{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/392 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1125<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 24/11/2022<br>NUMARASI\t: 2019/118 E. - 2022/195 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... numaralı \"Tasarım Tescil Belgesi\" uyarınca 2 adet araç kaporta tasarımını adına tescil ettirdiğini, bu iki ürünün tasarım ve her türlü ticari satış hakkına sahip olduğunu, davalıların müvekkiline ait iş bu tescilli tasarımlarını müvekkilinin bilgisi ve rızası olmaksızın kopyalayarak kullandığını ve 3. kişilere satışını gerçekleştirdiklerini, bunun yanı sıra sosyal medya (Facebook - Instagram vb.) hesaplarından tasarıma konu ürünlerin reklamını yaptığını ve ürünlerin  kendisine ait olduğunu iddia ettiklerini, davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin, müvekkiline ait tescilli ürünlerini ürettiğini ve ürettiği bu ürünleri diğer davalılara sattığını veya onların sattığı kişilere doğrudan onların adına gönderdiğini, diğer davalı ...'ın ise ürettirdiği bu ürünle üçüncü kişilere sosyal medya üzerinden reklamını yaparak pazarladığını ve satışını gerçekleştirdiğini, diğer davalılar ... ve ... ise ... adı altında ürettirdiği bu ürünleri üçüncü kişilere sosyal medya üzerinden reklamını yaparak pazarlamayarak ve satışını gerçekleştirdiğini belirterek; Öncelikle dava konusu taklit ürünlere el konulması, taklit ürünlerin satışının, çeşitli mecralar üzerinde tanıtımının, sergilenmesinin durdurulmasına yönelik teminatsız olarak İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesini, Tecavüz eyleminin tespit edilerek, tecavüz konusu taklit ürünlerin imhasına karar verilmesini, Sınai Mülkiyet hakkına tecavüz eden davalıların elde ettiği net kazançtan belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkile verilmesini,  davalıların elde ettiği net kazancın tespit edilememesi veya mahkemece aksi kanaatte olunması halinde Sınai Mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelirin hesaplanarak belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini, Sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden davalının müvekkilin ticari itibarını zedelemesi sebebiyle 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ <br> Davalı ... vekili  cevap dilekçesi ile; Müvekkili ...'un gerçek kişi olarak bu davada davalı sıfatını taşıdığını, müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Otom. Plas. San ve Tic. Ltd. Şti. bu davada taraf olmadığını, dava dışı üçüncü kişi durumunda olduğunu, davacı tarafın hukuka aykırı olarak iddiasını genişlettiğini, ayrıca tarafta ıslahın mümkün olmadığını, ... Ltd. Şti.'ne sirayet etmesinin pasif husumet sorununu ortaya çıkaracağını, ayrı bir tüzel kişiliği olan ... ile ilgili tespitlerin gerçek kişi davalı ...'a sirayet ettirilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle başta ... Ltd. Şti. nezdinde yapılan bilirkişi incelemesi olmak üzere bu şirketle ilgili olarak dosyada yapılan tüm işlemler usule ve hukuka aykırı olduğunu ve ayrıca müvekkili ...'un bunlardan çıkarılacak sonuçlarla bağlı olmadığını ve üçüncü kişinin fiilinden sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından davanın ... Ltd. Şti aleyhinde açılmadığını, şirketin bu davada taraf sıfatını haiz olmadığını, HMK ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca ıslahla taraf değişikliği yapılamayacağını, davacının açtığı davaya ıslah yoluyla üçüncü kişileri dahil edemeyeceğini ve ıslah yoluyla davalı değişikliğine gidemeyeceğini, bir davada hüküm ancak o davanın tarafları arasında kurulduğunu, aksi durum Usul Hukuku'na aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili ... gerçek kişi olarak dikkate alınması gerektiğini ve yalnızca -kendi fiillerinden sorumlu tutulması gerektiğini, dosyada mevcut olan Usul Hukuku'nun kalıplaşmış ilkelerine ve yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı davacı talepleri ile incelemeler ve işlemlerin mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini, davacı vekilinin dosyada gerekli tüm incelemelerin yapıldığına ilişkin beyanı 29.03.2022 tarihli duruşmada zapta geçirildiğini, davacı tarafın yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasını talep etmediğini, bilirkişi raporlarında,  müvekkili ... ile ilgili olan 04.11.2019 tarihli raporda taraflarca ileri sürülen veya mahkemece belirtilmiş bir eksiklik veya belirsizliğin mevcut olmadığını, müvekkili ...'un davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği