{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/154 <br>KARAR NO\t: 2025/658<br><br>DAVA\t:Sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti<br>DAVA TARİHİ\t: 05/09/2012<br>KARAR TARİHİ\t: 25/09/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... A.Ş 'nin Liman yapımı, gemi işletmeciliği, depolama ve her türlü terminal işletmeciliği,  kuru yük ve konteyner taşımacılığı, yat limanı yapımı ve marina işletmeciliği gibi konularda faaliyette bulunmak üzere 22 Mart 1991 tarihinde kurulduğunu, 2006 yılının Aralık ayında ... A.Ş 'nin %95 oranındaki ( A) Grubu hisseleri ...’da kurulmuş olan müvekkili ...( ...) adlı şirkete devredildiğini, ...’ın sahip olduğu tek malvarlığının ... A.Ş şirket hisseleri olduğunu,  ...’ın %50’sine sahip ... 'nın ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ve ... Esas sayılı dosyalar İle ... aleyhine iki adet icra takibi başlattığını,  borç miktarı 16.985.937,50 TL, takibe dayanak olarak ...’nın ... ile yapmış olduğu 28 Aralık 2007 ve 6 Mayıs 2008 tarihli iki sözleşme ve ödeme makbuzlarını gösterdiğini,  yaklaşık 1 aylık süre zarfında ...’a ait 169.460.996 adet  A.Ş hissesinin haczedilip,  ardından ihale alıcısı ...adlı şirketçe sözde iktisap edilmesi ile sonuçlandığını, ancak usulsüz tebligatlar yoluyla ve danışıklı olduğundan icra işlemlerine karşı açılan takibin şikayet yoluyla iptali ve ihalenin feshi davaları neticelerinde hem tebligatların usulsüzlüğüne karar verildiğini, hem de ihalelerin feshedildiğini, kararların kesinleştiğini, ihalenin feshi davalarında hukuka aykırı İcra işlemleri neticesinde ... tarafından iktisap edilen hisseler üzerine tedbir konulması talep edildiğini, ... 4. İcra Hukuk Mahkemesinin ... tarihinde Yargıtay bozma ilamı ile usulsüzlüğü sabit hale gelen ihaleler neticesinde devredilen hisselerin üçüncü kişilere devri ve temlikine ... 4. İcra Hukuk Mahkemesince tedbir kararı verildiğini, ... hisselerinin ... tarafından sözde iktisabının hemen ardından ... 'ın kötüniyetli ve muvazaalı olarak 99.460.996 adet payı ... adlı şirkete devrettiğini, İhtiyati tedbire aykırı olduğu sonradan anlaşılacak olan geçersiz bir devirle de bu kez 60.000.000 adet hissesini davalı ... ( ... ) adlı Rus şirketine devrettiğini, hiçbir ticari faaliyeti ve finansal hareketi bulunmadığını, kesinleşen mahkeme kararları ile birlikte ... A.Ş sermayesinin %95’ini oluşturan 169.460.996 adet hissesinin ... 'a ihalesi ile sonuçlanan ... 6. İcra Müdürlüğünün ... ve ... Esas sayılı İcra takip dosyaları üzerinden yürütülen icra işlemlerinin tümüyle hukuka aykırı ve kesin hükümsüz hale geldiğini, bu hisselerin halen ...’ın mülkiyetinde olduğunu, bu nedenle, İcra takiplerine ıttıla tarihi olan 1 Nisan 2010 tarihinden önce gerçekleşen haciz, kıymet takdiri ve ihale gibi tüm icra işlemlerinin kesin hükümsüz hale geldiğini,  ... 6. İcra Müdürlüğünün ... tarihinde tüm İcra işlemlerinin geçmişe etkili olarak kesin hükümsüz olduğunu tespit ederek,  işlemlerin geçmişe etkili olarak İİK 40. madde yoluyla tasfiye edilmesine karar verildiğini, 23.06.2011 tarihli işlemler esnasında ... yetkilileri tarafından hazırlanmış tarihsiz yönetim kurulu kararları ve “ beyaza imza” biçiminde imzalanan ve “ihtiyaca göre” doldurulmak üzere boş bırakılan yönetim kurulu karar taslakları ile yine şirketin sözde hissedarlarının temsilcilerince hazırlanmış ve ihtiyaç halinde kullanıma hazır bekletilen ıslak imzalı şablon ciro metinleri bulunduğunu, ... A.Ş 'nin 8 Nisan 2011 tarihinde yapılan genel kurulunun ve bu genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali talebiyle ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında 23.06.2011 tarihinde ... A.Ş 'ye ait taşınmazlar üzerinde ayni veya şahsi hak tesisinin önlenmesi bakımından İhtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini ve ayrıca yönetim kurulunun tüm karar ve işlemlerinden haberdar edilmesi için ... A.Ş 'ye denetim kayyımı atandığını, tedbir kararı incelenirken,  ... A.Ş 'nin en önemli taşınmazı üzerine ... A.Ş ortaklarından ... 'ın ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 28.476.299,18 TL alacak için haciz koydurduğunun tespit edildiğini, icra dosyası incelendiğinde, ... A.Ş ile ortaklarından ... arasında yapılan 1 Aralık 2011 tarihli sözleşme ve ek sözleşme bulunduğunu,  faiz miktarının mutabakatla %14,50 çıkarıldığını, ancak sözde ortakların arasındaki sözleşmelerin ve icra takibinin danışıklı olduğunu, tarafların bu sözleşmeyi yapmaktaki asıl amacının mevcut davalar neticesinde ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçlardan kendilerini korumak, tedbiri etkisizleştirmek ve esasen mevcut olmayan bir alacağın tahsil edilmesini sağlamak olduğunun açık olduğunu,  ... A.Ş 'nin fiili kontrolü, hissedarlık vasıfları bulunmadığı açık olan ... ve ... 'ın elinde olduğunu, söz konusu şirketler arasındaki işlemlerin danışıklı olduğunu, asıl ve nihai amacın ... 'ın hisselerine ulaşmasını engellemek ve ... A.Ş 'nin kontrolünü usulsüz ve hukuka aykırı olarak elde tutmak olduğunu, ... 'ın, ... A.Ş 'nin %95 oranındaki hisselerini yok hükmündeki cebri icra ihalesi yoluyla 6-7 Ocak 2010 tarihlerinde devraldığını, ...’nin çoğunluk hisselerinin... 