{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/2797 <br>KARAR NO\t: 2025/973<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/07/2021<br>NUMARASI\t: 2016/713 Esas, 2021/629 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ : 24/09/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine  ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının   kısmen kabulüne dair verilen karara taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili ,müvekkili ... ile ... Genel Müdürlüğü arasında Avrupa yakası II. Kısım Müteferrik Atık Su Arıtma Tesisi inşaatı, sözleşmesinin 02.08.2007 tarihinde imzalandığını, sözleşme imzalandıktan hemen sonra inşaat hazırlığına başlayan müvekkiline imalat yapılacak alanın geç teslim edildiğini, 2007 yılında yer teslimlerinin aksamasından dolayı ödeneğin harcanmayan kısmı olan 1.572.538,60 TL ödenerek aktarılmaması ve karşılık gelen sürenin ilave edilmemesi hem süreden hem de fiyat farkından dolayı müvekkilinin mağdur edildiğini, davalının sonradan tesis yerlerinde yaptığı değişiklik ve kapasite artırımları hakkaniyet ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, 2009 yılında yaşanan sel felaketi nedeniyle inşaatların durma noktasına geldiğini, hak edişlerin zamanında ödenmemesi müvekkili açısından ciddi zarara yol açtığını, müvekkilinin işi %80 oranında bitirdiğini, projelerin onayındaki önemli gecikmelerin yaşandığının görüleceğini toplam proje onaylarındaki gecikmenin 248 gün olduğunu, açıklanan nedenlerle 3.500.000,00-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesini, bildirilmiş olan hak edişlerin sözleşmede belirtilen fiyat farkları ile birlikte ödenmesini, fesih anı itibariyle inşası devam eden tesislerde bırakılan malzemelerin bedellerinin ödenmesini, fesih nedeniyle yoksun kalındığı karın hesaplanarak ödenmesini, irad kaydı düşünülen teminatların iadesini, müvekkili şirketin sebep olmadığı ilave süreler ve geç yapılan ödemelerden dolayı kaynaklanan genel finansman giderlerin ödenmesini, talep edilen alacaklar için hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek  müvekkiline ödenmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili , davanın süresi içerisinde açılmadığını, sözleşme gereğince işin yapılma yerinin İstanbul genelindeki belde ve köyler olarak belirlendiğini, yüklenicinin atıksu arıtma tesisi yapmayı kabul ettiği ihale kapsamı dışındaki köyler ile ihale kapsamındaki köylerin aynı coğrafi konum ve iklim koşullarına sahip olmaları sebebiyle yüklenicinin çalışma şartlarında zorlaştırma iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının ödenek atarılmaması iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ödeneğin idarelerince 27/09/2017 tarih ve 2007/580 numaralı Yönetim Kurulu Kararı ile ödenek aktarımının yapıldığını, davacının %80 oranında iş bitirme iddiasının gerçeği yansıtmadığını, yüklenicinin hem işleri zamanında bitirmediğini hem de sunulan iş programının çok gerisinde kaldığını, tüm uyarılara rağmen personel, ekipman vc vardiya sayısını artırmak yerine iş gücünü düşürüp durma noktasına getirdiğini, normal işin bitiş süresi 10.02.2010 iken her türlü hukuki manada yaşanan olumsuzluklar dikkate alınarak 447 günlük bir süre uzatımı verildiğini, ancak işin süresinin 03.05.2011 tarihine uzatılmasına rağmen yüklenicinin her durumu kendi aleyhinde göstererek işi zamanında bitirmekten imtina ettiğini, son çare ve kamu menfaatine yönelik olarak sözleşmenin feshedildiğini belirterek , davanın usulden reddini, davanın usulen reddine