{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/869 - 2025/1061<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2023/869 <br>KARAR NO\t: 2025/1061<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27.04.2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/604 Esas 2023/288 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ\t: 25.09.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 01.10.2025<br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 20.04.2020 tarihinde davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın davacı idaresinde olup kendi şeridinde düz gitmekte olan ... plakalı araca çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, davalı sigorta şirketi tarafından kusur oranı değerlendirmesi yapılamadığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, kazaya ilişkin ceza yargılamasında ibraz edilen bilirkişi raporunda davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacıya ait aracın hasar bedelinin ekspertiz raporunda 110.363,78 TL olduğunun belirlendiğini ve bu bedelin davalılar tarafından tazmini gerektiğini, ayrıca meydana gelen değer kaybını talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL araç hasar bedeli ve 100,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında araç hasarı bedeli talebini 85.000,00 TL’ye artırmıştır.<br>Davalı sigorta şirketi vekili, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, aracın tamirine ilişkin fatura sunulmadığını, ekspertiz raporundaki tespitin fahiş olduğunu, ıskonto uygulanmadan yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>Davalı ... vekili, dava dilekçesinde ekspertiz raporunda belirlenen hasara göre tazminat talep edildiği halde belirsiz alacak davası olarak davanın açılmış olmasının doğru olmadığını, ceza yargılamasında düzenlenen bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, ceza dosyasının tamamının getirtilmesini talep ettiklerini, uyuşmazlık hakem heyeti kararında % 50 oranında kusur oranının kabul edildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve değer kaybı istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 10.06.2022 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, 09.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın hasar bedelinin tespit edildiği, aracın pert total işlemine tabi tutulması nedeniyle değer kaybı oluşmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 85.000,00 TL hasar tazminatının davalılardan 03.11.2020 tarihinden itibaren (davalı sigorta yönünden 39.000,00 TL ve 21.04.2020 tarihinden itibaren sınırlı olmak üzere) işleyecek avans faizi ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, davanın kötüniyetli olarak açıldığını ve davalı sigorta şirketinin davacının taleplerinden sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafça kısmi olarak açılan davada taleplerin zamanaşımına uğradığının değerlendirme dışı bırakıldığını, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu kaza tarihine göre kısmi olarak açılan davanın 20.04.2022 tarihinde ıslah edilebileceğini, davanın 25.11.2022 tarihinde ıslah edildiğini ve ıslah edilen kısmen zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulduğunu ve kusur tespiti yapılamaması nedeniyle talebin reddedildiğini, sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece belirlenen hasar onarım bedelinin fahiş ve hatalı olduğunu, aracın tamiratının yapıldığını gösterir onarım faturası sunulmadığını, buna rağmen hasar onarım bedelinin KDV dahil hesaplanmasının yerinde olmadığını, bilirkişi raporundaki fiyat ve ücretlerin fahiş olduğunu, Genel Şartlar ve göz ardı edilmek suretiyle hesaplama yapıldığını, parça tutarlarına iskonto uygulanmaksızın hazırlanan fahiş ve kasko değeri üzerinden yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. \t<br>Davalı ... ... vekili istinaf dilekçesinde, davanın sigorta sözleşmesinden doğan alacak davası olup Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. Maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, kısmi alacak davası niteliğindeki davada 25.11.2022 tarihinde ıslah edilen tutarın zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya % 100 oranında kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen hasar onarım bedelinin fahiş ve hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Davacı vekili, 20.04.2020 tarihinde davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacının idaresindeki araca çarpması sonucunda davacıya ait aracın hasar gördüğünü, ayrıca değer kaybına uğradığını belirterek araç hasar bedeli ve değer kaybı talebinde bulunmuş, mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 10.06.2022 tarihli raporunda davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, 09.09.2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak araç hasar bedeli talebinin kabulüne, değer kaybı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>1-2918 sayılı KTK.'nun 109 maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının 20.04.2020 tarihinde meydana geldiği, zamanaşımı süresinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıl olduğu, araç hasarı ve değer kaybı talebine ilişkin davanın 08.10.2021 tarihinde zamanaşımı süresinde açıldığı, 25.11.2022 tarihinde ıslah edildiği anlaşıldığından davalılar vekillerinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğine ilişkin istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir.<br>2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, kazaya ilişkin Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2021 tarihli ve 2020/569 Esas, 2021/1146 Karar sayılı kararı ile taksirle yaralanmaya neden olma suçundan yapılan yargılama sonucunda kazanın meydana gelmesinde taksiri bulunmadığı gerekçesiyle davacı ...'in beraatına, davalı ...'in cezalandırılmasına ilişkin olarak verilen karara karşı istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 24.05.2023 tarihli ve 2022/148 Esas, 2023/1340 Karar sayılı kararı ile esastan reddine kesin olarak karar verildiği, mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 10.06.2022 tarihli raporunda kazaya ilişkin görüntüler de değerlendirilerek kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirlendiği, kusura ilişkin raporun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporunda davacıya ait 2016 ... marka aracın markası, modeli, kaza nedeniyle oluşan hasar değerlendirilerek onarımının ekonomik olmayacağının saptandığı, Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değerinden sovtaj değeri mahsup edilerek belirlenen hasar bedelinin hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.\t<br> 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalılardan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 5.806,35 TL (davalı sigorta şirketinin 1.997,28 TL ile müşterek müteselsilen sorumlu olmak üzere) istinaf harcından peşin alınan 2.903,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.903,17 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalılar tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>5-Kararın taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK’nın 361 ve 7550 sayılı yasa ile değişik Ek-1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’da TEMYİZ YOLU AÇIK  olmak üzere  25.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br> <br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br> * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c3ba8ee0489eece","SID":"81c22dcde26d6136"}}