{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1644 <br>KARAR NO: 2025/1817<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/03/2025<br>NUMARASI: 2024/1045 E. - 2025/274 K.<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 16/10/2025<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 18/03/2025 tarih ve 2024/1045 E - 2025/274  K kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Kurum bünyesinde ... sicil numaralı dosyada kayıtlı ... Ltd. Şti. unvanlı iş yerinin çalışanı olan ...'in ... tarihinde iş kazası geçirmiş olduğunu ve yaralandığını, kendisine 20.252,30 TL tedavi gideri ödendiğini, asıl işveren ...Ltd. Şti.  ve alt işveren ... Ltd. Şti. işçinin yaralandığı iş kazasının meydana gelmesinde kusurlu olması nedeni ile Mersin 6. İş Mahkemesi'nin 2024/174 ve birleşen 2024/189 Esas sayılı dosyalarla müvekkili Kurum alacağının işverenlerden tahsili talep ettiğini, 2024/174 Esas sayılı dosyanın duruşmasında, ... Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden terkin edildiğine dair Kayseri Ticaret Odasının 16/08/2024 tarihli müzekkere cevabına binaen şirketin 19/11/2018 tarihli tasfiye giriş ve 27/06/2019 tarihli tasfiye kapanış tesciliyle ticaret sicili kaydının kapanmış olduğu anlaşıldığını ve Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/820 E 2020/564 sayılı kararıyla sadece  Mersin 1. İş Mahkemesi 2018/213 esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere işveren şirketin ihyasına karar verdiği görüldüğünden ihya davası açmak üzere kesin süre verildiğini belirterek terkin edilen şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi için ihyasına karar verilmesi gerekmektedir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacı kurum tarafından ikame edilen işbu davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, SGK Başkanlığı Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Toroslar Sosyal Güvenlik Merkezinin borç bildirim belgesi ile diğer müvekkili ...'a, ...'in ... tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle tedavi giderleri rücusu talep edildiği bildirildiğini, müvekkilinden talep edilen toplam miktarın 36.876,48 TL olduğunu, yine SGK Başkanlığı Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Akdeniz Sosyal Güvenlik Merkezinin borç bildirim belgesi ile bir diğer müvekkili ...'a, ...'in ... tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle rücu borcu talep edildiği bildirildiğini, Müvekkilden talep edilen toplam miktar bu defa 164.196,97 TL olduğunu ve işbu borç belgelerine süresinde itiraz edildiğini, müvekkili firmanın yalnızca asansör yapım hizmeti aldığını bu nedenle de müvekkili firmanın iş kazasının kusuru bulunmadığını giderlerden de sorumlu tutulamayacağını, ...'ın ise hükümlü olup uzun süredir ceza infaz kurumunda bulunduğunı bu nedenle de TCK Madde 53/1-d gereğince şirketi temsil yetkisinin dahi bulunmadığı, Davacı kurumun aynı alacak kalemini farklı miktarlarda talep ettiğini, müvekkili firmanın bahse konu iş kazasından kaynaklı sorumluluğu olduğuna dair kesinleşmiş bir karar bulunmadığını, rücu alacakları için kötü niyetli şekilde müvekkiline yöneltilen borç bildirim belgeleri ve itirazlar sonrası ikame edilen işbu davanın  Mersin 10. İş Mahkemesinin 2023/56 esas sayılı dosyasının müvekkili yönünden reddedilmesi sonucunda konusuz kalacağını belirterek, davaya konu şirketin tasfiye işlemi usule ve yasaya uygun bir şekilde yapıldığını ve Ticaret Gazetesinde ilan edildiğini, usulüne uygun yapılan terkin işleminin ihyasının söz konusu olamadığını belirterek, öncelikle Mersin 10. İş Mahkemesinin 2023/56 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, talep etmiştir.     <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında;\"... Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nü...  sicil numarasında kayıtlı  ...Limited Şirketi'nin Mersin 6. İş Mahkemesi’nin 2024/174 esas sayılı dosyası ile ilgili işlemler ile sınırlı olmak üzere 6102 sayılı TTK'nın 547/1. Maddesi gereğince ihyası ile yeniden Kayseri Ticaret Siciline tesciline ve tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/11/2023 tarih 2023/5810 Esas ve 2023/6915 Karar sayılı emsal içtihatı da dikkate alındığında davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve  tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun  yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve yasal hasım konumunda olan davalı Sicil Müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Davanın kabulü