'e cebri ihalesinden çok kısa bir süre sonra 22 Şubat 2010 tarihinde devraldığını, aynı doğrultuda ... hisselerinin 60.000.000 adedinin ... 'a devrinin tedbir kararının tebliğ alınmasından 6 gün önce gerçekleştirildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kısa aralıklarla yapılan işlemlerin muvazaa emaresi olduğunu kabul ettiğini, iyi niyetli üçüncü kişi ve yabancı yatırımcı olduğunu iddia eden ... 'ın son derece kompleks bir liman işletmesi yatırımında çoğunluk hisselerini hiçbir hukuki ve mali incelene çalışması yapmadan devraldığını,  bu durumun ticari hayatın gereklerine ve ticari teamüllere aykırı olduğunu, iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu iddia eden ... ile hisseleri ona devreden ... arasındaki devir müzakerelerinin ve hisse devrine ilişkin tüm sözleşmelerin bir buçuk ay içinde müzakere edilerek sonuçlandırılması ve devir işleminin yapıldığı gün yönetim kurulu kararı alınarak devrin pay defterine işlenmesinin  hayatın olağan akışına aykırı ve son derece sıra dışı olduğunu, söz konusu şirketlerin icra takipleri başladığı andan itibaren birlikte ve planlı hareket ettikleri, yaptıkları işlemler ile ... A.Ş’nin gerçek hissedarı ...  'ın hisselerine ulaşmasını engellemeye çalıştığının açık olduğunu, aslında aynı merkezden yönetildiğini, aralarında planlı bir işbirliği bulunduğunu, aralarında gerçekleşen tüm hisse devirlerinin muvazaalı işlemlerden ibaret bulunduğunun hiçbir tereddüte meydan vermeyecek kadar açık olduğunu, davalıların danışıklı işlemleri ve yetkililerinin ... A.Ş 'yi zarara uğratıcı ve hukuka aykırı işlemler yaptıklarının ... 6. İcra Müdürlüğü tarafından yapılan 23.06.2011 tarihli muhafaza işlemleri esnasında elde edilen belgelerle sabit olduğunu, ... A.Ş ile ... arasında imzalanan sözleşmelerin amacının ... A.Ş 'yi borçlu konuma getirmek amacıyla ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen tedbiri hükümsüz kılmak olduğunu, muvazaalı sözleşmelerin, ... A.Ş 'ye atanan denetim kayyımının bilgisi dışında gerçekleştiğini,  ... 14. Ağır Ceza Mahkemesinin,  usulsüz ve hileli işlemleri gerçekleştirmekle suçlananlar hakkında kamu davası açılması için yeterli delil olduğuna karar verildiğini, sözleşmelerin muvazaa sebebiyle kesin hükümsüz olmalarının yanı sıra emredici hükümlere aykırılık, imkansızlık sebepleriylede kesin hükümsüz olduğunu, şirkete verildiği iddia edilen paraların hukuken sermaye avansı olarak nitelenemeyeceğini, mevcut, geçerli ve tahsili talep edilebilir bir alacağın söz konusu olmadığını, bu alacağın temlik edildiğinden de bahsedilemeyeceğini,  muvazaa nedeniyle kesin hükümsüz olan 9 Mayıs 2011 tarihli sözleşmede ... A.Ş 'nin sözde ortaklarından ... 'nin ... A.Ş 'den olan sermaye avansı alacağının ...’a temlik edildiğinden bahsedildiğini ve bu para ile birlikte yine ...’ın sermaye avansı olarak ödediği veya ödeyeceği toplam miktarın ... A.Ş tarafından sermaye artırımı suretiyle sermayeye ekleneceğinin kararlaştırıldığını, ortada somut bir sermaye artırımı kararı olmadan yapılan ödemelerin sermaye avansı olarak nitelenemeyeceğini, muvazaalı sözleşmede, sözde ortak ... 'nin ... A.Ş 'den sermaye avansı olarak 19.552.421 TL tutarında bir alacağı olduğu bu alacağını ... 'a temlik ettiği, yine ... 'ın sermaye avansı olarak ödediği veya ödeyeceği toplam miktarın şirket sermayesine ekleneceğinin belirtildiğini,  ... A.Ş 'nin muvazaalı sözleşmeler tahtında ...’a herhangi bir borcuda bulunmadığını, muvazaalı sözleşmelerin temelini oluşturan sözde alacağın temliki işleminin de tamamen fiktif bir işlem olduğunu, hukuki sebepten yoksun olduğunu, ... A.Ş adına muvazaalı sözleşmeleri imzalayanların gerçekte ortak olmayan sözde hissedarlar tarafından belirlenen imza yetkisi kapsamında işlem yaptıklarını,  ... A.Ş adına sözleşmeyi imzalayan kişilerin şirket yetkili organları adına herhangi bir taahhütte bulunma yetkileri bulunmadığını iddia ederek, ... A.Ş ile ... arasında imzalanan ve ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ibraz edilen 9 Mayıs 2011 ve 1 Aralık 2011 tarihli sözleşmelerin muvazaa, emredici hükümlere aykırılık ve imkansızlık sebepleriyle kesin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, savunmasında özetle;  müvekkili şirketin ... A.Ş nin 181.000.000 hissesinden 60.936.530 hissesine sahip ortağı olduğunu,  davacı ...’in, ... A.Ş nin 181.000.000 hissesinin sadece 1 adet hisse sahip ortağı olduğunu,  davacı ... 'ın ... A.Ş’nin ortağı olduğunu iddia ettiğini, ancak hisselerinin icra ihalesi yolu ile satılmış olduğundan ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin...dosyasında öncelikle hissedar olduklarının tespit ettirilmesine  karar verilmekle ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında “ ortaklığın tespiti” davası açıldığını, davanın derdest olduğunu,  ... 'ın ... A.