{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/70 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1210 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/10/2023<br>NUMARASI\t: 2020/86 E.  -  2023/149 K<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :\tDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...’un  inşaat sektöründe \"...\" olarak bilinen dava dışı ... Yapı ve Yatırım A.Ş.'nin ortağı ve yöneticisi olduğunu,  şirketin  2004 yılından beri gerek inşaat sektöründe, gerekse farklı alanlarda pek çok proje geliştirdiğini, davalı ... ... Dış Ticaret ve Limited Şirketi'nin   davacının başta inşaat sektörü olmak üzere; \"...' ve \"... ...\" ibareli markalar ile tüketici nezdinde sağlamış olduğu güven ve itibar duygusundan haksız şekilde yararlanma amacı taşıdığından kötü niyetli olduğunu,  ...’un \"... ...\" ve \"...\" isimli markaların sahibi olduğunu,  davalının hukuka ve yasaya aykırı eylemlerinin, müvekkilinin marka  hakkından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinden, söz konusu eylemin tüm sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanında bulunan \"...\" ve \"... ...\" ibarelerinin kullanımın yasaklanmasını, \"...\" ve \"... ...\" ibarelerinin her türlü ilan, broşür, levha, tanıtım evrakında kullanımın önlenmesini, \"...\" ve \"... ...\" ibarelerini taşıyan tanıtım evraklarından ve vasıtalarından silinmesine, silinmesi mümkün olmaz ise imhasını, \"...'\" ve \"... ...\" ibarelerini taşıyan davalı adına kayıtlı varsa alan adlı sitelere erişimin engellenmesini, \"...\" ve \"... ...\" ibareleri, davacı markasına tecavüz teşkil ettiğinden itiraz konusu \"... ... Dış Tic. Ltd. Şti.\" unvanının ticaret sicilinden terkinine ve terkine ilişkin hususun Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin dört yılı aşkın bir süredir \"... ...\" ticaret unvanıyla mobilya sektöründe kendisini ispatlamış bir firma olduğunu, tarafların hizmet sınıflarının dahi tamamen farklı olduğunu, müvekkili şirketin \"... ...\" ticaret unvanıyla mobilya sektöründe diğer tacirlerden ayırt edilebilirlik kazandığını ve kendisini bu sektörde tanıtma imkanı bulduğunu, ancak müvekkilinin ticari unvanının marka boyutuna ulaşmadığının da çok net bir şekilde ortada olduğunu, çünkü bir unvanın markasal etki yaratması için o unvanın şirket tarafından üretilen malları ve verilen hizmeti ilk etapta kapsaması gerektiğini, ancak üretilen emtialara bakıldığında unvanın marka düzeyinde bir kullanımının söz konusu dahi olmadığı ve unvan kullanma sınırını aşacak bir durumun da oluşmadığının açıkça görüleceğini, dava dilekçesine bakıldığında markasal kullanıma ilişkin en ufak bir delilin dahi söz konusu olmadığını, müvekkilinin mobilya sektöründe, davacı tarafın ise inşaat sektöründe hizmet verdiğini, iltibas yoluyla marka hakkına tecavüzün oluşabilmesi için en önemli kriterin söz konusu markaların aynı ya da aynı tür ürün ya da hizmet için kullanılıyor olması gerektiğini, ancak dosya kapsamında tarafların çalışma alanlarına bakıldığında iki firma arasında karıştırılacak bir hizmetin veya hizmet verilen kitleler arasında iki firmayı  karıştırma tehlikesi doğuracak herhangi bir etkenin mevcut bulunmadığının görüleceğini, ''...  ...\" unvanını davacı şirketin marka tescil tarihinden önce Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescilini sağladıklarını ve uzun süredir de bu unvan ile faal olarak çalıştıklarını, müvekkili şirketin dava konusu unvanı davacı şirketten önce kullanmaya başlamış olması ve bu unvanı davacı şirketten önceki tarihte tescil ettirmiş olmasının müvekkilinin kötü niyetli bir hareketinin bulunmadığının kanıtı olduğunu, gerek TTK ve gerekse  marka hukuku kapsamında ihlal yada haksız rekabet ve iltibas şartları oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.