{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN: <br>VEKİLİ\t: <br>KARŞI TARAF                    :<br>\t:<br>\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz <br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/10/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talepli değişik iş başvuru dilekçesinde özetle;  inceleme için aslını ibraz ettiği ve dilekçe ekinde sureti yer alan .......  tanzim, .......  vade tarihli .......  TL meblağlı bono nedeni ile davalı borçlulardan toplam 116.000,00-TL  alacaklı olduğunu, borcun ödenmediği gibi rehinle de temin edilemediğini beyan ederek alacaklarına yetecek miktarda borçluların malları ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi 08/04/2025 tarihli değişik iş kararında; davacının inceleme için aslını ibraz ettiği ve dilekçe ekinde sureti yer alan .......  tanzim, .......  vade tarihli .......  TL meblağlı bono incelendiğinde, talepçinin borçlulardan talep konusu bonodan dolayı 116.000,00-TL'lik kısım yönünden alacaklı olup, borcun ödenmediği gibi rehinle de temin edilemediği anlaşılmış olup, ihtiyati haciz kararının verilmesi için gerekli yasal koşulların oluştuğu talebinin yerinde görüldüğü ve kabulüne  karar verilmesi gerektiği  anlaşılmış olup, yukarıda açık kimlik ve adres bilgileri yer alan borçlulardan talep edilen alacak tutarı olan 116.000,00-TL’yi karşılamaya yetecek miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine alacak tutar miktarının % 10  karşılığı olan  11.600,00-TL teminat yatırıldığı taktirde İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA\" dair karar vermiştir.<br>Karşı taraf vekili  dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin .......  Mahkemesi olup ihtiyati haciz kararı veren .......  Mahkemesi 'nin yetkisiz olduğunu, İİK 257.maddesi kapsamında ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, ihtiyati haciz konulacak müvekkillerinin mal varlığı unsurlarına uygulanması talep edilen tutarın miktarı dikkate alındığında mahkemenin %10 teminat miktarının oldukça az olup son derece haksız olduğunu, ayrıca, bu aşamada, henüz alacağın mevcudiyeti ve miktarına ilişkin yaklaşık ispat seviyesinde dahi bir belge sunulmadığını ve taraflar arasında çekişme olduğu sabit iken, alacağa dair detaylı araştırma yapılmadan, bu konuda ticari defterler incelenmeden ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesinin  hukuka aykırı olduğu gibi müvekkillerinin geri dönülemez biçimde zararına sebebiyet vereceğini beyan ederek açıkladıkları nedenlerle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi 23/05/2025 tarihli değişik iş ek kararında; İhtiyati hacze konu bononun tanzim yerinin .......  olduğu, bu durumda bononun düzenlendiği yer  olan .......  mahkemelerinin de yetkili olduğu, yine keşidecisi ve lehdarı şirket yani tacir olan talebe konu bonoda \"ihtilaf vukuunda .......  mahkemelerinin yetkili olduğunu kabul ederiz.\" şeklinde yetki sözleşmesi içermesi nedeniyle de mahkemenin yetkili olduğu kanaatine varıldığından yetki hususundaki itiraza itibar edilmediğini, ihtiyati hacze konu alacak kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup talep tarihi itibariyle alacağın muaccel olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı, ayrıca davacı tarafın  alacağı rehinle teminat altına da alınmadığı, alacağın varlığı bakımından yaklaşık ispatın gerçekleşmiş olduğu, kanun koyucu tarafından 2004 sayılı İİK'nde ihtiyati haciz bakımından belirlenen şartların oluştuğunun kabulü gerektiği, yine mahkemece takdir edilen ve yatırılan teminat yönünden de kanuna aykırılık bulunmadığının anlaşılmış olduğu, itiraz eden tarafından ileri sürülen diğer hususların ise  İİK'nin 265. maddesinde sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı, yargılamayı gerektirdiği ancak esas hakkındaki davada araştırılabileceği  göz önüne alındığını, tüm bu nedenlerle verilen ihtiyati haciz kararının yerinde olduğu, itirazın reddine karar vermiştir.<br><br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Karşı taraf vekili istinaf başvuru dilekçesinde;  İİK'nun 258. Maddesi yollamasıyla İİK'nun 50. Maddesinde ihtiyati hacze karar verecek olan mahkemenin yetkisinin belirlenmesinde genel yetki kuralları geçerli olduğunu, genel yetki kuralları gereğince ihtiyati haciz başvurularında yetkili mahkeme, aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafın ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, müvekkili .......  , .......  ve .......  