hiç bir fiili gerçekleştirmediğini, davacı tarafın iddialarının taraflarınca kesinlikle kabul edilmediğini, davacı tarafın müvekkili ... hakkındaki tüm iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, bunun sonucudur ki davacı taraf müvekkili hakkındaki iddialarının ispata yarar hiç bir delil sunamadığını, davacının delil olarak dayandığı ve sunduğu ihtarname, whatsapp yazışmaları ve sosyal medya görüntüleri arasında müvekkili ...'un davacı tarafından iddia edilen - fiilleri gerçekleştirdiğini ispatlayan hiç bir delil bulunmadığını, dosyadaki Usul Hukuku'nun kalıplaşmış ilkelerine ve yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı davacı taleplerinin ve bu taleplere bağlı olarak yapılan işlemlerin, bu minvalde ... Ltd.Şti. De yapılan bilirkişi incelemesi ve 02.03.2020 tarihli bilirkişi raporunun Mahkeme tarafından dikkate alınmamasını, müvekkilinin üçüncü kişinin fiilinden sorumlu tutulmamasını, dosyada tüm deliller toplandığı ve tüm incelemeler tamamlandığı, dosya tekemmül ettiği için, davacı vekilinin bu yöndeki beyanı 29.03.2022 tarihli duruşmada zapta geçirildiği ve hiç bir tarafça mevcut bilirkişi raporlarına itiraz edilmediği, hiç bir tarafça yeniden bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmediği için ve mahkemece teknik konudaki bilirkişi raporlarının yetersiz bulunduğuna ilişkin gerekçeli bir açıklama da yapılmadığı için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine ilişkin 29.03.2022 tarihli ve 3 numaralı ara karardan rücu edilmesini, davacının ... numaralı tasarım tesciline konu tasarım hakkına tecavüz ettiği hiçbir şekilde ispatlanamayan ve yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilemeyen müvekkil ... aleyhinde açılan davanın esastan reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesi kararıyla; \" Dava, davacı adına tescilli ... numaralı tasarıma yönelik tecavüz, tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olarak ikame edildiği, daha sonra mahkememizce öncelikle tazminat talebi yönünden arabuluculuk yoluna başvurulmadığından dosyanın tefrik edildiği, daha sonra yargılama devam ederken davalılardan ... Tic. San. Ve Tic. Aş yönünden feragat edildiğinden bu davalı yönünden de  tefrik kararı verilerek dosyanın ayrıldığı, yine dava devam ederken yine davalılardan ... yönünden de davanın atiye bırakılması talep edildiğinden ... yönündeki davanın da tefrik olunduğu, neticeten davanın davalılardan ... ve ... yönünden tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve meni olarak devam ettiği.  Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları incelendiğinde; davalılardan ...'a ait iş yerinde talimat yolu ile yaptırılan tespit ve neticesi aldırılan 23/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda iş yerinde iş yerinde herhangi bir üretim yapılmadığı araba parçalarının satış amaçlı sergilendiği, davacı tasarımlarına benzer bir ürün bulunduğu bu ürünün fotoğraflanarak tespit olunduğu yönünde rapor tanzim edildiği. Tespit sırasında davalı ... ın alınan beyanında ürünlerden sadece bir adet dükkanında gösterildiğini fakat internet üzerinden pazarladığını şeklinde beyanda bulunduğu. Mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği bilirkişi tarafından davalı ... ve davası ayrılan ... yönünden internet siteleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde belirtilen internet ve sosyal medya hesaplarında davacı tasarımına benzer ürün tespit edilemediği yönünde görüş bildirildiği, daha sonra dosyamız davalılardan ...'un yetkilisi olduğu dava dışı ... Otomotiv Ltd.Şti'.nin Antalya da ki iş yerinde talimat yolu ile  yaptırılan tespit ve inceleme neticesinde 22 adet arka tampon, 26 adet ön tampon ve 2 adet tampon uygulamalarına ait kalıp bulunduğunun, davalı iş yerinde davacıya ait tasarımına benzer ürünlerinin  üretiminin yapıldığı yönünde görüş bildirildiği. Mahkememizce hem dosya içerisindeki raporların toparlanması hem de internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında inceleme yapılması amacı ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği. Bilirkişi heyetçe sunulan 04/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalılardan ...'ın iş yerinde tespit edilen ürünün davacı tasarımlarına benzer olduğu, yine davalı ...'ın Facebook hesabında davacının ... numaralı davaya konu tasarım kapsamında bulunan ürünlerin tespit edildiği, davalı ...'un yetkilisi olduğu dava dışı ... Otomotiv Ltd .