{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>MÜTEVEFFA/DAVACI\t: ...  -... \t  <br>MİRASÇI\t: 1 -...  -...<br>\t  ...<br>MİRASÇI\t: 2 -...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-\t <br>DAVALI\t: 1 -...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-\t  <br>DAVALI\t: 2 -...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/09/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>Mirasçılar vekili 09/05/2025 havale tarihli dilekçesinde özetle: ..., 2016 tarihinden bu yana çeşitli ağır psikiyatri ilaçları kullanan ve hak arama paronayası yaşayan birisi olarak boşandığı eşi ....... 'ya hakkını vermemek için ne yaptığını bilemeden çevresindekilerin yanlış yönlendirmeleri ile hareket ettiğini, neredeyse 10 ayrı yerde ve ayrı zamanda anlaştığı avukatını da azledip hepsinden şikayetçi olmuş böylece hukuku adil bulmaması, herkesi kendisine karşı birlik olmuş ve düşmanmış gibi görmesi de hastalığının bir unsuru olduğunu, ......., 2014 yılından bu yana verdiği hukuk mücadelesinde dava değeri tamamlanarak karar aşamasına geldiğinde, ..., karar çıkmadan aktiflerini elden çıkardığı gibi kendini borçlandırmak istediğini, karar için duruşma ertelendiğinde duruşmaya da bizzat giden ... bağıra çağıra ....... vekiline hakaret ettiğini, hakkında ....... Cumhuriyet Savcılığında şikayetçi olunduğunu, içinde bulunduğu duygu durum bozukluğu ve hezeyanın tesiri ile kendisini borçlu göstermek istemiş, kimse ile de kendisini borçlandıracak kadar uzun süreli güven ilişkisi kuramadığından evinde tadilat işi için anlaştığı ....... isimli kişinin yanında çalışan davalı ... üzerine emaneten 17/02/2024 tarihli ....... . Noterliği ....... Sevmiye numaralı tüm hisseleri devretmiş ve 03/03/2024 tarihinde de ....... Noterliği ....... Yevmiye numaralı pay devri sözleşmesi ile geri aldığını, tescil işlemleri için de muhasebeciye vekaletneme verildiğini, hisseyi devirden sonra şirket temsilcisi olarak da tek ortak ... gösterildiğini, nihayetinde 03/03/2024 tarihinde ...'nın borçlu ....... Ltd. Şti'nin alacaklısı olduğu 8.770.000-TL bedelli muvazaalı senet tanzim edildiğini, ... da ....... Ltd. Şti temsilcisi olarak icra takibini başlatmış ve ...'a ait tüm mal varlığına haciz koydurduğunu, muvazaalı takip ile diğer alacaklı ....... 'nın haczinin önüne geçilerek sıra cetvelinde üst sırada yer aldığını, haciz işlemi yapılıncaya kadar da temsilcinin görevine devam etmesi beklenmiş bu aşamada da ... dava konusu taşınmazın şirket üzerinde olduğunu öğrenince yanında çalıştığı bodrumda tadilat tamirat, galeri işleri yapan ....... isimli patronununa durumu söyleyince ....... de davalının yakın arkadaşı olan ...'e durumu anlatmış böylece yine ....... 'dan araç getirip satan davalı ... üzerinden mal kaçırılarak ...'a evi boşaltması için eli silahlı kişiler baskı kurmaya başladığını, bir arada ve ortak hareket ettiklerini, ... da yine içine düştüğü başka bir kaos ile başa çıkabilmek için ....... 'da bu işi yapabilecek bir avukat olarak kendisine tavsiye edilen vekiline gidip dava açmış fakat avukatının da böylesine acil bir işte ....... Mahkemesi yerine ....... Hukukta dava açtığını görünce tekrar atak ve krizler yaşayarak avukatını da azlettiğini, ne yaptığını bilemez haldeyken imzaladığı avukatlık sözleşmesinde de dava konusu taşınmaz değeri 40.000.000-TL gösterilerek % 15+nakit vekalet ücreti vereceğini taahhüt etmiş ve bu nedenle de kendisine 7.000.000-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, limited şirketlerin pay devrine dair TTK 595-598 arası hükümlerde noterdeki pay devri sözleşmesinden sonra kurul kararı ile şirket müdürünün ticaret siciline başvurması gerektiğini, ....... Ltd.Şti tek ortaklı olduğundan bu konudaki işlemi yapacak davalı ... şirketin mali müşaviri ....... 