{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/139 <br>KARAR NO\t: 2025/1149<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/09/2021<br>NUMARASI\t: 2020/614 Esas -  2021/622 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/09/2018 tarihindeki tekliflerinin davalı tarafından kabul edilmesi üzerine oluşan sözleşme kapsamında 23/10/2018 - 26/10/2018 tarihleri arasında Almanya'da düzenlenen ... fuarında davacı tarafından sağlanan stantlarda davalının karayolu ile taşınacak hizmetlerinin sergilenmesi konusunda lojistik hizmeti de verilmek suretiyle hizmet verildiğini, bu hizmet bedelinin 17.500,00 EURO olarak belirlendiğini ve bu kapsamda 5.000,00 EURO'nun peşin, 7.500,00 EURO'nun makineler İstanbul'a geri geldiğinde, 5.000,00 EURO'nun ise makinelerin İstanbul'a dönüşünden 30 gün sonra ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, bu kapsamda 5.000,00 EURO ödendiğini, ayrıca ölçü farkı nedeniyle 3.650,00 EURO, folklift ve vinç kullanım bedeli olarak da 2.000,00 EURO ek maliyet oluştuğunu, bakiye borç ve ek maliyetlerin ödenmemesi nedeniyle İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu, bu nedenle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında Almanya'nın Hannover şehrinde 23 - 26/10/2018 tarihleri arası yapılacak olan ... fuarında stant tasarım, kurulum ve kiralama ile fuarda teşhir edilecek ürünlerin sağlanması için lojistik (taşıma) hizmeti sunulması konusunda anlaşmaya varıldığını, anlaşma kapsamında 10.000,00 EURO ödeme yapıldığını ancak fuara gidildiğinde standın taahhüt edildiği şekliyle montaj dahil hazır hale getirilmediğini, dolayısıyla hizmetin eksik ve ayıplı olarak sunulduğunu, bu nedenle fuardan beklenen faydanın sağlanmadığını ve itibarlarının zedelendiğini, fuarda teşhir edilmek üzere gönderilen malzemelerin ölçülerinde herhangi bir sorun olmadığı halde davacı şirketin dönüşte ölçü problemi çıkardığını ve fuar bitimi davalıya teslim edilmesi gereken 250.000,00 EURO değerindeki makinelerin teslim edilmemek üzere davalı şirketin tehdit edildiğini, kötü niyetli kazanç elde etmek amacıyla davacı tarafından davalı tarafa faturalar keşide edildiğini ve faturalar düzenlendiğini, ancak bu faturaların noter vasıtasıyla iade edildiğini, bazı eylemler suç niteliğinde olduğundan Büyükçekmece CBS'nin 2018/52087 numaralı soruşturma dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" , ...Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin incelenmesinde; davacının 23/10/2018 - 26/10/2018 tarihleri arasında Almanya'da düzenlenen ... fuarında sergilenmek üzere Atakarneli fuar malzemelerinin gidiş - dönüş taşınması dahil fuarda stant sağlamak, dizayn yapmak suretiyle sergilenmesi konusunda anlaşmaya varıldığı, fuar lojistik hizmet bedelinin 17.500,00 EURO olarak belirlendiği, bu fiyata İstanbul gidiş ve dönüş ücretlerinin dahil olduğu, sözleşmenin 6-h bendi ile toplam 5.000,00 EURO'nun peşin, 7.500,00 EURO'nun makineler İstanbul'a geldiğinde ve 5.000,00 EURO'nun ise makinelerin İstanbul'a gelişinden 30 gün sonra ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığı, bu kapsamda 5.000,00 EURO peşin ödemenin davacı şirketin kabulünde olduğu, davalı tarafından 10.000,00 EURO ödendiği iddia edilmekte ise de bu ödemenin ispat edilemediği, keza davacı tarafın sözleşme dışı olduğunu iddia ettiği giderlerinde sözleşme kapsamında kalması ve fuarda sergilenen ürünlerin Büyükçekmece CBS'nin 2018/52087 numaralı soruşturma dosyası üzerinden malların İstanbul'a geldiği ve davalıya teslimi için Ambar Ve Gümrük Müdürlüğü'ne 02/11/2018 tarihinde yazı yazıldığı anlaşıldığından bu tarihten sonraki bir zamana