Ş 'nin hissedarı olmadığını, HMK 114/f maddesi gereğince davacı vekili tarafından usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ibraz etmediğini, ibraz edilen vekaletname ile ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında Lüksemburg Medeni Kanunun 1166.maddesine dayanarak açtıkları davanın ehliyetten reddedildiğini,  davacıların aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşmediğini, davacıların iptali istenen sözleşmenin ve icra takip dosyasının tarafı olmadıklarını,  sözleşmenin mevzuata uygun olduğunu,  sözleşme ile davacıların zararı olmadığını, müvekkili firma tarafından sağlanan finansman ile limanın bugün hukuki engellerin kaldırılması halinde faaliyete geçebilecek konuma geldiğini, müvekkilinin makbuzlardan görüleceği üzere ortak olduğu tarihten bugüne kadar ... A.Ş 'ye kaynak sağladığını, sağlanan finansmanın tamamen müvekkilinin şirket öz kaynaklarından ve banka aracı kullanmak suretiyle sağlanmış olup taraflar arasında bir sözleşme olmasaydı dahi müvekkili firmanın alacak hakkının doğduğunun kabul edilmek zorunda olduğunu, müvekkilinin bu kaynağı sağlarken hiçbir teminat almadığını,  davacıların kötüniyet içeren yaklaşımlarını görünce en azından alacağını teminat altına almak üzere gerekli hukuki girişimleri yapmak zorunda kaldığını, davacıların birbiri peşi sıra açtıkları davalarda sürekli olarak mahkemelerden tedbir konulmasını ve kayyım atanmasını talep etmelerinin ....A.Ş 'nin tüm ortakları üzerinde olumsuz etkiler yarattığını, herhangi bir geliri bulunmayan ve bu sebeple müvekkili ... tarafından sağlanan mali destekle inşaatını tamamlama aşamasına getiren ... A.Ş 'nin müvekkiline olan borcun gerçek bir borç olmadığını iddia etmenin abesle iştigal olduğunu, müvekkilinin ... A.Ş 'den olan alacaklarının bir kısmının muhasebe kayıtlarından önce sermaye avansı olarak yer aldığını, ancak şirketin sermaye artırımı temin edememesi halinde herhangi bir şekilde şirket varlıklarına tedbir konulması riskide varken müvekkilinin ... A.Ş 'ye vermiş olduğu ve vermeyi devam etmeyi taahhüt ettiği finansman alacaklarını güvence altına almak amacı ile tedbirleri almasından daha doğal ne olacağını, ... A.Ş 'nin gayrimenkulleri üzerine ihtiyati tedbir konulduğunu ve denetim kayyımı atandığını, davacıların sözleşmenin taraflarından herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ...A.Ş vekili, savunmasında özetle: müvekkili şirketin 1991 yılında kurulmuş olduğunu, davalı ... 'ın 2007 yılında %95 hissesine sahip ortağı olduğunu, ... 'un ortaklarının ise %50’şer paya sahip ... ve ...Ltd olduğunu, ... 'un %50 hissesine sahip ... 'nın ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ve ... Esas sayılı dosyasında .... aleyhine icra takibi başlattığını, ... 'un, ... 'deki %95 hissesinin haczine karar verildiğini, hisselerin satışa sunulduğunu ve ... tarafından satın alındığını, ihalenin kesinleşmesi ile icra müdürlüğünün ...’ye gönderdiği yazı gereğince ...’nin %95 hisseye sahip ortağı olarak kaydedildiğini, ancak öncelikle limanın tamamlanması için gerekli finansmanı  tek başına karşılayamayacağını gören ...'un sahip olduğu hisselerden %56’sını 22.02.2010 tarihinde davalı ... 'ye, %34’de 30.03.2011 tarihinde davalı ...’e devrettiğini, ... A.Ş 'nin ortaklık yapısının,  %5,5 ..., %56 ...,  %33,5 ... Ltd, %5 ... Belediyesi olarak teşekkül ettiğini, ... A.Ş 'nin ... döneminde iflas aşamasına getirildiğini, bu durumdan kurtarmak ve durmuş olan liman inşaatına yeniden hız vermek için çalışmalara başlandığını, sağlanan finansmanla ... 'tan kalan borçları ödediklerini ve duran liman inşaatına yeniden başladıklarını, ancak davacıların bu davada olduğu gibi diğer mahkemelerde devam eden davalarda ileri sürdükleri dayanaksız ve asılsız iddialar nedeniyle yaptırılan özel denetim sırasında ... 'nin 23.02.2012 tarihinden itibaren geriye doğru tüm işlemlerin incelendiğini ve rapora bağlandığını, raporda, ... A.Ş ortaklarının 2010-2012 dönem içinde ... A.Ş 'ye 48.258.205 TL nakit kaynak sağladıklarının tespit edildiğini, böyle bir haksız talep sonucunda ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararı verilerek bir de denetim kayyımı atandığını, bu haksız kararların iyiniyetle hareket eden şirket ortaklarını haklı olarak endişeye sevk ettiğini ve yatırıma devam etme konusunda tereddüt yaşamaları yanında o tarihe kadar sağladıkları finansmanı güvence altına almak düşüncesi ile dava konusu sözleşmenin yapılmasının istendiğini,  söz konusu kararların ihalelerin feshinden sonra verildiğini, davacıların iddialarının aksine icra işlemlerinin ve ihalelerin kesin hükümsüz olmadığını tespit ettiğini, ihalelerin feshedilmiş olmalarına rağmen bu İhalelere fesat karıştırıldığına dair hiçbir iddia ileri sürülemediğinden ihale alıcısı ... ve ondan hisse alan ...ve ... 'ın iyi niyetli olduğu yönünde hiçbir tereddüt yaratmadığını ve ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ihalelerin feshine rağmen davacı ... 'dan hissedarlığın tespiti davası açmasını istediğini ve ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ise şirket ortaklarının hisselerini devretmemesi yönünde tedbir talebini reddettiğini, bütün bu kararlardan görüldüğü üzere şirket ortaklarının iş ve işlemlerinin yasalara uygun ve iyi niyetle sürdürdüklerinin mahkemeler tarafından tespit edildiğini, ... A.Ş defterleri üzerinde inceleme yapıldığında aynı sonuca ulaşılacağını ve iddiaların asılsız olduğunun görüleceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>... 37. