletsiz iş görmenin olumlu bir faaliyet gerektirdiğini, davacının yükümlü olduğu bildirim ve inceleme görevini yerine getirmemesinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini, savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında imzalanan 17.03.2015 tarihli eser sözleşmesi uyarınca, davacının üstlendiği 11 adet asansör yapımına ilişkin işin sözleşme dışı imalatlar nedeniyle fazladan yapılan işler kapsamında değerlendirilerek bedelinin tazmini talebiyle açılan dava kapsamında; öncelikle ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince delil tespiti yoluyla alınan bilirkişi raporunda durak sayısının sözleşmede öngörülenden fazla olduğu ve bu nedenle yaklaşık 31.500,00 TL tutarında sözleşme dışı imalat bedeli oluştuğu tespit edilmiş, alınan ek bilirkişi raporunda ise bazı asansörlerin hiç yapılmadığı, bazılarının ise farklı kat sayılarıyla inşa edildiği, sözleşmede yer almayan iki adet 5 duraklı asansörün yapıldığı ve bunların bedelinin rayiç birim fiyatlarla hesaplanarak toplam 35.000,00TL tutarında sözleşme dışı iş bedelinin oluştuğu kanaatine varılmıştır. Ancak ... Belediye Başkanlığı tarafından mahkemeye sunulan cevabi yazıya göre, geçici kabul sırasında düzenlenen eksik ve kusurlu işler listesinde yer alan imalatlar nedeniyle toplam 40.000,00 TL tutarındaki bedelin, yüklenici konumundaki dava dışı adi ortaklıktan (... Ortaklığı) tahsil edildiği ve hak edişlerinden mahsup edildiği, böylece davacıya ait olduğu ileri sürülen fazla imalat bedelinin idare tarafından zaten karşılandığı anlaşılmış, davalı da savunmasında bu kesintilerin noksan işler nedeniyle yapıldığını ve takas-mahsup defi ileri sürmüş, Türk Borçlar Kanunu'nun 143.maddesi uyarınca takas-defi beyanının geçerli olduğu kabul edilerek, davacının sözleşme dışı imalat bedeline dair tazminat talebinin hukuken dayanak bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinafında, ilk derece mahkemesinde verilen kararın, usule ve yasaya aykırı biçimde eksik araştırma ve inceleme ile verildiği, davacı tarafın dayandığı protokol, sözleşme ve deliller gözetilmeden davalı tarafın soyut takas ve mahsup beyanlarına itibar edildiği, oysa bu beyanların yasal ve maddi şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin etraflı bir araştırma ve gerekçeli değerlendirme yapılmadığı, davalı tarafın iddiasını dayandırdığı hakediş kesintisinin dava dışı idare tarafından davalıya uygulanmış olmasına rağmen bunun davacıya yansıtılıp yansıtılmayacağının tartışılmadığı, protokolde kararlaştırılan iş ve bedellerin kapsamı, belediye tarafından düzenlenen tutanakların doğruluğu, bu tutanaklarda gösterilen işlerin gerçekten eksik veya kusurlu olup olmadığı ve bunların davacıya yükletilip yükletilemeyeceği yönünde herhangi bir araştırma yapılmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporlarının çelişkili, denetime elverişsiz ve hükme esas almaya uygun olmayan nitelikte olmasına rağmen hükme dayanak kılındığı, buna karşın keşif mahallinde inceleme yapan ... bilirkişi raporunun serbest piyasa rayiçlerine uygun, somut ve denetime elverişli tespitlerinin dikkate alınmadığı, davacı tarafından yapılan imalatın sözleşmeye, şartnameye ve uygulama projelerine uygun, eksiksiz ve kusursuz şekilde gerçekleştirildiği ve teslim edildiği, davalı tarafça da teslim alınarak kabul edildiği, buna rağmen sözleşme fazlası imalat bedelinin ödenmediği, davalı tarafın çelişkili şekilde önce süresinde teslim edilmediği iddiasında bulunduğu, bu iddiasını ispatlayamayınca ayıplı ve eksik imalat yapıldığını ileri sürdüğü, bu savunmaların da delillerle ispatlanamadığı, ayrıca sözleşmenin 3/7 maddesinin davacının sözleşme dışı imalatlar için bedel talep etmesini engellemediği mahkeme kararında Anayasa'nın 141/3. Maddesi ile HMK m.297'de öngörülen gerekçeli karar yükümlülüğünün yerine getirilmediği, tarafların iddia ve savunmalarının karşılanmadığı, Yargıtay 15. HD'nin sözleşme fazlası işlerde piyasa rayiçleri esas alınarak bedel belirlenmesi gerektiğine dair yerleşik içtihatlarının göz ardı edildiği, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek ve eksik soruşturma ile hüküm kurulduğunu belirterek mahkeme kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE<br>Taraflar arasında asansör yapımı ve montajı işini konu alan yazılı eser sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır.