{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/568 <br>KARAR NO\t: 2025/1449<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/09/2023<br>NUMARASI\t: 2017/324 (E) -  2023/655 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 15/09/2016 tarihinde, davalı ... AŞ nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı, davacı ...'in yolcu olarak bulunduğu, müvekkillerinin murisi ...'in idaresindeki ... plakalı araç ile kaza tarihi itibarıyla ZMSS bulunmayan, aynı kazada vefat eden ...'in idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkili ...'in yaralandığını, ...'in ise tedavi görmekte iken 21/12/2016 tarihinde vefat ettiğini, ayrıca kaza nedeniyle muris ...'e ait ... plakalı aracın hasar gördüğünü, olayın meydana gelmesinde müvekkillerinin murisi ...'in herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsü ...'in sürücü belgesinin bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, ...'in vefatı nedeniyle davacı ... için 10.000 TL, ... için 10.000 TL ve ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 30.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tüm davalılardan; ...'in vefatı nedeniyle her bir davacı için ayrı ayrı 30.000 TL olmak üzere toplam 90.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline; müvekkili ...'in yaralanması/maluliyeti nedeniyle şimdilik 10.000 TL işgücü (efor) kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tüm davalılardan, 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, şimdilik 1.000 TL hasar tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili 29/01/2023 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı ... için 1.198.727,08 TL, İbrahim için 96.953,54 TL ve ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 1.305.680,62 TL destekten yoksun kalma tazminatının (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalı ... mirasçıları/terekesinden 1.305.680,62 TL'sinin 21/12/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı ... Hesabından 310.000 TL'sinin 04/04/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı ... AŞ'den 30.000 TL'sinin 15/09/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, ...'in vefatı nedeniyle her bir davacı için ayrı ayrı 30.000 TL olmak üzere toplam 90.000 TL manevi tazminatın davalı ... mirasçılarından/terekesinden 21/12/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacı ...'in kaza sonucu yaralanması/maluliyeti nedeniyle 11.110,24 TL geçici iş göremezlik ve 223.072,60 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 234.182,84 TL maddi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalı ... mirasçıları/terekesinden 234.182,84 TL'sinin 21/12/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı ... Hesabından 234.182,84 TL'sinin 04/04/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı ... AŞ'den 10.000 TL'sinin 15/09/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine,  ... plakalı araçta meydana gelen hasardan kaynaklı 15.000 TL maddi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalı ... mirasçıları/terekesinden 15.000 TL'sinin 15/09/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı ... Hesabından 15.000 TL'sinin 04/04/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı ... AŞ'den 1.000 TL'sinin 15/09/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa sigortalı aracın sürücüsü ve işleteni olduğundan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müteveffanın kızı olan davacı ...'ın ve davacı...'in destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin tazmin yükümlülüğünün bedensel zararların karşılanmasından ibaret olup araçta meydana gelen hasarı tazmin yükümlülüğü bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.... terekesi tasfiye memuru davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince; \"1-a)Davacılar ..., ... ve ... tarafından, davalı ... AŞ aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davaların ayrı ayrı reddine, b)Davacı ... tarafından davalı ... Hesabı aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davanın reddine, c)Davacı ... tarafından davalı ... terekesi aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davanın reddine, 2-a)Davacı ... tarafından davalılar ... Hesabı ve ... terekesi aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davanın kabulü ile 1.198.727,09 TL maddi tazminatın (davalı ... Hesabının 256.063,38 TL'den sorumlu olmak üzere), davalı ... Hesabı'ndan 16/03/2017, davalı ... terekesinden kaza tarihi 15/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, b)Davacı... tarafından davalılar ... Hesabı