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ...ESAS,... KARAR ve 09/11/2012 tarihli kararı ile dava dosyası ile ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası  arasında hukuki ve fiili irtibat nedeniyle HMK 166.maddesi gereğince dosyaların birleştirilmesine, yargılamanın ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.<br>... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ...esas sayılı dosyasında 30/11/2012 tarihli ara karar ile; Genel kurul kararının iptali ve hükümsüzlüğü davalarının açılması, bakılıp görülmesinin TTK 381 vd maddelerinde özel düzenlemeye konu olduğu,  şirketin hissedarlık durumunun ihtilaflı olduğu, bu durumun çözüme kavuşturulması için davacılara süre verildiği,  ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dava açılıp görüldüğünü,  neticesinin beklendiğini, genel kurul kararının iptali davasında hissedarlık durumuna dair dahi inceleme yapılamadığını, birleştirilen dosyada, davalılar arasında yapıldığı iddia edilen sözleşmelerin hükümsüzlüğü davası ile elde ki davanın birlikte görülemeyecek davalardan olması dikkate alındığında birleştirme kararının yasal engele rağmen verilmiş bulunması gözetildiğinde tabii hakim ilkesini aşma düşüncesiyle verildiği kanaatine varıldığı,  birleştirme kararının yok hükmünde olduğu gerekçesiyle dosyanın tefrikine, dosyalar arasında bağlantı nedeniyle değil yasanın amir hükmü gereği tefrik kararı verildiği belirtilerek, dosyanın ... 37. Asliye Ticaret Mahkemesine iadesine kesin olarak karar verilmiştir.<br>Mahkememize ait 10/10/2019 tarihli  ...Esas...karar sayılı kararı  ile  davacı ... yönünden açılan davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine, davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar  verildiği, davacılar vekilinin kararı istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi  14. Hukuk Dairesi' nin... Esas ...karar sayılı kararı ile \"İlk derece mahkemesince, yukarıda alıntı yapılan bozma ilamında da belirtildiği üzere, karara esas alınan ceza mahkemesi beraat kararının delil yetersizliğinden kaynaklı olup hukuk mahkemesini bağlamayacağı ve aynı şekilde icra hukuk mahkemesi kararının genel mahkemeler yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı hususlarının göz önünde bulundurarak, sonucu beklenen mahkeme ilamı ve tüm dosya kapsamına göre uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, dosya sonucunu etkileyecek dava dosyasının kesinleşmesi beklenilmeksizin ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle, davanın davacı şirket yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle, davacı gerçek kişi yönünden ise esastan red kararı isabetli görülmemiştir. İlk derece mahkemesince daha önce bekletici mesele sayılan dava dosyalarının akıbetleri araştırılıp kesinleşmesinin beklenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle ve özellikle sonucu beklenmeden hüküm tesis edilen mahkeme ilamına dair Yargıtay bozma gerekçesi ışığında, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin,  ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair \" şeklinde karar verildiği ve dava dosyasının mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. <br>DELİLLER:<br>Kaldırma kararı sonrası mahkememizce  ... 15. İcra Hukuk Mahkemesi' nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası, ... 7. Ağır Ceza Mahkemesi' nin... Esas...Karar sayılı dosyası, ... 2. İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı dosyası, ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin  ...(yeni esas ...) Esas sayılı dosyası, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamıza celp edilmiştir. <br>Mahkememizce 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının hisse tespitine ilişkin olduğu ve mahkeme dosyasını aktif dava ehliyeti yönünden ilgilendirdiği gerekçesi ile bekletici mesele sayılmasına karar verilmiş;  ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde verilen hükmün bozularak mahkemenin ... Esas sayısını aldığı bu dosyada da mahkeme tarafından verilen ... esas, ... karar sayılı hükmün bozulduğu, dosyada  direnme kararı verildiği, direnme kararı üzerine; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas,... Karar sayılı ve 21/05/2025 tarihli ilamı ile ; \"...Davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE oy birliğiyle, (\"a\" bendinde açıklanan gerekçeyle), Davacılar vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda açıklanan genişletilmiş gerekçe ile direnme kararının ONANMASINA,  (\"b\" bendinde açıklanan gerekçeyle)...\" hükmün  21/05/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  davalılar arasında gerçekleştirilen 09.05.2011 tarihli sözleşme ve 01.12.2011 tarihli ek sözleşmenin muvazaa, emredici hükümlere aykırılık ve imkansızlık sebepleriyle kesin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasında,  davacı şirketin davalılardan... AŞ'de de %95 oranında hissedar iken dava dışı davacı şirket ortaklarından ... tarafından davacı şirket aleyhine başlatmış olduğu icra takibi  sonucunda davalı şirket hisselerinin haczedilmesi ve satışı ile hisselerin dava dışı ...’ye satılması ve satın alan şirketin ise hisselerin %56'sını dava dışı ... AG 'ye, %33 hissesini ise davalılardan ... Ltd.'ye devretmesi ve hisselerinin %33 oranında devredilen davalı ...A.