Şti.'nin iş yerinde de davacıya ait tasarımları koruma kapsamında bulunan ürün tespit edildiği buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacıya ait dava konusu ... numaralı tasarım incelendiğinde; 2 adet araç kaporta tasarımı olarak tescil edildiği. Tescilin halen geçerli olduğu. Davacı tarafından 6769 sayılı kanunun 81. Maddesi uyarınca tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebinde bulunulduğu, davalı ... yönünden yaptırılan tespit ve aldırılan bilirkişi raporlarına göre ... iş yerinde davacı tasarımının koruma kapsamında bulunan 1 adet ürüne rastlanıldığı, yine davalı ...'a ait Facebook hesabında ise davaya konu tasarımın koruma kapsamında bulunan ürünlerin tanıtımının ve satışının yapıldığı, bu şekilde davalı ... tarafından davacının tasarım hakkına yönelik olarak 81/ a maddesi uyarında tecavüzde bulunulduğu hususunun sabit olduğu. Diğer davalı ... yönünden ise, ...'un yetkilisi olduğu dava dışı ... Otomotiv Ltd. Şti.'nin iş yerinde yaptırılan tespitte davacıya ait davaya konu edilen  tasarımların üretiminin yapıldığının tespit edildiği. Her ne kadar tespit yapılan iş yerinin dava dışı  ... Ltd. Şti'ne ait olduğu tespit edilmiş ise de davalı ...'un şirket yetkilisi olarak tasarım hakkına tecavüz eyleminin özü itibari ile haksız fiil olması ve haksız fiilden şahısların da sorumlu tutulabileceği anlaşıldığında ...'un şirket yetkilisi olarak davacıya ait tasarımlara tecavüz eyleminden sorumlu olduğu anlaşıldığı. Bu şekilde tasarımdan kaynaklanan uyuşmazlıkların teknik ve uzmanlık getiren hususlardan olması bu sebeple davalıların iş yerleri ve internet sosyal medya hesaplarında yapılan incelemeler neticesinde davacının ... numaralı tasarımına yönelik tecavüzde bulunuldukları hususu bilirkişilerce tespit edildiğinden, yine dosyadaki bilişim raporu incelendiğinde davalılardan ...'ın diğer davalı ...'un kendisini ziyaret ettiğini bildirdiği buna göre de davalıların birbirlerini tanıdıklarını birbirlerinin eylemlerinden  haberdar oldukları, davalı ...'un yetkilisi olduğu dava dışı  ... Ltd. Şti. nin iş yerinde tespit edilen ürünlerin diğer davalı ...'ın sosyal medya hesabında tespit edilen ürünlerle benzer olduğu. Bu şekilde davalıların, davacının tasarım hakkına yönelik birlikte tecavüz eyleminde bulunduğu hususunda kanaat oluştuğu,\" şeklinde gerekçeleriyle ,Davanın KABULÜ ile, davalılar ... ve ... tarafından davacıya ait ... numaralı tasarım hakkına yönelik tecavüzde bulunulduğunun tespitine, tecavüze konu ürünlere el konulmasına, hüküm kesinleştiğinde imhasına, \" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:<br>Davalı  ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ettiğini, müvekkili davacının ona karşı tutumundan sonra söz konusu ürünü tedarik ederek satımına başladığını, satılan ürünleri kendisinin üretmediğini, davacının müvekkiline gönderdiği 07.11.2019 tarihli ihtarın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilini korkutma amacı güden bir ihtar olduğunu,  patent bilgilerini müvekkili ile paylaşmadıklarını, müvekkili karşı tarafın patent iddiasını ispatlaması gerektiğini ısrarla belirtmesine rağmen, davacı taraf '' Peki kardeşim sen bilirsin, hakkımızda hayırlısı artık'' diyerek ve davacı hala hiçbir somut bilgi paylaşmadığını,  davacı sözkonusu tasarımın patentinin kendisinde olduğunu iddia etmesine rağmen, müvekkili buna ilişkin olarak bilgi, belge sunmasını talep etmişse de, karşı taraf ısrarla bundan kaçındığını, davacının patent numarasını paylaşmadığından müvekkili tarafından davacının beyanları ve ihtarnamesi inandırıcı bulmadığını, müvekkilinin olayda hiçbir kastı olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğunu, raporlar arasında çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  müvekkili ile diğer davalı ...'un birbirlerini tanımaları, birlikte tecavüz eyleminde bulunduklarına dair delil teşkil etmeyeceğini, mahkemede son duruşmada yokluklarında karar verildiğini, e-duruşma taleplerini kabul edilmesine rağmen kendilerine haber verilmeden duruşma yapıldığını, savunma haklarının kısıtlandığını, Anayasa'da düzenlenen adil yargılama ilkesi ihlal edildiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin müvekkili ... hakkında davacıya ait ... numaralı tasarım hakkına yönelik tecavüzde bulunduğunun tespiti hükmünü dayandırdığı gerekçenin hatalı ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, dava bir özel hukuk davası olduğunu, ticaret şirketleri kendilerine ait kişilikleri olan \"özel hukuk tüzel kişileri\"dir olduğunu ve sözleşmelere, davalara, yaptırımlara bizzat \"tüzel kişi\" olarak taraf