taleplerinin kabul görmemesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece , taraflar arasındaki sözleşmenin konusu İstanbul Avrupa yakasındaki çeşitli lokasyonlardaki 28 adet köyde atık su arıtma tesisi yapılmasına ilişkin olup, ihale kapsamında yapılacak tesislerin yerlerinde ve kapasitelerinde değişiklik yapılmış olup, 28 köyden 6'sında ve ihale kapsamında olmayan 11 köyde arıtma tesisi yapılması kararlaştırılmış ve sonuçta 17 köyde bu tesislerin yapılması kararlaştırılmıştır. Söz konusu köyler Çatalca, Silivri ve Şile ilçelerinde bulunduğu, sözleşmenin 02/08/2007 tarihinde imzalandığı, 10. Maddesine göre iş yeri teslim tarihinden itibaren 913 takvim günü içerisinde (resmi tatil günleri ve fen noktasında çalışmaya uygun olmayan günler dikkate alınmamıştır) işin bitirilmesinin gerektiğinin kararlaştırıldığının, hak ediş ödemelerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle 148 gün ve sonra 299 gün olmak üzere toplam 447 gün ek süre verildiği, ek süre de iş bitim tarihine kadar 11 köyde kısmi geçici kabullerin yapıldığı, kalan 6 köyde imalatların tamamlanmadığı, merkezi kontrol odasıyla ilgili herhangi bir çalışma yapılmadığı, kanal inşaatlarının da tamamlanmadığı,Yüklenicinin hem işleri zamanında bitirmemesi hem de sunulan iş programının çok gerisinde kalınması tüm uyarılara rağmen personel, ekipman ve vardiya sayısının arttırmaması gerekçesiyle davalı tarafından 60 gün süreyle ihtarname gönderildiği, bu sürenin bitimini takiben 02/08/2011 tarihli yönetim kurulu kararıyla yapım işleri genel şartnamesinin 48 maddesi gereğince sözleşmenin feshedildiği, Sözleşmede 4735 sayılı kanun ve yapım işleri genel şartnamesi esasların uygulanacağının kararlaştırılmış olduğu, sözleşme de idarece yapılacak feshe ilişkin hükümlerin bulunmadığı, fesih sonrası tesislerin mevcut durumunun fesih durum tespit tutanağı ile tutanağa bağlandığı, fesih sonrası kalan işlerin başka firmaya 3.538.966,74-TL teklifle ihale edildiği, İş yerlerinin yüklenici davacıya teslimi ...'nin 6. Maddesi gereğince ortak bir tutanak ile düzenlenmiş ise de, bu teslimin 28 adet köyün tamamı için eş zamanlı olarak iş yapmaya elverişli mahalleri göstermediğinin ticari hayatın olağan akışı gereği sabit olduğu, buna göre yer tesliminin gerçekte fiilen geciktiği durumlarda gecikmeye karşılayacak şekilde iş süresine ekleme yapılması gerektiği, Ödenek aktarımı hususunda yüklenicinin iş süresinde artma veya azalma olmadığı sadece çalışılacak günlere göre ödeneğin revize edildiği, buna göre davacı yüklenicinin ödenek aktarımına ilişkin bir zarara uğramadığı, İhale kapsamındaki 28 köy yerine 17 köyde sonuç olarak çalışılması kararlaştırılmış, ancak 28 adet köyün toplam kapasitesi 42 bin kişiyken 17 köyün kapasitesi 56 bin kişi olup, ...'nin 6. Maddesi gereğince her bir değişiklik için davacıdan yazılı muvafakat alınmış olup, yer değişikliği sırasında yüklenicinin iş başına getirilmiş olan araç ve makinelerinin yeni iş yerine taşınması söz konusu olmadığı için bu nedenle süre uzatımda insiyatif olmadığının idare tarafından değerlendirildiği ancak karşılıklı anlaşma ile bu değişiklikler yapılmış ise de 500/1000 kişilik tesislerde dikdörtgen olan çökeltme havuzları 400/800 kişilik tesislerde dairesel norma dönüştürülmesi bunun hem yapım güçlüğü getirmesi hem de işin maliyetini arttırması, iş yerinin çok sık oranda değişmesi nedeniyle yer tesliminin tam olarak yapılmamış olması, yüklenicinin iş programında aksamaya tam kapasite ile çalışamamasına, proje değişiklikleri