'a verdiği vekaletnameden de azil gönderdiğinden şirket temsilcisiz kaldığını, ... şirketin pay defterini, karar defterlerini ve tüm evrakları hiçbir zaman fiilen ne görmüş ne de zilyetliğine aldığını, Şirketin işlettiği işi dahi bilmediği halde ... sağ iken ortalıktan kaybolmuş ama vefatından sonra da ortaya çıkıp çevresi ile mali müşavire baksı yaparak defter ve belgeleri talep etmekte ve dükkanın kendisine verilmesini tüm ürünlerin alınacağı ile tehdit ettiğini, mali müşavirin beyanına göre kendisinin çocuğunun okuduğu okula dahi gidildiğini 2.000.000-TL talep edildiğini, 6.000.0000-TL'nin de ... tarafından talep edildiğini, oysa tereke batık durumda göründüğünü, müvekkiller biri üniversite öğencisi diğeri de henüz mezun olmuş ve bu konulardan anlamadığını, bir çok yerden de ayrıca tehdite maruz kaldıklarından ....... 'a gidemediğini, Şirketin vergi beyannamelerinin verilmesi, resmi belgelerinin imzalanması ve de işetilip borçlarının ödenmesi gerektiğini, mülk sahibi tarafından tahliyesi için işleme başlandığını, 6 aydır kapalı olan şirketin ürünlerini satan toptancıları ve alacaklıları her gün müvekkil küçükleri aradığını, davalı ... tarafından da önce kaymakamlığa müracaat edilmiş ve zilyetliğe müdahalenin meni talep edilmiş, sonra savcılığa taşınmazının işgal edildiği gerekçesi ile müracaat edilmiş fakat tüm belgeleri ile taşınmazın tapu kaydına tedbir konulduğu, ...'in kötüniyetli olarak bu taşınmazı görmeden ve iyiniyet kurumundan istifade amacıyla kayden malik göründüğü, tapuyu tescil aldıktan sonra içerisinde aile konutu olarak kullanıcı ...'a 1 ay içerisinde noterden ihtarname gönderilmediği gibi 6 ay içerisinde de tahliye davası açılmadığı hususları belirtildiği halde tapuyu satış vaadi ile adına alan davalı ... vekili ... ve ....... isimli kişi ile evin kilidi kırılarak kiraya verildiğini öğrendiğimizden hakkında ....... Cumhuriyet Başsavcılığı ....... soruşturma numarası üzerinden şikayetçi olunduğunu, Mali müşavir ....... 'ın kendisine yapılan baskı nedeniyle ticaret siciline müracaatı üzerine de ticaret sicili defter, belge ve kayıtların temsilciye yani davalıya tesliminin gerektiğini, Müvekkil ... tarafından 08/05/2025 tarihinde ....... Amirliğinde verilmiş olan ve durumu izah eden ifade tutanağını sunduğunu, dilekçenin yazımı tarihinde dahi bu baskı devam etmektedir ve dükkanın çilingir ile açılıp malların alınacağı beyan edildiğinden bu hususta gecikmesinde sakınca bulunan ve telafisi mümkün olmayan bir durum söz konusu olduğunu bu nedenle de ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu, bu nedenlerle davalıların müvekkiline yönelik hukuka aykırı ve suç teşkil eden eylem ve işlemleri ile şirketin yönetiminde meydana gelen boşluğun, yaz sezonunun gelmesi ve işletmenin faaliyete başlaması, resmi işlemlerin yapılması zorunluğu göz önünde bulundurularak, takdiren dosyadaki teminat ile verilmiş olan ihtiyati tedbirin de göz önünde bulundurularak ihtiyati tedbir kararı ile şirketin yönetimi için öncelikle şirketin tüm kayıt ve belgelerini de zilyetliğinde bulunduran ve işlemlerini yürüten mali müşavir ....... 'ın (....... ....... Cad.No:....... adresinde faaliyet gösterir) ya da takdir olunacak başka bir tarafsız temsil kayyumu atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile; davalı şirkette organ eksikliği bulunmadığı, şirketin yetkili organlarıyla yönetilmesi asıl olup, 6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davacı yanın davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delil ibraz etmediği gerekçesi ile; \"Mirasçı vekillerinin davalı şirkete temsil kayyımı atanması talebinin REDDİNE,\" dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İhtiyati tedbir talebinde bulunanlar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Dosya kapsamındaki tüm beyanları ve sunulan deliller, şirketin yönetiminde fiili bir boşluk olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davalı ...’