Ş ile %33 hisseyi devir alan davalı ... Ltd. arasında dava konusu sözleşme ve ek sözleşmelerin gerçekleştirildiği, hisse satışına neden olan ihalenin feshine karar verildiği,  hisse satışına neden olan ve ihalenin feshi ile sonuçlanan icra takip tarihinden sonra olaylarla ilgili çok sayıda hukuki uyuşmazlıkların, ceza davasının ve icra takip dosyaları ile icra hukuk mahkeme kararlarının mevcut olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık olmadığı anlaşılmıştır. <br>Dava konusu 09 Mayıs 2011 tarihli sözleşme, davalılar arasında gerçekleştirmiştir. Sözleşmenin “2.Maddesinde \"Tarafların Hak ve Yükümlülükleri\" başlığı ile ...’ın ...’nin ortaklarından ... 'den alacağın temliki yolu ile devraldığı 19.552.421 TL’lik sermaye avans alacağı ile birlikte ... 'ın sermaye avansı olarak ödediği ve ödeyeceği toplam miktar, ... tarafından sermaye artırımı suretiyle sermayeye ekleneceği, bu amaçla sermaye artırım kararı verecek genel kurulun toplanması için ... yönetim kurulunun en geç 15 Haziran 2011 tarihinde genel kurulun toplanması için karar alacağı, 15 Haziran 2011 tarihine kadar ... yönetim kurulunun böyle bir karar almadığı takdirde, ...  'den temlik alınan miktar ve ... 'ın sermaye avansı olarak ödediği ve ödeyeceği toplam miktarın, 15 Haziran 2011 tarihi itibariyle borç hükmü kazanarak muaccel olacağı, ...’nin ...’a olan borcu 15 Haziran 2011 tarihinden itibaren %9,75 oranında temerrüt faizi ile birlikte .... 'a ödemeyi herhangi ek bir bildirime veya işleme gerek kalmaksızın kabul, beyan ve taahhüt ettiği hususunun belirtildiği, 01 Aralık 2011 tarihli ek sözleşmede ise 09.05.2011 tarihli sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğu, ... A.Ş yönetim kurulunun 06.07.2011 tarihli kararı gereğince 09 Mayıs 2011 tarihli sözleşme kapsamında ... 'ın ....’ye vermiş olduğu borç miktarının ek sözleşme altında ABD 8.000.000 Dolar artırıldığını, yönetim kurulu kararında da belirtildiği üzere ...’ye mahkemelerce herhangi bir tedbir verilmesi durumunda tedbir tarihinden itibaren gerek 09 Mayıs 2011 tarihli sözleşme altında verilen borç tutarının tamamına gerekse iş bu ek sözleşme altında verilen ve/ veya verilecek borç tutarına uygulanacak faiz oranının %9,75’den %14,50 faiz oranına çıkartılmasının karar altına alındığı, ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında ...’nin gayrimenkullerine konulan ihtiyati tedbir kararına 04.10.2011 tarihinde muttali olunduğu,  bu sebeple ... tarafından gerek 09.05.2011 tarihli sözleşme altında verilmiş gerekse de iş bu ek sözleşme altında verilmiş ve verilecek olan ABD Doları tutarlara 04.10.2011 tarihinden itibaren %14,50 oranında faiz uygulanması hususunda tarafların mutabık olduğu belirtilmiştir.<br>Dosya kapsamından, davalı ... A.Ş'nin 22.03.1991 tarihinde ana sözleşmesinin tescil edildiği, şirketin (A) grubu hissedarlarının, ....A.Ş, ... ,..., ..., ..., ..., ..., ..., ...  ve ...olduğu, şirketin kurucuları arasında .. Vilayeti ... İlçesine bağlı ... Belediyesi’ninde yer aldığı, şirketin amaç ve konususun ana sözleşmesinin 4. maddesinde, özel liman ve gemi işletmeciliği ile depolamacılık ve özel antrepoculuk,  her türlü kimyasal ve boyar maddelerin, cam petrol ve petrol ürünlerinin tüm metal ve ürünleri ile alaşımlarının yurt içi ve yurt dışı kara, hava, deniz ve demiryolu taşımacılığı,  perakende olmamak şartıyla alımı, satımı ve pazarlaması vb olduğu, 24.01.2007 tarihli olağan genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde,  hissedarların, ...,..., ..., ... Belediyesi ve ...’in yer aldığı, 08.04.2011 tarihli genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde, pay sahiplerinin ve sermaye miktarlarının ... (99.460.996), ...(60.000.000),, ....(10.000.000)...(1),  ... (1),... (1) ve ... (1) olduğu, ... ve ... şirketinin İsviçre uyruklu, ... şirketinin ise ... uyruklu ortaklar olduğu, ... 31. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinde satış sonrasında 84.000.000 adet ... A.Ş hisse senetlerinin satışa çıkarıldığı, 14.000.000 adet hissenin İsviçre’de mukim ... tarafından satın alındığı, ayrıca ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında daha önce ihalesi yapılan 85.460.996 adet  hissenin tamamının alınarak toplam 99.460.996 adet hisseye sahip olunduğu, yaklaşık 2 ay sonra ... şirketine karşı ihalenin feshi davasının açıldığı, ihalenin feshine karar verildiği, ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 06.05.2008 tarihli sözleşme ve ödeme makbuzuna dayalı olarak 5.000.000,00 USD karşılığı vb toplam 8.396.875 TL alacağın tahsili amacı ile takip başlattığı, borçlu şirketin şikayetinin kabulüne karar verildiği, ödeme emri tebliğinin 1 Nisan 2010 olarak belirlendiğinden bu tarihten önce yapılan işlemlerin İİK 40. maddesi kapsamında iadesi gerektiği belirtilerek borçlu şirket talebi üzerine ... hisselerine ... 'a iade edilmek üzere el konulmasına, geçici ilmuhabere veya paya bağlı hisselerin bulunamaması halinde 85.460.996 adet ... hissesinin Belport 'a ait olduğunun pay defterine işlenmesine,  yapılan ihale ile ... 