<br>MAHKEME KARARI:İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 05/10/2023 tarihli 2020/86E. - 2023/149 K.  sayılı\t kararıyla; \"... HMK 266 madde kapsamında 1 ve 3. Raporların içinde sektör bilirkişilerin de bulunduğu heyetlerce düzenlenmiş olması, 1.raporda davalı tarafa yönelik Google araması yapıldığı ve bu arama sonucunda davalının kullanımındaki sitenin http://www...com.tr adlı web sitesinin tespit edildiği, alan adı içeriğinde yapıştırıcılar ve yapı kimyasallarına ilişkin kullanımların gerçekleştiği, söz konusu kullanımın davacı markaları ile benzerlik taşımadığı ,somut olayda marka hakkını ihlal ve haksız rekabetin söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava dilekçesinde yer verilen URL adresleri incelendiğinde adreslerin davacıya ait  https://www...com.tr/projeler?stages-1 sayfasını açtığı ve içeriğinde davacı tarafın projelerine ilişkin bilgilerin yer aldığı ,Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yazısında bildirilen dört adet URL adresinin birinin davacı adına kayıtlı olduğu, diğerinin davacının yetkilisi olduğunu belirttiği ... Yapı ve Yatırım A.Ş. adına kayıtlı olduğu, diğer ikisinin ise ... ve “... ... ...” adlı kişilere ait olduğu, bu kişilerin davalı taraf ile herhangi bir ilişkisi bulunduğunun tespit edilemediğinden alan adlarına erişim isteminin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Ticari sicil kaydına göre  davalının sicile kayıt tarihinin 09.03.2017 olduğu , davalının Nace kodunun 46.90.04 olarak yer aldığı, bu kodun \"Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki bir başka ülkeyle yapılan toptan ticaret (çeşitli malların toptan satışı)” anlamına geldiği ,Keza meslek grubu kaydının da 36. Grup: dış ticaret” olarak yer aldığı , davalı tarafın ticaret unvanı ile gerçekleştirdiği faaliyetlerin konusunun her türlü mal ve hizmetin, ithalat, ihracatı, alım satımı ve pazarlanması faaliyetleri, mobilya ve mobilya aksesuarları toptan ticareti olduğu, davacı tarafın faaliyetlerinin ise inşaat sektörüne ilişkin olduğu, bu doğrultuda faaliyet alanlarının karıştırılmaya yol açacak nitelikte olmadığı , davacı markasının tanınmışlık kararı öncesinde ticari sicile kayıt olan davalının kötüniyetle hareket ettiği de ispat edilmediğinden somut olayda unvan terkinin şartlarının bulunmadığı, keza davalının ünvan tescili yoluyla davacı markasının itibarının zedelenmesine, zarar görmesine neden olduğu yönünde de delil olmadığı hususları bir arada gözetildiğinde  sübut bulmayan davanın reddine...\" karar verildiği görülmüştür.İSTİNAF İSTEMİ: : Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini,Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını ve dava konusunun dışına çıkılarak yapılan incelemelere yer verildiğini, davanın konusunun \"...\" ve \"... ...\" marka ve ibareleri olmasına rağmen, raporda davalının internet sitesinde yer alan \"...\" markası ile müvekkilinin \"... ...\" markasının karşılaştırıldığını, davalının ticaret unvanı olan “... ... Dış Ticaret Limitet Şirketi” ile müvekkilinin \"...\" markası arasında benzerlik incelemesi yapılması gerekirken, \"...\" markası ile ilgili inceleme yapıldığını, taleplerini aşacak şekilde inceleme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu,Mahkemece de bilirkişilerin davalının internet sitesinde marka kullanımı olup olmadığının da araştırıldığını gerekçeli kararında belirttiğini, bu incelemenin bilirkişilik görevini aşan bir inceleme olduğunu,Hakimin taleple bağlı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını,Müvekkilinin ortağı olduğu şirketin pek çok projeye imza attığını,Müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu ve \"...\" esas unsurlu pek çok markasının mevcut olduğunu,Davalı şirketin 09/03/2017 tarihinde ticaret siciline kaydedildiği, müvekkilinin \"...\" markasının ise 09/02/2016 tarihinde tescil edildiğini, 20. sınıfta mobilya ve 37. sınıfta mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri için de tescilli olduğunu, davalının mobilya ve aksesuar toptan ticaretinin müvekkilinin markasının tescil kapsamında olduğunu,Gerekçeli kararda belirtilenin aksine müvekkilinin “...” markasının yalnızca inşaat hizmetleri için tescilli olmadığını, 16, 20, 21, 35, 36, 37, 38, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflarda da tescilli olduğunu, Müvekkilinin markasının tanınmış marka olması nedeniyle, markaya tecavüz için aynı mal ve hizmetlerde kullanılmasının gerekmediği, SMK’nın 6/5. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğini,Davalının, müvekkilinin uzun süredir tüketici nezdinde sağlamış olduğu güven ve itibar duygusundan haksız şekilde yararlanma amacı güttüğünü, Mahkemece müvekkilinin davalının ticaret unvanının tescilinden önce tescil edilen \"...