olabildiklerini, bu davalarda doğrudan \"tüzel kişiler\" lehinde ve aleyhinde hüküm kurulabildiğini,  hukuka  aykırı fiili -hukuka aykırı olarak- tespit edilen davaya taraf olmayan ... Ltd. Şti.'nin bu fiilinden şirket ortağı ve yetkilisi olması sebebiyle müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının müvekkili aleyhine iddialarını hiçbir somut delille ispatlayamadığını, müvekkilinin tecavüz teşkil etmediğinin bilirkişi raporları ve dosyadaki delilleriyle sabit olmasına rağmen mahkemenin bunları görmezden gelerek davalıların birbirlerini tanıdığı gerekçesiyle hatalı karar verdiğini, aynı sektörde otomotiv sektöründe faaliyet gösteren insanların birbirlerini tanımaları, sosyal medyada takip etmeleri, birbirleriyle paylaşım yapmaları son derece doğal ve hayatın olağan akışına uygun olduğunu, diğer davalı ... istinaf dilekçesinde hiç bir şekilde müvekkili ... ile birlikte eylemlerde bulunmadığını açıkça beyan ettiğini, mahkeme'nin müvekkil ... hakkındaki gerekçelerinin tamamen hukuki mesnetten yoksun olması, somut hiç bir delile dayanmaması ve subjektif olduğunu ve şahsi kanaate dayandığını, 11/11/2019 tarihli ara kararla davacının ihtiyati tedbir talebinin müvekkili yönünden reddine karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararında müvekkili lehine reddine karar verilmesi gerektiğini,  kararın kendi içinde çelişkilerinin olduğunu, Davacının tescil belgesine konu tasarım yeni olmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca TPE nezdinde tescil edilmek için gerekli şartları taşımadığını, dosyadaki mevcut delilleri dikkate alarak davanın bu şekilde sonuçlanacağını hiç düşünmediklerini, davanın müvekkili ... bakımından reddine karar verileceğini düşündüklerinden davacı aleyhine tasarım tescilinin hükümsüzlüğü davasını açmayı ötelediklerini, gerekli araştırmayı yetiştiremediklerinden davayı açmadıklarını, davacı aleyhine  tasarım tescilinin hükümsüzlüğü davasını açacaklarını beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının istinaf taleplerinin mesnetsiz ve somut gerçeklikten uzak olduğunu, davalının iddialarının reddine karar verilmesini, tasarım hakkına tecavüz eden bizzat davalı ...'un kendisi olduğunu, davalı yargılamayı sürüncemede bırakmak ve hakkın tesisini geciktirici maksatla husumet süresinde olmayan bir husumet itirazında bulunduğunu beyanla mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır   Davanın konusu davacı adına tescilli  ... numaralı  endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti önlenmesi maddi ve manevi tazminat davasıdırMahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.04/07/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;\" Davalı (1) ...'ın Güvenlik Mah. 271.Sokak ... Apt. No:... Muratpaşa Antalya adresinde yer alan iş yerinde davacı tarafa ait ... tescil no'lu endüstriyel tasarım belgesindeki (2) numaralı tasarımların koruma kapsamında yer alan ürün tasarımlarının bulunduğu, Davalı (1) ...'ın https://www.... facebook sosyal medya hesabında davacı tarafa ait ... tescil no'lu endüstriyel tasarım belgesindeki (1) numaralı tasarımların koruma kapsamında yer alan ürün tasarımlarının bulunduğu, Davalı (2) ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Kuzuluk Mah. ... Cad. No:../ Akyazı/Sakarya iş yeri adresinde davacı tarafa ait ... tescil no'lu endüstriyel tasarım belgesindeki tasarımların koruma kapsamında yer alan ürün tasarımlarının bulunmadığı, Davalı (3) ...'un yetkilisi olduğu ... Otomotiv Plastik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin Altınova Sinan Mahallesi ... Sokak No:... Kepez/Antalya iş yeri adresinde davacı tarafa ait ... tescil no'lu endüstriyel tasarım belgesindeki (1) ve (2) numaralı tasarımların koruma kapsamında yer alan ürün tasarımlarının bulunduğu\" belirtilmiştir. 04/11/2019 tarihli tasarım uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle;\" davalı tarafa ait  ait sosyal medya hesaplarında hangi ürünün davacı davalı tarafa ait tasarım tesciline tecavüz ettiği bilgisinin yer almadığı, sosyal medya hesapları ve web sitesinde yer alan ve davacı tarafça davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 12.02.2018 tarihinden önce kamuya sunulmuş bütün ürün görselleri tek tek incelenmiş davacı tarafa ait ... numaralı Tasarım tescili ile benzerlik gösteren ürün tespit edilemediği,  davalı tarafa ait https: //www...com.tr, https ://www...net/ ve https:///www...com.tr adresli sosyal medya hesapları ve web sitelerinde davacı tarafa ait ... numaralı Tasarım