{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/2124 - 2025/1591<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/2124 <br>KARAR NO\t: 2025/1591<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/03/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/289 E. 2024/237 K. <br><br>DAVANIN KONUSU\t: ALACAK  <br>İSTİNAFA TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t: DAVALI VEKİLİ<br>KARAR TARİHİ\t: 29/09/2025<br>KARARIN YAZILDIĞI <br>TARİH\t\t: 03/10/2025<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davalı ... Elektrik Toptan Satış İth.veİhr.A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>\tTALEP: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirket ile davalı arasında 05/08/2021 tarihinde Elektrik Enerjisi Satım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede enerji birim fiyatının 16 ay süreyle 635 TL/MW olarak sabitlendiğini, ancak davalı şirketin Eylül 2021'den itibaren bu sabit fiyat üzerinde bedellerle fatura düzenleyerek davacıdan haksız şekilde 332.316,91 TL + KDV tahsil ettiğini, davacının itirazlarına rağmen faturaların düzeltilmediğini, sözleşmenin bitimine 10 ay kala sözleşmenin davalı tarafından feshedildiğini, bu nedenle davacı şirketin daha yüksek bedeller üzerinden enerji almak zorunda kaldığını belirterek, 2021 yılı Ekim ayından itibaren 2023 yılı Ocak ayına kadar yapılan tahsilatlarda fazla ödenen bedellerin (Enerji fonu, Belediye Tüketim Vergisi ve KDV dahil) iadesini ve bu tutarlara en yüksek ticari faiz oranın uygulanarak davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>\tBirleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedilmesi nedeniyle davacının enerji hizmetini dışarıdan daha yüksek bedelle almak zorunda kaldığını, bu sebeple fazla ödenen bedellerin en yüksek ticari faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini artırarak asıl dava için 395.285,00 TL, birleşen dava için ise 2.843.012,42 TL alacak talebinde bulunmuştur.<br>\t\t\t\t\t\t\tCEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz/kısmi dava şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, taraflar arasında 05/08/2021 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesi imzalandığını, Sözleşmenin 1. maddesi uyarınca, ... Elektrik'in enerjisini kullanıma hazır bulundurmayı, sözleşmenin diğer tarafı olan abone ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ise kullandığı elektriğin bedelini sürekli olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, davacı tarafın, sözleşme hükümlerine göre revize edilmiş fiyat ile düzenlenen fatura borçlarını tam olarak ödemediğini, davalı şirketin, sözleşmeyle üstlendiği edimini yerine getirdiğini ve davacıya tüketmiş olduğu elektrik karşılığında fatura tanzim ettiğini ancak, davalının faturalarını ödemediğini ve temerrüde düştüğünü, davacının hukuka ve sözleşme hükümlerine aykırı davranışları nedeniyle sözleşmenin davacının kusuru sebebiyle fesih edilmek zorunda kalındığını belirterek, asıl ve birleşen davanın reddini talep etmiştir. <br>\tMAHKEME KARARI: Mahkemece;\" Asıl davada; 1-Davanın Kabulüne, 2-396.285,00.-TL alacağın 1.000,00.-TL’lik kısmına dava tarihi olan 29.04.2022, 395.285,00.-TL’lik kısmına ıslah tarihi olan 20.09.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine; Birleşen davada; 3-Davanın Kabulüne, 4-2.844.012,42.-TL alacağın 1.000,00.-TL’lik kısmına dava tarihi olan 09.03.2023, 2.843.012,42.-TL’lik kısmına ıslah tarihi olan 20.09.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine\" karar verilmiş, hükme karşı süresinde asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.\t\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf talebinde, açılan dava da hukuki yarar bulunmadığını, davalı şirketin sözleşmeye uygun şekilde yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının ise kötü niyetle haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, fazla ödeme ve iade taleplerinin mesnetsiz olduğunu, hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE :Asıl dosya ve birleşen dosyada dava; satım sözleşmesine dayalı olarak fazla ödenen enerji bedelinin tahsili ve haksız fesih nedeni ile davacının menfi zararının tazmini istemine ilişkindir. <br>\t6100 sayılı HMK’nın 294. vd. maddelerinde hükmün verilmesi, tefhimi ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı hususları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Aynı yasanın 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil kurulması gerekmektedir. <br>\tAynı Yasa'nın 294/3. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyeti ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak bulunmamaktadır. HMK'nın 298/2. maddesinde, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı öngörülmüştür. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili ya da farklı olması yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141. maddesiyle HMK'nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca, anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksi düşünce ve uygulama yargının, yargıcın ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile bağdaşmaz. (Yargıtay 23.HD. 27/11/2018 tarih ve E:2018/786, K:2018/5502)<br>\tSomut olayda mahkemece 28/03/2024 tarihli duruşmada verilen kısa kararda, \"ASIL DAVADA Davanın KABULÜNE, 396.285,00.-TL alacağın 1.000,00.-TL’lik kısmına dava tarihi olan 29.04.2022, 395.285,00.-TL’lik kısmına ıslah tarihi olan 20.09.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, BİRLEŞEN DAVA 2.Davanın KABULÜNE, 844.012,42.-TL alacağın 1.000,00.-TL’lik kısmına dava tarihi olan 09.03.2023, 2.843.012,42.-TL’lik kısmına ıslah tarihi olan 20.09.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,\" karar verildiği, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise; \"ASIL DAVADA 1-Davanın KABULÜNE, 2-396.285,00.-TL alacağın 1.000,00.-TL’lik kısmına dava tarihi olan 29.04.2022, 395.285,00.-TL’lik kısmına ıslah tarihi olan 20.09.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,  BİRLEŞEN DAVA 3-Davanın KABULÜNE, 4-2.844.012,42.-TL alacağın 1.000,00.-TL’lik kısmına dava tarihi olan 09.03.2023, 2.843.012,42.-TL’lik kısmına ıslah tarihi olan 20.09.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>\" şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.<br>Bu durum, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmaktadır.  <br>O halde, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararı dikkate alınarak kısa karar ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği anlaşılmıştır.  <br>Bu durumda, mahkemece; kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun (esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin) kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-)ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/03/2024 tarih,  2022/289 E., 2024/237 K.  sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-)Mahkemece usulüne uygun yeniden karar verilmek üzere dosyanın  mahkemesine gönderilmesine, \t\t<br>3-)Davalı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde iadesine,\t<br>4-)Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,\t\t<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 29/09/2025 tarihinde  oybirliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c680f974369e2d9f","SID":"fe7944ec9c20c5d2"}}