'a ihale edilen 85.460.996 adet ... hissesinin malikinin halen ... olduğuna  dair sicile yazı yazılmasına ihale alıcısı ... tarafından icra dosyasına yatırılan ve dosya alacaklısı ... ödenen ihale bedelinin dosyaya yatırılması hususunda alacaklı vekiline müzekkere yazılmasına dair icra müdürlüğünce 23.06.2011 tarihinde karar verildiği, ihale feshedildiği için tahsil edilen miktarın borçtan mahsubunun mümkün olmayacağına talebin reddine dair 23.06.2011 tarihinde icra müdürlüğü tarafından karar verildiği, ... şirketi kararı şikayet ettiği. ... 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 31.02.2012 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği,  kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 24.09.2012 tarihli, ...Esas, ... Karar sayılı ilamı ile onandığı, onama ilamına karşı şikayetçi ... vekilinin karar düzeltme İstemi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin... Esas, ... Karar ve 22.01.2013 tarihli ilamı ile “ Türk Medeni Kanunun 763. maddesi gereğince bir taşınırın zilyetliğinin iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu hallerde o şeyin maliki olur. 818 sayılı BK’nın 231. maddesine göre müzayede ile menkul bir mal alan kimse onun mülkiyetini ihale anında kazanır.İhale ile menkul mal alıcıya teslim edildiği andan itibaren alıcı, bu menkul mal üzerinde temliki tasarrufta bulunabilir. Bu şekilde ihale alıcısından satın alan kişi dahi iyiniyetlidir ve o menkul malın mülkiyetini kazanır. Her ne kadar ihalenin feshi kararı,  ihale alıcısı ... etkilese de hisseleri ihale alıcısından satın alan üçüncü kişi ...  'nin kazandığı mülkiyet hakkını etkileyemez.Bir başka anlatımla,  ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 01.04.2010 tarihinden önce yapılan işlemlerin (06.01.2010 ve 07.01.2010 tarihli ihalelerde dahil olmak üzere ) yol hükmünde sayılması,  ihale bedelini ödeyip malı teslim alan alıcıdan söz konusu hisseleri satın alan iyiniyetli üçüncü kişilerin kazanımlarını etkilemez. Bu durumda mahkemece,  icra müdürünün mülkiyet hakkına müdahale eder şekilde,  satışı yapılan ve ... Holding AG 'ye devredilen hisse senetlerinin de borçluya ait olduğuna ilişkin kararının iptal edilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz..” gerekçesiyle önceki onama kararının kaldırılarak kararın bozulduğu, ... 15. İcra Hukuk Mahkemesinin ise ... Esas... Karar ve 09.04.2013 tarihli kararı ile bozma ilamına uyarak,  davanın kabulüne, devredilen hisse senetlerinin borçluya ait olduğuna ilişkin kararın iptal edilmesine karar verildiği, davacıların 24.08.2011 tarihinde ... 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davalı ... A.Ş hakkında genel kurul kararının iptaline dair dava açtığı, mahkemenin 21.12.2011 tarihli ara kararı ile kayyım atanmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar ve 16.02.2012 tarihli ilamı ile onandığı, aynı mahkemece davacılara şirket hissedarlığının tespiti için dava açmaları için süre verildiği, davacıların ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında tespit davası açıldığı, ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas, ...Karar ve 21.12.2017 tarihli kararı ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği,  red kararına karşı davacıların istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 25.09.2019 tarihli,... Esas,... Karar ile reddedildiği, red kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin... Esas, ...Karar ve 01.06.2022 tarihli ilamı ile tespite dair asıl dava yönünden bozulduğu,  ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas,...Karar ve 20.01.2014 tarihli kararı ile dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlaması nedeniyle aynı olayla ilgili açılan kamu davası sonucunda şirket yöneticileri ve diğer sanıklar hakkında konu ve iddiaların tamamen hukuki uyuşmazlık olduğu,  mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği,  kararın oy çokluğu ile alındığı, Yargıtay 23. Ceza Dairesinin ... Esas, ... Karar ve 25.05.2015 tarihli ilamı ile onandığı,  davalılardan ... tarafından davalı ... A.Ş hakkında ... 2. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında 30.06.2011 tarihinde iş bu dava konusu olan sözleşmelerden 09.05.2011 tarihli sözleşmeye istinaden 17.383.126,29 ABD Dolar( 28.475.299,18 TL ) alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlattığı, davacıların takip konusu sözleşme/ sözleşmelerin geçersizliğinin tespiti için iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce kaldırma kararı öncesinde aldırılan 23/10/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı ...'ın aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, esasen dava dosyası kapsamında, husumet ile ilgili sav ve savunmaların tümünün irdelenmesinin  ...bunlar usule ilişkin hususlar... cümlesinden olmakla.. mahkemeye ait bulunduğu; dava konusu 9.5.2011 ve 1.12.2011 tarihli sözleşmelerde sözü edilen işlemlerin ... A.