{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1670 <br>KARAR NO\t: 2025/968<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/06/2021<br>NUMARASI\t: 2020/438 Esas - 2021/453 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 17/09/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çevre izin lisansının yenilenmesi ve Orman Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gibi resmi kurum ve kuruluşların bürokrasi işlerini takip etmek amacıyla danışmanlık hizmeti veren davalı ... ile 14.02.2020 tarihinde danışmanlık sözleşmesini imzaladığını, davalının 2 ay süreyle müvekkilinin çevre izin lisansıyla ilgili bürokratik işlemleri zamanında takibini, işlemlere müdahale etmeyi, düzenli olarak müvekkile bilgi vermeyi, bürokrasinin istemiş olduğu işlemleri zamanında yapmayı taahhüt ettiğini, sözleşme ücretinin taraflarca 300.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, bunun karşılığında müvekkili tarafından davalıya 31.03.2020 tarihli vadeli 100.000,00 TL, 31.04.2020 tarihli vadeli 100.000,00 TL ve 30.06.2020 tarihli vadeli 100.000,00 TL değerinde 3 adet senet teslim edildiğini, sözleşmenin 4. maddesine göre sözleşme tarihi olan 14.02.2020 tarihinden itibaren 2 ay içerisinde danışmanlık verenin sözleşmede yer alan edimlerini ifa etmemesi, sözleşme konusu lisansın yenilenmemesi durumunda sözleşme ücretinin taahakkuk etmeyeceği ve sözleşme ücretine teminen teslim edilen senetlerin geçersiz hale gelip ödenmeyeceğinin taraflarca kararlaştırılarak imza altına alındığını, davalının işbu sözleşme akdedildikten itibaren 2 ay içerisinde herhangi bir lisans yenilemesi yapılmadığı gibi sözleşmede belirlenen diğer edim ve yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, müvekkilince gönderilen İzmir 6. Noterliği’nin ... yevmiye numaralı 24.07.2020 tarihli ihtarnamesine rağmen senetlerin iade edilmediğini, müvekkilinin TBK'nın 125. maddesine dayanarak davalının temerrüdü sebebiyle sözleşmeden dönme hakkını kullandığını ihtaren davalıya bildirdiğini belirterek davanın kabulünü, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, 31.03.2020 tarihli 100.000,00 TL, 31.04.2020 tarihli 100.000,00 TL, 30.06.2020 tarihli 100.000,00 TL bedelli senetlerin müvekkiline iadesini, işbu talepleri kabul görmez ise işbu senetlerin iptalini talep etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; senet sebepten mücerret olup davacının tüm taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın senedi temel bir ilişkiye dayandırmak istiyorsa bu iddiasını açıkça ispat etmesi gerektiğini, senedin teminat senedi olduğuna ilişkin ne sözleşmede de ne senet üzerinde herhangi bir yazılı ibare yer almadığını, senedin bedel kaydında herhangi bir ibare yer almadığından Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre nakden alınmış kabul edilmesi gerektiğini, bu husus senedin talili anlamına gelmeyip ispat külfetinin yer değiştirmediğini, nakden kaydının kabulü ile davacı senetten kaynaklı borcunu ödediğini açıkça ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın ne senetten kaynaklı borcunu ödediğini ispat edebildiğini ne de sözleşme ile davaya konu senetlerin üzerinde sözleşmeyle bağlantısını ispat edebildiğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının, davalı ile arasında imzalanan yazılı danışmanlık sözleşmesi kapsamında, davalıya teslim edilen davaya konu üç adet senedin bedelsiz kaldığı iddiası ile İİK'nın 72/2. maddesi gereğince icra takibinden önce açılan, davalıya borçlu olmadığın tespiti talepli menfi tespit davasında, ihtilaf senetlerin sözleşme kapsamında verilip verilmediği, davalının sözleşme kapsamında edimini yerine getirip getirmediği, davacının davalıya davaya konu senetler dolayısıyla borçlu olup olmadığının tespiti noktalarında toplandığı, alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğu, davacı ile davalı