kanuni ikametgahlarının Ankara il sınırları içerisinde olduğunu, bu nedenle yetkili mahkeme .......  Mahkemeleri olup ihtiyati haciz kararı veren .......  Mahkemesi yetkisiz olduğunu, dava konusu borcun kaynağı olan bononun vade tarihinde borçluya ibraz edilmediğini, bu nedenle alacaklının Müvekkillerinin temerrüde düştüğünü ileri sürmesi mümkün olmayacağını, temerrüt oluşmadıkça ise borcun muacceliyeti söz konusu olamayacağından, İcra ve İflas Kanunu m.257 uyarınca ihtiyati haciz talebinin kabulü için gerekli olan “borcun muaccel olması” koşulu da gerçekleşmiş sayılmayacağını, bu bağlamda, ibraz edilmemiş bir bono üzerinden sanki borç muaccelmiş gibi ihtiyati haciz kararı verilmesinin, usule ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğuna, ihtiyati haciz kararının, somut olaya dair detaylı inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın verilen ve borçlunun malvarlığına haciz işlemi uygulanan bir karar olduğundan borçlu açısından telafisi imkansız zararlara sebebiyet verebileceğini, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi kararında %10 tutarında bir teminat ödenmesi gerektiğine hükmetmişse de müvekkillerin malvarlığı unsurlarına uygulanması talep edilen tutarın miktarı dikkate alındığında, %10 miktarındaki teminat oldukça az olup son derece haksız olduğunu, teminat tutarının en az %15-%20 olarak belirlenmesi gerektiğini beyan ederek  bu nedenlerle öncelikle müvekkillerinin ikametgahının .......   olmasından dolayı ihtiyati haciz kararı veren Mahkeme yetkisiz olup ilgili Ek Kararın bu yönüyle kaldırılmasını, esasa yönelik olarak da  .......  'in asıl alacağın varlığı kanaatini oluşturmaması ve yaklaşık ispat kuralları bağlamında alacağını kanıtlayamaması ve Mahkemece hükmedilen teminat miktarı olan %10'un oldukça az ve hakkaniyete aykırı olması sebepleriyle kararın  kaldırılması talep etmiştir.<br>İhtiyati haciz talep eden vekili  istinaf cevap dilekçesinde özetle; .......  Mahkemesi'nin ihtiyati haciz kararı ve ihtiyati haciz kararına itirazın reddi kararının doğru, yerinde ve yasalara uygun kararlar olduğunu, ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalıların istinaf dilekçelerinin maddi ve hukuki dayanaklarının olmadığını, davalıların istinaf dilekçelerini kabul etmediklerini, ihtiyati hacze dayanak bono senedinde yetkili mahkemenin .......  Mahkemeleri olduğunu, itiraz eden davalıların kendi beyanları ve dilekçelerinin çelişkili olduğunu, teminat miktarını ve cinsini saptamada mahkemenin serbest olduğunu, borçlunun konkordatonun tasdiki isteminin reddi halinde teminat aramaksızın, mahkemenin borçluya ait bütün haczedilebilen malların ihtiyaten haczine karar verilebileceğinin öngörüldüğünü, açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden davalıların maddi ve hukuki dayanağı bulunmayan istinaf başvurularının reddine, yargılama giderlerinin itiraz eden davalılara yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, kambiyo senedi kaynaklı alacak hakkında ihtiyati haciz, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir/haciz talebine ilişkindir.<br>İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati  haciz, alacaklının  bir  para  alacağının  zamanında ödenmesini  güvence altına almak  için  mahkeme  kararı ile  borçlunun  mallarına (önceden) geçici  olarak el  konulmasıdır.  <br>İhtiyati haciz HMK'nın  406/2 maddesinde  geçici  hukuki  koruma olarak  kabul edilmiş, ihtiyati  haciz  şartları ve etkileri ise  İİK'nın  257. maddesinde  düzenlenmiştir. <br>İİK'nın  257. maddesi \"rehinle  temin edilmemiş ve  vadesi  gelmiş  bir  para  borcunun alacaklısı, borçlunun  yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz  mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını  ihtiyati  haciz ettirebilir. <br>Vadesi gelmemiş  borçtan  dolayı  yalnız aşağıdaki  hallerde  ihtiyati  haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayen  yerleşim  yeri  yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak  maksadı ile  mallarını   gizlemeğe,  kaçırmağa veya  kendisi kaçmağa hazırlanır yahut  kaçar  ya  da bu  maksatla  alacaklının  haklarını ihlâl eden  hileli  işlemlerde  bulunursa; <br>Bu suretle  ihtiyati  haciz  konulursa  borç  yalnız  borçlu  hakkında  muacceliyet kesbeder.\" şeklindedir. <br>İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir. <br>Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.