ve yeni proje hazırlama çalışmalarının uzamasına yol açabileceğinden bu değişiklikler nedeniyle ilave süre verilmesi gerektiği, ...'nin 30. Maddesi gereğince, sel felaketinin ve zararlarının tespitinin bizzat davalı idarenin personelince yapılarak tutanağa bağlandığı, buna göre bu mücbir sebebin iş üzerinde ve taşıma yollarında tahribat yaptığı, buna göre bu mücbir sebep nedeniyle ilave süre verilmesi gerektiği, ...'nin 40,12/2 maddesi gereğince hak ediş ödemelerindeki gecikmenin kesin bir süre uzatım nedeni olduğu, ve zaten bu nedenle ... yönetim kurulunun 16/02/2010 ve 18/08/2010 tarihli kararlarında 5-10, 2, 11, 12, 14 nolu hak edişlerde gecikme olduğunun kabul edildiğinin ve ek süre verildiği, ...'nin 18. Maddesi gereğince sözleşmenin feshinden önce 19 adet hak edişin değerine göre yüklenici davacının tamamladığı işlerin nakdi gerçekleşme oranının % 65 olduğu, 20 nolu fesih hak edişine göre %69 olduğu, davacının %80 oranında iş bitirme iddiasında bulunduğu ancak davalı idarenin iş bitirmeye ilişkin tutanakla tespit yaptığı, tutanağın ve 20 nolu fesih hak edişinin aksine olarak iş bitirme oranının % 69 'dan daha fazla olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, Proje değişikliği ve kapasite artışı iki tarafın rızası ile olmuş olsa bile, meydana gelen proje değişikliği ve kapasite artışından dolayı idareye süre verilmesi gerektiğinin işin gereği olduğu,... 12 ve 14 maddeler dikkate alındığında, davacı yüklenici tarafından hazırlanan projelerin onay süresinin 1 aydan daha uzun sürdüğü durumlarda bu süre içerisinde projenin idare ile yüklenici arasında karşılıklı gidip gelme süresinin bu süreye dahil olup olmadığının önem arz ettiği, hatalı projeler var ise ve bir aylık süreler içerisinde değişiklik yapılmış ise yükleniciye geri verilen projelere ait 30 günlük sürenin yeni projenin onay başvurusu ile başlamasının gerektiği, onay başvurusuna ilişkin 248 günlük gecikmenin 69 gününün 2009, 179 gününün 2010 ve 2011 yıllarına ait olup, hak ediş ödemelerinde gecikme ise 2007-2009 yıllarında olduğundan, hak ediş ödemelerindeki gecikme ile proje onayındaki gecikme dönemlerinin örtüşmediği ve bu nedenle proje onayındaki gecikmeler nedeniyle ek süre verilmesi gerektiği, 3 köy açısından elektrik müsadelerinin geç alınması nedeniyle idarenin kusurlu olduğu, Davalı idarenin fesih ihtarnamesinin aksine, davalının yukarıda anlatıldığı üzere kusurlu olduğu, davalı idarenin feshinin haksız olduğu, buna göre;Tamamlanan işlerin bütünü 20 nolu hak ediş ile sonlandığından, davacı yüklenicinin maddi zararı hesaplanırken bu hak ediş üzerinden hesaplanması gerektiği, buna göre tamamlanmayan işler, bu rakam üzerinden net %7 lik müteahhit karı ve davacının muammen bedelin %52,09 unu teklif ettiğinden tamamlanmayan işlere ilişkin yüklenicinin uğramış olduğu maddi zararın 218.093,33-TL olacağı, Davacının yapılan hak edişler nedeniyle alamadığı hak ediş miktarının 326.556,77-TL olduğu, Davacı yan her ne kadar tesiste bırakılan malzemelere ilişkin alacak talebinde bulunmuş ise buna ispatlar bir delil bulunmadığı,Davacı yüklenici ile davalı idare arasında imzalanan sözleşmenin 11. Maddesine göre yüklenici tarafından verilen kesin teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle 600.000,00-TL'nin ve 49.592,21-TL'lik ek kesin teminattan kaynaklanan alacağın davacıya iadesinin gerektiği, Davacı taraf her ne kadar 20 nolu hak edişin hesaplamada dikkate alınmasını hukuka aykırı olduğu iddia edilmiş ise de son hak edişte idarenin hak edişi