ın şirketin pay defteri, karar defterleri ve diğer evraklarını fiilen elinde bulundurmadığı, şirketin işleyişini bilmediği ve müvekkillerin mirasçısı ...’ın vefatından sonra ortaya çıkarak müvekkillere tehdit ve baskı uyguladığı, mali müşavir ....... ’ın beyanları ile de sabit olduğunu, dosya kapsamında sunulan noter devir sözleşmeleri, icra takip belgeleri, haciz işlemleri, mali müşavir beyanları, ....... Merkezi’nde verilen ifade tutanağı ve ....... Başsavcılığı’nda devam eden soruşturma (....... ) gibi deliller, muvazaalı işlemlerin varlığını ve şirket yönetimindeki boşluğu açıkça ortaya koyduğunu, bu delillerin HMK m. 390/3 uyarınca yaklaşık ispat için yeterli olduğu kanaatinde olduklarını, yerel mahkemece bu deliller göz ardı edilerek eksik inceleme sonucu ara karar tesis edildiğini, bu nedenlerle ....... Mahkemesi ....... Esas sayılı dosyasında verilen ....... tarihli usul ve yasaya aykırı ara kararının kaldırılarak, ....... Ltd. Şti.’ye şirketin tüm kayıt ve belgelerini zilyetliğinde bulunduran mali müşavir ....... ’ın veya mahkemenin takdir edeceği tarafsız bir kişinin temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, noterde yapılan sözleşme ile müteveffa davacı ...'a devredilen dava dışı şirketteki davalı ... adına olan hisselerin davacı adına tescili ve devre konu dava dışı şirket adına kayıtlı taşınmazın davalı ...'e muvazaalı olarak devredilmesi iddiasına ilişkin olarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile dava dışı şirket adına tapuda tescili istemine, istinaf başvurusu ise davacı vekilinin ihtiyati tedbir  talebinin reddi ara kararına ilişkindir.<br>Mahkemece, davacılar vekilinin dava dışı şirkete temsil kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebi, 12/05/2025 tarihli ara karar ile reddedilmiş; karara karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Uyuşmazlık konusu, mahkemece söz konusu tedbir talebinin reddine dair ara kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Şirketlere kayyım (denetim, onay veya yönetim) atanmasına dair 6102 sayılı TTK'da açık bir hüküm bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1. maddesinde; TTK'nın 4721 sayılı TMK'nın ayrılmaz bir parçası olduğu hüküm altına alınmakla, 4721 sayılı TMK'nın 426. vd. maddelerinin uygun düştüğü ölçüde şirketler için de kıyasen uygulanması gerekir. Nitekim Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerince de, şirkette organ boşluğu, şirket ortakların hak ve menfaatlerinin korunması gibi nedenlerle şirketlere yönetim, denetim ve onay kayyımı atanacağı benimsenmiştir. Eldeki olayda; dava dışı şirkette organ boşluğu olduğuna dair bir iddia olmadığı gibi Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları incelendiğinde davalı ...'ın dava dışı şirketin tek ortağı ve aksi karar alınıncaya kadar 29/02/2024 tarihinden itibaren şirketi münferiden temsile yetkili müdürü olduğu, dolayısıyla dava dışı şirkette organ boşluğu bulunmadığı; kaldı ki davacı tarafça temsilci kayyım atanması istenen dava dışı ....... Şti davada taraf olmadığı gibi, davacı tarafından şirkete usulüne uygun olarak açılmış bir davanın da bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece dava dışı şirkete temsil kayyımı atanması yönündeki davacı yan tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetlidir.<br>Dosya içeriği, mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesi kararının ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-....... Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyasında verilen ....... tarihli ara karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.11/09/2025\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0416fb80dfd8c94a","SID":"59b4bc7b93f45028"}}