{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1608 <br>KARAR NO\t: 2025/1501<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/05/2022<br>NUMARASI\t: 2016/630 Esas - 2022/340 Karar<br>DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 07/06/2016<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davalının 09/04/2010 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi ile müvekkilinin bayiliğini yaptığını, sözleşmenin sona erme tarihi 09/04/2015 iken davalının bu tarihten önce 05/03/2015 tarihinde gönderdiği ihtarnamede, sözleşme süresinin Mart ayı itibariyle bittiğini, sözleşmenin yenilenmeyeceğini bildirerek sözleşmeyi feshettiğini, müvekkili şirketin sözleşmenin olağan sona erme tarihinden önce feshedildiğini bildirerek davalıdan kendisine ait tüplerin iadesini talep ettiğini, davacının zilyetliğinde mülkiyeti müvekkiline ait 403 adet 2 kg'lık, 152 adet 12 kg'lık ve 6 adet 24 kg'lık olmak üzere toplam 561 adet ... tüpü bulunduğunu, tüplerin bayilik sözleşmesinin 17. maddesine göre sözleşme sona erdiğinde 15 gün içerisinde iade edilmesi gerektiğini, sözleşmenin 25. maddesi gereğince bayinin teslim etmediği tüp başına imalat bedeli kadar cezai şart talep hakkı doğduğunu, davalının sözleşmeyi feshetmekle sözleşmenin 21/a maddesi gereği müvekkili şirketin uğradığı kâr mahrumiyetini tazmin etmesi gerektiğini, davalının sözleşmenin 21/b maddesine göre sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle sözleşmenin feshine neden olduğu için cezai şart ödemesi gerektiğini, davalının ayrıca 4.612-TL cari hesap borcu bulunduğunu belirterek, tüplerin iade edilmemesi sebebiyle şimdilik 5.000-TL, kâr mahrumiyeti olarak 1.000-TL, cezai şart olarak 25.979,25-TL ve cari hesap alacağı 1.050-TL olmak üzere 33.029,25-TL'nin fesih ihtarnamesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin iddia edildiği gibi bayilik sözleşmesine aykırı olarak süresinden önce fesih ihbarı yapmadığını, davacıya sözleşmenin süresinin bitimi akabinde yenilenmeyeceğinin bildirildiğini,ihtarnamenin fesih ihbarı olmadığını,bayilik sözleşmesinin bir sureti istenilmesine rağmen verilmediğini, sözleşmenin tarih kısmının el ile doldurulduğunu ve bu el yazısının müvekkiline ait olmadığını, müvekkili tarafından sözleşmenin uzatılmayacağı veya yenilenmeyeceği bildirilen ihtarnamede yazılı olduğu üzere 2015/3. ayı sonu itibariyle sözleşmenin sona ereceği ihtar edilmiş olup, gerçekten sözleşmeye yazılı olan tarihin 09/04/2010 olduğu bilinseydi 9 günlük bir hata yapılmasının mantıken bir imkanı bulunmayacağını, davacı ile bayilik konusunda 2010 Şubat ayında anlaşılarak 2010 Mart ayı ortalarında sözleşme imzalandığını, müvekkiline ait taşınmaz üzerine de 24.03.2010 tarihinde ipotek tesis edildiğini, bu nedenle sözleşmenin imza tarihinin 09.04.2010 olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin en son 30.03.2015 tarihinde aldığı ...'yi de satarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacı tarafça müvekkiline bedelsiz olarak teslim edilen tüp bulunmadığını, müvekkiline teslim edilen tüm tüplerin bedelinin ödendiğini, tüplerin abonelerden tekrar davacıya döneceğini, depozito makbuzlarındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, sözleşme müvekkilince feshedilmediğinden davacının sözleşmenin 22/3 maddesine dayalı talepte bulunamayacağını, müvekkilinin davacıya cari hesap borcu bulunmadığını,kar mahrumiyeti ve cezai şart talep etme hakkı olmadığını  belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı ile davalı arasında 09/04/2010 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığı, davalı tarafından keşide edilen 05/03/2015 tarihli ihtarname ile, 2010 tarihli sözleşmenin 2015 yılında son bulduğu, sözleşmenin Rekabet Kurumu kararları gereği uzatılmayacağı ve yeni sözleşme imzalanmayacağından 2010 yılında imzalanan sözleşmenin 2015/Mart ayı itibariyle son bulacağının bildirildiği, hükme esas alınan 26/06/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda da tespit edildiği üzere, davalının ilk tüp alışını 20/03/2010 tarihinde davacı firmanın aynı ildeki bayisi Huzur Ticaret'ten yaptığı ve yine davalının sözleşmenin başlangıç tarihi olan 09/04/2010 tarihinden önce 03/04/2010 tarihinde ... alımı yaptığı, davalı tarafından davacı firma lehine 24/03/2010 tarihinde taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği, davalı tarafından keşide edilen 05/03/2015 tarihli ihtarnameden sonra da davalı bayi tarafından 30/03/2015 tarihinde ... alımı yapıldığı, taraflarca akdedilen 09/04/2010 başlangıç tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesinin sona erme tarihi 09/04/2015 olsa da, davalının sözleşme başlangıç tarihinden önce ... alımını gerçekleştirdiği, ... alımına