hazırlamadan önce yükleniciyi davet etmiş olması, fakat yüklenicinin bu davete icabet etmemiş olması nedeniyle şartname gereğince usulüne uygun olarak tek taraflı olarak gerçekleştirildiği, kar mahrumiyeti alacağı kapsamında fesih sonrasında kalan imalat yapılmamış kısım açısından fiyat farkı verilmesinin mümkün olmadığı, fesih sonrası yeni yüklenici ile yapılan sözleşmenin birebir eksik kalan imalatlara yönelik yapıldığının değerlendirmenin hatalı olacağı, 20 nolu hak edişte yapılan değerin tutarlı olduğu, Davacı şirket açısından ayrıca manevi tazminat talep edilmiş ise de manevi tazminata hükmedilebilmesi için,  kişilik haklarına hukuka aykırı bir şekilde saldırıda bulunulması gerektiği, somut olayda ise, davalı tarafın sadece sözleşmeye aykırı işlem ve eyleminin olduğu, davacı tarafın kişilik haklarına saldırı niteliğini taşıyabilecek eylemde bulunulmadığı, başlı başına sözleşmeye aykırı eylem ve işlemlerin manevi tazminata konu edilemeyeceği anlaşıldığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilerek , 1-Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 326.556,77 TL hak ediş alacağı, 218.093,33 TL kar mahrumiyeti, 600.000 TL kesin teminattan kaynaklanan alacak, 49.592,61 TL ek kesin teminattan kaynaklanan alacak ve 61.077,23 TL ilave fiyat farkının dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve sair isteklerin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında , bilirkişi raporunda geçici kabul noksanlıklarına ilişkin kesintilerin müvekkile iadesi gerektiği belirtilmesine rağmen bu husus gerekçeli kararda değerlendirilmediğini , kararın 5. Sayfasında açıkça işaret edildiğini ancak gerekçede olmadığını , idare tarafından tek yanlı düzenlenen 20 no'lu hak edişin esas alınmasının hukuka aykırı olduğun , müvekkilinin kusuru dışındaki gecikmelerden doğan fiyat farkı taleplerinin karşılanmadığını , idareden kaynaklı gecikmeler sebebiyle katlanılan genel giderler ve finansman giderlerinin karşılanması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararınını kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafında , idarenin kusurlu olduğu gerekçesinin hatalı olduğunu , idare tarafından haklı nedenle fesih gerçekleştirildiğini , davacının işleri zamanında bitirmediğini ,uyarıldığını , iş gücünü düşürdüğünü , 1.6.2018 tarihli raporda gecikmenin davacı yükleniciden kaynaklandığının tespit edildiğini  , yerel mahkemenin 2. Heyetten alınan kök ve ek raporlara dayanıldığını , yeterli gerekçelendirme yapılmadığını , heyet raporları arasında çelişki olduğunu , idare tarafından yeniden ihale yapılmak zorunda kalındığını , 1. ve 2, heyet raporları arasında çelişki olduğunu , anılan çelişkinin giderilmeden karar verildiğini , davacının davasının tamamen reddi gerektiğini belirterek , yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olup , davacı yüklenici , davalı iş sahibidir.  Davacı vekili dava dilekçesinde , davalı ile müvekkilinin arıtma tesisinin inşası için 02.08.2007 tarihinde sözleşme yaptığını , davalının yeri geç teslim ettiğini , geç teslim sebebiyle 1.572.538,60 TL. Ödenmemesi ve süre sebebiyle fiyat farkından müvekkilinin zarara uğradığını , davalının  işlerde değişiklik ve kapasite arttırımı yaptığını , 2009 yılında sel felaketi sebebiyle inşaatın durma noktasına geldiğini , proje onayının 248 gün geciktiğini , işin %80 oranında bitirildiğini belirterek , 3.500.000,00-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesini, bildirilmiş olan hak edişlerin sözleşmede belirtilen fiyat