ile; Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün... sicil numarasında kayıtlı ...Limited Şirketi'nin Mersin 6. İş Mahkemesi’nin 2024/174 esas sayılı dosyası ile ilgili işlemler ile sınırlı olmak üzere 6102 sayılı TTK'nın 547/1. Maddesi gereğince İHYASI ile yeniden Kayseri Ticaret Siciline tesciline, 6102 sayılı TTK'nın 547/2 hükmü gereğince Mersin 6. İş Mahkemesi’nin 2024/174 esas sayılı dosyası ile ilgili işlemler yönünden ... T.C. Kimlik numaralı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, karar kesinleştiğinde Kayseri Ticaret Sicilinde tescilinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanına,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı ... vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı kurum tarafından ikame edilen işbu davanın açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacı kurumun, ...T.C. Kimlik Numaralı ...'in ... tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle tedavi giderleri rücusunu ...'tan talep ettiğini, ancak delil dilekçeleri ekinde mevcut itiraz dilekçelerinde de görüldüğü üzere borçların \"Kusurlu İşverenden\" talep edildiği ifade edilmiş olmasına rağmen müvekkillerinin kusurlu olduğunu gösterir mahiyette kesinleşmiş bir ilamın bulunmadığı, müvekkili firma ile ...Şirketi arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığı, müvekkili firmanın yalnızca asansör yapım hizmeti aldığı bu nedenle de müvekkil firmanın iş kazasının kusuru bulunmadığı gibi giderlerden de sorumlu tutulamayacağı, ...'ın ise hükümlü olup uzun süredir ceza infaz kurumunda bulunduğu bu nedenle de TCK Madde 53/1-d gereğince şirketi temsil yetkisinin dahi bulunmadığının izah edildiğini, davacı kurumun dava dilekçesinde Mersin 6. İş Mahkemesinde görülmekte olan 2024/174 E. sayılı dosya kapsamında ihya davası açmak üzere taraflarına kesin süre verildiğini belirttiğini Mersin 10. İş Mahkemesinin 2023/56 E. sayılı dosyası ...'in mirasçıları tarafından ... Ltd. Şti. ile bir diğer müvekkili olan ... Ltd. Şti. aleyhinde tazminat davası olarak ikame edildiğini, işbu dosyada yargılamanın derdest bir biçimde devam etmekte olup müvekkili firmanın bahse konu iş kazasından kaynaklı sorumluluğu olduğuna dair kesinleşmiş bir karar bulunmadığını, hal böyle iken şirketin ihyasına karar verilerek tasfiye memuru müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, rücu alacakları için kötü niyetli şekilde müvekkile yöneltilen borç bildirim belgeleri ve itirazlar sonrası ikame edilen işbu davanın;  Mersin 10. İş Mahkemesinin 2023/56 E. Sayılı dosyasının müvekkili yönünden reddedilmesi sonucunda konusuz kalacağını, zira, bahse konu rücu alacaklarına dayanak olarak ... isimli şahsın iş kazası geçirdiği ve müvekkillerinin bundan sorumlu olduğu iddiaları gösterilmekle derdest devam eden yargılama sonucunda müvekkili firmanın kusurunun olmadığı ortaya çıktığında talep edilen ödemelerin hukuki dayanağının ortadan kalkacağını, işbu nedenle Mersin 10. İş Mahkemesinin 2023/56 E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş olmalarına rağmen yerel mahkeme tarafından bu hususun olumlu bir biçimde değerlendirilmediğini, kaldı ki bu dosya celp edilerek incelemeye dahi alınmadığını, ilamın son bölümünde emsal bir yüksek mahkeme ilamına atıfta bulunularak tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden yasal hasım niteliğindeki tasfiye memurunun sorumlu olacağının belirtildiğini, oysa yerel mahkemenin davaya konu şirketin tasfiye işleminin usule aykırı yapılıp yapılmadığına dair herhangi bir incelemede bulunmadığı gibi tasfiyenin usule aykırı yapıldığına dair davacı yanın da bir iddiasının olmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde açık bir biçimde 2024/174 Esas sayılı dosyanın duruşmasında işveren şirketin ihyasına karar verdiği görüldüğünden taraflarına ihya davası açmak üzere kesin süre verildiğini ifade ettiğini, tasfiyenin yasaya yahut usule aykırı yapıldığına dair herhangi bir tespit bulunmazken ve buna dair hiçbir delil de mevcut değil iken yasal hısım konumundaki müvekkili aleyhinde yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün olmayıp bu durumun hukuka ve hakkaniyete de aykırı olduğunu beyan ederek  istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile yerel mahkeme ilamının bozularak kaldırılması sonucunda davacının davasının reddine ve her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dava, tasfiye suretiyle ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ...Ltd. Şti'nin ihyası istemine ilişkindir. <br>İhyası talep olunan şirketin tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak ... 