ve ... terekesi aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 74.132,92 TL maddi tazminatın (davalı ... Hesabının 11.765,87 TL'den sorumlu olmak üzere), davalı ... Hesabından dava tarihi 16/03/2017, davalı ... terekesinden kaza tarihi 15/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı...'e verilmesine,3-Davacı ... tarafından, davalılar ... AŞ, ... Hesabı ve ... terekesi aleyhine geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle açılan davanın kabulü ile 234.182,84 TL maddi tazminatın davalı ... Hesabından 16/03/2017, davalı ... AŞ'den 24/03/2017, davalı ... terekesinden kaza tarihi 15/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,4-a)Davacılar tarafından ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle tazminat talebiyle davalılar ... AŞ ve ... Hesabına karşı açılan davaların ayrı ayrı reddine, b)Davacılar tarafından ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle tazminat talebiyle davalı ... terekesi aleyhine açılan davanın kabulü ile 15.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... terekesinden alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacılar tarafından, murisleri ...'in ölümü nedeniyle manevi tazminat talebiyle davalı ... terekesi aleyhine açılan davanın ayrı ayrı kabulü ile davacı ... için takdir edilen 30.000 TL, davacı... için takdir edilen 30.000 TL ve davacı ... için takdir edilen 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... terekesinden alınarak davacılara verilmesine,6-Davacı ... tarafından, meydana gelen kazada kendisinin yaralanması nedeniyle manevi tazminat talebiyle ... terekesi aleyhine açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... terekesinden alınarak davacı ...'e verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... Hesabı vekili ve davalı ... AŞ vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ...'nun destekten yoksun kalma tazminatı davasının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...'nun müteveffanın eşi değil kızı olduğunu, evlenmesi ile müteveffanın desteği olmaktan çıkmayacağını, davacılar İbrahim ile ... tarafından davalı ... AŞ aleyhine destek zararı nedeniyle ayrı ayrı 10.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL tazminat istemli davanın reddi nedeniyle davalı lehine her bir davacı aleyhine ayrı ayrı 17.900 TL maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, oysa maktu vekalet ücretinin dava değerini geçemeyeceği nazara alınarak her bir davacı aleyhine 10.000 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ıslah dilekçesi ile araçtaki hasardan kaynaklı davalı ... AŞ'den 1.000 TL talep edilmesine ve bu talebin reddine karar verilmesine rağmen davalı ... AŞ yararına 15.000 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, oysa maktu vekalet ücretinin dava değerini geçemeyeceği nazara alınarak her bir davacı aleyhine 10.000 TL hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tarihi itibarıyla 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartlarının bu davada uygulanması gerektiğini, desteğin vefatının kaza ile illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, müteveffanın kazadan sonra çalışmaya devam etmesinin kazadan etkilenmediğini ve vefatın kaza ile illiyet bağı bulunmadığını gösterdiğini, bu nedenle davanın destekten yoksun kalma tazminat talepleri bakımından da reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, kullanılan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 tablosu ve 1,8/1,65 teknik faiz oranının kullanılması gerektiğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun bulunmadığını, yeni genel şartların yürürlüğe girmesi sonrası gerçekleşen kazalarda geçici iş göremezlik zararından Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu,  davacı eş ...'nın yeniden evlenme ihtimalinin kaza tarihine göre belirlenmesi gerekirken rapor tarihine göre belirlenmesinin hatalı olduğunu, davacı çocuk İbrahim'in kaza tarihinde 18 yaşını doldurduğunu, adı geçen davacı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden değil vefat tarihinden hesaplanması gerektiğini, destek kazadan 3 ay sonra vefat etmiş olduğundan tazminatın kaza tarihinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna bu yönden de itiraz etmiş oldukları halde itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, destekten yoksun kalma tazminatına esas gelirin tespitinin usulünün hatalı olduğunu, müteveffanın kaza tarihinden önceki son üç aylık gelirinin tespit edilmesi gerektiğini, kaza sonrasındaki yüksek ücretli bordronun hesaba dahil edilmesinin haksız