tescili ile benzerlik gösteren ürün tespit edilemediği\" belirtilmiştir. Dava davalılardan ... ve ... yönünden tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve meni davası olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde, davalılardan ...'un  sosyal medyasında tecavüz teşkil eden ürünlerin pazarlama ve satışının yapıldığını ileri sürerek, davaya konu ihlal eylemini bu şekilde belirlediği anlaşılmıştır. Mahkemece davalı ...'un sosyal medya hesabı üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, davaya konu ürünlerin benzerinin tanıtım ve satışının yapılmadığının tespit edildiği, davacı vekilinin 25/11/2019 tarihli dilekçesi üzerine, ...'un ortağı olduğu ... Ltd. Şti'nin bulunduğu Antalya mahkemesine talimat yazılarak keşif yapıldığı, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulduğu, davalı ... vekilince davaya cevap dilekçesinde davacı iddiasının genişletilmesine karşı çıkıldığı anlaşılmıştır.6100 Sayılı HMK 141. maddesinde; \"Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.\" hükmü düzenlenmiştir.Davalı ...'un yetkilisi yada ortağı olduğu, dava dışı şirket hakkında açılmış bir dava bulunmadığı gibi, davalının bu şirketin yetkilisi sıfatıyla dava konusu ürünlerin üretimi ve satışından sorumlu olduğuna yönelik de açılmış bir dava bulunmamaktadır. Davalı tarafça iddianın genişletilmesine karşı çıkılmış, davacı tarafça HMK 180. Madde gereğince davanın ıslahına ilişkin usuli işlemin de yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davalının ortağı olduğu şirketin fiilinden sorumluluğuna ilişkin iddianın ayrı bir davanın konusu olabileceği, bu davada incelenemeyeceği gözetilerek, davanın konusu ile sınırlı olarak inceleme ve değerlendirme yapılarak, davalının şahsi sosyal medya hesabında ürün satış ve pazarlaması yaptığına yönelik iddianın ispatlanamadığı gözetilerek bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. Davalılardan ...'ın iş yerinde tespit edilen ürünün davacı tasarımlarına benzer olduğu, yine davalı ...'ın Facebook hesabında davacının ... numaralı davaya konu tasarım kapsamında bulunan ürünlerin tespit edildiği, tespit edilen ürünlerin benzer olduğu, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılık bulunmadığı, birbirlerine benzer oldukları  davalı ... yönünden tasarıma tecavüzün şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla mahkemece bu davalı yönünden davanın kabulüne dair verilen karar isabetlidir.Tüm bu nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun  6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, ... yönünden davanın kabulüne, ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-  Davalı ...  vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,3- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/11/2022 tarih, 2019/118 E., 2022/195 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,4- Davanın davalı ... yönünden KABULÜNE,- Davacıya ait ... numaralı tasarım hakkına yönelik tecavüzde bulunulduğunun TESPİTİNE,- Tecavüze konu ürünlere el konulmasına, hüküm kesinleştiğinde imhasına,   -Davalı ... yönünden Davanın  REDDİNE, 5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40  TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 571,00 TL harcın davalı ...'tan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 44,40 TL harç, 9.328,00 TL müzekkere ve  tebligat gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere: 9.372,40 TL  yargılama giderinin davalı   ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, 5/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre  40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı davalı ...'a verilmesine,5/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre  40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsiliyle davacıya erilmesine, 6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı ... tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/b-İstinaf yargılaması için Davalı ...  tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 100,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam  592,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle Davalı ...'a verilmesine,6/c- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken   615,40  TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 255,60 TL harcın davalı  ...'tan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/ç-İstinaf yargılaması için Davalı  ...  tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9f7f68ce4264aec","SID":"cb7be87d0e372031"}}