farkları ile birlikte ödenmesini, fesih anı itibariyle inşası devam eden tesislerde bırakılan malzemelerin bedellerinin ödenmesini, fesih nedeniyle yoksun kalındığı karın hesaplanarak ödenmesini, irad kaydı düşünülen teminatların iadesini, müvekkili şirketin sebep olmadığı ilave süreler ve geç yapılan ödemelerden dolayı kaynaklanan genel finansman giderlerin ödenmesini talep etmiştir.Davalı vekili , davanın süre yönünden reddi gerektiğini , davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını , işin 10.02.2010 tarihinde işin teslim edilmesi gerektiğini , davacının işi  süresinde teslim etmediğini , 03.05.2011 de iş süresinin 447 gün uzatıldığını ancak davacının işi bitirmekten imtina ettiğini, %80 işin bittiği iddiasının gerçek olmadığını ,  sözleşmenin bu sebeple feshedildiğini  belirterek davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkeme , Davalı idarenin fesih ihtarnamesinin aksine, davalının yukarıda anlatıldığı üzere kusurlu olduğu, davalı idarenin feshinin haksız olduğu, buna göre; , tamamlanan işlerin bütünü 20 nolu hak ediş ile sonlandığından, davacı yüklenicinin maddi zararı hesaplanırken bu hak ediş üzerinden hesaplanması gerektiği, buna göre tamamlanmayan işler, bu rakam üzerinden net %7 lik müteahhit karı ve davacının muammen bedelin %52,09 unu teklif ettiğinden tamamlanmayan işlere ilişkin yüklenicinin uğramış olduğu maddi zararın 218.093,33-TL olacağı, davacının yapılan hak edişler nedeniyle alamadığı hak ediş miktarının 326.556,77-TL olduğu, davacı yan her ne kadar tesiste bırakılan malzemelere ilişkin alacak talebinde bulunmuş ise buna ispatlar bir delil bulunmadığı,davacı yüklenici ile davalı idare arasında imzalanan sözleşmenin 11. Maddesine göre yüklenici tarafından verilen kesin teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle 600.000,00-TL'nin ve 49.592,21-TL'lik ek kesin teminattan kaynaklanan alacağın davacıya iadesinin gerektiği, davacı taraf her ne kadar 20 nolu hak edişin hesaplamada dikkate alınmasını hukuka aykırı olduğu iddia edilmiş ise de son hak edişte idarenin hak edişi hazırlamadan önce yükleniciyi davet etmiş olması, fakat yüklenicinin bu davete icabet etmemiş olması nedeniyle şartname gereğince usulüne uygun olarak tek taraflı olarak gerçekleştirildiği, kar mahrumiyeti alacağı kapsamında fesih sonrasında kalan imalat yapılmamış kısım açısından fiyat farkı verilmesinin mümkün olmadığı, fesih sonrası yeni yüklenici ile yapılan sözleşmenin birebir eksik kalan imalatlara yönelik yapıldığının değerlendirmenin hatalı olacağı, 20 nolu hak edişte yapılan değerin tutarlı olduğu, davacı şirket açısından ayrıca manevi tazminat talep edilmiş ise de kişilik haklarına saldırı olmadığından reddine karar vermiştir. 27.6.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacı yüklenicinin geç tesliminin fesih nedeni olduğunu ancak ,  ortaya çıkan gecikmenin mücbir sebepler veya idareden kaynaklanan nedenlere, yükleniciye gerekli süre uzatımı verilmesi ve gecikilen sürenin işin sözleşmesinde öngörülen bitim tarihine eklenmesinin gerektiği, yüklenicinin süre uzatım hakkı tanınmadan fesih yapılmasının hukuka aykırı olduğu ,  4735 Sayılı Kamıı İhale Sözleşmeleri Kanunun ile Yapım İşleri Genel Şartnamesinin uygulanacağı sözleşmede hüküm altına alınmış olup. bahse konu Şartname ve Sözleşmede İdarece yapılacak kusurlu fesihe ilişkin husus bulunmadığı ,fesih soması tesislerin durumu, idare tarafından fesih durum tespit tutanağı ile kayıt altına alındığı ,  fesih sonrasında, Davacı Yüklenici