<br>İhtiyati haciz talebinin kabul edilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmemesi koşulu aranmayıp rehinle temin edilmemiş alacak hakkında yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesi gerekli ve yeterlidir. Ayrıca İİK'nın 264. maddesi karşısında, ihtiyati haczi tamamlayan merasim çerçevesinde, her alacağın varlığı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri ibrazı gerekli ve yeterli olup, alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gerekenin alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Somut olayda ihtiyati hacze konu alacağın dayanağı olan bononun  kambiyo senedi niteliğindeki bononun geçerlilik şartlarını sağladığı gözetilerek yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiği husunda mahkemece hukuka uygun tespit yapılmıştır.  <br>6102 Sayılı TTK'nın 730. maddesi hükmü gereğince yetkili hamilin cirantalara, bunlar lehine aval verenlere ve bunların yetkisiz temsilcilerine karşı ihtiyati haciz istenebilmesi için ödememe protestosu çekmiş ve bu protestonun ihtiyati haciz istemine eklenmiş olması gerekirken  alacaklının keşideciye, onun lehine aval verenlere ve bunların yetkisiz temsilcilerine karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için protesto çekmesi aranmamaktadır, somut olayda alacaklının keşideciye karşı ihtiyati haciz isteminde bulunduğu bundan bahisle aleyhine ihtiyati haciz talep edilen borçlu vekilinin bononun ödeme için ibraz edilmediğine yönelik itirazları isabetsizdir.  (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi esas no: 2014/6087 Karar no: 2014/8964 12/05/2014 tarihli kararı)<br>2004 Sayılı İİK’nun 50. ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nun 6. maddesi, \"Genel yetkili mahkeme, dava açıldığı tarihte davalı gerçek ve tüzel kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir\" hükmünü içermektedir.<br>İİK'nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK'nun 447/2. maddesi atfıyla aynı Kanun'un yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. Ayrıca, takip dayanağı akdin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir.<br>Kambiyo senedi niteliğindeki bonoya dayalı borçlar aranacak borçlar niteliğinde olup, bonoda belirtilen borçluların yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki mahkemeden, bonoda öngörülen yetkili mahkemeden, bonoda gösterilen ödeme yerindeki mahkemeden, bonoda ödeme yeri gösterilmemişse, bononun düzenlendiği yerdeki mahkemeden ihtiyati haciz talebinde bulunulabilir. Buna göre, bonoya dayalı takip, genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK. 6. md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde (6102 sayılı TTK'nun 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, ödeme yeri olarak tanzim yeri kabul edilir) (HMK. 10. md.) ve ayrıca İİK'nun 50/1. maddesi uyarınca bononun tanzim edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir.<br>(Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 776/1-d maddesine göre ödeme yeri bononun zorunlu unsurlarındandır. TTK'nın 777/3. maddesinde  açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yerin, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılacağı düzenlenmiş olup,  TTK'nun 777/4.maddesi uyarınca düzenleme yeri bulunmayan bononun keşidecinin ünvanının yanında yer alan  adreste düzenlendiği kabul edilir.<br>Yapılan açıklamalar kapsamında dosyanın tetkikinde;<br> İhtiyati hacze alacağın dayanağı olan bononun tanzim yerinin .......  olduğu, bu durumda bononun düzenlendiği yer  olan .......  mahkemelerinin de yetkili olduğu,  bu nedenle bononun düzenlendiği yer olan .......  mahkemelerinden ihtiyati haciz talebinde bulunulabileceğinden  aleyhine ihtiyati haciz talep edilen  borçlunun yetki itirazı isabetsizdir.<br>Teminat miktarı yönünden yapılan itirazın incelenmesinde ise, İİK'nın 257 ve 259.  maddeleri ile HMK'nın 87. maddesi gereğince ve %10 oranında takdiren tayin edilen teminat  miktarının da dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle; dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcu bulunduğu hususunda yaklaşık ispat sağlandığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; itiraz eden vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-.......  Mahkemesi'nin .......  Değişik iş sayılı dosyasında verilen .......  tarihli ara karara karşı  aleyhine ihtiyati haciz talep edilenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4- Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle  6100 HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi.02/10/2025\t\t\t<br>..........<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0acfcfa55ff1f171","SID":"a2f07c84fdf6af17"}}