tekabül eden 07/11/2018 tarihinde sözleşmeden kaynaklanan 7.500,00 EURO'nun takibe konu edilecek şekilde muaccel hale geldiği  ve ancak bu tarihten 1 ay sonra muaccel hale gelecek 5.000,00 EURO'nun ise takip tarihinde muaccel hale gelmediği anlaşıldığından davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının 7.500,00 EURO asıl alacak bakımından iptali ile takibin takip tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4a maddesi kapsamında devlet bankalarının Euro cinsinden yabancı para için açmış olduğu 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, İİK m.67/2 kapsamında 9.173,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Yerel Mahkemenin davacının alacağının son kısmını oluşturan 5.000,00- Euro'nun icra takip tarihinde henüz muaccel olmaması nedeniyle buna ilişkin talebin haklı bulunmadığını benimsediğine göre bu kısma ilişkin davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, sanki esastan red kararı veriyormuş gibi sadece ''fazlaya ilişkin kısmın reddine'' ifadesinin usule aykırı olduğunu, davanın usulden reddi halinde dava şartı noksanlığının giderilmesinden sonra yeniden dava açılabileceğini, açıklığa kavuşacağı halde sadece ''davanın reddine'' denilmesinin sanki bu kararın kesin hüküm oluşturacağına ve alacak muacceliyet kazandıktan sonra yeniden dava açılamayacağına dair kuşku ve yanlış anlamları davet ettiğini, bilirkişi raporunda, sözleşme kapsamı dışında kalan ve içeriği davalı şirket ile paylaşılmış hizmetler sebebi ile davacı şirketin düzenlemiş olduğu faturaların düzenlemeyeceğinin ifade edildiğini, ancak davacı şirketin, davalı şirketin katılmış olduğu fuar sebebi ile davalı şirkete sözleşme dışı hizmetlerde bulunduğunu ve işbu sebeple faturaları tanzim ettiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınması sebebi ile Yerel Mahkeme tarafından hükmedilmiş olan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği halde davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ayıplı, kusurlu, hatalı ve eksik mal ve hizmetler sunduğunu, davalının itibarının zedelendiğini, iyi bir tanıtım ve iş bağlantısı bir yana maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, davalının durumu derhal davacıya bildirmesine rağmen fuar boyunca konuyla ilgilenecek bir muhatap bulamadığını, bilirkişi raporunda eksikler ve ayıplı imalatlardan bahsedilmesine rağmen sonuç kısmında herhangi bir eksikliğin tespit edilmediğinin belirtmesinin raporu hatalı ve çelişkiler içeren bir hale getirdiğini,  ürün Almanya’da iken davacı tarafından haksız ve yersiz olarak keşide edilen faturaların davacı tarafa iade edildiğini, makinaların getirilmesinde de sorunlar yaşatıldığını, teslimin sözleşmede belirtilen zamanda yapılmadığını, davalı firmaya ait makinaların kaçırıldığını, dava konusu olayın mahallinin Almanya –Türkiye güzergahı arasında olması ve tanık dışında ispat imkanı olmamasına rağmen tanıkların dinlenmediğini, davacının olumlu yaklaşım göstermediğini, bu yaklaşıma rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına aykırı olduğunu, sözleşme kapsamında Türk Lirası alacak  bulunmadığını, Türk lirası alacağa %19.50 avans faizi işletilmesinin fahiş olduğunu, değişen oranlarda uygulanması gerektiğini, yerel mahkeme kararının salt bu sebepten dolayı bile hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Taraflar arasında düzenlenen fuar katılım  sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı  icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa konu uyuşmazlık temelde;  davacının  üstlendiği fuar hizmetinin ayıplı ifa edip etmediği, davacını sözleşme dışı düzenlediği fatura alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.  Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul  22. İcra müdürlüğün ... esas sayılı dosyası ile 18.150 Euro asıl alacak ve 273,91 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.423,91  Euro'nun tahsili için \"3 adet fatura\"  borcun sebebi gösterilerek, ilamsız icra takibi başlatıldığı,  borçlunun borca itirazı üzerine eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir.  Taraflar arasında yapılan fuar katılım sözleşmesin ile davalının davacıya 17.500 Euro hizmet bedelinin 5.000 euronun  peşin, 7.500 euro makineler İstanbul'a geldiğinde, 5.000 Euronun ise makineler İstanbul'a  geldikten 1 ay sonra ödenmesinin kararlaştırıldığı,  anlaşılmaktadır. Davacı taraf sözleşme dışı bir kısım maliyetler oluştuğunu iddia ederek 2.000 euro ve 3.650 eruo tutarında  2 adet fatura düzenleyerek bu miktarları da talep etmiştir. Davacı taraf sözleşme dışı yaptığı masraflara ilişkin herhangi bir belge sunmamış olmakla bu faturalardan kaynaklı alacağını ispatlamış kabul edilemez. Davacının bu yönlere ilişen istinaf istemi yerinde değildir. Muaccel olmadan önce takip yapılan alacağın İİK 60/2 maddesinin 3/son hükmünce \"alacaklının takibat icrası hakkına\" yönelik bir takip engeli olduğu,   bu engele aykırı icra takibine yapılan itiraz haklı sayılır ise itirazın iptali davalarında talep konusu alacağın muacceliyet bakımından takip  tarihi esas alındığından bu durum HMK  114 maddesi anlamında dava şartı yokluğu oluşturduğu, HMK 115/2  gereği mahkemece dava şartı yokluğundan bu kısmın reddine karar verilmesi gerekirken fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilen kısım ile birlikte bir bütün halinde davanın reddine şeklinde sanki esastan red edilmiş gibi  hüküm kurmasının hatalı olmakla birlikte; Taraflar arasındaki sözleşmede taksitlerden birinin ödenmemesi halinde diğerlerinin de muaccel olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla talep edilen 5.000 Euro alacak kısmının henüz muaccel olmadığı sabittir. Muaccel olmayan kısım yönünden davanın Usulden reddine karar verilmesi gerekir ise de davanın reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğrudur. Ayrıca kararın gerekçesinde 5.000 Euro'luk takip yönünden davanın muaccel alacak bulunmadığından reddedildiği açıklanmıştır. Yine kararın bu sebeple kaldırılması halinde davalı yararına takdir edilecek vekalet ücreti ilk derece mahkemesince takdir edilen vekalet ücretinden yüksek olacağı, bu durumun istinaf edenin sıfatına göre aleyhe kaldırma yasağı kapsamında kalacağı anlaşılmakla kaldırma sebebi yapılmamıştır. Davalı tarafça fuar hizmetinin ayıplı verilmesi sebebiyle fuardan beklenen faydanın sağlanamadığı  iddia edilmiş ise de bu iddiasını ispat edemediği gibi bu iddiasına yönelik usulüne uygun süreside açılmış bir karşı dava yada takas mahsup defi bulunmadığından bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiş olup bakiye fatura alacağının kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.  Davalı taraf 10.000 Euro ödeme yaptığını savunmuş  ise de davacının kabulünde olan 5.000 euro dışında ödemeyi ispat edemediği, yabancı para cinsinden kurulan hükümde faiz olarak 3095 sayılı yasanın 4.a maddesine uygun olarak devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu  anlaşıldığından davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 784,00 TL harcın, alınması gerekli olan 3.133,17 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.349,17 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2025<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a3f826ab4989753","SID":"be7b7ebe2e452fa8"}}