itiraz etmediği , kaldı ki davacı lehine taşınmaz ipoteğinin 24/03/2010 tarihinde tesis edildiği,bayiliğin  sözleşme  imza tarihinden önce fiilen başladığı, davalı tarafından keşide edilen 05/03/2015 tarihli ihtarda sözleşmenin 2015/Mart ayı itibariyle son bulacağının belirtildiği, davalının 30/03/2015 tarihinde davacıdan son ... alımı yaptığı da dikkate alındığında, sözleşmenin 2015 Mart ayı sonu itibariyle sona ereceği ve davalının süresinden önce sözleşmeyi feshetmediği sonucuna varıldığı,sözleşme erken feshedilmediğinden, davacının süresinden önce fesihten kaynaklı cezai şart ve kar mahrumiyeti talep edemeyeceği, sözleşmenin 8/e maddesinde her ne şekilde olursa olsun sözleşmenin sona ermesi halinde tüplerin dağıtım firmasına iadesi gerektiği,dava dilekçesinde tüplerin iade edilmemesi sebebiyle davalının 4.612-TL tüp depozito alacağı mahsup edilmek suretiyle bakiye tazminatı talep ettiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ise davalıya teslim edilen ... tüplerinin tüp depozito bedeli adı altında faturalandırıldığı, bu fatura bedellerinin davalı cari hesabına borç olarak kaydedildiği, sözleşme süresi içerisinde tüp depozito bedellerinin davalıdan tahsil edildiği, davacının cari hesabında alacak kaydı bulunmadığının tespit edildiği, bu halde bedeli tahsil edilen ... tüpleri için davacının tüp depozito alacağı bulunmadığından, bu yönde ki talebin reddi gerektiği, ayrıca davacının ticari defterlerinde 20/05/2015 tarihi itibariyle tarafların borç/alacak cari hesap bakiyesinin sıfır olduğu, ancak ticari ilişkinin sona ermesinden sonra davacının 1.050-TL'yi cari hesap bakiyesi olarak 30/06/2016 tarihinde şüpheli alacaklar hesabına aktardığı, fatura dayanağının alım satımdan kaynaklanmadığı tespit edildiğinden, davacının davalıdan alacağı kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; 09.04.2010 tarihli 5 yıllık bayilik sözleşmesinin olağan bitiş tarihinin 09.04.2015 olduğunu, bu tarihten önce yapılacak feshin her halde süresinden önce fesih sayılacağını, davalının keşide ettiği ihtarnamede, 2015 Mart ayında sözleşmenin sona erdiğini belirterek sözleşmeyi süresinden önce feshettiğinden davalının sözleşmeden kaynaklanan cezai şart ve kar mahrumiyetinden sorumlu olduğunu, mahkemece varsayıma dayalı olarak sözleşme süresinin tespit edilmesinin kanuna aykırı olduğunu, davalıda bulunan tüplerin, sözleşmenin haklı veya haksız sona ermesi halinde müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğini, süresi içinde iade edilmeyen tüpler için cezai şart işleyeceğinin sözleşmede açıkça hüküm altına alındığını, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere tüplerin iade edilmemesinin, davalının tüpleri iadeye zorlanması için cezai şarta bağlandığını, tüplerin depozito bedeli ise söz konusu cezai şarttan tamamen farklı olup, davalı ile yürütülen ticari ilişki kapsamında gazın satılması için temin edilen tüplerin karşılığında alındığını, zaten tüp depozito bedeli tüp imalat bedelinin çok altında olup, davalı bayiye cüzi bir bedel karşılığında verildiğini, buna rağmen müvekkili şirketin depozito bedeli ile davalıya fatura edip tüp bedellerini tahsil ettiği tespitinin hatalı olduğunu, mahkemece tüplerin iade edilmemesinden kaynaklanan cezai şart bedeli tespit edilerek, bu bedelden tüp depozito bedellerinin mahsup edilmesi ile birlikte ortaya çıkacak bedelin tahsiline hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  <br>GEREKÇE: Dava, bayilik sözleşmesinin feshine dayalı cezai şart, iade edilmeyen tüp bedeli ve kar mahrumiyeti alacağı istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı ile davalı bayi arasında 09.04.2010 tarihli ve beş yıl süreli bayilik sözleşmesi akdedildiği, davalı bayi tarafından davacıya keşide edilen 05.03.2015 tarihli ihtarnamede, sözleşme 2015 yılı Mart ayı itibariyle son bulmuş olup bu sözleşmenin Rekabet Kurumu kararları gereği uzatılmadığı ve yeni sözleşme imzalanmayacağı, bu nedenle bayilik sözleşmesinin 2015 yılı 3. ayı itibariyle nihayete ereceği bildirilerek, tesis edilen ipoteğin 7 gün içerisinde kaldırılmasının talep edildiği, davacının 06.08.2015 tarihli cevabi ihtarname ile sözleşmenin olağan sona erme tarihi 09.04.2015 olup sözleşmenin süresinden önce feshedildiği bildirilerek tüp bedeli, haksız feshe dayalı cezai şart ve cari hesap alacağının ödenmesinin talep edildiği ve nihayetinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Tarafların 09.04.2010 olan sözleşme imza tarihinden önce ticari ilişki içerisine girdikleri sabit olsa da, sözleşmeye dayalı talepler bakımından dikkate alınması gereken, sözleşmenin olağan sona erme tarihi olup, bu tarih de 09.04.2015 tarihidir. Ancak davacının 05.03.2015 tarihli ihtarnamesinde