\" markaları incelenmeden karar verildiğini, davalının kullanımının müvekkiline ait \"...\" ve \"... ...\" markaları ile karıştırılmaya neden olacak derecede benzer olduklarını,Davalının müvekkiline ait markayı ticaret unvanında kullanması eyleminin SMK’nın 7/3-e maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz olduğunu, Müvekkilinin 23/10/2011 tarihinden itibaren \"...\" ibaresini ticaret unvanında yer verildiğinden, TTK’nın 52. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanmasının münhasıran müvekkiline ait olacağını belirterek, izah edilen ve Mahkemece resen tespit edeceği diğer nedenlerle; İstanbul 1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05.10.2023 tarihli 2020/86 E., 2023/149 K. sayılı ilamının müvekkili lehine kaldırılmasına, davanın kabulü ile; davalının ticaret unvanında bulunan \"...\" ve \"... ...\" ibarelerinin kullanımın ivedi olarak yasaklanmasına, \"...\" ve \"... ...\" ibarelerinin her türlü ilan, broşür, levha, tanıtım evrakında kullanımın önlenmesine, \"...\" ve \"... ...\" ibarelerini taşıyan tanıtım evraklarından ve vasıtalarından silinmesine, silinmesi mümkün olmaz ise imhasına, \"...\" ve \"... ...\" ibarelerini taşıyan davalı adına kayıtlı varsa alan adlı sitelere erişimin engellenmesine, \"...\" ve \"... ...\" ibareleri, davacı markasına tecavüz teşkil ettiğinden itiraz konusu \"... ... Dış Tic. Ltd. Şti.\" markasının ticaret sicilinden terkinine ve terkine ilişkin hususun Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, davalının hukuka ve yasaya aykırı eylemleri, müvekkilin marka hakkından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinden, söz konusu eylemin tüm sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, yargılama harç ve giderleriyle vekâlet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde;   2009 59582 numaralı \"...\"  markasının 36, 37 ve 42. sınıflar için davacı ... adına 10.11.2009 tarihinde tescil edildiği, 31.11.2011 tarihli bültende yayınlandığı,  2012 66543 numaralı \"...\" markasının 35 ve 41. sınıflar için davacı ... adına 26.7.2012 tarihinde tescil edildiği, 30.11.2013  tarihli bültende yayınlandığı,  ... numaralı \"...+Şekil\" markasının 16, 20, 21, 35, 36, 37, 38, 41, 42, 43, 44, 45. sınıflar için davacı ... adına 09.02.2016  tarihinde tescil edildiği, 31.07.2017 tarihli bültende yayınlandığı, ...  numaralı \"... ...+Şekil\" ibareli markanın 19, 36, 37, 41 ve 42.  sınıflar için davacı ... adına 01.10.2018  tarihinde tescil edildiği, 29.03.2019   tarihli bültende yayınlandığı anlaşılmıştır.  Davalıya ait ticari sicil kaydı incelendiğinde;  ...’nin Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne mobilya ve aksesurları toptan ticareti faaliyet alanında 09.03.2017 tarihinde kayıt edildiği anlaşılmıştır.<br>İlk derece Mahkemesince bilirkişiler ...'den oluşan heyetten alınan 18/02/2022  tarihli raporda; Dosya içeriğinde \"Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu\" tarafından \"20.10.2021\" tarihinde gönderilen yazıda, internet sitesi alan adında \"...' , \"... ...\" ibarelerinin geçtiği, dört web sitesi olduğu, nefgloabal.com.tr, ....com.tr alan adının davacı ve davacıya ait şirkete ait olduğu, nefaweb.tr alan adının \"...\" isimli şahısa , ...-....com.tr alan adının \"... ... ...\" isimli firmaya ait olduğu, ...-....com.tr alan adının  \"com.tr\" uzantılı olması nedeniyle hangi şahıs tarafından satın alındığının ... Vakfı'ndan öğrenilebileceği, davalı ... tarafından kayıt altına alınan alan adının  http;//....com.tr olduğu, ilgili web sitesinin kullanımda ve ulaşılabilir olduğu, davacının 2018 86782 no ile tescilli \"... ...\" markasının 19/36/37/41 ve 42. sınıfta yer alan mal ve hizmetler için tescil edilmiş olduğu, davalının 30.04.2020 tarihinde oluşturulmuş olan www...com.tr alan adı altında yayınlanan web sitesi incelendiğinde;  \"... Yapıştırıcılar ve Yapı Kimyasalları Şekil\" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, \"...