Ş'nin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, transferlerin bankalar aracılığı ile yapıldığı dolayısıyla ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasında başlatılmış olan takibin ve dayanağı olarak gösterilen dava konusu sözleşmelerin yasanın dolanılmasına  yönelik ve/veya muvazaalı işlem ve takip olmadığı, mali kayıtların tetkikine bağlı olarak davalı yanın  savunmasının mahkemece benimsendiği durumda, davanın reddinin bahis konusu olabileceği şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür. <br>İstinaf kaldırma ilamında davacıların davalı şirket hakkında genel kurul kararının iptali talebi ile ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında açmış oldukları davada mahkemece şirketin hissedarlık durumunun ihtilaflı olması ve bu durumun çözüme kavuşturulması, tespiti amacı ile dava açılmasına dair davacılara vermiş olduğu süre sonunda, davacıların şirketin hissedarı oldukları iddialarına dair açmış oldukları ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasından vazgeçilerek karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olmadığı belirlenmiş olduğundan ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası (bozma sonrası ... Esas)  bekletici mesele yapılmıştır.<br>Her ne kadar davacılar vekili ... 8. Asliye Ticaret ...Esas sayılı dosyasının da bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de celbedilen   ... 8. Asliye Ticare...Esas sayılı dosyasının davacılar tarafından  davalı ... A.Ş.'nin 13.02.2010 tarihli genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olduğu, eldeki davanın ise  09.05.2011 tarihli sözleşme ve 01.12.2011 tarihli ek sözleşmenin muvazaa, emredici hükümlere aykırılık ve imkansızlık sebepleriyle kesin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin olduğu, dosyaya etkisi bulunmadığı, anlaşıldığından bu dosya bekletici mesele yapılmamıştır.<br>Mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda bekletici mesele yapılan ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinden,  mahkemenin ...Esas, ... Karar ve 21.12.2017 tarihli kararı ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 13. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar ve 25.09.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar ve 01.06.2022 tarihli ilamı ile birleşen dosyada verilen kararın onanmasına, asıl dosyada verilen kararın \"bozularak kaldırılmasına\" karar verildiği, bozma sonrası dava dosyasının mahkemenin 2022/897 Esas sırasına kaydedildiği ve 23/03/2023 tarihli duruşmada Yargıtay 11 HD nin 01/06/2022 tarihli bozma ilamına karşı asıl dosyada verilen hüküm yönünden HMK 373/5 maddesi gereğince direnilmesine karar verildiği ve direnme kararının temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21/05/2025 Tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile direnme kararının onanmasına, karar verilmiştir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21/05/2025 Tarih  ...Esas ... Karar sayılı kararı ile \"uyuşmazlık; davacı şirketin, davalı ... A.Ş’deki %95 hissenin kendisine aidiyeti yönünde davalı ... A.Ş’nin pay defterine şerh düşülmesine dair İcra Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle yaptığı şikâyetin mahkemece reddine ilişkin kararın onanması üzerine karar düzeltme yoluna başvurulması sonucunda Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 22.01.2013 tarihli ve ... Esas,... Karar sayılı kararı ile davalı ...’tan hisse devralan asıl davadaki diğer davalılar ... ve ...’ın iyiniyetli kişi olduklarına dair tespitlere yer verildiği eldeki davada, icra hukuk mahkemesince verilen bu kararın ve Özel Dairece (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi) tarafından yapılan bu tespitlerin mahkemece hükme esas alınıp alınamayacağı, ihalenin feshi kararlarının kesinleşmesiyle birlikte davalı ...’un iyiniyetli zilyet ve malik sayılmasının mümkün olup olmadığı, davalı ...’un sonradan iptal olunan ihale ile elde ettiği 500 Milyon USD değerinde liman işletmesi olduğu ileri sürülen davalı ... A.Ş. hisselerinin %56’sını davalı ...’e, %33,5’ini davalı ...’a devrettiği asıl davada bahsi geçen şirketlerin iyiniyetli olarak kabul edilip edilemeyecekleri, davalılar ..., ... ve ...’ın hayatın olağan akışına aykırı, kötüniyetli ve muvazaalı olarak birlikte hareket edip etmedikleri, ... 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen beraat kararının eldeki davaya bir etkisinin bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre ilk derece mahkemesince asıl davanın reddine karar verilmesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>...Diğer bir ifadeyle davacı taraf davalıların kötüniyetli olduklarını ispatlayamadığı gibi aralarında işbirliği olduğunu, şirketler arasında organik bağ olduğunu, sırf söz konusu hisseleri davacının elinden almak için asıl alacaklı ile işbirliği içinde hareket etiklerini kanıtlayamamıştır. Yapılan ilk ihale, tebligat usulsüzlükleri nedeniyle iptal edilmiş ise de emin sıfatı ile zilyet ihale alıcısından hisseleri devralan üçüncü kişilerin iyiniyetli kazanımlarını etkilemeyecektir. Ayrıca davacı hakkında yapılan ve kesinleşen icra takiplerinden dolayı takip alacaklısına borcu olmadığını iddia etmediği gibi bu konuda açılmış bir menfi tespit davası da bulunmamaktadır. Ayrıca, hisseler ihale alıcısının kusuru olmaksızın ve ondan kaynaklanmayan nedenlerle feshine karar verilen ihale ile davalı ...'a, ondan da söz konusu hisseler üzerinde henüz bir tedbir kararı yokken satış üzerine diğer davalılara intikal etmiştir.