sözleşmenin feshinden bahsedilmemekte olup, açıkça 5 yıllık sözleşmenin yenilenmeyeceği bildirilmiştir. Davalının ihtarname tarihi sonrasında olmak üzere 30.03.2015 tarihinde davacıdan ... alımı yaptığı da belirlendiğine göre, davalının iradesinin sözleşmeyi feshetmek olmadığı açıktır. Basiretli bir tacirin, sona ermesine 9 gün kalmış bir sözleşmeyi cezai şart ve kar kaybı gibi haksız feshe dayalı alacak ve tazminatlara muhatap olacak şekilde sona erdirmesi hayatın olağan akışına da aykırıdır. Bu nedenle davalı bayinin söz konusu ihtarnamesinin fesih ihbarı değil, süresi dolan sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirimi olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda ise davacının sözleşmenin bayi tarafından haksız olarak feshine dayalı cezai şart ve kar kaybı talep koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle mahkemece davacının haksız feshe dayalı cezai şart ve kar kaybı alacağı taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının ticari defterlerine göre davalıdan alacak bakiyesi bulunmadığı, davacı tarafça davalıya 01.11.2015 tarihinde \"sözleşme kredi\" açıklamalı 1.050-TL tutarlı fatura düzenlendiği tespit edilmiştir. Davacı tarafça söz konusu fatura alacağının dayanağı konusunda herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Bu nedenle mahkemece dayanağı kanıtlanamayan cari hesap alacağı isteminin reddine karar verilmesi yerindedir. Davacının diğer talebi, iade edilmeyen tüp bedelinden kaynaklanan cezai şart alacağına ilişkindir. Sözleşmenin 17. maddesinde, bayinin, sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun feshi üzerine 15 gün içinde elinde mevcut veya müşterilerinde ya da tali bayilerde bulunan dolu veya boş depozitolu tüpleri davacıya iade ve teslim etmekle yükümlü olduğu, sözleşmenin 22. maddesinde ise bayinin sözleşmenin herhangi bir nedenle feshi halinde tüpleri iade etmekten kaçınamayacağı, tüplerin iade edilmemesi halinde bayinin iade etmediği beher tüpün yenisini üreticiden satın alma bedeli üzerinden hesaplanacak cezai şartı ödeyeceğini taahhüt ettiği hüküm altına alınmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, 293 adet 2 kg'lık, 152 adet 12 kg'lık ve 1 adet 24 kg'lık olmak üzere toplam 446 adet ... tüpünün davalı tarafından davacıya iade edilmediği tespit edilmiştir. Bu durumda davacının iade edilmeyen tüpler nedeniyle tüp imalat bedeli talep hakkı bulunmaktadır. Mahkemece ilgili şirketten getirtilen tüp imalat bedelleri doğrultusunda hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 15.212,95-TL tüp imalat bedeli hesaplanmıştır. Bu miktardan davalının davacıya ödediği 4.612-TL depozito bedelinin düşülmesi sonucunda 10.600,95-TL tüp imalat bedeli belirlenmiş olup, sözleşme hükmüne uygun hesaplama doğrultusunda mahkemece davacının talebiyle bağlı tüp imalat bedeli alacağının kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacının 06.08.2015 tarihli ihtarnamesinde tüplerin 15 gün içerisinde iadesi, aksi halde tüp imalat bedeli alacağının talep edileceği belirtilmiş olmakla, bu alacak kalemi yönünden davalının söz konusu ihtarname ile temerrüte düşürülmediğinden alacağa dava tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; davacının iade edilmeyen tüp bedeline ilişkin talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak \"davanın kısmen kabulüne,fazla istemin reddine \" karar verilmiştir.       <br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2022 Tarih 2016/630 Esas - 2022/340 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın kısmen kabulüne, tüp bedelinden kaynaklanan  5.000-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 615,40-TL nispi karar ve ilam harcından 564,06-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 51,34-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 593,26-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 5.400-TL bilirkişi ücreti ve 338,30-TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.738,30-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 860-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 400-TL bilirkişi ücreti yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 340-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 5.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine taktir olunan  5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine\"Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 19,50-TL istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 72-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 60-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2025\t\t\t\t<br><br>        <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dcbf76d8f54202f8","SID":"406da474d48cb763"}}