olduğunu, tek aya ait üstelik kazadan sonraki aya ait bordro ile hesaplama yapılarak sorumluluğa karar verilemeyeceğini, ayrıca müteveffanın kazadan sonra Aralık ayına kadar çalışmaya devam etmiş olmasının kazadan etkilenmediğini ve vefatının kaza ile illiyetinin bulunmadığını açıkça ortaya koyduğunu,  emsal ücret araştırması yapılmadığını, hesap raporunun denetime açık olmadığını, hesap raporunda pasif döneme ilişkin yapılan hesaplamanın AGİ dahil/hariç olup olmadığının belirtilmemiş olması sebebiyle denetime açık olmamasına rağmen mahkemece hükme esas alınarak karar verildiğini, temerrüt tarihinin tespitinin hatalı olduğunu, dava tarihi 04/04/2017 olmasına rağmen temerrüt tarihinin dava tarihi olarak 16/03/2017 olarak yazılmış olmasının hatalı olduğunu, temerrüt tarihinin dava tarihi 04/04/2017 olarak düzeltilmesi gerektiğini, davacıya SGK ödemesi olup olmadığı veya PSD'li gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması, ödenmişse hesaplanan tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini (hem maluliyet hem destekten yoksun kalma tazminatı talepleri bakımından), mahkemece müterafik kusur hususunun tartışılmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalı sürücüsü olan ...'in kusursuz olmasına rağmen neden aleyhe tazminat kararı verildiğinin anlaşılamadığını, 08/06/2022 tarihli kusur raporuna göre sigortalı aracın sürücüsünün kusursuz, karşı araç sürücüsünün ise %100 kusurlu olduğunun hiçbir şüpheye mahal verilmeyecek şekilde tespit edildiğini, bu durumda tüm tazminat sorumluluğunun ... Hesabına yüklenmesi gerekirken müvekkili şirketin de tazminattan sorumlu tutulmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlık, poliçe tanzim tarihi olan 10/12/2015 tarihi itibarıyla yeni genel şartlara tabi olduğu halde hatalı şekilde TRH tablosu ve progresif rant yöntemi dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, TRH tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yeniden tazminat hesabı yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin ilgili kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceği de gözetilerek karar tarihinden önce düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar bakımından etkisi bulunmadığının gözetilmesi gerektiğini, dosyada tazminat hesaplanması bakımından genel şartlarda belirtilen usul ve esasların dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda tazminat hesabında teknik faizin %0 olarak uygulandığını, hangi verilere göre teknik faizin %0 olarak tespit edildiğinin belirtilmediğini, bu haliyle raporun denetime elverişli olmadığını, davacının talebine konu geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin yasa değişikliği ile SGK'nin sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca davacı tarafın kaza sırasında gelir getiren bir işte çalışmadığının tespit edildiğini, davacı tarafından aksini ispatlayıcı herhangi bir somut delil sunulamadığından davanın bu yönüyle reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bunların yanında davacı ...'in yolcu konumunda olup emniyet kemeri takmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğinin izahtan vareste olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası sonucu davacıların murisi ...'in vefatı, davacı ...'in yaralanması ve muris ...'e ait aracın hasar görmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı ... AŞ'ye ZMSS poliçesi (10/12/2015-10/12/2016 başlangıç-bitiş tarihli) ile sigortalı, davacı ...'in yolcu olarak bulunduğu, davacıların yakını (...'nın eşi, ...'in babaları) ...'in maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı otomobil ile kaza tarihi itibarıyla ZMSS bulunmayan, aynı kazada vefat eden ...'in idaresindeki ... plakalı traktörün 15/09/2016 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu destek ...'in öldüğü, davacı ...'in yaralandığı anlaşılmıştır.1-Davalı ... AŞ vekilinin  istinaf itirazlarının incelenmesi;Mahkemece talimatla mahallinde keşif yapılarak alınan bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde ... plakalı traktör sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu, davacı ...'in yolcu olarak bulunduğu davalı ... AŞ'ye ZMSS poliçesi ile sigortalı, ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'in kusursuz olduğu tespit edilmiştir.Taraflarca itiraz edilmeyen kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde ... AŞ'ye sigortalı aracın sürücüsünün kusursuz olduğu, bu durumda  davalı ... şirketinin sorumluluğu bulunmadığı gözetilerek davacı ... tarafından, davalı ... AŞ aleyhine geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken tazminattan diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.2-Davacılar vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi;Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, çocukların destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde, destek alacaklısı çocukların yaşları, eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi; destek süresinin yüksek öğrenim yapacaklar ise 25 yaşının doldurulmasına kadar süreceği; yüksek öğrenime devam etmiyorlarsa, kabul gören yerleşik uygulamaya göre destekliğin, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için ise 22 yaşın tamamlanmasıyla sona ereceği kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğinin kabul edilmesi, dosyaya eklenen nüfus kaydının incelenmesinde desteğin kızı olan davacı ...'ın desteğin öldüğü 21/12/2016 tarihinde 26 yaşında olması ve desteğin ölümünden önce evlendiğinin anlaşılması karşısında, davacı ...'nun destek alacaklısı olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığından,  adı geçen davacı yönünden destekten yoksun kalma tazminatı davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Vekalet ücretine yönelik istinaf talebi bakımından; dava dilekçesinde her bir davacı için ayrı ayrı 10.000 TL destek tazminatı istemiyle açılan davada davacılar vekili 29/01/2023 tarihli ıslah dilekçesiyle destek tazminatı talebini ... için 1.198.727,08 TL, İbrahim için 96.953,54 TL'ye artırarak ve davacı ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 1.305.680,62 TL destek tazminatının (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalı ... AŞ'den 30.000 TL olmak üzere davalılardan tahsilini talep etmekle davacılar ... ve İbrahim aleyhine/davalı ... AŞ lehine ayrı ayrı  ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 10.000 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 17.600 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 3/2. maddesi gereğince; müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.Somut olayda araç hasar tazminatına ilişkin olarak davalılar ... AŞ ve ... Hesabı yönünden verilen red kararlarında red sebebi ortak olmadığından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de istinaf edenin sıfatına göre kararın kaldırılma nedeni yapılmamıştır.3-Davalı ... Hesabı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi;Davacıların yakını ...'in kazada ağır yaralandığı ve hastanede tedavisi devam ederken öldüğü 21/12/2016 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağından  anlaşıldığından illiyet bağı  bulunmadığına yönelik davalı ... Hesabı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiş; araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in trafik kazası tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun \"belirsiz\" olarak işaretlenmesi, tüm dosya kapsamından da adı geçen davacının müterafik kusur niteliğinde  eyleminin kanıtlanmaması karşısında lehine hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğu kabul edilmiş;  davacılar vekilinin eldeki davayı açmadan önce, davaya konu trafik kazasından kaynaklanan zararın giderilmesi amacıyla kaza tespit tutanağı, veraset ilamı, ölü muayene ve otopsi tutanağı, davacı ...'ya ait tedavi evrakları vs belgeleri de ekleyerek, ...'in ölümüne, ...'in maluliyetine ve ... plakalı aracın hasarına ilişkin tazminat talebiyle davalı ... Hesabına 13/03/2017 tarihinde başvurduğu anlaşılmakla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97. maddesinde öngörülen dava koşulunun yerine getirildiği kabul edilmiştir.İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 28/04/2023 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda;  desteğin ve davacıların muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosu uygulanmak suretiyle progresif rant yöntemine göre ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünde tekniker olarak çalışan desteğin gelirinin (müteveffanın en son aldığı maaş olan 2016/12. aya ait maaş bordrosu esas alınmak suretiyle) asgari ücretin 2,8894 katı olduğu kabul edilerek dava dışı hak sahibine (desteğin sağ olan annesine) de pay ayrılmak suretiyle davacı eş ...'nın nihai ve gerçek destek zararının 1.613.371,63 TL olduğu, davalı ... Hesabı'nın sorumluluğunun teminat limitiyle sınırlı ve garameten 256.063,38 TL olduğu; davacı İbrahim'in nihai ve gerçek destek zararının 74.132,92 TL olduğu, davalı ... Hesabı’nın sorumluluğunun teminat limitiyle sınırlı ve garameten 11.765,87 TL olduğu; davacı ...'nın geçici iş göremezlik zararının 11.110,24 TL, sürekli iş göremezlik zararının 346.621,17 TL olduğu ve bu zararın teminat limiti kadar olan 310.000 TL için davalı ... Hesabı'nın sorumluluğuna gidilebileceği; davacı ...’