arasında her iki tarafa borç yükleyen danışmanlık hizmet sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme kapsamında davaya konu üç adet senedin davacı tarafından davalıya verildiği ve davacı yanca edimin yerine getirildiği, davalının sözleşme kapsamında edimini yerine getirmediği, davacının TBK'nın 117. maddesi gereği İzmir 6. Noterliği’nin 24/07/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşme konusu edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshi ile davalıya teslim edilen senetlerin iadesinin istendiği(TBK 125/3) ve davalının sözleşme adresine ihtarnamenin keşide edildiği, Tarım ve Orman Bakanlığı’na yazılan müzekkere cevapları ile, arşiv kayıtlarının tetkikinde davaya konu bilgi ve belgeye rastlanmadığının bildirildiği, her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde iki tarafında edimini yerine getirmesi gerektiği, davalı yanca sözleşme hükümleri kapsamında edimlerini yerine getirdiğinin  ispatlanamadığı, bu nedenle davaya konu senetlerin bedelsiz kaldığı ve davacı şirketin bu senetlerden olayı davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle Davacının davasının KABULÜ ile, davaya konu, Borçlusu ... .... Petr. Nak. Tuz. İnş. Taah. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti., lehdarı ...  olan, 31/03/2020 ödeme tarihli, 100.000-TL. bedelli, Borçlusu ... .... Petr. Nak. Tuz. İnş. Taah. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti., lehdarı ...  olan, 31/04/2020 ödeme tarihli, 100.000-TL. bedelli, borçlusu ... .... Petr. Nak. Tuz. İnş. Taah. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti., lehdarı ...  olan, 30/06/2020 ödeme tarihli, 100.000-TL. Bedelli senetler  dolayısıyla,  davacının davalıya toplam 300.000-TL. borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; senetlerin teminat senedi olduğu iddiasının yazılı belge ile ispat edilmediğini, senetlerin üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin hiçbir kayıt bulunmadığınıı, senet üzerinde nakden kaydı olmasından ötürü davacı borçlunun, senedi nakden ödediğini ispat etmesi gerektiğini, davacı taraf nakden kaydı karşında mahkemeye herhangi bir ödeme dekontu ve makbuz sunmadığını, senet üzerinde nakden kaydı bulunmasından ötürü ispat yükü davacı borçlu da olup bu kayıtla bağlı olan davacının nakden borcunun olmadığını ispat etmesi gerektiğini, buna karşılık hiçbir belge sunamadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/19473 E. 2011/607 K. sayılı içtihatı ile benzer şekilde müvekkili davalının da gerçek kişi olup bu minvalde davacı tarafın sözleşmenin feshi ile senedin sebepsiz kaldığını ileri sürdüğünü ancak bu durumun senet metninden anlaşılmadığını, senet sebepten mücerret olmakla birlikte davacının bu nakden kaydıyla bağlı olduğu karşısında bu durumu ispatla mükellef olduğunu, ne var ki davacı tarafın bu ödemeyi ispat edemediğini, bilirkişi heyeti raporunun görev sınırını aşarak yanlış hukuki değerlendirmeler içerdiğini, bu rapor dikkate alınarak tesis edilen mahkeme kararının da hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, kambiyo senedi nedeniyle icra takibi öncesi açılan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki 14.02.2020 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi akdedildiği ve dava konusu edilen keşidecisi davacı olan üç ayrı senedin davalıya verildiğine ve altındaki imzalara itiraz bulunmamakta olup uyuşmazlık konusu hususun dava konusu senetlerin sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya verilip verilmediği, sözleşme kapsamında verilmiş ise davalı tarafından sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Davanın tarafları arasında imzalanan 14.02.2020 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesinin konusu başlıklı 2. maddesi:\"... firmasının Geri Kazanım Sahası’nın, Çevre İzin Lisansının yenilenmesi için Orman Çevre