{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/1307 <br>KARAR NO\t: 2025/751<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/12/2020<br>NUMARASI\t: 2018/126 Esas, 2020/920 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ : 18/09/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :<br>I. DAVA<br>Davacı vekili, müvekkili alacaklı ... tarafından davalı ... Ve Savunma Sistemleri San. Ve Tic. A. Ş. Aleyhine İstanbul 21.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 55.728,09 EURO alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının 01.06.2017 tarihinde borca, faize ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira taraflar arasında 01.04.2013 tarihinde ... AVM Otopark Yönlendirme ve Ücretlendirme Sistemleri için ürün tedariki, montajı, kurulumu ve çalışır şekilde teslimine ilişkin satış sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda müvekkilinin 12.06.2013 tarihli 168.087,39 EURO ve 19.08.2013 tarihli 99.018,67 EURO tutarlı faturaları düzenlediğini, ve sözleşmeye uygun şekilde edimlerini ifa ettiğini, ürünlerin süresinde ve ayıpsız şekilde teslim edilerek kabul tutanağı düzenlendiğini, buna rağmen davalının ödeme yapmadığını, davalı tarafın ayıplı ifa iddiasının gerçeğe aykırı ve kötü niyetli olduğunu, bu yöndeki ispat yükünün davalıya ait bulunduğunu, dosyada ayıplı mal iddiasını kanıtlayacak hiçbir belge olmadığını, TTK m23/1-c uyarınca alıcının ayıbı teslimden itibaren en geç sekiz gün içinde ihbarla yükümlü olduğunu, davalının bu sürelerde herhangi bir bildirimde bulunmadığını, dolayısıyla ayıplı mal iddiasının ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin sözleşme edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesine rağmen bakiye 55.728,09 EURO'nun kötü niyetli ödenmediğini, icra takibine de haksız yere itiraz edildiğini, bu itirazın iptaliyle takibin devamına, ayrıca alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında bir sözleşme bulunduğunu, bu sözleşmede tarafların yükümlülükleri ve sürelerinin açıkça düzenlendiğini, sözleşmenin 4.maddesi (teslim süresi) ile 9.maddesi (2A Grup Yükümlülükleri) uyarınca davacının yükümlülüğünün ürünleri tam, eksiksiz, tüm parçalarıyla ve süresinde teslim etmek olduğunu, ancak davacının bu yükümlülüğe aykırı davranarak ürünleri ayıplı teslim ettiğini, bu hususun kabul tutanağına da geçirilerek tarafların imzasıyla kayıt altına alındığını ve anılan tutanağın davacı tarafından dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulduğunu, müvekkili şirketin eksikliklerin giderilmesi amacıyla davacıya defalarca e-posta yoluyla yazılı bildirimde bulunduğunu, buna rağmen eksikliklerin giderilmediğini, bu nedenle ürünün ayıplı teslim edilmiş olması ve eksikliklerin giderilmemesi karşısında Türk Borçlar Kanunu'nun 227. Maddesi ile Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 11.maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanarak satış sözleşmesini haklı nedenle feshettiklerini, dolayısıyla davacının İstanbul 21. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatmış olduğu icra takibinin hukuka aykırı olduğunu ve taraflarınca itiraz edildiğini, tüm bu nedenlerle davanın haksız ve mesnetsiz olması sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında 01.04.2013 tarihli satış sözleşmesi kapsamında ... Alışveriş Merkezi Projesi'ne ilişkin otopark yönlendirme ve ücretlendirme sistemlerinin ürün tedariği, montajı ve kurulumu işinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda yapılan teslimata ilişkin düzenlenen geçici kabul tutanağı ve otopark otomasyon sistemi kabul tutanağında bazı aydınlatma eksiklikleri  ve çizim/yerleşim düzenlemelerine dair eksiklikler belirtilmekle birlikte, aldırılan teknik bilirkişi raporunda bu eksikliklerin sistemin çalışmasını ve kesin kabulü engelleyecek nitelikte olmadığı, ayıplı iş olarak değerlendirilemeyeceği ve davacının sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirdiğinin tespit edildiği, mali bilirkişi raporunda ise tarafların 55.728,09 EURO tutarındaki bakiye  davalı tarafından da kabul edildiği, davalının ileri sürdüğü ayıp iddiası bakımından ise Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesi uyarınca süresinde yapılmış ihbara ilişkin herhangi bir yazılı belge sunulmadığı, bu nedenle ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinin ispatlanamadığı ve ayıp iddiasının da bilirkişi raporu ile çürütüldüğü, davacının sözleşmeyi gereği gibi ifa ettiği ve 55.728,09 EURO tutarındaki alacağı ispatladığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile anılan alacağın tahsiline, alacağın likit nitelikte olması nedeniyle 55.728,09 EURO'nun takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili istinafında, sistemin ayıplı teslim edildiğini bildirdiklerini, mahkemece bildirimi yapılmadığı tespitin hatalı olduğunu, sözleşmenin teslim süresi ve 2A grup yükümlülükleri maddelerine göre davacının ürünleri tam ve eksiksiz, tüm parçaları ile süresinde teslim yapması gerektiğini, bilirkişilerce eksikliklerin olduğunun tespit edildiğini, geçici kabul tutanağını eksikliklerin belirlendiğini ve aksi yönde tutanak bulunmadığından sunulmadığını, sistemin ayıplı teslim edildiğinin sabit olduğunu ve ayıbın davacıya bildirildiğini, ayıp ihbarında şekil şartı olmadığını, borcun likit olmaması nedeniyle mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE <br>Taraflar arasında yazılı götürü bedel usulü düzenlenmiş eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu sabit olup, davacı yüklenici davaya konu takiple bakiye iş bedeli alacağının tahsilini talep etmiş, davalı iş sahibi ise işin eksik ve ayıplı yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece muhasebesel inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu hükme esas kabul edilerek tarafların ticari defter kayıtlarına göre davacının takip tutarı kadar alacaklı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, karara dayanak yapılan raporu düzenleyen bilirkişi heyetine sonradan katılan teknik bilirkişi görüşüne göre işin eksik ve ayıplı yapıldığı  belirtildiği halde mahkemece bu husus incelenip değerlendirilmemiştir.Götürü bedel eser sözleşmelerinde yüklenicinin talep edebileceği bakiye iş bedeli alacağının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi için \"fiziki oran yöntemine\" göre hesaplama yapılması gerekir. Bunun için öncelikle eksik ve ayıplı işler dikkate alınarak mevcut imalatın tüm işe göre fiziki gerçekleşme oranı belirlenerek bu orana sözleşmede kararlaştırılan götürü bedel uygulanıp bundan varsa kabul edilen veya ispatlanan ödemeler düşülerek sonuca gidilmesi gerekir.O halde mahkemece yapılacak iş, gerekirse yerinde keşif yapılmak suretiyle götürü bedel  sözleşmeler için  kabul edilen yol ve yönteme uygun inceleme ve hesaplama yapılarak sonucuna göre davacı yüklenicinin talep edebileceği bakiye iş bedeli alacağının bulunup bulunmadığı usulünce saptanıp varsa bakiye bedele karar vermek olmalıdır.Mahkemece belirtilen şekilde hesaplama yapmayan bilirkişi raporu esas alınarak eksik inceleme sonucunda verilen karar yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılması gerekmiştir.Kararın kaldırılma gerekçesine ve sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf itirazları incelenmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı iş sahibi şirket vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı iş sahibi şirket vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/12/2020 tarih, 2018/126 Esas, 2020/920 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı  tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t\t<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"876ad2b5ba153e9f","SID":"d68d9f9ed86549d1"}}