'ın seçildiği, tasfiyenin sona ermesi nedeniyle sicil kaydının terkin tescilinin 27.06.2019 tarihinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafından, Mersin 6. İş Mahkemesi'nin 2024//174 esas sayılı dosyasında rücuen tazminat amacıyla ihyası istenilen şirket aleyhine dava açıldığı anlaşılmaktadır.<br>6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir.<br>TTK hükümleri uyarınca ortaklar kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. Her halükarda TTK'nın 547/2. maddesine göre şirketin ihyasına karar verilirse ek tasfiye memuru atanır.<br>Davacı tarafından açılan dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 643.mad.sinin yollamasıyla 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye istemine ilişkindir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı davada yapılacak yargılama sonunda davanın kabulune karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/1277 E.)  Bu bağlamda verilen kararın sonucuna göre de yargılama giderinden şirketi temsilen tasfiye memuru sorumlu olacaktır. Aynı zamanda davalının istinafında iddia ettiği ödemenin var olup olmadığı, şirketin bu borçtan sorumluluğunun sonlanıp sonlanmadığı hususlarının asıl davada tartışma konusu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne ilişkin kararda usul ve yasaya aykırılık olmadığı gibi kamu düzenine de aykırılık da tesbit edilemediğinden istinaf talebinin esastan reddine karar  verilmesi gerekmiştir. (Benzer Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2025/2113 Esas  2025/5029 Karar;  2025/3396 Esas  2025/4987 Karar;  2017/1611 Esas  2017/2582 Karar)<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tasfiye memuru vekilinin yukarıda yazılı  söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>Yargıtay HGK nun 2024/11-251 esas-2025/468 karar sayılı içtihadında : \"... 36. Buna göre eldeki dava, 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesine dayalı ve uygulamada isimlendirildiği üzere bir “ihya” davası niteliğinde olup, davanın tasfiye memuruna yöneltilmiş bulunması, diğer davalının “yasal hasım” olması ve aynı Kanun’un 546 ve 1521. maddeleri gözetildiğinde davanın niteliği uyarınca 6100 sayılı Kanun'un 316. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tâbi bulunduğu kabul edilmiştir. Bu nitelikteki davaların yazılı yargılama usulüne tâbi olduğunu kabul etmenin yasal dayanağı bulunmadığı gibi, 6102 sayılı Kanun'un 546 ve 1521. maddelerine göre esas tasfiye davası basit usulde görülürken ek tasfiye davasının yazılı yargılama usulüne tâbi bulunduğunu kabul etmek için bir neden de bulunmamaktadır. 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesinden düzenlenen ek tasfiye 6100 sayılı Kanun'un 382. maddesinin 2. bendinde sayılmamış olsa da, maddede sayılanların  sınırlı olmadığı, örnek olarak bir kısım çekişmesiz yargı işlerinin gösterildiği, 6100 sayılı Kanun'un 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tespiti için belirtilen ölçütlerden “İlgililer arasında uyuşmazlık olmayan hâller” ve “İlgililerin, ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı hâller” şeklinde belirtilen ölçütler esas alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu anlaşılmaktadır...38. Hâl böyle olunca; şirketin ihyası istemi çekişmesiz yargı işi niteliği taşıdığından ve çekişmesiz yargı işine ilişkin  bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı temyiz yolu kapalı bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un 362/1-ç maddesi gereğince davalı Kurum temsilcisinin temyiz isteminin reddi gerekir.\t<br>VII. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davalı Kurum temsilcisinin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, ...\" şeklinde belirtildiğinden dairemizce istinaf incelemesi sonucu verilen işbu karar ilamına karşı temyiz yolunun kapalı olması nedeniyle HMK 352/1-ç md uyarınca kesin olarak karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  istinafa konu edilen 18/03/2025 tarih ve 2024/1045 E - 2025/274  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,    <br>2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalı ... tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 352/1-ç  maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  16/10/2025 <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e61e2dc89b0f6b25","SID":"a5c5013a3bbed1af"}}