vs.gibi Resmi kurum ve kuruluşların bürokrasi işlerinin takibidir.” Sözleşmenin süresi başlıklı 3. maddesi:\"Söz konusu danışmanlık 2 ay süreli bir hizmettir. İsbu sözleşme imza tarihinden itibaren yürürlüğe girer'\"Ücret başlıklı 4. maddesi:\"Sözleşme ücreti  300.000,00 TL olup, sözleşme tarihinden itibaren 2 ay içerisinde sözleşme konusu lisans yenilemesi yapılmaz ise Danışmanlık verene (...) sözleşme ücreti tahakkuk etmeyecek, sözleşme ücreti ödenmesini teminen verilen senetler de geçersiz hale gelerek ödenmeyecektir. Sözleşme ücretinin ödenmesini teminen sözleşme aşamasında, Danışmanlık Alan (... Geri Kaz.Mad.Pet.Nak.Turi.İnşa.Taah. Paz. San.Tic.Ltd.Şti.) tarafından imzalanmış aşağıda tutar ve vadelerde senet Danışmanlık Verene teslim edilmiştir.-31/03/2020 vadeli 100.000-TL. tutarında 1 nolu senet-30/06/2020 vadeli 100.000-TL. tutarında 2 nolu senet-31/04/2020 vadeli 100.000-TL. tutarında 3 nolu senet” şeklindedir.Davaya konu edilen her üç senedin de keşidecisinin davacı ... Geri Kaz. Mad. Pet. Nak. Turi. İnşa. Taah. Paz. San. Tic. Ltd. Şti., lehdarının davalı ... olduğu, her birinin 100.000,00 TL bedelli ve 14.02.2020 keşide tarihli olduğu, ihdas sebeplerinin yazılı olmadığı 1 nolu senedin ödeme tarihinin 31.03.2020, 2 nolu senedin ödeme tarihinin 30.06.2020 ve 3 nolu senedin 31.08.2020 olduğu anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince aldırılan 23.05.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre davacının ibraz ettiği 2020 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve dava konusu 3 ayrı senet nedeniyle 300.000,00 TL'lik kayıt bulunduğunun tespit edildiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının ibraz etmediği için inceleme yapılamadığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki inkar edilmeyen danışmanlık hizmet sözleşmesinin 4. maddesi ile uyumlu olan aynı tarihte düzenlenen dava konusu senetlerin üzerinde kambiyo senedinin zorunlu unsurlarından olmayan ihdas sebebinin de yer almaması, taraflar arasında başkaca bir ticari ilişkinin de dosya kapsamı itibariyle bulunmaması da dikkate alındığında sözleşmenin ifası amacıyla davacının ücret karşılığında dava konusu senetleri davalıya verdiği anlaşılmaktadır. Yine sözleşmenin aynı maddesinde belirtilen iki aylık sürede danışmanlık işi gereği 2. maddede belirtilen Çevre İzin Lisansının yenilenmediği Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 17.05.2021 tarihli yazı cevabı ile sabittir. Davalı tarafça da sözleşme gereği yüklenilen edimin ifa edildiğine dair bir beyanda bulunulmamış ve bu yönde herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu durumda davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği sözleşme hükmü gereğince geçersiz hale gelen senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebinin kabulünün gerektiği kanaatine varılmıştır.Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 5.123,25 TL harcın mahsubu ile artan 4.507,85 TL'nin istinaf eden davalı tarafa karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere istinaf karar harcı yönünden oy çokluğu, esasa yönelik ve sair incelemeler yönünden oybirliği ile karar verildi.17/09/2025  <br>MUHALEFET ŞERHİ<br>492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde \"Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu\" belirtilmiştir.Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçları'nın III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde \"Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı\",1/e maddesinde \"(değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı\" belirtilmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E. 2021/7367 K. sayılı ilamında da ''... Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nin 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e0414ea012af8b1","SID":"2439a5d2141009b0"}}