\" ibaresinin kelime unsuru olarak markasal kullanıldığı, davacı markası ile davalının www...com.tr ve kullanımlarının fonetik, görsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı, dolayısıyla  taraf marka tescili ve kullanımları kapsamındaki mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesimi nezdinde iltibasa neden olmayacağı, davalının ticaret unvanı ...'nin unvanının kılavuz unsurunun \"... /... ...\" olduğu ve 09/03/2017 tarihinde ... sicil no ile sicile tescil edildiği, davacının ise, davalı şirketin tescilinden yaklaşık 1,5 yıl sonra 01.10.2018 tarihinde 2018 86782 no ile tescilli markasının başvurusunu yaptığı, davalının söz konusu ibareyi şirket faaliyet alanı kapsamında öncelikli kullanma hakkının olduğu, davalının www...com.tr web sitesindeki kullanımlarında dahi ticaret unvanının kılavuz unsuru olan \"... /... ...\" unsurlarını da markasal olarak kullanmadığı, dolayısıyla davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin mevcut olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri anlaşılmıştır.  Bilirkişiler ... ...'dan oluşan heyetten alınan 04/10/2022  tarihli raporda;  Somut olayda \"...\" ibaresinin özellikle inşaat hizmetleri sınıfında davacı ile özdeşlemiş bir ibare olduğunu, her ne kadar \"...\" ibaresi inşaat hizmetleri sınıfında davacı ile özdeşleşmiş ise de 18.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalıya ait web sitesi üzerinde inceleme yapıldığı, web sitesi görsellerinde \"...\" marka kullanımına yer verildiği görülmekte olup teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemelerden dava dilekçesinde yer aldığı şekilde ... ... Dış Tic. Ltd. Şti. ibaresinin markasal kullanımına dair tespit yapılamadığı, davalının web sitesinde ... ... Dış Tic. Ltd. Şti. ibaresinin ön plana çıkartılarak, ticari unvan kullanımını aşar şekilde ürün tanıtımı için kullandığının  tespit edilemediği, davalının ticaret unvanının ... ... Dış Tic. Ltd. Şti. olarak davacının tescilli ve tanınmış \"...\" marka ibaresini aynen içermekte olduğu, davalının ticaret sicil gazetesinde faaliyet alanının \"Mobilya, mobilya aksesuarları, ev tekstili, diğer tekstil ürünleri, giyim, iş güvenlik malzemeleri, züccaciye, ev gereçleri, kimyevi maddeler, temizlik madde ve makinaları, sağlık ürünleri, tıbbi malzemeler vb mal alım, ihracat, ithalat, satış ve pazarlama\" olarak yer aldığı, davalının web sitesinde yer alan ürünler ve tanıtımları incelendiğinde ise davalının hizmet alanlarına Dış İnşaat Malzemeleri, İç Dekorasyon, İzolasyon Malzemeleri olarak yer verdiğinin görüldüğü, yine davalının web site alan adının da http://www....com/ olarak kullanıldığını, \"...\" ibaresinin inşaat sektöründe davacı ile özdeşleşmiş tanınmış bir ibare olduğu dikkate alındığında, davalının ... ... Dış Tic. Ltd. Şti. ticaret unvanı altında inşaat malzemeleri alanında hizmet verdiği anlaşıldığından, tarafların hizmet alanlarının benzer olduğu görülmekle, davacı marka ibaresinin tanınmışlığı da dikkate alındığında davalı ticaret unvanı kullanımının davacı markası ile iltibas riski bulunduğunu bildirmişlerdir.Her iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için bilirkişiler ...'dan oluşan heyetten alınan 06/03/2023 tarihli raporda; Davacı tarafın T/02725 numaralı \"...\" ibareli tanınmış markasının bulunduğu ve 2018 86782 numaralı \"... ...\" ibareli markasının 19, 36, 37, 41 ve 42. sınıflarda tescil edildiği,  dosya kapsamında bulunan delillerden davalı tarafın faaliyet alanının davacı ile benzer nitelikte olmadığı, 14.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda somut şekilde inceleme yapılarak davalıya ait http://www...com,tr alan adının tespit edildiği, ilgili alan adında yapıştırıcı ve yapı kimyasallarına ilişkin görsellerin bulunduğu, söz konusu görsellerin bulunmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığı,  dosya  kapsamında  03.10.2022  tarihli  bilirkişi raporunda http://www.....com/ adlı internet sitesinin davalıya ait olduğunun belirtildiği, ancak buna ilişkin somut tespitlere rapor içeriğinde yer verilmediği, heyetlerince inceleme yapıldığı tarih itibariyle ilgili internet sitesine erişim sağlanamadığı ve alan adı sahibinin davalı olmadığı, bu kapsamda raporda yer  alan değerlendirmelerin esas alınmaması gerektiği, davalının karıştırılmaya yol açacak, aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı herhangi tutum ve davranışının tespit edilemediği, bu doğrultuda haksız rekabet şartlarının oluşmadığı , davacının yetkilisi olduğu firma ile davalı tarafın faaliyet alanları açısından benzerlik bulunmadığı, ticaret unvanındaki ayırt edici unsurların farklı olduğu, bunun yanında davalının ticaret unvanını aşar nitelikte marka hakkına tecavüz oluşturacak biçimde eylemlerinin de tespit edilemediği, bu kapsamda ticaret unvanı terkini şartlarının oluşmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri anlaşılmıştır.