tarafından bahse konu işin tamamlanmayan kısımları başka bir firmaya 3.538.966.74 TL teklif edilen bedelle ihale edildiği ,  fesih sonrası köylerdeki tesislerin durumunu yerinde görme/inceleme imkânı bulunmadığı ,  idare tarafından sadece hakediş ödemelerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle ek süre verildiği , hak ediş ödemelerinde yaşanan gecikmeler sebebiyle yükleniciye 148 gün ve daha sonra 299 olmak üzere toplam 447 gün ek süre verildiği , ek süreli iş bitim tarihine kadar; 11 köyde kısmi geçici kabullerin yapıldığı, kalan 6 köyde (Değirmenköy, Yalıköy, Karaburun, Çiftiikköy, Karacaköy ve Binkılıç) imalatların tamamlanmadığı, Merkezi Kontrol Odası İle ilgili herhangi bir çalışma yapılmadığı, aynı zamanda işin muhteviyatında olmasına rağmen kanal inşaatlarının da tamamlanmadığı, İdare tarafından bildirildiği , 20 no.lu hakedişte yer alan ödemeye esas genel toplama göre 9.729.538,60-6.613.919,53TL= 3.115.619,07 TL/lik yapılmayan iş olduğu tespit edildiği ,yüklenici tarafından bedeli alınmamış olsa da yapılan ve tamamlanan işler 20 no.lu hakediş ile sonlandığından dolayı yüklenicinin maddi zararı hesaplanırken bilirkişi kurulu tarafından 20 no.lu hakedişte belirtilen tutarların hesaplamaya dâhil edilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı , bu kapsamda; 20 no.lu hakedişe göre ödemeye esas genel toplamın 6.613.919,53TL olduğu dikkate alındığında tamamlanmayan / yapılmayan işlerin 9.729.538,606.613.919.53TL = 3.115.619,07 TL olduğu, bu işlemler içerisinde %25 müteahhit kârı olduğu dikkate alınarak firmanın karının 3.115.619,07x25/100=778.904,76 TL olabileceği, yüklenici fırına muammen bedelin %52,09'sini teklif ettiği göz önüne alındığında 778.904,76-TL'ninde %52,09'unun kâr olarak aldığı düşünüldüğünde, tamamlanmayan işlerle ilgili olarak Yüklenicinin uğramış olduğu maddi zararın; 778.904,76x52,09/100=405.731,48 TL olduğu ve  yüklenicinin toplam zararının 326.556,77+405.731,48=732.288,25 TL olduğu kanaatine varıldığı ,  yüklenicinin ihale dosyasına göre alabileceği kârın ödenmesinin uygun olacağı değerlendirildiği ,  yüklenici tarafından talep edilen fesih anı itibariyle inşası devanı eden tesislerde bırakılan malzemelerinin bedellerinin ödenmesine ilişkin olarak; tesislerde bırakılan malzemelere ait dava dosya ve klasörlerinde detaylı (malzeme, türü, miktarı, bedeli...vb.) hukuki delil niteliğine iıaiz bilgi ve belge yer almaması nedeniyle bilirkişi kurulunca bu konuya yönelik bir değerlendirme yapılamadığı ,yüklenici ile idare arasında imzalanan sözleşmenin 11. maddesine göre yüklenici tarafından 600.000 TL tutarında kesin teminat verildiği ,  idare tarafından yapılan fesih işleminin usul ve hukuka uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı takdirde İdare tarafından gelir kaydedilen 600.000TL tutarındaki kesin teminat bedelinin de idare tarafından yükleniciye iade edilmesi gerektiği düşünüldüğü bildirilmiştir.20.2.2020 tarihli Ek Raporda , davacının toplam zararının 544.650,10 TL.  olduğu ,kesin teminatın ve ek kesin teminatın iadesi gerektiği , 61.077,23 TL. fiyat farkı verilmesi gerektiği  bildirilmiştir.28.1.2021 tarihli 2. Ek Raporda , 1. Ek rapordaki görüşlerde bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir.8.6.2021 tarihli 3. Ek Raporda , geçici kabul noksanlıklarına/eksikliklerine ilişkin kesintilerin yükleniciye iadesi gerektiği , diğer konularda ise 2.ek raporda belirtilen görüşlerde bir değişiklik söz konusu olmadığı , yüklenicinin toplam zararının 