<br>Davacı yüklenici şirket, sözleşmeye göre 51 duraklı 11 adet asansör yapılacakken davalı iş sahibi şirketin talebi üzerine 58 duraklı asansör yaptığını belirterek sözleşme harici yapılan 7 durağa ilişkin ek işler bedeli istemiş; davalı şirket ise, usule ilişkin itirazlarla birlikte davacının ifa yükümlülüğüne aykırı davrandığını, işi süresinde teslim etmediğini, uygulama projesinde asansör durak sayısının zaten 58 olarak belirlendiğini, imalatın eksik ve kusurlu yapılması nedeniyle davacının 45.000,00 TL'lik zarara sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş; mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının toplam 35.000,00 TL sözleşme dışı iş bedeli alacağının bulunduğu, eksik ve ayıplı işler nedeniyle toplam 40.000,00 TL'lik bedelin yüklenici konumundaki dava dışı adi ortaklıktan (... Ortaklığı) tahsil ediliği, böylece davacıya ait fazla imalat bedelinden idare zararının karşılandığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı şirket vekilince istinaf edilmiştir.Taraflar arasındaki dayanak sözleşmede asansörlerin 51 duraklı 11 adet olarak yapılacağı kararlaştırılmış ise de fiilen imalatın iş sahibi tarafından verilen uygulama projesine uygun olarak 58 duraklı 11 adet şeklinde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.Eser sözleşmesinde yüklenici işi üstlendiği sırada veya işin devamı sırasında iş sahibi tarafından kendisine verilen malzemeleri, projeleri ve yahut iş sahibince talep edilen hususlarla ilgili inceleme ve değerlendirme yapıp işe uygunluğu konusunda iş sahibini derhal bilgilendirmek zorundadır. Aksi halde sonuçlarına katlanır. Yine yüklenici basiretli bir tacir gibi sözleşmeyi yapmadan önce işin yapılacağı yeri gezip görerek sözleşme şartlarını ona göre kararlaştırması gerekir.Sözleşmenin 3.7.maddesi  \"Yüklenici, sözleşmenin imzalanmasından ve uygulama projeleri kendisine iletilmesinden itibaren 15 (onbeş)  gün içerisinde bütün projeleri tetkik etmiş olacak, keşifteki farklılıkları ve varsa tatbikatta doğabilecek aksaklıkları bu süre içerisinde işverene bildirecektir. Bu süre geçtikten sonra projeler hakkında Yüklenici tarafından yapılacak herhangi bir itiraz yükleniciye süre uzatımı veya herhangi bir nam altında sair bir hak kazandırmayacaktır.\" şeklinde düzenlenmiş olup, yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak kararlaştırılmıştır.Somut olayda asansörlerin yapılacağı inşaatın fiziki durumuna göre sözleşmede kararlaştırılandan daha fazla durak yapılması gerektiği teknik olarak belli olup, dosya kapsamı ve tanık anlatımlarına göre davacı yüklenicinin sözleşme yapmadan önce asansörlerin yapılacağı inşaatı gezip gördüğü ve bu nedenle bu durumu bildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar, belirtilen ilkeler, dayanak sözleşmesinin ilgili hükümleri, dosya kapsamı ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde; sözleşmenin götürü bedel olarak kararlaştırılmış olması, işin projeye uygun yapılmış olması, davacı yüklenicinin ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması,  sözleşmeden önce işin yapılacağı yerin yüklenici tarafından görülmüş olması, yükleniciye verilen uygulama projesiyle ilgili olarak iş sahibine herhangi bir bildirimde bulunulmamış olması olması dikkate alındığında davacının ilave iş bedeli talebinin bu gerekçelerle reddi gerekirken, takas-mahsup sonucu davacının alacağının  bulunmadığına karar verilmiş olması yasa ve dosya kapsamında uygun olmadığından, kararın gerekçe yönünden kaldırılarak belirtilen nedenlerle davanın reddine dair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin gerekçe yönünden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A)1-Davacı  vekilinin istinaf talebinin gerekçe yönünden KABULÜNE,2-İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/06/2021 tarih ve 2018/768 Esas, 2021/391 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın REDDİNE,B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gerekli 59,30 TL harçtan 537,94 TL'si peşin olarak yatırılmış olduğundan bakiye 478,60 TL harcın davacıya istek halinde İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,  3-Davalı tarafından yapılan 1.719,50 TL bilirkişi ve posta masrafının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 4.080,00  TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı  tarafa İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 37,00 TL tebligat ve posta  gideri olmak üzere toplam 199,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 18/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b957944c1fbcadc","SID":"989625bd89e65c6f"}}