<br>Buna göre davaya konu hisse senetleri davacının borcundan dolayı kesinleşen icra takibi sonucunda -ilk ihale tebligat usulsüzlükleri nedeniyle iptal edilmiş olmasına rağmen- iptaline karar verilen bu ihale ile hisseleri satın alan ve davacı tarafça kötüniyetli oldukları ispatlanamayan, ihale alıcısı emin sıfatı ile zilyet ...'tan edinen iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olan davalılar ... ile ...'ın bu kazanımlarını etkilemeyecek olmasına göre mahkeme kararı usul ve yasaya uygundur.<br>...7. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2014 tarihli ve ... Esas,... Karar sayılı kesinleşmiş kararında,  223/2-a-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir. Anılan ceza mahkemesi kararının gerekçesinde; şikâyete konu iddiaların hukuki uyuşmazlık niteliğinde olduğu, iddiaların kısmen ya da tamamen çeşitli hukuk mahkemelerinde dava ve icra takiplerine konu edildiği, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın sadece borç-alacak ilişkisinden kaynaklandığı, hukuki uyuşmazlığın çözümü ile ilgili delillerin takdiri ve değerlendirilmesi hususunda görev ve yetkinin hukuk mahkemelerine ait olduğu, davalı şirketlerin yöneticilerinin de aralarında yer aldığı sanıkların fiillerinin isnat edilen suçlar yönünden değerlendirildiği, bu anlamda delil yetersizliği sebebiyle sanıkların isnat edilen suçları işlediklerinin ispatlanamadığı, ayrıca yargılamaya konu fiillerin atılı suçların kanunda aranan unsurlarını içermediği belirtilmiştir.<br>Bu kapsamda anılan ceza mahkemesi kararında, davacı tarafından davalı tarafa karşı ileri sürülen maddi vakıaların hukuka aykırılığına yönelik olarak tereddüde mahal vermeyecek düzeyde açık bir tespite yer verilmediği, sadece davalı şirketlerin yöneticilerinin fiilleri hakkında isnat edilen suçlar yönünden yapılan değerlendirme ile delil yetersizliği sonucu atılı suçların davalı şirketlerin yöneticileri tarafından işlendiğinin sabit olmaması ve suçların unsurları itibarı ile oluşmadığı  nedenine dayalı olarak beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.<br>O hâlde bahsi geçen ceza mahkemesi kararının eldeki davaya bir etkisi bulunmadığından mahkemece hükme esas alınamaz.<br>Hâl böyle olunca  ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile asıl davanın  reddine karar verilmesi gerekmekle; sonucu itibariyle doğru olan direnme kararının açıklanan genişletilmiş gerekçe ile onanmasına\"karar verilmiştir.<br>Mahkememizde uyuşmazlık konusu olan hususlar genel itibariyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21/05/2025 Tarih  ... Esas ... Karar sayılı ilamında değerlendirilmiş olup sonuç olarak dosyamız davacıları tarafından davalı ... A.Ş. hisselerinin davacı şirkete ait olduğunun tespiti istemine ilişkin açılan tespit davasının reddine karar verilmiş olmakla ...  İşletmeleri A.Ş.'nin ortağı konumunda olmayan ve menfaat ihlalinden de bahsedemeyecek durumda olan davacının mutlak muvazaa nedeniyle sözleşmelerin hükümsüzlüğünü ileri süremeyeceği, 09/05/2011 ve 01/12/2011 tarihli sözleşmelerin tarafı konumunda da olmadığı anlaşıldığından aktif husumet ehliyeti bulunmayan davacı ... yönünden davanın aktif husumet ehliyeti yönünden  reddine karar verilmiştir.<br>Davacılardan ..., davalı ... Şirketinin % 1 ortağı olup sözleşmelerin tarafı olmamakla birlikte 3.şahıs olarak mutlak muvazaa iddiasında bulunma ve dava açma hakkında sahip olup, sözleşmelerin TBK  19/2 Mad.gereğince mutlak muvazaa nedeniyle yok hükmünde sayılıp sayılamayacağı yani tarafların sözleşme yapma iradesi bulunmamasına rağmen 3.kişileri aldatma maksadı ile sözleşme yapılıp yapılmadığının anlaşılması için mali yönden defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 09/05/2011 ve 01/12/2011 tarihli sözleşmelere uygun olarak ilgili işlemlerin ticari defterlere kaydedildiği, transferlerin bankalar aracılığı ile yapıldığı, sermaye avansına ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmiş olduğu muvazaa iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla davacı ... yönünden de davanın esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;  <br>1-A)Davacı ... yönünden açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,<br>B)Davacı ... yönünden açılan davanın REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu karar harcının peşin alınan 583.470,25 TL harçtan mahsubu ile artan 582.854,85 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı .. den alınarak davalılara verilmesine,<br>4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 949.660,23-TL nispi vekalet ücretinin davacı ... den alınarak davalılara verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına<br>6-Davalılar tarafından yapılan 100-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,<br>7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ( e duruşma) ve davalı ... A.Ş. Vekilinin yüzüne karşı;  6100 sayılı HMK'nun 342. ve  345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle  tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile  HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere  oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025<br><br>Başkan <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Katip <br> e-imza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ea1d4d3ba0860d8","SID":"f6e05792a5483a26"}}