326.556,77+‭218.093,33=544.650,10‬TL olduğu, 1.1.2008 ile 30.9.2008 tarihleri arasında Demir-çelik ürünlerinde meydana gelen aşırı fiyat artışları kapsamında 61.077,23 TL ilave fiyat farkı verilmesi gerektiği, kesin teminat ile birlikte ek kesin teminatında yükleniciye iadesi gerektiği, geçici kabul noksanlıklarına/eksikliklerine ilişkin kesintilerin yükleniciye iadesi gerektiği bildirilmiştir. Somut olayda taraflar arasında 02.08.2007 tarihli sözleşme olup , 9.729.538,60 TL. bedelli bir sözleşmedir. Sözleşmeyi davalı iş sahibi , davacı yüklenicinin gecikmesi sebebiyle 02.08.2011 tarihinde sözleşmeyi feshetmiştir. 2. Heyetten alınan 27.6.2019 tarihli kök raporunda tespit edildiği üzere , hak ediş ödemelerindeki gecikmenin ve proje onayındaki gecikmenin örtüşmediği idarenin proje onayında gecikmeler nedeniyle davacı yükleniciye ilave süre verilmesi gerektiği , gerekli elektrik müsaadelerinin  geç alınmasında davalı idarenin kusurlu olduğu bu sebeple davalı idare tarafından yapılan fesih haklı fesih değildir. Yapılan ve tamamlanan işler bakımından 20 no'lu hak edişin kök raporda ve ek raporlarda  dikkate alınmasında hukuka aykırı bir durum yoktur. Ancak bu şekilde yapılan ve yapılmayan iş miktarı belirlenebilir. Kök raporda da tamamlanmayan işler 9.729.538,60 TL. -6.613.919,53 TL. =3.115.619,07 TL. bulunmuş olup bu konudaki davacı vekilinin istinafı yersizdir.Sözleşmenin haksız idare tarafından sözleşmenin  haksız feshedilmesi sebebiyle teminat mektuplarının iadesi yönündeki karar isabetlidir. Davalı idare tarafından sözleşmenin aksaması ve sürenin uzaması, davacı yüklenicinin bunda kusuru olmaması , iş programının revize edilmesi  sebebiyle   fiyat farkı hesaplaması ve talebi hukuka uygundur.Davacı vekilinin geçici kabul noksanlıklarına ilişkin kesintilerin müvekkiline iade edilmesi gerektiği , genel finansman giderlerinin ödenmesi gerektiği hususundaki istinaf talepleri hakkında , mahkemece dava dilekçesindeki taleplerin her biri hakkında karar verildiği anlaşıldığından , bu istinaf talepleri  isabetsizdir.2. Heyetten bir kök , 3 ayrı ek rapor alındığı bu raporların kendi içinde uyumlu olduğu  ve mahkemenin bu raporlara dayandığı , ancak kar mahrumiyeti hususunda hata olduğu anlaşılmaktadır.İdare haksız fesih gerçekleştirdiği için , davacı tarafın kusurlu iş sahibinden kar mahrumiyeti talep etme hakkı vardır. Kar kaybı müspet zarar olup , iş sahibi kusurlu olarak fesih yaptığında yüklenici talep edebilir. Kar kaybının hesaplama şekli ,  yapılmayan kalan iş bedeli , işin tamamlanmaması nedeniyle yüklenicinin yapmaktan kurtulduğu ,işçilik ,malzeme ,vergi , sigorta amortisman giderleri ile kalan sürede başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar düşülerek hesaplanır. Yerel mahkemenin dayanak yaptığı 2. heyetin kök ve ek raporlarında bilirkişi tarafından kar kaybının hatalı hesaplandığı anlaşılmaktadır. Belirttiğimiz şekilde davacının kar kaybının hesaplanması için ek rapor alınarak , sonucuna göre kar mahrumiyeti hakkında bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken , yerel mahkemenin hatalı karar verdiği anlaşıldığından bu husus açısından taraf  vekillerinin istinaf talebinin kısmen kabulüne  karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Taraf vekillerinin  istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2021 tarih, 2016/713 Esas, 2021/629 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4- Taraflarca  yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7ba975fa3b6a037","SID":"cc161be69dca56da"}}