ın kaza tarihinde 26 yaşında olması nedeniyle destek görme döneminden çıkmış olduğu, ...  yönünden destekten yoksun kalma zarar hesabına yer olmadığı tespit edilmiştir.KTK'nin 90. maddesinde yer alan \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve 2019/40 E. 2020/40 K. sayılı kararıyla; 19/6/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile KTK'nin 90. maddesinin 1. fıkrasına eklenen tümce ve fıkranın ise Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün ve 2021/82 E. 2022/167 K. sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve destekten yoksun kalma tazminatının %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranıyla hesaplanması olanağı bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda destekten yoksun kalmaktan kaynaklanan zararın, olası yaşam süresi bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak, işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplanmasının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ya geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam ettiğinden davalı ... Hesabı'nın geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacılar tarafından ... Hesabına yapılan başvurunun 16/03/2017 tarihinde  reddedildiği, bu durumda ... Hesabının 16/03/2017 tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren faize karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.01/10/2019 tarihli 2017/17-2038 Esas, 2019/979 Karar sayılı Hukuk Genel Kurulu kararına göre tazminat hesabında evlenme ihtimalinin rapor tarihindeki yaşa göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Hükme esas alınan raporda, davacı eş ...'nın rapor tarihindeki yaşına (54 yaş) göre %1 evlenme indirimi uygulanmıştır.Davacı eşin evlenme ihtimalinin rapor tarihi itibarıyla belirlenmesinin bu husustaki Yargıtay kararlarına uygun olmasına göre bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasında desteğin ölüm tarihi esas alınmalıdır. Somut olayda, kaza 15/09/2016 tarihinde gerçekleşmiş, kaza nedeniyle yaralanan destek ... tedavisi devam ederken 21/12/2016 tarihinde vefat etmiştir.Buna göre destek zararının desteğin ölüm tarihi olan  21/12/2016 tarihi esas alınarak yapılması gerekirken kaza tarihinin esas alınması usul ve kanuna aykırıdır.Ayrıca pasif devre zararının hesaplanmasında AGİ'nin dahil olup olmadığı belirtilmediğinden rapor bu yönüyle denetime açık değildir.Davacı İbrahim'in sosyal ekonomik durum araştırmasında Karabük'te üniversite öğrencisi olduğu belirtilmiş ve 25 yaşına kadar destek tazminatı hesaplanmış ise de eğitimine ilişkin bir belgeye dosyada rastlanılmamıştır.Bu durumda, mahkemece davacı İbrahim'in üniversite öğrencisi olup olmadığı araştırılarak, üniversite öğrencisi ise 25 yaşına kadar;  üniversite eğitimi almadığının tespiti halinde ise 18 yaşına kadar babasından destek göreceğinin kabulü ile destek tazminat hesabı için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Mahkemece davacı  ...'in dava konusu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı; destek  ...'in ölümü nedeniyle davacılara rücuya tabi ödeme yapılmadığı hususunda  SGK'nın 13/01/2020 tarihli yazı cevabında, bugüne kadar ilgilinin geçirmiş olduğu kazada  bağlanan aylığın rücuya tabi olmadığının değerlendirildiği, konuyla ilgili eşi ...'ten beyan istendiği, cevabına göre mahkemeye bilgi verileceği belirtilmesine rağmen bu konuda rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı netleştirilmeden karar verilmiştir.O halde Mahkemece, davacı İbrahim'in üniversite öğrencisi olup olmadığı araştırılıp, davaya konu kaza nedeniyle maluliyet (davacı ... için) ve  destekten yoksun kalma tazminatı talepleri  (davacılar ... ve... için) bakımından ilgili davacılara rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı sorularak, davacılar İbrahim ve ...'nın destek zararlarının desteğin ölüm tarihi olan 21/12/2016 tarihi esas alınarak hesaplanması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :<br>1-Davacılar vekili, davalı ... Hesabı vekili ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde ilk derece mahkemesince  yatıranlara iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,   5-Davacılar, davalı ... Hesabı ve davalı ... AŞ tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf talep edenler tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/10/2025 <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"952b2c8b98c22912","SID":"bb0f950a700fa36b"}}