{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...      (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...   (...)<br>KATİP\t\t: ...       (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: ...  -...- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-\t  <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...-\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/07/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin,  ürün verdiği borçlu şirkete fatura kestiğini, borçlu şirket tarafından da faturaya kaşe basılarak imza altına alındığını, BA-BS formlarından da anlaşılacağı üzere BA-BS formlarında bir uyumsuzluk bulunmadığını, müvekkili ile davalı taraf arasında gerçekleşen ticaret konusununda herhangi bir ihtilaf olmadığını, davalı tarafın, müvekkili ile kendisi arasındaki söz konusu ticareti, ticari defterlerine işlediğini, faturanın içeriğine itiraz etmediğini, davalı tarafın şirketin kapatılacağına ait duyumlar aldıklarını, bu hususun  müvekkilinin alacağının yargılama sonrası karşılıksız kalması ihtimalini doğurduğunu belirterek müvekkilinin alacağının tahsilinin tehlikeye düşmemesi için  alacağına yeter miktarda borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine  ihtiyati haciz kararı konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi 26/05/2025 tarihli ara kararında; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyaya sunulan faturanın alacağın varlığını ispata yarar nitelikte olmadığı, muaccel bir alacağın var olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, taraflar arasında devam eden bir yargılamanın bulunduğu, alacağın miktarı ve varlığı hususunda yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, davacı tarafın alacağının varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla; şartları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ........ Mahkemesinin ........ E. Numaralı yargılaması devam etmekte olan dosyada müvekkilinin, ürün verdiği borçlu şirkete fatura kestiğini, borçlu şirket tarafından da faturaya kaşe basılıp ve imza atıldığını, borçlu tarafından ödenmesi gerekip ödenmeyen \"........ fatura numaralı 31.12.2024 tarihli 46.040,02 TL\" lik fatura  ticari defterlerde kayıtlı bulunmadığını, davalı şirketin davacı tarafından kesilen faturayı iade etmemiş olup, süresi içerisinde faturaya itiraz da etmediğini, ........ Dairesi Müdürlüğünün ........ tarihli cevap yazısı ekinde gönderilen 2024 Yılına ait BA- BS Formları ve Karşılaştırmalı BA- BS Formundan da anlaşılacağı üzere, davacı tarafından düzenlenen fatura her iki tarafın da ticari defterlerinde mevcut ve uyumlu olduğunu, bu nedenle de alacağın varığı yaklaşık olarak ispat edildiğini, davacının tacir olduğunu ve kestiği fatura tarihinde sattığı malların ücretini henüz alamamış olmasından dolayı ciddi derecede zarara uğradığını, bugünün tarihiyle alacağı değer kaybetmeye devam ettiğini, dava sonunda şirket veya şirkette muhatap bulunamamasından kaynaklı olarak davacının zararının daha da artma ihtimalinin olduğunu, bu nedenle ........ Mahkemesinden ihtiyati haciz talep edilmiş olunmasına rağmen bu talebinin mahkeme tarafından 26/05/2025 tarihli ara karar ile reddedildiğini, Mahkeme tarafından verilen ret kararına karşı yukarıda açıklanan nedenlerle ve mahkeme tarafından resen dikkate alınacak nedenlerle istinaf başvurularının kabulüne, duruşma ve tebligat yapılmaksızın, alacaklarına yeter miktarda; borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine (uygun görülecek teminat mukabilinde)  ihtiyati haciz konulmasına karar  verilmesine, Mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin de borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz talebine ilişkindir.<br>Davanın açılması ya da mahkemeden geçici hukukî koruma talep edilmesi, harca tabi usuli bir işlemdir. 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre: Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (m. 2). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispî esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (m. 15). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (m. 32). 6100 sayılı HMK m. 120/1 hükmüne göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.<br>Harcın kimden alınacağı konusu, Harçlar Kanunu'nun “Mükellef” başlığını taşıyan 11. maddesinde düzenlenmiş; bu madde ile genel olarak yargı harçlarının, davayı açan veya harca konu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerce ödenmesi yükümlülüğü getirilmiştir. <br>6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümleri uyarınca, esas hakkındaki hükme kadar taraflar açısından davanın uzamasından kaynaklanan sakıncaları gidermeyi ve geçici hukuki koruma sağlamayı amaçlayan ihtiyati tedbir talepleri ile  2004 sayılı İİK m. 257 hükmü uyarınca para alacağının güvence altına alınmasını sağlayan ihtiyati haciz talepleri, Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı Tarife uyarınca başvurma harcına tabidir. Nitekim Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı Tarife hükümlerin \"Yargı Harçları\" kısmının A-III-2-d maddesinde \"Tespiti delail, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarında\" maktu harç alınacağı düzenlenmiştir.<br>492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlediğine ve emredici nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı belirtildiğine göre, tedbir başvuru harcı ilgilisince ödenmedikçe ihtiyati tedbir talebinin incelenmesi olanağından söz edilemez. Buna göre mahkemece yapılacak iş; ihtiyati tedbir talep edene tedbir başvuru harcını tamamlaması için usulünce ihtarat yapılarak süre verilmesi, bu sürede harç tamamlanırsa ihtiyati tedbir talebinin esasının incelenmesi olmalıdır. Bu açıklamalara göre, davanın açılması sırasında veya dava sırasında, Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olan başvuru  harcı yatırılmadan ihtiyati haciz talep edilmesi halinde, ihtiyati haciz talep edene tedbir başvuru harcını tamamlaması için usulünce ihtarat yapılarak süre verilmesi, bu sürede harç tamamlanırsa ihtiyati haciz talebinin esasının incelenmesi gerekir (Bkz. Yargıtay 3. HD'nin 16/06/2022 tarihli ve 2022/1582 E., 2022/5882 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı).<br>Dosya içeriğinde ihtiyati haciz talebi için tedbir başvuru harcının alındığına dair bir belgeye rastlanılmadığından, davacı vekiline ihtiyati haciz harcını yatırması için uygun bir kesin süre verilmesi, süreye uymamanın neticelerinin açıkça ihtar olunması, verilen süre içinde harcın yatırılması halinde bundan sonra ihtiyati haciz talebinin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, ihtiyati haciz harcı alınmadan talebin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-4 ve m. 355 hükümleri uyarınca esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen gözetilen sebeplerle kabulü ile, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılması için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ........ Mahkemesi tarafından verilen  ........ tarih ........ Esas sayılı  ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-4 ve 355. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan istinaf karar harcının  talep halinde başvuran tarafa  iadesine, <br>4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara tebliğine, <br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a ve 362/1-f  maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28/07/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"839c32fe2f1253c5","SID":"d6e8309f8336b327"}}