{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1675 - 2025/1856<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/1675 <br>KARAR NO\t: 2025/1856<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                \t          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/177 E.  -  2022/238 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2022 tarih ve 2020/177 E. - 2022/238 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili tarafından 2019/47708 sayısı ile 43. sınıf hizmetler için “...” ibareli marka başvurusunun yapıldığını ve başvurunun yayınlandığını, ilgili yayına davalı ... ve ... tarafından itiraz edildiğini, YİDK kararının yerleşik uygulamalar ve içtihatlara ters olduğunu, “...” ibaresinin eklendiği markalara ayırt edicilik kazandırdığını ve iltibas tehlikesinin en az seviyeye indirdiğini, müvekkiline ait marka ile davalılara ait markalar arasında ayırt ediciliği sağlayacak ibareler ve logolar bulunması sebebiyle ret kararının kaldırılması gerektiğini, müvekkiline ait marka ile itiraza mesnet markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan farklılık olduğunu, “...” ibaresinin kullanıma bağlı ayırt ediciliğinin düşük bir ibare olduğunu ileri sürerek 2020-M-4590 sayılı YİDK kararının tümden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili ...’ün “...” markası ile 43. Sınıfta hizmet vererek tanınmış hale geldiğini, davacının tescili istenen markasının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu “...” ibaresinin İngilizcede bir takip için, işaret etmek için yaygın olarak kullanılan zayıf bir ibare olduğunu, müvekkiline ait markada yer alan “s” takısı ve “...” ibarelerinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmaması gerektiğini ve asıl unsurun “...” ibaresi olduğunu, davacının davaya konu marka tescil başvurusunun müvekkiline ait markalarla aynı sınıfta yer alması sebebiyle, seri marka olduğu izlenimini yarattığını, bu sebeple hem maddi hem de manevi olarak müvekkiline zarar verebileceğini, davacının tescile konu markasının müvekkiline ait markalarla benzerliğinin TTK m. 56 hükmü kapsamında haksız rekabete sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yana ait dava konusu markanın kapsamındaki hizmetler ile YİDK kararına gerekçe gösterilen ..., ..., ... markaların kapsamındaki hizmetlerin birebir örtüştüğü, Kebapçı ... Markasının ise sadece ''yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri'' adına tescilli olduğu, bu markanın da davacı markasında yer alan  ''yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri'' ile aynı olduğu, SMK'nın 6/1. maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan birinin belirtili emtia yönünden gerçekleştiği, taraf markalarındaki ''...'' ibaresinin markalarda esas unsur konumunda olduğu, taraf markaları görsel olarak karşılaştırıldığında her ne kadar farklı yazı stilleri, renk kombinasyonları ve şekil unsurları kullanılmış olsa da markalarda ortak olarak yer alan “...” ibaresinin görsel anlamda ön plana çıkan unsur olarak yer alması nedeniyle işaretler arasında ortalama düzeyde bir görsel benzerliğin var olduğu, her iki tarafa ait markalarda ortak olarak bulunan ve markaların esas unsuru konumunda olan “...” ibaresinin 43. Sınıf emtialar bakımından kısmen dahi olsa ayırt edici vasfı bulunan bir kelime olduğu ve taraf markalarında baskın unsur olarak kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda taraflara da ait “...” ibaresini içeren markalar arasında anlamsal bir benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, marka iltibas incelemesinde hangi tarafça talep edilirse edilsin hukuki bir konu olması sebebi ile bilirkişi incelemesine gidilemeyeceğini, SMK’nın 6/1. maddesindeki düzenleme bakımından, aleyhe uygulanacak bir neticeye varılmasının, “...” ibaresinin ayırt edicilik ortaya koymasından mütevellit mümkün olmadığını, davalı tarafta bulunan markalardan hangisinin Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyinden bahsedilebileceğinin anlaşılamadığını, davalılar adına tescilli olan markaların tamamının bölgesel markalar olduğunu, somut olaya SMK'nın 6/5. maddesinin tatbik edilemeyeceğini, gerekçeli kararın “tarafların emtia gruplarına bakıldığında” şeklinde ifade edilen kısmında dava konusu markaların “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” adına tescilli olmasından yola çıkılarak iltibas yaratacağı şeklinde hukuka aykırı bir karine yaratıldığını, iltibas yaratacak bir benzerlik bulunmadığını, kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı yana ait dava konusu markanın kapsamındaki hizmetler ile YİDK kararına gerekçe gösterilen ..., ..., ... markaların kapsamındaki hizmetlerin birebir örtüştüğü, diğer yandan davacının başvurusu ile davalıların itirazlarına mesnet tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu için SMK'nın 6/1. maddesinin koşullarının oluştuğu, zira taraf markalarındaki ''...'' ibaresinin markalarda esas unsur konumunda olduğu ve ön plana çıkan unsur olarak yer aldığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının \"...\" markasını gördüğünde bunun davalıların mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken  615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9de49d68bb3a643f","SID":"3656a169b4f14492"}}