<br>G E R E K Ç E : Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve ticaret unvanının terkini davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; dava dilekçesinde davalının ticaret unvanının davacı adına tescilli \"...\", \"... ...\" markaları ile benzer olduğunun iddia edildiği, davalının internet ortamı da dahil markasal kullanımlarına ilişkin bir delil sunulmadığı, davacının \"...\" ibaresini 2011 yılından bu yana ticaret unvanında kullandığına dair de bir iddiaya yer verilmediği, davacının ortağı olduğu şirketin ticaret unvanında \"...\" ibaresinin mevcut olmadığı tespit edilmiştir.SMK'nın 29/1-a hükmü ile yapılan yollama gereği 7/3-e maddesinde yer alan \"işaretin ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılması\" hükmü, işaretin markasal kullanılması durumunda uygulanabilecektir. Zira SMK’nın 7/3. maddesinde işaretin ticaret alanında kullanılması halinde yasaklanabileceği hükme bağlanmıştır. Marka hukuku kapsamında işaretin ticaret alanında kullanılması ifadesi ile kastedilen işaretin markasal olarak kullanılmasıdır. Diğer taraftan, SMK'nın 7/3-e maddesinin gerekçesinde, söz konusu düzenleme ile 2015/2436 sayılı A.B. Marka Yönergesiyle uyum sağlandığından bahsedilmiş olup, Yönerge'nin 3. maddesinde yer alan hükmün, yine Yönerge'nin genel gerekçesi no 19 da ki açıklamalara göre değerlendirilmesi gerekir. Buna göre, ticaret unvanı, ancak tescilli bir markaya tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği sağlayıcı bir işaret olarak kullanılması halinde, marka hakkına tecavüz oluşturacağı açıklaması karşısında, Kanun Koyucunun amacının ticaret unvanının tescilli marka ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanılması halinin marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesi gerektiği yönündedir.  Her ne kadar davacının mobilya ve mobilya restorasyonu hizmetlerini de kapsayacak şekilde tescilli olan \"...\" esas unsurlu markası mevcutsa da, davalının ticaret unvanını bu mal ve hizmetlerde markasal olarak kullandığına dair bir tespit yapılamadığı, yargılama sırasında buna ilişkin delil sunulmadığı, davalının kullandığı \"...\" ibaresinin davacının markalarının esas unsuru olan \"...\" ibaresi ile karıştırılmaya neden olacak derecede benzer olmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesindeki iddialarına ve sonuç talebine göre Mahkemece davalının ticaret unvanını markasal olarak kullanıp kullanmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırmasının ve bilirkişilerin bu konuda değerlendirme yapmalarının yerinde olduğu, görev aşımının veya taleple bağlılık ilkesine aykırılığın bulunmadığı, davalının \"...\" ibaresini marka olarak kullandığının  ispatlanamadığı, ticaret unvanını markasal olarak kullandığı da tespit edilemediğinden davalı hakkında SMK’nın 6/5. maddesinin uygulanma imkanının da mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, 6762 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı, münhasıran sahibine ait olup, tescilli bir ticaret unvanının terkin edilinceye kadar kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmez. Tüm bu nedenlerle, mahkemece davalının ticaret unvanını kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesi davasının reddine dair kararı yerindedir.Ticaret unvanının terkinine ilişkin davayla ilgili yapılan incelemede ise; davalının ticaret unvanının terkini için TTK’nın 52. maddesinde yer alan ticaret unvanının terkini koşullarının da mevcut olmadığı anlaşılmakla, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur.<br>Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a2c18ad2f068821","SID":"d29e7d9ddbbcd6e5"}}